Kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı? Yıllardır süregelen bir tartışmayı masaya yatırmak ve bu konuda söz söylemek öncelikle cesaret işi. Çünkü bir kesim, “Kadın mutlaka çalışmalı. Ekonomik özgürlüğünü eline geçirmeden kadın problemlerinin hallolması mümkün değil” derken, diğer bir kesim tam tersini söyleyerek, “Kadının çalışması ilgisiz ve sevgisiz yuvaları oluşturuyor. Üstelik erkeğin çalışma alanlarını kısıtlayarak işsizlik problemini arttırıyor” diyerek, kadının çalışmasına şiddetle karşı çıkıyor.
Ben bu iki uçta da yer almak yerine, olaya daha farklı bir pencereden bakmak istiyorum. Öncelikle kadının çalışıp çalışmaması kendisini ilgilendiren bir tercih. Ama kadının çalışmasına karşı çıkan kesim şöyle diyebilir bu durumda: “Kadının kendi tercihi olsa bile, sonuçta bu tercih aileyi zayıflatıyor ve ilgisiz yuvalarda sevgi başka yerlerde arandığı için parçalanmış bireylerin ve ailelerin sayısı gittikçe artıyor.” Fakat parçalanmış ailelerin tek sebebi kadının çalışması mı? Çalışmayan, evinde çocuklarıyla ilgilenen, onlarla gün boyu birlikte olan ailelerin de çocuklarında ve ilişkilerinde çok ciddî problemler yok mu? Bu durumda ailelerde ve ilişkilerde yaşanan problemin kaynağını kadının çalışması olarak değerlendirmek, olayın boyutlarını görmek açısından son derece sağlıksız bir sonuç ortaya koyar ki, bu da çözüm yerine problemi daha da derinleştirir.

Tükendikçe tükenmemek için…
Diğer taraftan, kadının problemlerine ekonomik özgürlük çerçevesinden baktığımızda, ekonomik özgürlüğünü kazanmış, kendi ayaklarının üzerinde duran kadınların da birçok açıdan problemlerinin olduğunu söylemek mümkün. Bu kez de, hem evde, hem dışarıda çalışan kadının, rolünü yerine getirememe duygusunun ezikliğiyle ruhunun acı çektiğini ve mutsuz olduğunu görüyoruz. Çünkü toplumumuzda hâlâ kim ne derse desin, erkek ve kadın rollerinin belirli sınırlarını aşmak mümkün değil. Kocasına, çocuklarına, kendine, çevresine ve iş yerine yetmek için çırpınan kadının tükenmişlik sendromu yaşadığı bir vakıa. Ayrıca kadın da fıtraten bir müddet sonra evinde zaman geçirmek istiyor. Bu karmaşa içinde gelgitler yaşayan kadının kimlik bunalımı ve aidiyet problemi yaşadığı gerçeğini göz ardı etmek mümkün değil. Dolayısıyla yarınlara ertelenen mutlulukların, bir türlü bugünü olmuyor. Sonra tükendikçe tüketen bir kadına dönüşüyor. (Tükenmek ve tüketmek kavramı, kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişki anlamında kullanılmıştır.)

Bu evdeki kadınlar için de geçerli olan bir durum. Çünkü iki tarafın da farklı alanlarda da olsa problemi bir yerde kesişiyor. Biri evde kendini tüketiyor, diğeri de bir çok işin arasında bölünmüşlük duygusuyla kendi ruhuna ulaşamıyor.

Çözüm yine kadında…
Aslında problemlerin kaynağı bireysel duruşta ve kadının kendine bakışında yatıyor. Bu durumda da çalışıp çalışmamak ikinci planda kalıyor. Bir anlamda kadın bireysel anlamda kendine yüklediği anlamın yaşamındaki rolünü yerine getiriyor. Bu anlam ne kadar kadının kendini tanımlıyorsa, bulunduğu yer ne olursa olsun onu kendi sınırlarının içinde olması gereken yere koymayı da başarabiliyor. İşte bu nedenle kadının rollerini ve bu roller içindeki önceliklerini iyi belirlemesi gerekiyor.

Sonuçta kadın her yerde çalışıyor ve üretiyor. Evinde de, tarlasında da, iş yerinde de… Nitelik, kadının gerçekten kendini keşfetmesinde ve bunu hayata aktarmasında yatıyor.

