1- islam dininde müzik varmidir caizmidir ?

2- ilahilerin gercekten islamla ilgisi varmidir ?

3-Ilahiler islam dininimi temsil ediyor ediyorsa nasil, islam dininin ana kaynagi olan kuran da herhangi bir ayette ve peygamberimizin sünnetleri olan hadisi seriflerde bana ilahilerin islam dininde yeri olduguna
dair bir kaynak verirmisiniz ?

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5936
favori
like
share
fikret336 Tarih: 24.11.2006 13:10
paylaşım için teşekkürler
devmep Tarih: 05.09.2006 22:14
Benim bildiğim kadarı müzik haramdır ve ilahide de müzik olursa onunda diğerlerinden farkı olmaz. Ama yalnız söz ise bi sorun olacağını düşünmüyorum .Tef ise apayrı bişey eskiden savaşlara gidilirken askerleri coşturmak için kullanılan bi aletmiş onun için tef ekekler için olmasada kadınlar için tek caiz olan çalgıdır. Burhan arkadaşım ALLAH (c.c) ismini yazarkren küçük harf kullanmıssın ben rahatsız oluyorum sanırım fark etmeyerek yazdın ama düzeltebilirsen sevinirim
buddy83 Tarih: 28.08.2006 02:58
simdi bu durumda soruyorum ilahi nedir??

Tasavvuf Edebiyatında Allah ve Peygamber sevgisini dile getiren şiir türünden dizelerdir.

benim bildigim kadar ilahiler dinimizin bir parcasidir

cünkü bizim din derslerinde ögrendigim bir hikaye var.

bir gün peygamber efendimizin komsu müzik calarken ilahi söylemeye baslar. ve o anda ilahiye duyan komsusu peygamber efendimize eslik etmeye baslar. o anda ilahisine böler ve söyle der.

sen ilk önce müzigine bitir ve ondan sonra bana eslik et diye nasihat eder ve bunun ardindan komsusu müzigine bitirir ve onun ardindan peygamber efendimize eslik etmeye baslar.
RuNDLL Tarih: 16.08.2006 12:32
Konu sözsüz müzikse yani çalgı peygamber efendimizin zamanında dahi müslümanlar def çalarak ellerini çırparak yani ellerini birbirine vurarak sevinçlerini belli ederlerdi.Mevlevilerinde kendilerini yatıştırmak ve maneviyatan dinlenmek için ney çaldıklarını biliyoruz.
Fakat sanırım tartışılan konu ilahiler yani hem bir müzik hemde insan sesiyle oluşturulan bütünlükten bahsediyoruz.
Peki bir soruda benden;
Sözlerinin içerisinde ALLAH (c.c) ve MUHAMMED (s.a.v.)in geçtiği onlara sevgimizi belirten sözlere günah yada haram diyebilirmiyiz ve diyebilme bunları yargılayabilme hükmümüz varmıdır.Nice ilahiler var esma-ül hüsnayı sayan dile getiren yani sorunuz şuydu
islamda ilahilerin yeri varmıdır;
İslamda yeri olan şeyler farzlar ve vaciblerdir olmayan şeylerde haramdır.İçinde Allah(c.c.) aşkı Hz. peygamber sevgisi Hz Ali'nin Allah'ın aslanının derin ilmi Hz. Ömer'in adaletini anlatan ilahiyi ben severim.
head Tarih: 26.10.2005 16:14
bence vardir,
bazi siir ler vardir peygamberimize yazilmis onlari ilahi olarak soyluyorlar ve bunun islama bir zarari olmadigini dusunuyorum. fakat bazi insanlar cok abartiyorlar banada hic gerek duymuyorum.
tarkın Tarih: 06.10.2005 13:00
İlahi dinlemek insanı kötülüğe sevketmiyor.Ama şarkı dinlemek belki insanı kötülüğe sevkedebilir.tabii oda insanına göre değişir.
akilles Tarih: 05.10.2005 20:04
İlahinin dinimizde yeri olmamasına rağmen Allah'ı, peygamberleri anmamıza vesile olduğu için zararının olmadığını düşünüyorum.Ne kadar doğruyum,ne kadar yanlışım bilemem.Gazali'nin kitaplarında bu konuyu araştıracağım
ABDALWAHID Tarih: 05.10.2005 00:32
BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM

ES SELAMU ALEYKUM!!

