ÇÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ferdi Tanır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin kırsal kesimlerindeki sağlık ocaklarında yaptıkları saha çalışmalarında, “fıkraları bile aratmayacak tespitler yaptıklarını” bundan da üzüntü duyduklarını söyledi.

Kırsal kesimde üreme sağlığı konusunda tüm kararın genelde erkeklere ve aile büyüklerine bırakıldığını, erkek ya da erkeğin ailesinin “yeter” diyene kadar kadının doğurmaya devam ettiğini vurgulayan Tanır, “Eğer, kadın doğuma bir-iki yıl ara verdiyse, erkeğin iktidarını kaybettiğinden şüphe ediliyor ya da kadına kısır suçlamaları yapılıyor. Erkekler, cinsel güçlerini sahip oldukları çocuk sayısıyla ispat etmeye çalışıyor” dedi.

Tanır, saha çalışmasında hasta öyküleri alırken tanık olduğu olaylara, isim, yer ve zaman vermeden değinerek, şunları kaydetti:

“Sağlık ocaklarında bir süre yoğun olarak kadınların gelip hamilelikten korunmaları için taktırdıkları RİA'yı çıkarttırmak istediklerini görünce merak edip araştırdık ve hasta öykülerine başvurduk. Birçok hasta gerekçeyi söylemese de bir tanesi gerçek nedeni anlattı. Onlar, T şeklinde, çoğunlukla bakırdan yapılan rahim içi aracı, devletin kendilerini dinlemek için taktırdığı dinleme cihazı sanıyorlarmış. Bizim 40 yıl düşünsek böyle bir şey aklımıza gelir mi?
Tarım işçiliği yapan 24 yaşlarında ve iki çocuk annesi kadın sağlık ocağına gelerek, çok seyrek doğum yapmasından yakındı.

Kayınvalidesi onu her gün memleketten telefonla arayıp (Senden sonra evlenenlerin 5 çocuğu oldu, sen halen 2 çocuktasın, yoksa kısır mısın?) diye çıkışıyormuş. Oysa, daha sonra bu kadının ve kocasının hiçbir üreme sorunu olmadığı anlaşıldı.”

CEHALET EN BÜYÜK ENGEL

Tanır, aile planlaması kapsamında, 11 çocuk babası bir erkeğe kondom verdiklerini ve bunu kullanması halinde kesinlikle çocuk sahibi olmayacağını söylediklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Ancak, kadın 12'nci kez hamile kalınca, kocasına (sen kondomu kullanmadın mı?) diye sorduğumuzda ısrarla kullandığını söyledi. Olayı biraz daha irdeleyince bu kişi, (ne yapayım kullandım ama, uzun geldiği için ucundan birazcık kestim) dedi. Duyduklarımıza inanamamıştık.”

Tanır, kırsal kesimde çocukları okula kazandırmak için çeşitli kuruluşların, sayısız projeler ürettiğini, bu projeler kapsamında çocukların kayıt altına alınarak, okula gitmelerinin sağlandığını, bu çalışmanın da aileler tarafından yanlış değerlendirildiğini tespit ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Aileler, kayıt yapılmasını organ mafyası sanıyorlar. Birbirleri arasında (şimdi kayıt yapıyorlar, sonra gelip çocukları kaçıracak, organlarını alacaklar) diye konuşuyorlardı.”

Tanır, Türkiye'de görülen son çocuk felci vakasının Muş'ta bir ailenin, erkek çocuklarına aşı yaptırmamasından kaynaklandığını, bu olayın unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 502
favori
like
share
Nerqish Tarih: 07.11.2007 19:07
[COLOR="SlateGray"]gulermisin aglarmisin egitmek sart heleki bu korunma isinde doguda imkansizlik dizboyu hala cocuk cogu kadinda erkekte korunma denen bisey bilmiyorlar
SU-PERISI Tarih: 07.11.2007 17:04
malesef cahillikten bu ve buna benzer olaylar çok görülüyor