GİRİŞ

Yaratıcılık, son 20-25 yıldır üzerinde çokça durulan, dikkat çeken konulardan biridir. Okullar bir yandan yaratıcılığı öldürmekle suçlanırken, diğer yandan, okulun yaratıcılığı geliştirme işlevi önem kazanmış ve bu yöndeki çalışmalarda bir hızlanma görülmüştür (1). Yaratıcılık dendiği zaman akla, pek yakın tanımlamalara sığmayan ve karmaşık bir süreç gelmektedir. Yaratıcılık süreci, tüm duyuşsal ve düşünsel etkinliklerde, her türlü çalışma ve uğraşın içerisinde vardır. Birçok kişinin doğru ya da yanlış olarak kullandığı bu kavramın spesifik bir tanımını yapmak oldukça güçtür. Bu konuda uzun yıllardan bu yana çalışmalarını sürdüren araştırmacıların görüş birliğine vardığı ortak bir yaratıcılık tanımı yoktur. Buna rağmen, bu araştırmacıların yaptıkları farklı tanımların bazı temel noktalarının birbirlerine yaklaştıkları gözlenmektedir (2).

Yaratıcılık, hem bir süreç hem de bu sürecin sonunda ortaya özgün bir ürün koyma olarak ele alınabilir (3). John Preeman’a göre ise, "yaratıcı olmak demek dünyaya yeni ürünler ya da düşünceler sunabilmek demektir" (4). Ayrıca, yaratıcılık, önceden olmayan yeni bir şeyi meydana getirme veya üretme yeteneği biçiminde ele alınmaktadır (5).

Eğitim sisteminin öğrencilere potansiyellerini geliştirme fırsatı vermesi ve ülke kalkınmasında etkin rol oynayabilmesi için öğretimin içerik ve yöntemleri eleştirel düşünme, bilimsel düşünme, ilişkisel düşünme, akıl yürütme ve yaratıcı düşünme gibi becerileri kazandıracak şekilde yeniden düzenlenmelidir (6). Günümüzde insanlık bir zihinler arası rekabetin içindedir. Bu yarışın sonuçlarını tayin edecek faktörlerden birisi, yaratıcılıktır. Yaratıcılığın çeşitli bilgi alanlarında ve farklı milletlerdeki miktar ve derinliği çok önemli olacaktır. Çünkü, yaratıcı davranışlar yalnız bilimdeki ilerlemeleri değil, fakat bütün bir toplumu da çok büyük ölçülerde etkilemektedir (7). Toplumlar açısından olduğu kadar bireylerin kendi yaşamlarını etkili bir şekilde sürdürmeleri açısından da yaratıcılık önem taşımaktadır. Çünkü, bireylerin uyumlu yaşamalarını sürdürebilmeleri için sürekli bir yaratıcılık süreci içinde olmaları zorunludur. Bireyler bu yaratıcılıklarını ne denli özgür kullanabilirse o denli, uyumlu olmaları mümkündür (8).

Uyumlu bireyler yetiştirmek ve toplumun itici güçlerinden biri olan yaratıcı düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlayan temel araçlardan biri eğitimdir. Eğitim–öğretim etkinlikleri, genellikle sınıf ortamında oluşmaktadır. Sınıf ortamının niteliği, yaratıcılığı büyük ölçüde etkilemekte ve sınıf atmosferini belirlemede temel belirleyicilerden biri durumundadır.

Diğer bir deyişle, öğretmen öğrencilerde yaratıcılık potansiyelini ortaya çıkarıp, geliştirmeye yönelik olarak, uygun bir öğretim ortamı oluşturmada esas aktördür. Bu nedenle, araştırmanın amacı, öğretmen davranışlarının okullarımızda öğrencilerin yaratıcı düşünce, tutum ve becerilerinin gelişimine ne ölçüde bir ortam hazırladığının belirlenmesidir. Ayrıca, bu konuda genel lise ile Endüstri meslek lisesi öğrencilerinin görüşleri arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Yaratıcılık, öğretmenlerin, temel olarak öğretim ortamında pedagojik açıdan uygun koşulları sağlamasıyla sürdürülebilir, geliştirilebilir ve doruk noktasına çıkarılabilir (9).

Öğretmenlerin, sağlayacağı koşulların başında, "öğrencilerle rahat iletişim kurmak" gelmektedir. Disiplini bozmayacak şekilde, öğrencilere hata yapma hakkının tanınması, diğer koşullardan biridir (10). Yaratıcılığı geliştiren ideal bir sınıf ortamının özellikleri arasında, öğretmenlerin açık fikirliliğe önem vermesi, cesaretlendirici ve açıklayıcı olması sayılmaktadır (11). Ayrıca, öğretmen yaratıcılığın gelişmesini sağlayacak bir sınıf ortamı oluşturma konusunda, öğrenciler arasındaki farklılığa karşı hoşgörülü ve saygılı olmaya özen göstermelidir. Atılabilecek en kolay adım, demokratikleşmedir (12). Karar verme sürecine artan oranda katılımın ve demokratik bir ortamın sağlanması yaratıcılık için elverişli bir ortamdır (13). Yaratıcılık genelde, ancak özgür ve demokratik ortamlarda kendini gösterebilir (14). Eşitlik ve adalet ilkesinin uygulandığı ve demokrasiyi uygulayan bir sınıfta daha çok yaratıcılık vardır (15).