MÜZIGIN HARAMLIGINI TARTI$ANLARI ALLAH CELLE VE ALA ISLAH ETSIN AMIN
BUYRUN......


MÜZİĞİN HÜKMÜ

Müzik ve müzik aletleri, kötülüğün elçisi, fesadın kapısı, halkların uyuşturucusu ve toplumların oyalayıcısıdır. Bu hastalık uzun süre nesilleri ve milletleri uyuşturdu. Uygarlığını ve başarılarını elinden aldı, eğlence duygusunu artırdı. Ve nefisler, yiyeceği ve içeceği sevdiğinden daha çok onu sevdi. Öyle ki insanlar onunla sevildi ve onunla buğzedildi. Tarih; şarkı ve müziğe dalan her milletin mutlaka zayıflığa, çözülmeye ve ahlaki bozuluma uğradığına şahittir. Romen ve Fars milletlerinde görüldüğü gibi... Bugün de, batı toplumlarını ölümcül hastalıklarının içinde görüyoruz. Bu, şarkı ve müzik dinlemenin nefislerde sürekli tembelliğe yol açması ve şehvetleri artırması nedeniyledir. Yükümlülükler ağır gelir, eğlenme arzusu güçlenir. Dünya hayatı ve onun lezzetleri nefiste yücelir.

Ahiret ve onun için çalışmak unutulur. Bu ümmetin çoğunluğu da kendinden önceki ümmetlerin yollarına uydu. İnsanlardan bir çoğu evinde, arabasında, bürosunda ve işyerinde müzikten ayrılamaz oldu. Oysa, Allah'ın koyduğu sınırlar içerisinde duranlar için, Allah'a ve Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'e tam dostluklarını ilan edenler ve yönetimlerini Allah'a ve Rasulü'ne teslim edenler için; İslam'ın getirdiğine ters düşünce adet ve geleneklerini, arzu ve eğilimlerini terk edenler için, (Mü'minler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.) vasfına sahip mü'minler için müziğin haramlığı ve İslam ruhu ile ters düştüğü yolundaki şer'i deliller oldukça yoğun bir şekilde gelmiştir. Yukarıdaki vasıflara sahip olanlar için, Allah ve Rasulü'nün, insanlardan bir çoğunun yanında ma'ruf/iyilik haline gelen bu münker/kötülük hakkındaki hükmünü sunuyoruz:

Allah Teâlâ şöyle buyurur: (İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.)

Sahabiler "lehve'l- hadis"i (boş lafı)"müzik" olarak tefsir etmiştir. İbni Ebi Şeybe, İbni Cerir Hâkim ve başkalarının rivayetlerinde İbni Mes'ud radıyallahu anh'dan sahih olarak şu varid olmuştur.

Ebi's-Suhbai'l Bekri rahimehullah'dan Abdullah b. Mes'ud'a (İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak için boş lafı satın alır.) ayetinden sorulurken işittiği ve Abdullah'ın "Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki müziktir" dediği, bunu üç kez tekrarladığı rivayet edilmiştir. İbni Abbas radıyallahu anhuma'dan "O, müzik ve müzik dinlemektir"

dediği, başka bir rivayette de "O, müzik ve benzerleridir" dediği, sahih olarak nakledilmiştir. Tâbiinden bir grup; Mücahid, İkrime, Hasen el- Basri, Said b. Cubeyr, Katade, Nehai ve başkaları; "lehve'l hadis"i müzik olarak tefsir etmiştir.

İmam Ahmed ve diğerlerinin Abdullah b. Amr b. el- As ve Abdullah b. Abbas'dan (Radıyallahu anhum) tahric ettiği sahih hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Şüphesiz ki Rabbim azze ve celle bana içkiyi, kumarı, "kevbe"yi ve "gıttin"i haram kıldı.

