Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı'nda, erken tanının tedavide başarı şansını yükselttiği mide kanserinin, henüz moleküler aşamada tespit edilmesine yönelik çalışma başlatıldı.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hikmet Akgül, yaptığı açıklamada, DPT ve Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nın da aralarında bulunduğu kurum ve kuruluşların yanı sıra sivil toplum örgütlerinin desteğiyle Ankara'nın Mamak, Altındağ ve Yenimahalle ilçelerinde mide kanserinin erken aşamada tespitine yönelik bir pilot çalışma yürütültüğünü bildirdi.

Bu bölgelerin, yaşayanların heterojen yapısı nedeniyle ülke genelini temsil edeceği düşünülerek seçildiğini kaydeden Akgül, projenin amacının, mide kanserinin erken teşhisi ve halkın hastalık hakkında bilinçlendirilmesi olduğunu belirtti.

Akgül, “Mide kanserinin erken teşhisi aslında bunun moleküler düzeyde yakalandığı, hücresel değişikliklerin başladığı evredir. Bu da moleküler onkolojiyle ilgili laboratuvarlar kurularak mümkün olabilir” diye konuştu.

40 YAŞ SONRASI ÖNEMLİ

Mide kanserine 40 yaşından sonra daha çok rastlandığını belirten Akgül, araştırmaya katılan 40-70 yaş arasındakilere hem endoskopik hem de moleküler tetkik yapılarak erken mide kanseri oranı belirleyeceklerini, risk taşıyanlara da periyodik kontrollerini yaptırmaları için alışkanlık kazandırmaya çalışacaklarını kaydetti.
İlerleyen mide kanserinin ekonomiye yükünün 4-5 kat daha fazla olduğunu ifade eden Akgül, bu kanser türünün geç yakalanmasındaki faktörlerin şunlar olduğunu bildirdi:

-Sağlık personeli ve halkın yeterince bilgilendirilmemesi,
-Kanserin gelişme sürecine uygun sağlık alt yapısının oluşturulamaması (erken, ilerlemiş ve son aşama sürecine göre farklı altyapılar geliştirilmelidir)
-Hastalığı hazırlayan faktörlerin yeterince bilinmemesi,
-Hastalıkla ilgili bilinen olumsuz faktörlerin etkisiz hale getirilmemesi,
-Yeterli toplumsal tarama yapılmaması,
-Hastaların soy ve özgeçmişinin doğru kaydedilmemesi,
-Hastaya ve hastalığa bütüncül bakılamaması,
-Hasta-hekim diyaloğunun gerekli düzeyde kurulamaması,
-Halkın sosyo-ekonomik durumu ve yanlış inanışları.

TARAMA NASIL YAPILACAK

Projenin işleyişiyle ilgili de bilgi veren Akgül, çalışma için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı'nda kurulan kanser erken tanı ünitesine mide içi tarama yapan 3 tane “gastroskopi” cihazı alındığını bildirdi.

Burada görevli 3 uzmanın günde 30-50 kişiye tarama yaptığını kaydeden Akgül, durumu şüpheli görülenlerden biyopsi alındığını ve çıkan sonuca göre bir değerlendirme yapıldığını söyledi. Çalışma çerçevesinde bu yıl 15 bin, gelecek yıl da 10 bin kişinin taramadan geçirilmesinin planlandığını kaydeden Akgül, “Projeyle hem pilot bölgede yaşayan halk mide kanseri konusunda eğitilecek hem de bilimsel çalışmalar için baz oluşturacak veri elde edilmiş olacak. Ayrıca erken yakalanan hastaların tedavisine başlanırken, riskli kişiler de moleküler düzeyde izleme programına alınacak” diye konuştu.

Akgül, proje bittikten sonra mide kanserinin erken tanısı konusunda tüm Türkiye'de uygulanabilecek bir çalışmanın da elde edilmiş olacağını söyledi.

MİDE KANSERİNE YOL AÇAN FAKTÖRLER

Akgül, mide kanserine yol açan risk faktörlerini şöyle sıraladı:

-Mide içindeki adenomlar (mantar şeklindeki oluşumlar)
-Atrofik gastrit (gastritin ileri aşaması)
-Polipler,
-Kronik mide ülserleri,
-Pernisiöz anemi (B12 vitamini ve folik asit eksikliği sonucu oluşan anemi)
-Bağırsak hücrelerinin midede bulunması (intestinal metaplazi)
-Yanlış beslenme (Tuzlu, tütsülenmiş, dondurulmuş yiyeceklerin yanı sıra ızgarada pişirilmek suretiyle kömürleşen etleri tüketmeyi beslenme alışkanlığı haline getirmek)
-A, C ve E vitamini eksikliği,
-Daha önce bir mide ameliyatı geçirilmesi,
-A grubu kana sahip olmak,
-Genetik geçiş,
-Helikobakter pilori bulunan kişiler,
-Radyasyon,
-Aflatoksin,
-Bazı virüsler,
-Sosyo-ekonomik yaşam.

HASTALIKTAN KORUNMA

Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Akgül, mide kanserinden korunmak için beslenmeye özen gösterilmesi bol meyve ve sebze tüketilmesi, dondurulmuş gıdaların yanı sıra, nitrik bileşikler içeren turşular, tütsülenmiş, kızartılmış, yanmış ve kömürleşmiş etler, gastrit ve atrofik gastrite yol açan acılı besinlerin sürekli tüketilmemesi, hayvansal protein ve vitaminler yönünden zengin bir diyet benimsenmesi gerektiğini bildirdi. Akgül, ayrıca, tütün ve alkolden uzak durulmasını, ağrı kesici ve vitaminler gibi ilaçları sürekli kullanmaktan kaçınılmasını, metal ve çimento tozlarından uzak durulmasını, hijyen kurallarına uyulmadan saklanan nişastadan zengin gıdaları tüketmekten kaçınılmasını istedi.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 512
favori
like
share