Öğretmen yeni fikirlere açık olmalı ve bunu da göstermeli ya da hissettirmelidir. Öğrencilerin kendisi ile doğrudan konuşabileceği, ulaşabileceği bir sınıf ortamı oluşturmalıdır. Öğrenci yeni fikir ortaya attığında öğretmen açık fikirli, kabule hazır ve titiz olmalıdır (16). Öğretmenlerin katı eğitim kuralları dışına çıkarak, çocuklara belli sınırlar içerisinde özgürlük tanıyarak ve uyarıcıları düzenleyerek onların yaratıcı güçlerini ortaya koymalarına ve istedikleri denemelerden geçmelerine fırsat verilirse, daha yaratıcı ve mutlu çocuklar yetiştirmemiz mümkün olacaktır (17).

Diğer taraftan, öğrencinin problemin farkına varmasına, onu anlayıp sınırlamasına, denenceler kurmasına ve diğer kişilerle birlikte çalışmasına olanak ve fırsat verecek şekilde eğitim ortamı düzenlenmelidir. Aynı zamanda, yeni düşünceler kuramlar, sistemler üretmesini engelleyen kültürel değişkenler ortadan kaldırılmalı; öğrenci özgün, yeni ve tutarlı ürün koyduğunda, pekiştirilmelidir. Sınıf ortamında, öğrencilerde özgün görüşler gelebilir. Bu durumda, öğretmen, özellikle yöntemlere, mantığa, düşüncelere ters düşen, onlarla çelişen görüş, yöntem ve mantıkların üretilmesi için öğrenciler yüreklendirip desteklenmelidir; çünkü yaratıcı düşünme, yatay düşünmede, alışılmış düşünce ve yöntemlere ters düşen akıl yürütmeler ve görüşmeler baskındır (18). Öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine uygun, yaratıcılığı zenginleştirecek şekilde düzenlenmiş öğretim materyalleri geliştirilmelidir (19).

Yaratıcılığın gelişmesi, sağlıklı uygun bir sınıf ortamı kadar; yaratıcılığa engel olan koşulların kaldırılmasına da bağlıdır. Bunu gerçekleştirmenin yolu ise önce bu koşulların bilinmesine bağlıdır. Öğrencilerin ifade hürriyetini, bağımsızlığını, merakını, kendine güvenini sınırlayan herhangi bir durum veya faaliyet yaratıcılığın gelişmesini engeller (20). Sungur (21) yaratıcılığı engelleyen öğretmen özelliklerini şu şekilde belirtmektedir: Öğrencinin cesaretini kırma, güvensizlik, aşırı eleştiri, heyecanı olmama, dogmatik ve katı olma, genelde yetersiz olma, dar ilgileri olma, sınıf dışında tartışma ve konuşma olanağı vermeme.

Aşırı kısıtlayıcı, engelleyici, kalıplayıcı ve otoriter bir ortam hem eleştirel, hem de yaratıcı düşünmenin gelişimini engellemektedir. Çocuğun istediğini özgürce söylemediği, söylediğinde ise baskı ya da alay etme gibi davranışlarla karşılaştığı ortamlar, yaratıcı düşünmenin gelişmesini engeller. Ayrıca, Fisher, baskıcı, kötümser, bağımlılığı özendiren, hataya odaklı, hoşnutsuz, ciddiye almayan, yanıtı önceden kararlaştıran, yeni düşünceleri reddeden, ilgi duymayan, tüm kararları kendi vermek isteyen, zaman tanımayan, alışılmışın dışına çıkmayan, önerilere değer vermeyen öğretmen davranışlarının çocuklarda yaratıcı düşünmeyi engelleyici güçler olduğunu göne sürmektedir (22).

Araştırma Deseni ve Yöntem

Araştırma, 2001-2002 öğretim yılının ikinci döneminde Malatya il merkezinden seçilen iki Genel lise (Turgut Özal ve Malatya liseleri) ve iki Endüstri meslek lisesinin (Şehit Kemal Özalper ve Yunus Emre Endüstri meslek liseleri) ikinci sınıflarında öğrenim gören 343 öğrenci (233 genel lise, 110 endüstri meslek lisesi) üzerinde yürütülmüştür.

Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen bir anket formu kullanılmıştır. Anketin geliştirilmesi için genel lise ve endüstri meslek lisesi 2. sınıflarından birer şubeye açık uçlu anket uygulanmıştır. Bu ankette öğretmenlerin ne tür tutum ve davranışlarının, öğrencilerin özgürce düşünmelerini, fikir üretebilmelerini engellediğini ya da teşvik ettiğini yazmaları istenmiştir. Toplanan bilgiler ve bu konudaki ilgili literatürün incelenmesiyle anketin deneme formu hazırlanmıştır. Bu formun kapsam geçerliliğinin sağlanması amacıyla uzman görüşlerine sunulmuştur. Gerekli düzelmeler yapıldıktan sonra deneme formu bir grup öğrenciye uygulanmış, anket sorularının açık ve anlaşılırlığı konusunda kendileriyle görüşülmüştür. Bu uygulamalar sonucunda ankete son şekli verilmiştir.

Toplanan verilerin değerlendirilmesinde her sorunun seçeneklerine verilen cevapların frekans ve yüzdeleri hesaplanmış, okul türüne göre karşılaştırmalar yapılırken ki-kare tekniği kullanılmıştır. Tüm istatistiksel hesaplamalar, bilgisayar ortamında SPSS programı kullanılarak yapılmıştır.

BULGULAR VE YORUMLAR

1) Öğretmenleriniz sizde yeni düşüncelerin ortaya çıkmasını ne derece teşvik etmektedir? sorusuna genel olarak öğrencilerin % 42.6’sı "ara sıra" cevabını vermişlerdir. Öğretmenlerin kendilerini bu konuda "her zaman" ya da "sık sık" desteklediği düşüncesinde olanların toplam oranı ise % 33.3’tür. Bu soruda olumsuz görüş ("Çok seyrek" ve "Hiçbir zaman") belirtenlerin toplam oranı ise % 24.2’dir. Bu bulgular, öğretmenlerin, öğrencilerde yeni düşüncelerin ortaya çıkması yönünde gayret gösterdiğini, fakat bunun arzu edilen düzeye ulaşamadığını göstermektedir.

Tablo 1: Öğretmenlerin yeni düşüncelerin ortaya çıkmasını teşvik etmesine ilişkin görüşler Okullar
Her zaman
Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek
Hiçbir zaman
Toplam

F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
30
12.9
41
17.6
97
41.6
40
17.2
25
10.7
233
100

Meslek Lis.
21
19.1
22 .
. 20.0
49
44.5
14
12.7
4
3.6
110
100

Toplam
51
14.9
63
18.4
146
42.6
54
15.7
29
8.5
343
100



X2=7.708 sd=4 anlamlılık= .103

Yapılan istatistiksel analizler sonucunda öğrenci görüşlerinin okul türüne göre farklılaşmadığı anlaşılmıştır.

2) Öğretmenleriniz yaptığınız şeyleri "doğru" yapmanız için size karşı ne derece ısrarcı oluyor? sorusuna "Her zaman" ve "Sık sık" cevabını veren öğrencilerin toplam oranı %58.6; "Ara sıra" diyenlerin oranı ise %22.7’dir. Bu bulgular, öğretmenlerin, öğrencilerin yaptıkları şeyleri "doğru" yapmaları için ısrarcı olduklarını göstermektedir. Öğretmenlerin, bu yönde ısrarcı bir tutum sergilemeleri, öğrencilerde yaratıcı potansiyellerin ortaya çıkmasını engelleyen koşullardan biridir. Çünkü, yaratıcılık analitik düşüncenin yanında lateral (yatay) düşünceyi gerektirir.

Tablo 2: Öğretmenlerin yapılanların doğru olması konusundaki ısrarcı tutumuna ilişkin görüşler

Okullar
Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
66
28.3
64
27.5
53
22.7
39
16.7
11
4.7
233
100

Meslek Lis.
39
35.5
32
29.1
25
22.7
9
8.2
5
4.5
110
100

Toplam
105
30.6
96
28.0
78
22.7
48
14.0
16
4.7
343
100


X2=5.225 sd=4 anlamlılık= .265

Öğrencilerin bu konudaki görüşleri, okul türüne göre önemli bir farklılık göstermemiştir.

3) Öğretmenleriniz, hayalciliği bırakmaya ve gerçekçi olmaya sizi ne derece zorluyor? sorusuna öğrencilerin yarıya yakını (% 46) "Her zaman" ya da "Sık sık" cevabını vererek öğretmenlerin kendilerini bu konuda zorladıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin kendilerini hiçbir zaman zorlamadığını belirtenlerin oranı ise % 12.5’dir.

