yeni bir aşka başlamak için çok erken
ve bir paylaşıma ortak olmak için cok fazla zaman kaybetmişim..
tüm bunların anlamı olması gerekmiyor dimi yaşarken
ve saatin kaç olduğununda çok önemi yok açıkcası
hangi rengi kullanırsan kullan sen gittiginden beri koyu gri bulutlar
ve ben kaç şiir yazdım sen gittiginden beri
yarın tam bir gün olucak diye
bu karın ağrısının bu kalp krizlerinin bedenime bir zararı yok
ben aklımı kaçırmaktan korkuyorum
yokluğunda bu boşluğu doldurabilecek uyuşturucu henüz geliştirme aşamasında
şimdi sen sırf ben mutlu olayım diye başını yanımdaki yastığa koyan sen
aklında hangi adamın elleri dolasıyor
hiç bir reklamcıya ihtiyacı yoktu senin aşklarının
çünkü sen bir adam sevdiğinde bütün nehirler eskisi gibi akmazdı
çünkü sen ne zaman bir adam sevsen bu bu dünyayı kendi halinde bırakamazdım
şimdi hangi mısradan alıntı yapsam bilmiyorum hangi hayatımın parçasıydı bu
ve sen hangi zaman dilimine aittin
hangi cümlemde sen geçse geniş zamanlara akıyor nehirlerim
oysa ben sadece mişli geçmiş zamanlarımın hikayelerini yazabiliyorum
iyi geceler tatlı varlık yeniden gelebilme olasılıkların üzerine
mum yakıyorum bir kilisenin aziz bilmemnesi adına
aşık adamın dini olmazmış..çünkü bütün aşıkların tek bir tanrısı varmış..
nerde olursa olsun tanrısından tek bir dilek..tek bir düşünce..tek bir melek..
uçmayı aklımda çıkardığımdan beri senide düşünemiyorum
bu yarım yamalak dizleri sökülmüş hayatımın renkleri çamaşır suyuyla sarartılmış hayalleriyle
bir vapurun yan tarafında oturup sigara içmenin..ve seni düşünmenin..ve sana gelmenin..ve sen
ne tuhaf insan bi yerden sonra saçmalayamıyor bile
sırf yanyana gelince iyi görünüyor diye kullandığım kelimelerin hakkını nasıl öderim ben
sırf alkış sesi duyucam diye sahneye çıkıp soytarılık yapan palyaco kadar şerefli bir insanım
tum bunların bir anlamı olması gerekemiyor yaşarken dimi...
cennetin kapısını çaldım tam üç kez..ama kimse açmadı
sonra cehennemin kapısını çaldım...tam iki kez
sanırım bu yüzden..bu dunya ve sen tatlı varlık..ağırlaştırılmış muebbet cezam oldun...
birileri sataşmalı birileri laf atmalı birileri kışkırtmalı
provakatorler olmayınca eylemcilerin yaptıgı işten zevk alıcağına inanmayanlardanım ben
nasıldı o şiir
yaklaşık iki yıl oldu yazalı
tuhaf..sanki dun gece durup dururken söylemiştim bir kızın gözlerinin içine
küçültmek istemediğim için aşkımı
sana anlatmaktansa kalbimde saklamayı
bir gün ancak gözyaşlarım anlatmayı
senin icin akan yaşların bittiği anı
anlamsızlığını anladığım bu hayatı
başlamadan bitirdigim bu şiir gibi
noktalayacağım...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3318
favori
like
share
eternity Tarih: 02.03.2008 07:29
[COLOR="Sienna"]Ekranın arkasındakine...

Kimsin sen? Kelimelerini gördüğüm, cümlelerinden vurgularını tahmin etmeye çalıştığım, orda olup yazdıklarımı okuduğuna, beni anladığına, anlaştığımıza inandığım sen...

Varsın di mi? Ordasın? Konuşurken suratın nasıldır, ellerini oynatır mısın konuşurken? Ya mimiklerin? Konuşurken bakamadığım gözlerinin rengi ne? Sen de merak ediyor musun beni, yüzümün konuşurken ki halini...konuşurken gözlerine bakarım karşımdakinin, sağır değilim ama dudak okumayı severim ben...