"Kevbe" hakkında Hattabi şöyle der: Davul olarak açıklanır ve ayrıca onun tavla olduğu söylenir. Manası içerisine tüm telli çalgılar, ud; müzik ve eğlenceden bunun gibileri girer.

"Gıttin"in ise tahtalı tanbur olduğu söylenir. Hadis ravilerinden biri olan Yezid b. Harun onu "el-berabit" olarak açıklamıştır.

Ve el-berabit hakkında İbnu'l Esir "Uda benzer bir eğlence aletidir" demiştir.

Sahih-i Müslim'de Ebu Hureyre'den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivayet edilir: "Zil (çıngırak), şeytanın çalgı aletlerindendir.

" Buhari Sahihi'nde , Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediğini rivayet eder: "Bir zaman gelecek ki; ümmetimden zina etmeyi, ipekli elbise giymeyi, içki içmeyi ve çalgı aletleri dinlemeyi helal sayan bir grup ortaya çıkacak. Bir grup da dağların eteklerine yerleşecek, onlara ait koyun sürüsü ile çoban sabahları yanlarına gelecek. Bunlara bir fakir bir ihtiyacı için gelecek ve bunlar fakire: Haydi (bugün git) yarıngel! diyecekler. Bunun üzerine Allah geceleyin dağı üzerlerine indirerek bir kısmını helak eder, diğerlerini de kıyamete kadar maymun ve domuzlara çevirir."

"El- hır" tenasül uzvudur ve kinayeli olarak zina kastedilmiştir. Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'in müziğin haramlığını; zina etmek, ipekli giymek ve içki içmek gibi haramlığı mütevatir olmuş amellerle nasıl birlikte zikrettiğine dikkat et!..

Ayrıca,rivayet yollarının bir araya getirilmesi suretiyle hasen kabul edilen bir hadis var ki bu hadis bir çok sahabiden rivayet edilmiştir: Bunlardan bazıları:

Ebu Hureyre, Aişe, İmran b. Husayn, Ebu Malik, Ebu Said El- Hudri, Ali b. Ebi Talib, Ebu Umame... Abdurrahman b. Sabit'den mürsel olarak rivayet edilir. Bu rivayetlerden Ebu Hureyre hadisini Said b. Mansur ve İbni Ebi'd- Dünya ve başkaları tahric etmiştir.

Ebu Hureyre der ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Âhir zamanda bu ümmetten bir grup insan maymun ve domuzlara çevrilir" Dediler ki: Ey Allah'ın Rasulü! Onlar, Allah'dan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet etmezler mi? Rasulullah şöyle buyurdu: "Ederler; oruç tutarlar, namaz kılarlar, haccederler" Dediler ki: Onların durumları nasıldır? Rasulullah şöyle buyurdu: "Müzik aletleri, defler ve şarkıcı kadınlar edinirler. İçkileri ve eğlenceleri üzere gecelerler. Ve, maymun ve domuzlara çevrilmiş olarak sabaha çıkarlar."

İbni Ebi'd- Dünya ve başkaları İbni Mes'ud'dan şöyle dediğini rivayet eder: "Müzik, suyun ekini bitirdiği gibi kalpte nifak bitirir." Said b. Mansur, Beyhaki yoluyla İbni Abbas radıyallahu anhuma'nın şöyle dediğini rivayet eder: "Def haramdır, çalgı aletleri haramdır, kevbe haramdır, mizmar haramdır."

Mezhep imamları müziğin ve müzik aletlerinin haramlığı konusunda ittifak etmiştir. İmam Malik, Medine ehlinin müziğe izin vermesi hakkında sorulunca şöyle der: "Onu bizde ancak fasıklar yapar." İmam Ebu Hanife'nin mezhebi ise müziğin haramlığı konusunda mezheplerin en şiddetlisidir. Hanefiler; mizmar, def ve çubuklarla vurularak çeşitli sesler elde edilen çalgı aletleri gibi her türlü müzik aletini dinlemenin haram olduğunu belirtirler.