Tablo 3: Öğretmenlerin, öğrencileri hayalciliği bırakıp gerçekçi olmaya zorlamasına ilişkin görüşler

Okullar
Her zaman
Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
64
27.5
48
20.6
56
24.0
35
15.0
30
12.9
233
100

Meslek Lis.
25
22.7
21
19.1
27
24.5
24
21.8
13
11.8
110
100

Toplam
89
25.9
69
20.1
83
24.2
59
17.2
43
12.5
343
100


X2=2.813 sd=4 anlamlılık= .590

Bu bulgulara göre, yaratıcılıkta önemli bir etken olan "hayalciliğin" engellenmesi ve gerçekçiliğin zorlanması konusunda öğretmenlerin pek istekli görülmesi, öğrencilerde yaratıcılığı engelleyen bir sınıf atmosferi olarak değerlendirilmelidir.

Öğrencilerin görüşleri okul türüne göre farklılık göstermemiştir.

4) Öğretmenleriniz sizi başkalarıyla ne derece karşılaştırıyor? Sorusuna "Hiçbir zaman" ya da "Çok seyrek karşılaştırıyor" diyenlerin toplam oranı % 43.4’tür. Geriye kalan öğrenciler, -sıklıkları değişik olmakla birlikte- öğretmenlerin, kendilerini şöyle veya böyle başka öğrencilerle kıyasladıkları görüşündedirler. Bu bulgular, öğretmenlerin öğrencileri başkalarıyla kıyaslayarak, yaratıcı bir sınıf atmosferinin oluşumunu engellediklerini göstermektedir.

Tablo 4: Öğretmenlerin, öğrencileri başkalarıyla karşılaştırmasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
56
24.0
36
15.5
42
18.0
49
21.0
50
21.5
233
100

Meslek Lis.
11
10.0
19
17.3
30
27.3
23
20.9
27
24.5
110
100

Toplam
67
19.5
55
16.7
72
21.0
72
21.0
77
22.4
343
100


X2=11.051 sd=4 anlamlılık= .026

Yapılan istatistiksel analizlerde öğrencilerin bu konudaki görüşleri okul türüne göre farklılık göstermektedir. Gerçekten de Genel lisede okuyan öğrenciler ("Her zaman" ve "Sık sık" birlikte % 39.5), meslek lisesinde okuyanlara oranla (% 27.3) öğretmenlerin kendilerini başkalarıyla daha çok kıyasladığı görüşündedirler. Bu bulgular, meslek lisesi öğretmenlerinin, genel lise öğretmenlerinden bu konuda daha duyarlı oldukları şeklinde yorumlanabilir.

5) Öğretmenleriniz aranızdaki bireysel farklılıklara ne derece tahammül etmektedir? sorusuna öğrencilerin % 22.4’ü "Hiçbir zaman", % 20.4’ü ise "Çok seyrek" cevabını vermişlerdir. "Ara sıra" diyenlerin oran da % 23.9’dur.

Tablo 5: Öğretmenlerin, bireysel farklılıkları dikkate alması ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
51
21.9
31
13.3
55
23.6
44
18.9
52
22.3
233
100

Meslek Lis.
13
11.8
19
17.3
27
24.5
26
23.6
25
22.7
110
100

Toplam
64
18.7
50
14.6
82
23.9
70
20.4
77
22.4
343
100


X2=5.728 sd=4 anlamlılık= .220

Öğretmenlerce, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklara tahammül, yaratıcılık açısından bir ön koşuldur. Ancak, bulgular, öğretmenlerin bu koşulu yeterince sağlayamamalarının, yaratıcı sınıf ortamını oluşturmada önemli bir engel olduğunu göstermektedir. Ayrıca, görüşler okul türüne göre farklılık göstermemiştir.

6) Öğretmenleriniz, sizin hatalarınıza ne derece hoşgörüyle bakabilmektedir? sorusunda öğrencilerin % 15.7’si de "Hiçbir zaman", % 23.9’u "Çok seyrek", % 28’i "Ara sıra" öğretmenlerin, hatalarına hoşgörüyle baktıklarını belirtmişlerdir.

Tablo 6: Öğretmenlerin, öğrencilerin hatalarını hoşgörü ile karşılamasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
32
13.7
42
18.0
64
27.5
60
25.8
35
15.0
233
100

Meslek Lis.
23
20.9
14
12.7
32
29.1
22
20.0
19
17.3
110
100

Toplam
55
16.0
56
16.3
96
28.0
82
23.9
54
15.7
343
100


X2=5.029 sd=4 anlamlılık= .284

Bu bulgular, öğretmenlerin, öğrenci hatalarını yeterince hoşgörüyle karşılamadıklarını göstermektedir. Hataların hoş görüyle karşılandığı bir sınıfta yaratıcılığın gelişebileceği düşüncesiyle; öğretmenlerin bu olumsuz tutumu da önemli bir engele olarak kabul edilmelidir.

Görüşlerde okul türüne göre bir farklılık ortaya çıkmamıştır.