Bilebilir misin tüm bunları?...Sanmıyorum. Peki nedir ikimizi bu denli yakınlaştıran... görmediğimde özlettiren seni? Saatlerce yazıştığım, gülmekten sandalyeden düşeceğimi hissettiğim, hayatımın en gizli yerlerini paylaştığım sen kimsin? Nedir seni bu denli özel kılan hayatımda... nedir sonuna kadar sana içimi açmama sebep...

Kelimelerce herkes güzel galiba... kelimeler zırh gibi, kelimeler sığınak... daha kolay ifade edebiliyoruz kendimizi... yüzleri görmeyince daha bir yakın, daha mı insan oluyoruz yoksa? Kelimeler zırhımızı mı yok ediyor... Hayali dostum kabul ettiğim sana kelimelerle ulaşırken daha mı açık oluyorum, ya da kavga esnasında kelimeler daha mı bir aslan kesilmeme neden oluyor? Burada olmaman ne de çok soru sormama neden oluyor kendime... kimsin sen?

Kafamdaki gibi misin? Saçlarınla oynar mısın konuşurken? Dokunur musun konuştuğun kişiye? Nedir sana bu denli güvenmeme sebep? Nereden biliyorum seni... neden tanıyor gibiyim seni kelimelerin yeterli mi seni hayatıma sokmama... özlememe... seni orda gördüğümde sevinmeme? Gideceğinde, gitme dedirten, dur daha konuşacaklarımız var dedirten ne bana? Gittiğinde ekranda kalakalmamı sağlayan ne? Neden tüm bu sorular, nedir beni buraya getiren? Çok mu cevap arıyorum, kabullensem buranın sanallığını, gerçek yaşantıma geçirmesem, gerçeklikten sanallığa geçmede görsem seni sadece, gerçek anlara sokmasam seni düşüncelerce... olmuyor, yapamıyorum... nasıl silebilirim ki seni? Saatlerimi paylaştığım sen... sevincimi paylaşmak için sabırsızlandığım, üzüntümü paylaşmak istediğim... beni güldürmenden nasıl vazgeçebilirim? Bu kadar da toz pembe mi bu dünya?.. .olmadığını sen de biliyorsun... ben de... sinirden az mı çıldırmadık, ekranı yumruklamak hiç mi geçmedi içimizden?...

... ya aşk... dedim ya kelimelerce herkes güzel, kelimelerce herkese aşık olunabilir... öyle ya da böyle, gerçek ya da sanal, kelimeler veya sözcükler... önemli olan insanların buluşması değil mi?
ve simdi son bişi..Sen Kendi ellerinden tut... Kendine Benim için bir gül ver..
eternity Tarih: 04.01.2008 18:00
bu saatten sonra gelmenin anlamı ne..

yeni bir sevdayamı baslıcas sanıyorsun..yada buna yeni dedigmis icin yeni bişimi olucak sanıyorsun oysa herkes bilir..yamalı bohcaların yamaların yenilersen bohca yeni olmas..insana dusuncesi hos geldigi icin yeni der sadece..

ne işin var burda

seni daha gecen gun kovmamısmıydım aklımdaki en ucra koselerden..hangi ulke sana sıgınma hakkı verdiki simdi militanlarını yetiştirip karasularıma saldırıyorsun..

bu yurek userinde hak iddia edicek kadar usun yasamadın sen hayatımda.. ve yeniden baslar saat calısmaya..geriye sayım cohktan tukenmiş bu ertelenmiş bosuklukların tamiri icin sunulan ek sureden ibaret..

hayat hep bir aksamolusu gibidir..aksamın o düş yorgunu kızıl ısıkları vurur insanın yuzune..ve saclarda baslar ilk yorgunluk belirtileri..once saclar kaybeder renklerini sonra gozler inandırıcılıgını ve ardından insan oluruna bırakır tum olan bitenleri..

ve sen simdi neden geldinki..ben butun esyaların yerini, duvarların renklerin deiştirdikten sonra..

soylesene kim soyledi sana yalnıs oldugumu ve kim bu hakkı sana verdi..seninle birlikte isledigmis butun filmleri attıktan sonra ne işin varki burda..yeniden yasarmıyıs sanıyorsun bunları..

