En son, hangi duraktan geçmiştik ve hangi otobüse binmiştik yanyana? En son, hangi radyodan, hangi şarkıyı dinlemiştik, ben omzunda? En son, beni hangi elbisemle görmüştün? En son, ne zaman simitlerimizle çaylarımızı yudumlamıştık ve nerede? En son, ben hangi rüyadan uyanmıştım? En son, hangi yağmur ıslattı bizi ve hangi kaldırımlarda dolaştık elele? En son, ben sana hangi şiiri okumuştum? En son, biz seninle hangi oyunu oynamıştık? Okey mi, tavla mı, satranç mıydı? En son, ben sana hangi kuyrukta yer vermiştim? En son, ben ne zamam ellerini tutup, gözlerine dalmıştım?En son ben neredeydim,şimdi neredeyim? Hangi hayal beni nereye sürüklemişti? Bu soruları bana kim sorduruyor ve bu soruların en gizli öznesi, şu an nerede?

Her soru beynimde döne döne kan akıtıyor gözlerimden ve ben, baştan sona hep, sen kesiliyorum. Ben sana hala aşık oluyorum. Bu gece kapkaranlığım... Gecelerdir olduğu gibi! Sen kendini o sonsuz uykunun kollarına bıraktığından beri ben, hayallerine tutunuyorum.
Ahh! Yar ben seni özlüyorum!

Aynı duraklardan geçip, aynı otobüslere biniyorum. Kimse bana nerede ineceksin diye sormuyor ve ben de zaten müsait bir yerler aramıyorum. Aynı radyoda, aynı şarkıyı bekliyorum. Her yağmur yağışında aynı kaldırımlardan geçiyorum ve elele dolaşanlara seni anlatıyorum. En son gördüğüm rüyaya uyuyorum ve sabaha sana uyanıyorum. İki kişilik acıkıyorum ve sabahları iki simit alıp en demlisinden iki tane çay içiyorum. Okey oynayanlara senin taş çalışını ve ardından munzurca gülüşünü anlatıyorum. Kuyruklarda sana benzeyenlere yer veriyorum ama asla onların gözlerine bakmıyorum, seslerini de duymak istemiyorum. Benim gözlerim senden başka her şeye kör ve kulaklarım senin sesinin tonundan başka her şeye sağır!
Sesini özlüyorum, nefesini... Seni düşündükçe soluksuz kalıyorum. Bak ellerim titriyor, kan boşalıyor gözlerimdan ama sen, silmiyorsun.

Sen artık, kırk rekatımdan sonraki dualarım ve geceleri teveccüh isyanlarımsın! Sen, bana en gençken tabi tutulduğum en zor sınavımsın! Sen, sil sil yazdıklarımsın! Sen, Marmara'ya karşı okuduğum şiirlerimsin! Sen, söylediğim şarkıların kısık tonusun. Sen, en gençken mezara gömdüğüm bedensin! Sen artık, yalnızca hayallerimsin. Yani her şeyimsin...

Sen oralarda üşüme emi? Çünkü sen gittiğinden beri ben, iki kişilik üşüyorum buralarda...

Kanımla yazacağım adımı ve ucu ölüm bir sevdayı kucaklayacağım. Ama seni unutmayacağım... Unutamam ki unutulmaz bir duygu bendeki... Yüregini kanımla yıka...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 386
favori
like
share
Köse Tarih: 19.10.2004 06:52
cok güzel yüregine saglik
SERKANCO Tarih: 16.10.2004 10:10
gokhan agzına saglık
GaLo Tarih: 16.10.2004 10:07
sagolun tesekkurler
buelent29 Tarih: 16.10.2004 02:44
cok güzel olmus
BaharD Tarih: 14.10.2004 21:00
o güzel yüregine saglik arkadasim
cilgin Tarih: 14.10.2004 20:53