7) Öğretmenleriniz, sizin yaptığınız çalışmaları ne derece adaletli bir şekilde değerlendirmektedir? sorusuna verilen cevaplar incelendiğinde, öğrencilerin yaklaşık yarısının ("Her zaman" ve "sık sık" birlikte % 46.6) bu konuda olumlu bir görüş içinde oldukları görülmektedir. Ara sıra da olsa öğretmenlerin adaletli davrandığını belirtenlerin oranı ise % 20.4’tür.

Tablo 7: Öğretmenlerin, öğrencilerin çalışmalarını değerlendirmede adaletli davranmasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
56
24.0
50
21.5
42
18.0
34
14.6
51
21.9
233
100

Meslek Lis.
27
24.5
27
24.5
28
25.5
14
12.7
14
12.7
110
100

Toplam
83
24.2
77
22.4
70
20.4
48
14.0
65
19.0
343
100


X2=5.841 sd=4 anlamlılık= .211

Bu bulgular, öğretmenlerin, öğrencilerin yaptıkları çalışmaları adaletli bir şekilde değerlendirerek, yaratıcı sınıf atmosferinin önemli bir koşulunu yerine getirdiğini göstermektedir.

Öğrencilerin bu konudaki görüşleri okul türüne göre farklılaşmamıştır.

8) Öğretmenleriniz, sınıf içi etkinliklerin belirlenmesinde sizin görüşlerinize ne derece başvuruyor? sorusuna öğrencilerin % 23’ü "Hiçbir zaman", % 17.5’i "Çok seyrek", % 22.2’si de "Ara sıra" cevabını vermişlerdir. Geriye kalan öğrenciler ( toplam % 37.3) ise, "Her zaman" ya da "Sık sık" cevabını vererek öğretmenlerin bu konuda olumlu bir tutum sergilediklerini belirtmişlerdir.

Tablo 8: Öğretmenlerin, sınıf içi etkinliklerin belirlenmesinde öğrenci görüşlerine başvurmasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
46
19.7
45
19.3
49
21.0
41
17.6
52
22.3
233
100

Meslek Lis.
22
20.0
15
13.6
27
24.5
19
17.3
27
24.5
110
100

Toplam
68
19.8
60
17.5
76
22.2
60
17.5
79
23.0
343
100


X2=1.961 sd=4 anlamlılık= .743

Bu bulgulara göre, yaratıcılığın ön koşulu olan "karardan etkilenen öğrencilerin de sınıf içi etkinliklerine ilişkin görüşlerine" başvurulmaması, öğrencilerde yaratıcılığın ortaya çıkmasına bir engeldir. Çünkü, sınıf içi demokrasinin özü olan "karara katılım" ile yaratıcılık geliştirilebilir, sürdürülebilir. Öğrenci görüşleri, okul türüne göre farklılaşmamıştır.

9) Öğretmenleriniz size karşı ne derece katı ve sert davranmaktadır? sorusuna verilen cevaplar incelendiğinde öğrencilerin % 13.1’i öğretmenlerin kendilerine hiçbir zaman katı ve sert davranmadıklarını belirtirken, % 21.9’u "çok seyrek", % 38.5’i de "ara sıra" öğretmenlerin bu davranış içerisinde olduklarını belirtmişlerdir.

Tablo 9: Öğretmenlerin, öğrencilere karşı katı ve sert davranmasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
26
11.2
34
14.6
92
39.5
47
20.2
34
14.6
233
100

Meslek Lis.
15
13.6
16
14.5
40
36.4
28
25.5
11
10.0
110
100

Toplam
41
12.0
50
14.6
132
38.5
75
21.9
45
13.1
343
100


X2=2.728 sd=4 anlamlılık= .604

Bu bulgulara göre, öğretmenlerin, öğrencilere karşı katı ve sert davranmayarak, yaratıcı sınıf ortamının önemli bir koşulunu -istenen düzeyde olmasa da- yerine getirmeye çalıştıkları söylenebilir. Çünkü, yaratıcılık ancak hoşgörü atmosferinin sağlandığı yerlerde anlam kazanır. Öğrenci görüşlerinde, okul türüne göre farklılık görülmemiştir.

10) Öğretmenleriniz sizin sınıftaki davranışlarınızı ne derece kısıtlamaktadır? sorusunda öğrencilerin görüşleri % 21.9 ile "Sık sık" ve % 27.7 ile "Ara sıra" da yoğunlaşmaktadır. Diğer taraftan, öğrenciler % 19’u "Her zaman", % 20.7’si "Çok seyrek" ve %10.8’i "Hiçbir zaman" olarak görüş bildirmişlerdir.

