Bu yaz da Türkiye’ye gidemedim ama Türkiye benimle birlikteydi. Kaçırdığım televizyon dizilerini Internet’ten seyrettim. Ben yurtdışındayken çıkan müzik parçalarını dinledim. Yıllardır merak ettiğim belgeselleri ve filmleri izledim.

Gurbetçi sözcüğü genelde Avrupa’ya ve özellikle Almanya’ya çalışmaya gidip de orada kalmış Türk vatandaşları için kullanılır. Son on-yirmi yılda Türk vatandaşları Avrupa eksenli göç dönemini geride bırakıp, Amerika’dan Avusturalya’ya dünyanın her yerine göç etmeye başlayınca gurbetçi deyiminin kapsamı da genişleyiverdi. Bu yazının konusunu, yazarın da bir üyesi bulunduğu, Amerika’da yaşayan Türkler, ve bu insanların Internet üzerindeki Türk medyası yardımıyla memleketleriyle kurdukları bağ oluşturmaktadır. Yazarın deneyimi Amerika ile sınırlı olmakla beraber bazı tespitlerin diğer yabancı ülkelerde yaşayan Türkler için de geçerli olabileceği düşünülmektedir.

Gurbetçilerin en büyük sıkıntılarından biri memleket özlemi olduğundan memleketten gelen her haber onlar için önemlidir. İşte Internet ortamındaki haber kaynakları bu insanlar için onları ana vatana bağlayan elektronik bir göbek bağı vazifesi görüyor. Göbek bağı zayıfladığında veya kesildiğinde kişi yavaş yavaş Türkiye’nin değil yaşadığı toplumun bir parçası oluveriyor. Veya bir arkadaşımın deyimiyle “İnsan Amerika’da kaldığı her yıl %10 daha fazla Amerikalı oluyor”.

Internet üzerindeki Türk medyasının hem bu insanların kaldıkları yere uyumunu kolaylaştırıcı, hem de zorlaştırıcı bir işlevi var. Medya uyumu kolaylaştırıyor çünkü yabancı bir ülkeye uyumun insanı maddi ve manevi olarak yıpratan zor şartlarından zaman zaman sığınabilinecek bir alan sağlayarak geçiş dönemini yumuşatıyor. Aynı zamanda medya uyumu zorlaştırıyor çünkü gazete, müzik, haber, film gibi olanaklar insana hiç Türkiye’den kopmadıgı hissini vererek yaşamakta olduğu yeni yere uyumu erteliyor. Bu ikilem karşısında kimileri Internet üzerindeki Türk medyasına sıkı sıkıya sarılarak ve yabancı kaynakları çoğunlukla göz ardı ederek göç ettiği topluma uyumunu en azından ertelerken, kimileri ise gerek uyumlarını çabuklaştırmak amaçlı, gerekse Türkiye’den gelen kötü haberlerle karşılaşmak istemediklerinden Türk medyasından elini eteğini çekiyor.

Muhakkak ki yukarıda anlatılan örnekler toplumbilimsel anlamda “ideal tip” ler olup, aynı olaya (Internet’teki Türk medyasına) belirli koşullar altında (yabancı bir ülkeye göç etme ve orada orta-uzun vadeli yaşama planı yapma) bir bakış açısının iki zıt ucunu oluşturmaktadır. Bu iki zıt tepkinin arasında uzanan çizgide medyayı çeşitli alanlarda, ölçüde ve yoğunlukta izleyen geniş bir kitle mevcuttur. Türk medyasının Internet üzerinden kendisini takip eden bu geniş kitleyi kucaklama, onların sorunlarına eğilme, deneyimlerinden dersler çıkarma, Türkiye ile ilgili konularda bu kitleyi etkileyerek aktif kılma yolunda önemli girişimleri var mıdır?

Bu sorulara verilecek cevaplar yurtdışındaki Türkler ile elektronik Türk medyası arasındaki uzun vadeli ilişkilerin anatomisini belirleyecektir. Eğer sağlanacak fayda sadece haber okuma ve televole düzeyi eğlence-gülmece ile sınırlı kalıyorsa elektronik medyanın tüm nimetlerinden yararlanamıyoruz demektir.

aLiNTiDiR..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 567
favori
like
share
NarCicegi Tarih: 29.10.2007 03:10
Bi$i DeiL
külkedisi22 Tarih: 27.10.2007 11:39
tesekkürler