Kadın; evlat, eş, gelin ya da anne olmadan önce bir bireydir. Zaafları, arayışları, yanlışları, doğruları, sevinçleri, üzüntüleri, kayıpları ve kazançlarıyla o da Allah’a muhatap bir kuldur. Kendi varlığını keşfetmeden de, etrafında sorumlu olduğu kişilere faydalı olması mümkün değildir. Hayattaki kendi rolünü bilirse, diğer rolleri en anlamlı yere oturtabilir. Kadının çalışması ve çalışmaması meselesinden çok önce, bu vardır. Eğer kadın birey olarak kendi varlığının bilincinde değilse, ya da rolünü tam olarak bilmiyorsa, dönüşüm olarak ne kendine, ne de etrafına faydalı olması beklenemez.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 9494
favori
like
share
as53lan Tarih: 06.11.2012 20:55
CADIKIZ VE KARDELEN e teşekkür ederim çok güzel bilgilerdi...
as53lan Tarih: 01.11.2012 21:36
gerçek hayata bakarsak kadın mutlak çalışmalıdır. neden diye soylersen kendi ayaklarının üstünde durması gerekir ki bir başkasına muhtaç olmasın.
hergün kocasından para dileneceğine kendi çalışsın da az kazanıp harcasın bu böyledir sen geri kafalı olabilirsin o başka yada düşüncen öyledi bilkmem fakat KADINLAR ÇALIŞMALIDIR.....



şimdi içinden küfür ediyo olabilirsin ama doğru söyleyeni 9 köyden atarlar çünkü kuyruk acısı ağır gelir...
as53lan Tarih: 01.11.2012 21:24
bana lütfen kadının calışmamamsı gereken yerleri ve nedenini soyleyın ve yazın münazara konusu çok ihtiyacım var lüüüüütttfeeennn :79:

sadece münazara için başka amacı yokk :14:
_G@ll@rdo_TR Tarih: 15.11.2007 10:24
kadının yeri evidir! ne çalışması ya kadın dediğin evde durur yok öyle çalışmak
mihmandar Tarih: 13.11.2007 21:09
ÇALIŞAN ve şu an itibariyle de EMEKLİ olan bir bayan olarak; çalışan bir kadın ve anne olarak yaşadıklarmda çok memnunum, herşeyi bir proğram çerçevesinde yapınca pek sorun çıkmıyor, hatta çocuklarınızla ev hanımlarından bile verimli saatler geçirebiliyorsunuz.

Kadının bekar olarak çalışmasında bir sorun yok tabi ki ama evlenince, çalışan bir hanımla evlendiğinin farkında olan bilinçli erkekler bile, hayatın maddi yükünü paylaşan eşinin ev işi ve çocuk bakımı yükünü paylaşmıyorlar. Ya da bu bilince varıncaya kadar epey zaman geçiyor umarım çalışan kadının sabır taşını çatlatmadan bunun farkına varırlar, biraz da vicdan meselesi galiba bu işler...

Tabi ki yeni nesil bu konuda çok iyi çünkü annelerinin yaşadığı sıkıntıyı eşlerini yaşamasını istemiyorlar. Eski evliliklerimiz KARI-KOCA beraberliği ama şimdiki evlilikler HAYAT ARKADAŞLIĞI beraberliği.

Tüm evliliklerin HAYAT ARKADAŞLIĞI sıcaklığında geçmesi halinde, kadının çalışmasının çok hoş etkilerinin olacağına inanıyorum. Tüm kadınların çalışsın veya çalışmasın iyi bir eğitim alıp bir meslek sahibi olmalarının artık HAYATIN OLMAZSA OLMAZI olduğuna inanıyorum.

Kamuda iyi bir işim olmasına rağmen, sadece gençlerin istihdamına katkısı olacağı için erken emekli oldum. 40-45 yaşına kadar bir şey sahibi olamadıysanız zaten bu yaştan sonra geçmiş ola. Damla damlada olsa gençler çeşme akarken doldurun.
mozkaradas Tarih: 13.11.2007 19:08
[QUOTE=CHOLATE;2216015]Bu konu siz geyik yapasiniz diye acilmamistir,caniniz geyik istiyosa geyik bolumune gidersiniz,buraya sadece gorusleriniz ve dusunzelerinizi yazarsiniz biter!!!!

CHOLATE bence biraz yavaş ol kimsenin kalbini kırma burası polemik forum'u değil
paylaşım forumu
mozkaradas Tarih: 13.11.2007 19:06
ben bir erkek olarak çalışması lazım derim
olurya birgün ayrılması gerekir yada eşine birşey olur
hiç kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde durabilir

kısaca: bence kadın çalışmalıdır ve çalışmak kadının en doğal hakkıdır.
Grace Tarih: 13.11.2007 14:52
:6:Bende özür diliyorum arkadaşım
DİDEM Tarih: 13.11.2007 14:45
[QUOTE=CHOLATE;2216015]Bu konu siz geyik yapasiniz diye acilmamistir,caniniz geyik istiyosa geyik bolumune gidersiniz,buraya sadece gorusleriniz ve dusunzelerinizi yazarsiniz biter!!!!

pardon kusura bakmayın ben kendi adıma özür diliyorum:67: