Meyve suları çocuk hekimleri tarafından sağlıklı bebeklere ve küçük çocuklara vitamin C, kalsiyum desteği olması ve katı gıdaların böbrek yükünü azaltmak amacıyla önerilmektedir. Meyve suyu tüketiminin faydaları olduğu halde bazı zararlı yönleri de vardır.
Çocuklar meyve suyu tüketicileri içinde en büyük grubu oluşturur. Meyve suyunun tadı güzel olduğundan çocuklar tarafından sevilir. On iki yaşından daha küçük çocuklar toplumun %18'ini oluşturmasına karşın meyve suyu tüketiminin %28'ini bu grup gerçekleştirir.

Food and Drug Administration (FDA) meyve suyu olarak etiketlenmiş ürünün %100 meyve suyu olmasını şart koşmuştur. Meyve suyu konsantresinden elde edilmişse etikette ürünün konsantre olduğu yazılmalıdır. Meyveli içeceğin %100 meyve suyundan daha az olması durumunda meyve suyu yüzdesi yazılmalıdır, içeceğin cinsi, meyveli içecek, nektar, kokteyl, meşrubat gibi tanımlanmaktadır.
Genellikle meyveli içecekler meyve suyunu %10 ile %99 arasında içerebilirler, bazen de tatlandırıcılar, aromalar, vitamin C ve kalsiyum gibi destekleyiciler eklenebilir. Bu içerikler FDA kurallarına uygun bir biçimde ürün etiketine yazılmalıdır.
Meyve suyunun asıl içeriği sudur. Karbonhidratlar meyve suyunu oluşturan en büyük ikinci kısımdır, az miktarda protein ve mineral bulunur. Bazı meyve sularında potasyum, vitamin A ve vitamin C yüksek miktarlarda bulunur. Ek olarak bazı meyve suları ve meyveli içecekler vitamin C ve kalsiyum ile desteklenmiştir. Meyve sularındaki vitamin C ve flavonoidlerin kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltmak gibi uzun dönem etkileri olduğu bilinmektedir.

Askorbik asit içeren meyve suları yiyeceklerle aynı anda tüketildiğinde demir absorpsiyonunu iki kat artırabilir. Bu durum düşük demir içeren yiyeceklerle beslenen çocuklar için önemli olabilir. Meyve suyu yağ ya da kolesterol içermez, içecekte meyvenin posası yoksa lif de içermez. Flor konsantrasyonu meyve suları ve meyveli içeceklerde farklılıklar gösterir.

Üzüm suyu ince bağırsak duvarındaki sitokrom P-450 enzimini inhibe eden maddeler içerdiği için sisaprid, kalsiyum antagonistleri ve siklosporin gibi bazı ilaçların emilimini artırır. Bu ilaçların kullanılması halinde üzüm suyu tüketilmemelidir. Bazı üreticiler süt çocukları için özel meyve suyu üretmektedir. Bu meyve suları sülfit ve ek şeker içermezler, ancak normal meyve sularına oranla daha pahalıdır.
Meyve suları aşırı miktarlarda tüketildiğinde; emilmeyen karbonhidratlar gastrointestinal sistemde osmotik yüklenmeye yol açar ve bu ishale, gaza, şişkinliğe ve karın ağrısına neden olabilir. Bazı hekimler bu nedenden ötürü kabızlık tedavisinde meyve sularının bol miktarda alınmasını önermektedir.

Besin piramidinde beş ana besin grubundan biri meyvelerdir. Günde 1600 kalori alan çocukların (1-4 yaş arası) günde iki kez meyve tüketmesi, günde 2800 kalori alması gereken çocukların (10-18 yaş arası) günde dört kez meyve yemesi önerilmektedir.
Bu meyve tüketiminin yarısı meyve sularından sağlanabilir (meyveli içeceklerden değil). Yüz yetmiş gram ağırlığındaki bir bardak meyve suyu bir porsiyon meyveye eşdeğerdir.

Meyve suyunun tüm bir meyveye besinsel açıdan üstünlüğü yoktur. Ayrıca meyve suyu tüm meyvede bulunan lifden yoksundur. Yalnızca meyve suyu tüm meyveye göre daha kolay tüketilir. Bazı çalışmalarda daha fazla miktarda meyve suyu tüketen çocukların daha az meyve suyu tüketenlere göre daha uzun boylu ve daha düşük vücut kütle indeksine sahip oldukları saptanırken diğer çalışmalarda ise büyüme parametreleri ile meyve suyu tüketimi arasında ilişki bildirilmemiştir. Bu ilişkiyi ortaya koymak için daha fazla çalışmaya gereksinim vardır.

Pastörize meyve suları bebek çocuk ve adölesanlar için güvenlidir. Pastörize meyve sularında mikroorganizma yoktur. Pastörize edilmemiş meyve suları Escherichia coli, Salmonella ve Cryptosporidium gibi organizmaları bulundurabilirler.
ilk 6 ay bebeklerde tek besin kaynağının anne sütü olması gerektmektedir. Altı aydan daha küçük bebeklere meyve suyu vermenin besinsel açıdan gerekliliği yoktur. Yüksek miktarlarda meyve suyu tüketimi beslenme bozukluğu ve kısa boyla sonuçlanabilir.

Bebeklere meyve suyunun, biberonla değil bardakta verilmeli, bebeklerin ağızlarına biberon verilerek yatırılmamalıdır.

Biberonla meyve suyu tüketimi diş çürümelerine yol açar. Meyve suyu yemeğin bir parçası olarak tüketilmelidir. Mutsuz bir bebeği ya da bir çocuğu susturmak için kullanılmamalıdır. Çünkü bebekler günde 1600 kaloriden daha azına gereksinim duyarlar. Aşırı meyve suyu verilmesi anne sütünün ya da mamanın yerini alarak protein, yağ ve vitaminlerin ayrıca demir, kalsiyum ve çinko gibi minerallerin daha az alınmasına neden olur.

Küçük çocuklarda akut ishal ve sıvı kaybı durumlarında meyve suları kullanılırsa da iyileşme halinden sonra normal beslenmeye dönülmelidir. Meyve suyunun yüksek karbonhidrat içeriği bağırsağın emilim yeteneğinin üzerine çıkmakta ve karbonhidrat malabsorpsiyonuna neden olmaktadır. Karbonhidrat malabsorpsiyonu osmotik ishale neden olur ve var olan ishalin şiddetini artırır Akut ishalde sıvı kaybı için aşırı meyve suyunun kullanılması bebeklerin kanda sodyum düzeylerinin düşmesine zemin hazırlayabilir.
Bebekler için yapılan öneriler oyun çocukları için de geçerlidir. Meyve sularının tadları iyi olduğundan oyun çocukları tarafından fazlaca tüketilirler. Besleyici olduğundan dolayı ebeveynler tarafından fazla tüketimi engellenmemektedir. Soda gibi enerji dengesizliğine yol açabilir. Aşırı miktarlarda meyve suyu alımı, ishale, aşırı ya da yetersiz beslenmeye ve diş çürüklerine neden olabilir. Meyve suyu alımını 2 kez 170 gram ya da günlük önerilen meyve miktarının yarısı düzeyinde tutmak gerekmektedir. Bir çalışmada günde 340 gramın üzerindeki meyve tüketimi ile obesite arasında ilişki saptanmıştır.

Sonuçlar:
1. Meyve sularının altı aydan küçük süt çocuklarında anlamlı besinsel yararı bulunmamaktadır.
2. Meyve sularının meyvenin tümüne göre besinsel yarar açısından üstünlüğü yoktur.
3. Saf meyve suları ya da işlenmiş meyve suları dengeli beslenmenin bir parçası olarak uygun miktarda tüketildiklerinde yararlıdır.
4. Meyve sularının dehidratasyon tedavisinde ya da ishalli çocuğa yaklaşımda birinci sırada tercih edilmemelidir.
5. Aşırı meyve suyu tüketimi malnütrisyona sebep olabilmektedir (aşırı ya da yetersiz beslenme).
6. Aşırı meyve suyu tüketimi ishal, gaz, karın şişliği ve diş çürükleri ile ilişkilidir.
7. Pastörize edilmemiş meyve suları içerdikleri patojenler ile ciddi hastalıklara neden olabilirler.
8. Çeşitli meyve sularının çocuğun yaşına uygun miktarlarda tüketilmesi halinde herhangi bir klinik sorun ortaya çıkmaz.
9. Kalsiyum katkılı meyve suları kalsiyum açısından iyi bir kaynak olabilirler ancak, anne sütü, mama ya da inek sütüne göre diğer besinler açısından fakirdir.

Öneriler:
1. Altı aydan küçük süt çocuklarına meyve suyu verilmemelidir.
2. Meyve suyu alımı 1-6 yaş arasındaki çocuklar için günde 100-170 g, 7-18 yaş arasındaki çocuklarda ise günde 220-350 g ya da günde iki kez ile sınırlandırılmalıdır.
3. Çocuklar meyvelerin tümünü tüketmeleri açısından desteklenmelidir.
4. Süt çocukları, çocuklar ve adölesanlara pastörize edilmemiş meyve suları verilmemelidir.
5. Malnütrisyonlu (aşırı ya da yetersiz beslenme), ishali olan, aşırı gazı olan, karın ağrısı ve karın şişliği yakınması bulunan çocukların değerlendirilmesinde günlük tüketilen meyve suyu miktarı sorulmalıdır.
6. Diş çürüklerinin değerlendirilmesinde, meyve sularının hangi miktarda ve nasıl (biberonla, yatarken gibi) tüketildiği belirlenmelidir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 464
favori
like
share
Sindy Tarih: 24.10.2007 15:17
emegine saglik SU-PERISI