yeniden şiirler yasarmıyım sanıyorsun..

arttık benim olmasanda ömrumu sana tuketmiştim ben..simdi neden geldin..

sevecegin bilseydim yalvarır sana ne olur dön derdim..dönecegin bilseydim yoluna milyonlarca gul sererdim..

simdi ne işin var burda

zamansıs geldin biras bende tam aglıyordum elimde bavulum burdan cekip gidiyordum..yanımda bana aldıgın ufak oyuncagım sorma neden diye..

sen anlamassın..son askım olucaksın..

her yohklugunda canımın yanmasından yoruldum.. geceler uzadıkca...

sana anlatamasamda..gururumu hapsettim..

sevecegin bilseydim..yalvarır sana ne olur dön derdim..

söylesene simdi sıgınıcak daha guvenli bir liman bulamadın diyemi bunca fırtına icinde bana sıgındın.. ne kadar surecek varlıgın..ve varlıgını hayatımdan cıkarınca geriye ne kalıcak bilmek istiyorum..

soylesene sen gittiginden beri tam dort yıl gecti ve ben tam kendimi yenilemişken simdi seni kim gönderdi...

azrail ne zamandır kendi işini sıradan kullara bırakıyor...
eternity Tarih: 04.01.2008 17:53
goslerindeki yaşlarını kabullenirim..
ama hüznüne dayanabilirmiyim bilmiyorum..
üzülmenin nedeni ben olmak istemiyorum..yada benim yarattıgım her hangi bir dusunce..
öyle masum ve öyle tatlısınki..
seni dusundukce ve seni hissettikce sana baglandıgmı hissediyorum ve yazdıgım her kelimede
kokun siniyor userime..
sana yazdıgım gecelerin sabahında uyandıgımda kendime sarılasım geliyor..seni dusunup..
ve yolda gorenler gulumsememe bir anlam veremiyor..
seni dusunmek bana bunları yasatırken uzulmene nasıl razı olabilirimki..
keske simdi bunları sana soyliyebilmek icin yanıda olabilseydim..

ikimizde farkındayızki bunu farkettigimiz anda nasıl birsey oldugunu biticek..ve biz diger hayatımıza devam edices..sanki hicbirsey olmamıs gibi..
sessisligine saygı duyuyorum..
benim icin anlatılması zor ama hayal edilmesi hos bir varlıksın sen..
belkide kacamak yaptıgım kıs cocugu..yada işledigim kucuk gunahlardan biri..soyledigim masum yalan..hangi yalan ne kadar masum olabilirse..
yada bir otobusun icinde gozgoze geldigim ve ardından özellikle gozgoze gelmekten kacındıgımn aklımı basımdan alan o kadın gibisin..belkide o sun.. kimin umrunda..

hic gecmesmi sozlerinden bu sonbahar..
hep bir aksamın olusu gibisin..ruhumun icine akıyorsun seni dusundukce..
ve seni dusundukce adam sanıyorum kendimi..
bu buyukluk oyunundaki basrolu istememiştim ben..
ama seni dusunmek oyle bir tutkuki her sucu ustlenebilirmişim gibi hissediyorum..
teninden asagıya suzulen her rusgar esintisi aslında nefesimin kontrol edemedigim cıglıklarıdır..
boynundan ve sırtından asagıya ve kalcaların ve bacaklarını userinden ayak bileklerine kadar..
duydugun o urperti varlıgımın varlıgına yansımasıdır..
kapat gozlerini..
dudaklarımın dudaklarında bırakacagı o tuzlu tadı anlatabilmenin bir yolu olmalı..
hangi kelimeye bu anlamı yuklemeye calıssam aslına ihanet ediyor..
ve artık hangi kelimeye seni dokundugumu yuklesem baska birsey oluyor..
bir bilsen..
bir anlatabilsem..
parmaklarımın her dokunusunda yeni bir ic savas yasatamazmıydım damarlarındaki akan kanı kışkırtıp...
her dokunusumda seni kendinden ötede bir yere savurup atamasmıydım...
aklından gecen butun hayalleri kucaklayıp...

