Dünya Sağlık Örgütü'nün bildirimi doğrultusunda bu yıl için hazırlanan grip aşısındaki suşlardan (bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları) biri geçen yılkinden farklı olduğu için, 2006 tarihli aşının bu yıl kullanılması durumunda koruma işlevini yerine getirmeyecek.

Tam ayları bu aylar!
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, eylül ve ekimde solunum yolu enfeksiyonlarının çok görüldüğünü söyledi.

Havaların soğumasıyla kapalı yerlerde daha fazla zaman geçirildiğini, bu nedenle solunum yoluyla bulaşan enfeksiyon oranının arttığını belirten Ünal, bunların başında da nezle ve gribin geldiğini belirtti.

Burun mukozasında çoğalıyor
Her iki hastalığın da viral olduğunu, nezleye 'rhino' virüsünün yol açtığını kaydeden Ünal, "Burun mukozasında çoğalan bu virüs hapşırık, burun akıntısı, ateş ve bir miktar halsizlik ve bitkinlik yapar. Ancak bu hastalıkta ateş fazla yükselmez ve kas ağrısı olmaz" dedi.

Gribe yol açan 'influenza' virüsünün ise hem boğaz ve burun mukozasında hem de akciğerde çoğaldığını, daha yaygın ve sistemik bir hastalık yaptığını anlatan Ünal, bu hastalıkta hapşırık, öksürük, 40 dereceyi bulan ateş, halsizlik, bitkinlik ve çok şiddetli kas ağrısı görüldüğünü anlattı.

İstirahat şart
Nezle ve gribi klinik olarak ayırt etmenin zor olduğuna değinen Ünal, ancak influenza virüsünü gösteren özel testlerle ayrım yapılabildiğini belirtti.

Nezlenin kendiliğinden 2-3 gün içinde iyileştiğini, istirahat, bol sıvı,dengeli beslenme ve ateş düşürücü ilaç önerildiğini kaydeden Ünal, gribin ise daha ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

Ciddi sonuçlar doğurabilir
Ünal, akciğerde çoğalıp zatürreye yol açması ve başka mikroplara zemin hazırlaması nedeniyle gribin özellikle 65 yaş üstündekilerle akciğer,kalp, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı olanlarda ve kanser tedavisi görenlerde ölümcül bile seyredebildiğini anlattı.

Gripte yatak istirahati, ateş düşürücü ilaç, bol sıvı, doğru beslenme ve virüsün çoğalmasını önleyen ilaçlar önerildiğini belirten Ünal, "Grip mevsimi geldiğinde toplu yerlerde az vakit geçirilmeli, el temizliğine dikkat edilmeli, aksıran ve hapşıranlarla öpüşülmemeli, soğuk havalarda iyi beslenilmeli, hapşırmaya başlandığında maske takılmalı" dedi.

Ünal, grip aşısı hakkında da bilgi verdi:

"Her yıl tekrarlanması gereken grip aşısı, çocukluk döneminde belirlibir takvime göre yapılıp tamamlanan aşılardan farklıdır. Çünkü yıl içinde genetik yapısında değişiklik meydana gelen grip mikrobu, geçen yıl için hazırlanan aşıda bulunmayabilir. Her yıl hangi virüsün salgın yapacağı Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenir. Bunun için de nisan veya mayıs aylarından itibaren sık görülen virüsler tespit edilir. A grubu virüslerden 2'si, B grubu virüslerden de biri seçilerek aşı üreten bütün firmalara bildirilir.

Virüsler çeşit çeşit
Bu yıl için tespit edilen virüslerdenikisi aynıyken, H1N1 antijenlerini içeren, Solomon adalarından 2006'da izole edilmiş A grubundan yeni bir suş (bakteri veya virüsun farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları) önerildi. Aşı firmaları da bu yıl için Dünya Sağlık Örgütü'nün bildirdiği bu suşları içeren yeni aşılar ürettiler. Bu yıl gribe karşı koruma sağlanmak isteniyorsa bu aşıdan yaptırılması gerekir."

Bu yıl içinde bu 3 suştan biriyle karşılaşılması halinde aşının yüzde 100 koruyuculuk sağlayacağını, bunlara benzer, yakın akrabalığı olanlarla karşılaşılması halinde ise yüzde 50-90 arasında bir korumaya sahip olunacağını bildiren Ünal, "Her yıl grip aşısı olanlarda bağışıklık oranı artar. Çünkü farklı virüs tiplerine karşı koruyuculuk sağlanmıştır. Aşı risk grubundakilerde hastalığı yüzde 100 engellenmemişse bile, ölüm oranını azaltır ve hastalığın hafif geçmesini sağlar" dedi.

Kimler aşı olmalı?
Ünal, 65 yaş üstündekiler, akciğer, kalp, böbrek, karaciğer ve şekerhastalığı olanlar; kanser tedavisi görenler; kritik görevlerdekiler vesağlık çalışanı gibi hastalığı başkalarına bulaştırma riski olanların mutlaka grip aşısı olmaları gerektiğini belirtti.

Yumurtaya alerjisi olanlar dikkat!
Ekim ayı ortasına kadar grip aşısı yaptırılabileceğini belirten Ünal,"Çünkü aşı hemen bağışıklık sağlamaz. 4-6 hafta arasında bağışıklık kazanıldığı için aşının en geç ekim ayı ortasına kadar yaptırılması gerekir" dedi.

Ünal, grip aşısı yumurtada üretildiği, yumurtadan geçen proteinler tamamen arıtılamadığı için bu besine karşı alerjisi olanların grip aşısı yaptırmaması gerektiğinin altını çizdi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 427
favori
like
share
komsu_kizi Tarih: 26.10.2007 10:44
dikkate alinmasi gerek bi konu tskler bilgilerin icin..
Pedaliza Tarih: 26.10.2007 09:24
çok iyi oldu bu bilgiler teşekkürler esmeralda
SU-PERISI Tarih: 23.10.2007 16:30
paylaşımın için saol esmeralda
eskitoprak Tarih: 23.10.2007 12:03
verdigin bilgiler icin tesekkurler