Tablo 10: Öğretmenlerin, öğrencilerin sınıftaki davranışlarını kısıtlamasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
44
18.9
54
23.2
61
26.2
45
19.3
29
12.4
233
100

Meslek Lis.
21
19.1
21
191.
34
30.9
26
23.6
8
7.3
110
100

Toplam
65
19.0
75
21.9
95
27.7
71
20.7
37
10.8
343
100


X2=3.704 sd=4 anlamlılık= .448

Bu bulgulara göre, yaratıcı ortamda önemli bir etken olan "davranışların kısıtlanmaması" konusunda öğretmenlerin pek yeterli tutuma sahip olduğu söylenemez. Bu durum, sınıf ortamında öğrencilerde yaratıcılığı engelleyen bir öğe olarak değerlendirilebilir. Çünkü, yaratıcılık, ancak öğretmenlerin, öğrenciler için sağlayacağı özgür ortamlarda gelişebilir. Ayrıca, öğrenci görüşleri okul türüne göre farklılaşmamıştır.

11) Öğretmenleriniz olumlu bir davranışınızdan dolayı sizi ne derece takdir etmektedir? sorusuna verilen cevaplar incelendiğinde, öğrencilerin yarıdan fazlasının (toplam % 53.1) bu konuda olumlu bir görüşe sahip oldukları anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin kendilerini ara sıra takdir ettiğini söyleyenlerin oranı ise % 23.3’tür.

Tablo 11: Öğretmenlerin, öğrencilerin olumlu davranışlarını takdir etmesine ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
78
33.5
51
21.9
50
21.5
36
15.5
18
7.7
233
100

Meslek Lis.
34
30.9
19
17.3
30
27.3
20
18.2
7
6.4
110
100

Toplam
112
32.7
70
20.4
80
23.3
56
16.3
25
7.3
343
100


X2=2.545 sd=4 anlamlılık= .637

Bu bulgulara göre, öğretmenlerin öğrencilerini olumlu bir davranışından dolayı takdir etmeleri; başka bir ifadeyle ödüllendirmeleri, yaratıcı sınıf ortamını sağlamada kendilerinin bir olumlu tutumu olarak değerlendirilmelidir. Öğrencilerin görüşlerinde, okul türüne göre bir farklılık görülmemiştir.

12) Öğretmenleriniz, size karşı ne derece alaycı bir tavır takınmaktadır? sorusuna öğrencilerin % 31.8’inin "Hiç bir zaman", % 23.3’ünün "Çok seyrek" cevabını vermesi; öğrencilerin yarıdan fazlasının (% 55.1), öğretmenlerin bu olumsuz davranışa başvurmadıkları düşüncesinde olduklarını göstermektedir. Öğretmenlerin bu davranışı ara sıra sergilediğini belirten öğrencilerin oranı ise % 21.3’tür.

Tablo12: Öğretmenlerin, öğrencilere karşı alaycı bir tavır sergilemesine ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
26
11.2
30
12.9
43
18.5
56
24.0
78
33.5
233
100

Meslek Lis.
14
12.7
11
10.0
30
27.3
24
21.8
31
28.2
110
100

Toplam
40
11.7
41
12.0
73
21.3
80
23.3
109
31.8
343
100


X2=4.221 sd=4 anlamlılık= .377

Bu bulgular öğretmenlerin, yaratıcılık açısından etkili bir tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Öğrenci görüşleri, okul türüne göre farklılaşmamıştır.

13) Öğretmenleriniz başarı ve başarısızlıklarınızı ne derece not ile değerlendirmeye aşırı önem vermektedir? Sorusuna verilen cevaplar genel olarak incelendiğinde "Her zaman" diyenlerin oranının % 31.5, "Sık sık" diyenlerin oranının % 16.3, "Ara sıra" diyenlerin oranının ise % 28 olduğu görülmektedir. Bu bulgular, öğretmenlerin not ile değerlendirmeye aşırı derecede önem verdiklerini ve böylece yaratıcılığı engelleyen olumsuz bir davranış sergilediklerini göstermektedir.

Tablo13: Öğretmenlerin, not ile değerlendirmeye aşırı derecede önem vermesine ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
83
35.6
43
18.5
54
23.2
34
14.6
19
8.2
233
100

Meslek Lis.
25
22.7
13
11.8
42
38.2
16
14.5
14
12.7
110
100

Toplam
108
31.5
56
16.3
96
28.0
50
14.6
33
9.6
343
100


X2=13.598 sd=4 anlamlılık= .009

Öğrencilerin bu konudaki görüşleri okul türüne göre farklılaşmaktadır. Nitekim, öğrencilere göre, genel lisedeki öğretmenler, meslek lisesinde görev yapan öğretmenlerden not ile değerlendirmeye daha çok önem vermektedirler. Bunun bir nedeni; meslek liselerinde uygulamalı, atölye çalışmalarına dayalı derslerin daha fazla olması olabilir. Okullardaki yaratıcı sınıf ortamı, not ile değerlendirmenin sıklığı açısından incelendiğinde, meslek liselerindeki sınıf ortamının daha olumlu olduğu söylenebilir.