bir ic savasa dönusmesin bu ikimizi icinde..nolur..
öyle savaslarımda esir bıraktımki bu yuregi simdi yeni bir yenilgiye ne kadar dayanabilirim bilmiyorum..
seni bırakıp gidersem eger bunu kendime nasıl acıklarım bilmiyorum..
bu kadar cohk istedigim birseyi yarım bırakmak..
eger seninle kalırsam sana sadece kelimelerimle ulasabiliyor olmam yusunden korkuyorum ..
cunku biliyorum bir gun ellerine dokunabilmek isticem..
bunu sende isteyeceksin..
ve caresizligimiz canımızı oyle yakıcakki..
belkide herhangi bir karar almayıp sadece zamana bırakmalı bu herneyse ve zaman bizi yonlendirmeli..
belkide olucaklara daha kolay dayanabilmemizi saglar kimbilir..
belkide kendimzi daha kolay kandırabiliriz..
kendime kendimi savunuyorum...
belkide senin kendine yaptıgın gibi..
bir yanım seni bu kadar arzularken diger yanım yanlıs birseyler oldugunu soyleyip duruyor..
nesin sen.?

hüznünü kelimelerimin arasına serpiştir ve bırak orda kalsınlar..
kelimlerim yukseldikce onlar eksilsinler birer birer
eternity Tarih: 04.01.2008 17:52
ve sevdanın kanadı kırıldı..
kelimelerin yamalı bohcasının dikişleri arasında kayıp gitti..
ne sair farkına vardı sevdayı yitirdignin..neden guzel kadın sairin artık aşık olmadıgını..
sen tanrının isyan etmiyeyim diye bana verdigin en guzel rüşvettin..
bunca yalan dolan arasında..
kimsesis tek basına kaldırımın kenarına oturmus tos toprak ellerini birbirine vurarak temislemeye calısan kucuk cocuk gibiyim
sanki az once o camı ben kırmamısım gibi masum..
sanki az once o kalbi ben kırmamısım gibi umarsıs..
yeni kelimelerime boyuyorum gokyuzunu..
sen tadını özledigim kadın..
öyle tuhafki..her an beni silecegini dusunerek bir umutla sana yazmaya calısmak..birseyleri..anlatmaya calısmak..
sanki bir ucurumdan kayarken tutundugum o ince gul fidanı gibisin..
biras daha tutunursam birlikte asagıya dusucez..
bırakırsam.. belki
belkide olması gereken budur..
o halde icimdeki bu kalp carpıntısının anlamı ne?
sana yazdıgım her kelimeyi anlamak zorundamısın sen..bu kadar yoğunmu yasıyorsun hayatını..bu kadar icindeyken nasıl engel olabiliyorsunki hayatına girmeme..
söylesene güzel kadın..bu gece seni hayal edicem uyumadan hemen once..ve uyuyana dek sevişicez..butun sınrıları kaldırıp..
gül yaprakları icinde
saatlerce surucek..ve en sonunda birbirimize sarılıp uyucaz..bulutların uzerindeki iki melek gibi
eternity Tarih: 04.01.2008 17:50
saat bir onbes
ustune bir onbes daha koy oldu bir bucuk
dolar euro paritesi bunu karsılamas ısrar etme
cabuk pes ediyon abi hayırdır
oysa daha yeni baslıyoduk
ustuste dorduncu ayna sarkısı dinliyorum bende de var bi sorun da hadi bakalım
bi ara üşenmessem eski şiirlerimi cover yapıp yeniden dusenliycem sonrada kanalın sitesinde yasıcam...
haklısın sol elim sarılı o yusden biras yavasım
oldu ben yolda beklesem daha iyi sanırım
demokrasi bu her durumu kendi avantajına kullanabilme durumu
care tukenmiyor kıvırabildign surece senden kıyagı yohk
insan cumartesi gecesi neden politika yapma ihtiyacı hisseder
bu normal deil dimi
nie abi busluktan bi bira alsam daha iyi deilmi
üşüdügün zaman sobanın yanına gecersin icine girmessin
abi sen gelene kadar ben kafayı bulur ayılırım arada iki şiir yasarım