Bunun fasıklığı gerektiren kötü bir amel olduğunu, böyle yapanın şahitliğinin kabul edilmeyerek reddedileceğini söylerler. İmam Şafii ise şöyle demiştir: "Bağdat'ta zındıkların icat ettiği ve cehri zikir olarak isimlendirdikleri bir şeye rastladım. Onunla insanları Kur'an'dan alıkoyuyorlar.

" İbnul- Kayyım der ki: Şafii'nin cehri zikir hakkındaki kavli bu şekilde ve değerlendirmesi onun Kur'an'dan alıkoyduğu yönündedir. Bu olay; insanı dünyadan soğutan bir şiiri, bir kişinin teğanni ile söylemesi ve hazır bulunanlardan bazılarının değneklerle minder ve yastıklara vurmasıdır..."

İbnu's-Salah şöyle der: Bilinsin ki def, kamıştan ya da tahtadan yapılan üflemeli çalgılar ve teğanni bir araya gelince bunun dinlenmesi mezhep imamları ve müslümanların diğer alimlerine göre haramdır.

İmam Ahmed ise şöyle demiştir: "Müzik kalpte nifak bitirir." Ayrıca , tanbur ve diğerleri gibi eğlence aletlerinin kırılması, müzikten kazanç elde etmenin ve müzik karşılığında alınan malların haramlığı yolunda görüş bildirmiştir.

Şarkı, kadınlar için şu şartlarla caizdir:

1. Sözlerinin fuhşiyat ve pis sözler olmaması.

2. Müzik aletleri değil sadece def çalınması. Çünkü diğer müzik aletleri ile çalınması haramdır. 3. Düğün veya bayram gününde olması.

4.Bunu, erkekler olmaksızın kadınların yapması. Erkeklerin bunu dinlemesi caiz değildir. Bunun delili Nesai'nin , Tayâlusi'nin, İbni Ebi Şeybe'nin , Hâkim'in ve başkalarının Amir b. Sa'd el- Beceli'den rivayet ettikleri hadisdir: Demiştir ki: Ebu Mes'ud, Garza b. Ka'b ve Sabit b. Zeyd'in yanlarına girdim. Cariyeler deflerini çalıyorlar ve şarkı söylüyorlardı. Dedim ki: Sizler, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabı olduğunuz halde bunu onaylıyor musunuz? Dedi ki: Bunun için bize düğünde izin verilmiştir.

Buhari ve Müslim'de Aişe radıyallahu anha'dan şu rivayet edildi: "Ebu Bekr radıyallahu anh bir Kurban Bayramı veya Ramazan Bayramı günü Aişe radıyallahu anha'nın yanına girdi. Aişe radıyallahu anha'nın yanında Nebi sallallahu aleyhi ve sellem vardı. Ve Ensar'ın cariyelerinden iki cariye vardı. Cariyeler, Ensar'ın Buas günü söyledikleri sözlerle şarkı söylüyorlardı. Aişe radıyallahu anha: 'Onlar şarkıcı değillerdi' der. Ebu Bekr radıyallahu anh: Şeytanın çalgı aletleri Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'in evinde mi?!. deyince Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Ey Ebu Bekr! Şüphesiz her kavim için bir bayram vardır, bu da bizim bayramımız" Bu küçük cariyeler bayram günü savaş ve kıtal marşları söylüyorlardı.

Şu iki ayetin önünde durup düşünelim ve anlamaya çalışalım. Allah Teâlâ buyurur ki: (Ancak dinleyenler daveti kabul eder. Ölülere gelince, Allah onları diriltecek, sonra da O'na döndürülecekler) Ve şöyle buyurur: (Eğer sana cevap veremezlerse bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. Allah'dan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir! Elbette Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.)

İmam Ahmed'in Müsned'inde, Ebu Davud'un Sünen'inde ve başkalarının da İbni Ömer radıyallahu anhuma'dan rivayet ettikleri sahih hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Kim bir batılda bilerek ısrar ederse onu terkedinceye kadar Allah'ın gazabına uğrar"

Allah'ın salâtı, selamı ve bereketi, nebisi Muhammed'in üzerine, ailesi ve tüm ashabının üzerine olsun. Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah'adır. Ve kurtuluş müttakilerindir.
HawK Tarih: 04.10.2005 23:36
Teşekkürler Levis