14) Öğretmenleriniz sizi davranışınızdan dolayı ne derece aşırı eleştirmektedir? Sorusuna öğrencilerin % 18.4’ü "Her zaman", % 17.8’i "Sık sık", % 29.4’ü ise "Ara sıra" cevabını vermişlerdir. "Hiçbir zaman" ve "Çok seyrek" diyenlerin toplam oranı ise % 34.4’tür.

Tablo14: Öğretmenlerin, öğrencileri aşırı derecede eleştirmesine ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
45
19.3
34
14.6
66
28.3
57
24.5
31
13.3
233
100

Meslek Lis.
18
16.4
27
24.5
35
31.8
19
17.3
11
10.0
110
100

Toplam
63
18.4
61
17.8
101
29.4
76
22.2
42
12.2
343
100


X2=7.236 sd=4 anlamlılık= .124

Bu bulgulara göre, öğretmenler öğrencilerini aşırı ölçüde eleştirerek yaratıcılığı önemli ölçüde engellemektedir. Çünkü, davranışları aşırı oranda kısıtlanan öğrenci yaratıcılığını ifade etmede başarısız olmaktadır. Öğrenci görüşleri okul türüne göre farklılaşmamıştır.

15) Öğretmenleriniz, size her konuda ne derece güven duyuyorlar? öğrencilerin bu konuya ilişkin görüşleri ağırlıklı olarak % 21.6 ile "Her zaman", % 19.8 ile "Sık sık" ve % 24.8 ile de "Ara sıra" da yoğunlaşmaktadır. Diğer taraftan, öğretmenlerin kendilerine hiçbir zaman güven duymadığını belirtenlerin oranı ise % 15.7’dir.

Tablo 15: Öğretmenlerin, öğrencilere her konuda güven duymasına ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
45
19.3
46
19.7
57
24.5
50
21.5
35
15.0
233
100

Meslek Lis.
29
26.4
22
20.0
28
25.5
12
10.9
19
17.3
110
100

Toplam
74
21.6
68
19.8
85
24.8
62
18.1
54
15.7
343
100


X2=6.596 sd=4 anlamlılık= .159

Psikolojik güvenin yaratıcı bir sınıf atmosferinin önemli koşulu olarak kabul edildiğinde, Tablo 15’teki bulgular, öğretmenlerin bu konuya ilişkin olarak olumlu bir tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Öğrencilerin görüşleri, okul türüne göre farklılaşmamıştır.

16) Öğretmenleriniz sınıf içinde düşüncelerinizi özgürce söylemenizi ne derece engellemektedir? Tablo 16’daki veriler incelendiğinde, öğrencilerin yarısı ("hiçbir zaman" ve "çok seyrek" birlikte % 49.9) bu konuda öğretmenlerinin lehine olumlu bir görüş içindedirler. "Ara sıra" engellendiklerini düşünenlerin oranı ise % 23.3’tür.

Tablo 16: Öğretmenlerin, öğrencilerin özgürce konuşmalarını engellemesine ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
32
13.7
27
11.6
50
21.5
44
18.9
80
34.3
233
100

Meslek Lis.
11
10.0
22
20.0
30
27.3
15
13.6
32
29.1
110
100

Toplam
43
12.5
49
14.3
80
23.3
59
17.2
112
32.7
343
100


X2=7.441 sd=4 anlamlılık= .114

Bu bulgular, öğretmenlerin sınıf içinde özgür bir ortam sağlayarak öğrencilerin yaratıcı potansiyellerini açığa çıkarmalarına olanak tanıdıklarını ve böylece yaratıcı sınıf ortamının önemli bir koşulu yerine getirdiklerini göstermektedir. Görüşler, okul türüne göre farklılaşmamıştır.

17) Öğretmenlerinizi ders içi etkinliklerde ne derece gayretli ve istekli buluyorsunuz? sorusunda öğrencilerin yaklaşık yarısı (% 46.9), öğretmenlerinin "Her zaman" ya da "Sık sık" ders içi etkinliklerde gayretli ve istekli olduklarını belirtmişlerdir. "Ara sıra" diyenlerin oranı ise % 24.8’dir.

Tablo 17: Öğretmenlerin ders içi etkinliklerde gayretli ve istekli olma durumuna ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
54
23.2
46
19.7
64
27.5
33
14.2
36
15.5
233
100

Meslek Lis.
36
32.7
25
22.7
21
19.1
16
14.5
12
10.9
110
100

Toplam
90
26.2
71
20.7
85
24.8
49
14.3
48
14.0
343
100


X2=6.144 sd=4 anlamlılık= .189

Bu bulgular, öğretmenlerin yaratıcı sınıf atmosferini sağlamada başarılı ve etkili bir tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Öğrenci görüşleri, okul türüne göre farklılaşmamıştır.

18) Öğretmenlerinizin kendi alanlarında ne derece yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünüyorsunuz? sorusuna verilen cevaplara göre, öğrencilerin % 31.5’i öğretmenlerinin "her zaman", % 21.6’sı "Sık sık" ve % 20.7’si "Ara sıra" yeterli bilgiye sahip olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin hiçbir zaman yeterli bilgiye sahip olmadığını düşünen öğrencilerin oranı ise % 9.3’tür.

Tablo 18: Öğretmenlerin kendi alanlarında yeterlilik durumu ilişkin görüşler

Okullar Her zaman Sık sık
Ara sıra
Çok seyrek Hiçbir zaman
Toplam
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%
F
%

Genel Lise
68
29.2
51
21.9
52
23.3
39
22.3
23
9.9
233
100

Meslek Lis.
40
36.4
23
20.9
19
17.3
19
17.3
9
8.2
110
100

Toplam
108
31.5
74
21.6
71
20.7
71
20.7
32
9.3
343
100


X2=2.416 sd=4 anlamlılık= .660

Bu bulgulara göre, yaratıcılığın, yeterli bilgiyi gerektirdiği düşüncesinde hareketle, öğretmenlerin bu niteliğe sahip olması, onların yaratıcı sınıf ortamını sağlamada, başarılı ve etkiliği olduklarını göstermektedir. Öğrencilerin bu konudaki görüşleri, okul türüne göre farklılaşmamıştır.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Öğretmen davranışlarının okullarımızda öğrencilerin yaratıcı düşünce, tutum ve becerilerinin gelişimine ne ölçüde bir ortam hazırladığının belirlenmesine yönelik olarak yapılan bu araştırmada, öğretmenlerin genellikle öğrencilerde yeni düşüncelerin ortaya çıkmasını teşvik ettikleri, yapılanların doğru olması konusunda ısrarcı bir tutum sergiledikleri, öğrencileri hayalciği bırakıp gerçekçi olmaya zorladıkları, öğrencileri başkalarıyla karşılaştırdıkları ve bu karşılaştırmaların genel liselerde daha sık yapıldığı, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklara tahammül gösteremedikleri, yapılan hataları yeterince hoşgörüyle karşılayamadıkları, değerlendirmede adaletli davrandıkları, sınıf içi etkinliklerin belirlenmesinde öğrenci görüşlerine yeterince başvurmadıkları, öğrencilere karşı çok katı ve sert davranmadıkları, sınıftaki davranışları kısıtladıkları, olumlu öğrenci davranışlarını yerine göre takdir ettikleri, öğrencilere karşı pek alaycı bir tavır içinde olmadıkları, not ile değerlendirmeye önem verdikleri ve genel lise öğretmenlerinin bunu meslek lisesi öğretmenlerinden daha çok önemsedikleri, öğrencileri davranışlarından dolayı eleştirdikleri, öğrencilere belli oranda güvendikleri, düşüncelerin özgürce söylenmesini pek engellemedikleri, ders içi etkinliklerde gayretli ve istekli oldukları, kendi alanlarında belli ölçüde yeterli bilgiye sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

Araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak şu öneriler sunulabilir:

Öğretmen tarafından sağlanan yaratıcı sınıf atmosferinin genel amacı, yaratıcı düşünmeleri geliştirmeyi özendirecek olmalıdır. Öğretmenlerin demokratik değerlere bağlılık gibi niteliklere sahip olduğu bir sınıf ortamı, yaratıcılığın sürdürülmesinde önemli bir etkendir. Bunlardan farklılığa karşı hoşgörülü ve saygılı olma ayrı bir önem taşımaktadır. Öğretmen yeni fikirlere açık olmalı ve bunu da göstermeli yada hissettirmelidir. Öğrencilerin kendisi ile doğrudan konuşabileceği, ulaşabileceği bir sınıf ortamı yaratmalıdır. Öğrenci, yeni fikir ortaya attığında öğretmen açık fikirli, kabule hazır ve titiz olmalıdır. Ayrıca, öğretmenler öğrencilerin davranışlarını aşırı derecede kısıtlama yoluna gitmemeli, öğrencilerin yaptıkları şeyleri "doğru" yapmaları için ısrarcı olmamalı, öğrencileri hayalciliği bırakmaya ve gerçekçi olmaya zorlamamalı, öğrencilerin hatalarına belli ölçüde hoşgörüyle bakabilmeli, sınıf içi etkinliklerin belirlenmesinde öğrencilerin de görüşlerine başvurmalı ve öğrencileri davranışlarından dolayı aşırı derecede eleştirmemeliler.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1522
favori
like
share