minnesota
saat farkı bile 7 bucuk
birleşik devletler:p
burası da bir turlu birleşemeyen devletler sanki admlar öyle bi isim bulmuş
var dimi öle bi tip
bakınca anlıyorsun bu kesin z.buırnu cocugu
kahta neresi abi
oralı olmak icin vize istiyorlarmı
ösel bi yermi ki orası adam sıfat olarak kullanmıs
kötu bişi olsa kahtasıs mıcı derdi sanırım
vs..vs..
benim hala umudum var..isyan etsemde istedigim kadar...
inat etsem bile bırakmaslar sahibim var
seviyorlar basen soruyorlar
hayran hayran seyret ister katıl ister vasgec
güsel günler bisi bekler eyvallah dersin olur biter
boyun bküp önunde aglasam sessisce su garip gönlum affolurmu
bu fırtına durulurmu benden adam olurmu?
korkarım aşka zararım dokunurmu

kim neyi kitlediki bise simdi kitle olduk bi anda
aşıgım dedigim neşter yarasıydı...
yapma...bunu bana yapma..bir haber gonder..deki boşuna...
bunun ileri sarma dugmesi yohk dimi
saten onumusdeki yarım saatte ne olucagını biliyorum
benim merak ettigim son on bes dakikada kac kırmısı kart gorucek bu takım
Bronx birleşik devletlerde yanılmıyorsam new jerseyde bir semt adıydı
neler beklerken hayattan
kovuldun aşkın kovanından
arı toplarken balı cicek cicek
senin ruhundan her gun birsey eksilecek
---Tanrı tanımaz insanlar ŞARAP içer:!
tanıyanlar ne yapıyor?
mesela bis de ulke olarak kıbrıs rum kesimini tanımıyorus bunu icin ösel bir tepkimis varmı?
bu lafı seviyorum yaaa
don`t cry for me istanbuL
tum bu yasdıklarımın hepsini toplayıp yanyana yasınca bişeye bensiyormus
acaba iyi yazarlarda benim gibimi yapıyor parca parca böluk böluk yasıp sonra onları yontarak birleştiriyorlarmıdır
antoloji com da bi yarısma acmıs admlar istanbulla ilgili
eski bişi vardı bende gondereyim dedim
tuhaf bi burokrasi var
once siteye uye olucaksın
ondan sonra yetkili şair gibi bişi olucaksın yetkisis sair nasıl oluyosa
onu olabilmek icin iki form doldurucaksın sonrada bide kimlikl fakslıycan
ondan sonra uyeligin onaylanınca yetkili sair olup siirlerini yayınlıycan
sonra yarısmaya katılıcan:p
insanın icindeki yazma istegi varsa bile kesinlikle ölduruyorlar..
birde doldurulması gereken formları hep kategorize etmişler cevaplarını siz kendine ait birsey bulamıyorsunuz
onlar ne derse onu yapıyorunus
sonrada kalkıp turkiyenin en buyuk şiir sitesiyiz diyorlar
yasık..
neyse
işte boş insan işleri die buna deniyor sanırmı
metallica dinleyip bira icmeli..yasasın nirvana!!!
oltayı suya salmak gibi...ucunda igne olmaması kimin umrunda
balık tutmak isteyen insan gider denize acılır
halicin kıyısında beklemes bir öglen vakti
tutula tutula tutmasını ögreniyor insan balık misali...
at abi ne istiyosan onu at
bis eskiden bos ira kutularını atardık denise
boş bira kutusu
fasladan reklamın kime zararı var
bambashka bashkaLıkLar icindeyim..bir deLiyim ben önümde eğiLin...
-----senin hiç arkadaşın yokmu
bilmem hic dusunmedim
ya senin?
susamamak dogru bir teshis ama bu konusamamaktan deil konustuklarımın yetmemesinden geliyor
yada söyle söylesem kullandıgım kelimeler onlara yukledigim anlamları tasıyamıyorlar
bu ysuden basen usun ve karısık cumleler kurma ihtiyacı hissediyorum
göreceli kavramlar icin geceni bu saattinde tartısmaya girmices dimi
abi onumdeki bes yılın planını da yap oldu olucak
insanların hayatlarını yasam tarzları ve hayata bakıs acılarına gore dusundukleri farklılık tasıyabilir
buna görece denir
neyse işte
ikiside insan deilmi
erken yaşlanma felan
bosversene ben yirmi yıldır iciyorum hala on sekis gosteriyom bi abi olarak hemde
geri dortlu saglam diyorsunda forvette iş yohk
gol atamıyorsun
yanlıslıkla gol yersen direk maglup baslıyorsun
yasık
BER-FO Tarih: 30.12.2007 13:27
çok etkilendim yüreğine sağlık
eternity Tarih: 28.12.2007 11:14
kırmızı sıcak ve tatlıdır..abartıldıgı zaman acıtıcak kadar tatlıdır hemde..
kırmısıdan sonrası siyaha gider oncesi sarıya..
sıradan insanlar icin sınırlar varsa kırmızı olan sınırın bir adım ötesinde durur her zaman..
guclusun ve farkındasın..
her ne kadar bazen yoruluyor olsanda bunu dısarıya belli etmiyecek kadar gururlu olmalısın..
oysa kucuk bir kıs cocugu gibi duruyorsun..aslında sen nasıl birseysin?

yasadıgın yada hissettigin herneyse onu kelimelerle anlatmak yerine zamana bırakmalısın..
belkide yasadıgnı anlatabilecek kelimeyi henuz ogrenmemişssindir..
bu senin merak ettigin,
benim kafamdaki o kücük ama fazla düşünen kız..
bu aramızdaki paylasım..
senin duydugun gizem, belki de benim açlığım..
belkide tehlikeli bir durumdur bu..
cunku ben hala hayallerini kontrol altına alabilmiş bir adam deilim..
henuz o kadar buyumedim..


seni tanıdıgım felan yohk resmine baktım uzun uzun ve yazdıklarını okudum..
aklıma seni yansımanı yazıyorum budur yani..
goz aldatması el marifeti deilki bu..
ama var oldughunu bilmek hosuma gidiyor..
kimbilir belkide ben yazıyorum diye sen geceleri öyle dusunuyorsundur...

sendeki bu tuhaflık nerden geliyor bilmiyorum
senin resmine bakıp senden gelen satırları okudukca sislerin ardındaki o derin yeşil mavi ve siyah vadini ayrıntılarını göruyor gibiyim..
o siyah saclı kız gibisin onu dusundukce kendimi kaybettigmi hissederdim cogu zaman ve yazdıklarımı eğer bir şekilde yohketmemişşem icimdeki başka bir yaratıgın cıglıklarını duyar gibi okurum.....
eternity Tarih: 24.12.2007 18:10
kandırmayı seviyorum ben insanlarla oyunlar oynamayı..aklımın suzgecinden gecirip kelimeleri kucuk tuzaklar kurmayı ve insanların bunu gorup sasırması..eglendiriyor beni..
ne zaman bir kız cocugu aglasa bus gibi hissederim...insanlara dokunmayı severim ama tutunmayı deil..cunku tutundugun her insan agırlıgını arttırır..isyankarlık acil cıkıs kapısı yada tehlike anında camı kırın`dır..
ve hicbir ressam en gusel resmi henus cizmemiştir..bu yusden resim cizmekten vazgecemes...hayatta bunun gibi bişi..kimse en iyisni yasıyamıyor bunun icin her insan katlanıyor bunca yalnızlıga
icmek ne gusel bişi rakı gudumunde devrimcilik yapmak hayalleri..kimsesisligin verdigi acıya alıstır ruhunu..ve kendin aldanmıslıgın hazzına bırak..inandıgın yalanları sevgilini goslerindeki ısıltılarda bulucaksın....
aşkın hangi halindesin? bunun bir tanımı varmı yohksa tanım aramak yerine sadece yasamak isteyen bir tipmisin sen?
sen cizdigin resimleri bana gonder ben kelimelerimle onlara reklam metinleri yazayım.. yada sen ne dusundugunu soyle ben turkceye cevireyim sonra senin fırcandan hayaller kuralım...
basen cıkıp sokakta yuruyelim..basen sadece uyuyalım..lutfen horlamana devam et gusel kadın...

bir karsılastırma bir beklenti icin deil belkide sırf yapabileceklerimi gormek icin istiyorum bu resmi cizebilmeyi..olasılıklar her zaman olucaktır..ve bir kısır dongu gibi hep bir adım sonrası simdiki adımını atmayı engeller insanın..sınırsıs secenek sunarsan insana insan hicbirini secemez..kimin umrunda dokunalsı hos ciceklerin olması.. belki bir hayalin pesinden gitmek istiyorum parmak uclarımla dokunuyor olmam ona sarılabilme hayalime engel olamaz..bir aksamüstü olması gibisin..yazarken sana cekinmelimiyim yohksa kendimi koyverip bu mahsunluga abartmalımıyım hala karar veremedim..ve butun aksamustlerinde oldugu gibi en guzel zamanlar en farkedilmeyen anlardan ibarettir..dusunsene...batan bir gunun ısıklarına aglarken insanlar senin kollarının arasındayken gozlerimi kapamak gibi kucuk utopyalarımın olmasının kime ne zararı var.. evet baska kollar olmıyacakmı..baska tadlar almıyacakmıyım..vardır illaki..olucak..ama simdi bu guzel..aksamın bir saati suraya gelip seni okuyup belki kucuk ipuclarına dokunarak ardından gelmeye calısmak..gecenin karanlıgında parlayan cakıl tasları bırakıyorsun patikaya..ve ben yolun kenarından yurusemde..her an o yoldan cıkabilecek olsamda simdi bu tasları toplamak ve ardından yurumek guzel..kimbilir belkide bir sure sonra ekmek kırıntıları bırakıcaksın ve kaybolucak aydınlık..o zamana kadar..senden gelen ısıgın gozlerimi alıyor olması hosuma gidiyor..gecici körluklerden yorulmus olsamda..belki bu defa acılır gozlerim.. tadını cıkar.. seni orda oldugunu ve gercek oldugunu bilmeseydim simdi bunları yazacak cesareti bulamazdım kendimde...
eternity Tarih: 21.12.2007 13:05
sen gulumserken goslerini icinde gulumseyen kucuk kıs cocugunu görmemek icin kör olmak gerekir sanırım..
ve ellerin..ellerin goremiyorum ama cohk gusel eller oldugunu dusunebiliyuorum..
ben büyüdüm sanırım baya bi buyudum ama kimse sormadıki bana buyumek istermisin die..sonra bir bakmısım dudaklarım yanaklarım elma sekerinden yapıs yapıs..kazagımın koluna silmeye calıstım durmadan..olmadı...

söylesene koca bir gun ne dusunuyorsun tek basına kaldıgında.. ben surekli yeni yenilgilere alışıyorum..yorgunum yuzyıllardır yasamaktan..tarihin tum o cozulemes gibi gorunen sorunlarından uzak hissetsemde her sabah yeni bir yenilgiyle uyanıyor bedenim..
ve her zaman hissettigim o igrenc duygu sahip oldugum aklı bu beyin tasıyamıyor..oysa ben iskambil kagıtlarından evler yapmayı severdim..onlardan fal bakmayı deil..
sölesene gun boyu kendine geri donuslerin ardından kendini ne kadar sevebilrsin?
yada nasıl atlatıyorsun bu boslugu...
kendini kandırmanın yolu nedir?

omuzlarını goremiyorum ama cohk hoş omuzlar oldugunu tahmin edebiliyorum...ve en cohk duştan cıktıktan hemen sonraki ten kokunu merak ediyorum..ve sırtının tam ortasından aşagıya dogru bir gül yapragıyla inerken tuylerinin urpermesiyle tenindeki deişimleri gözlemlemek... bir resmini cizebilmem icin ayrıntılarını anlamak isterdim..ve tadını bilmek...

hoş bişi gibi gorunuyrosun burdan bakınca..sanki bir yuzme musabakasında saniyenin onda biri farklı ikinci olmus gibisin..oysa kimse senin kadar cohk haketmiyordu birinciligi..hayatında sanırım böyle gecmiş gibi simdiye kadar..ve sesini cıkarmayı sevmiyosun...sakinsin...ve sabırlı...hoş bişiye bensiyorsun burdan bakınca..aslında nesin sen gercekmisin?
söylesene kime aitsin?