Düzenli antrenman yapan ve taktikleri iyi bilen kazanacak. Ancak kazanamazsanız hayatın sonu değil.

Unutmayın maçın sonunda yenmek de var yenilmek de... Gelecek yıl rövanşı almak elinizde...
Vatan gazetesi eğitim uzmanı, Kampus+Dershanesi'nin kurucusu Sadık Gültekin'e göre 18 Hazirandaki sınav futbol maçına benziyor. Düzenli antrenman yapan ve taktikleri iyi bilen kazanacak. Ancak kazanamazsanız hayatın sonu değil. Unutmayın maçın sonunda yenmek de var yenilmek de... Gelecek yıl rövanşı almak elinizde...

1. Yeni konu öğrenmeyin: Geriye kalan süre içerisinde panik olup yeni bir konu daha öğreneyim çabasına girmeyin. İsteseniz de artık açığınızı kapatamazsınız. Yeni konular öğrenmek yerine, öğrendiğiniz konularla ilgili pratik yapın. Testler çözerek onları pekiştirmeye çalışın ya da o konuyla ilgili eksiklerinizi, takıldığınız yerleri yeniden gözden geçirin.

2. 3-4 deneme sınavı yeterli: Geriye az süre kalınca öğrenciler paniğe kapılıp her gün bir deneme sınavı çözüyor. Sadece deneme sınavı çözerek sınav kazanılmaz. Futbolda da bu böyledir. Düzenli olarak antrenmanlar yapılır. Daha sonra arada bir hazırlık maçı yapılır. Bu yüzden günde 3-4 deneme sınavı çözme çabasına girmeyin. 18 Haziran'a kadar 3-4 deneme sınavı çözseniz bu sizin için yeterli olur.

3. Boşuna soru çözmeyin: Birinci bölümdeki sorular bitti ve ikinci bölüme geçtiniz. Yani alan sorularının yer aldığı ikinci bölüme. Eğer sayısalcıysanız Matematik 2, Fen 2 sorularını yanıtlayın. Türkçe sorularını da çözeyim bu bana artı puan getirir diye düşünmeyin. Çünkü sayısala olduğunuz için, 30 Türkçe sorusunun hepsine doğru yanıt verseniz, 30 net çıkarsanız bile bunun size getireceği puan değeri 0... Yani boşu boşuna kendi alan sorularınız dışındaki sorulan yanıtlamayın.

4. Daldan dala konmayın: Sınav sırasında hangi testten sorulan çözmeye başladıysanız, yine o bölümdeki sorularla devam edin. Türkçe testiyse, ilk önce Türkçe sorularını bitirin. 10 soruyu çözdünüz ve sorular zor geldi "Ben bir de coğrafya sorularına geçeyim bari" diye düşünmeyin. Eğer böyle davranırsanız, testler arasında dolaşıp durur, sınav sonunda hiçbir şey yapamamış olursunuz.

5. Alıştığınız gibi davranın: Okul ve dershanelerdeki deneme sınavlarında sorulan çözmeye hangi testten başlıyorsunuz? Matematik sorulanndansa yine matematik sorularından başlayın. Deneme sınavlarında Türkçe'den başlıyorsanız o zaman Türkçe sorularını öncelikli olarak tercih edin. Alıştığınız dengeyi bozmayın.

6. Sınavdan erken çıkmayın: Kağıtlarınızı vermek için acele etmeyin. Sınav süresi yani 195 dakika bitene kadar sınıftan çıkmayın. "Benim yapabileceğim bu kadar" demeyin. Yapabileceğiniz tüm sorular bittiyse, kalemi kâğıdı bırakın, 30-45 saniye gözlerinizi kapatıp, arkanıza yaslanın. Bu sizin güç toplamanıza yardımcı olur. Kalan süreyi cevaplarınızı kontrol etmek için de kullanabilirsiniz.

7. 15 saniye mola verin: İnsan ayrıntılarla uğraşır hale geldiği zaman bazen işin arasında kaybolup gider. Gözünün önündeki doğru ya da yanlışı bildiği halde görmeyebilir ya da dikkat etmez. Günlük hayat içerisinde sıkça karşılaştığımız bu durum sınav için de geçerli. İşte bu yüzden öğrenci her testin bitiminde 15-20 saniye ara vermeli. Arkasına yaslanıp, derin nefes almalı. İnanın o zaman diğer bir teste daha kolay başlarsınız ve hata yapma payınız azalır.

8. Soru kökünü okuyun: Paragraf sorularında öğrenciler ilk önce paragrafı sonra soru kökünü okuyor. Ancak bu insana zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramaz. Çünkü soruyu okuduktan sonra "Paragraf ne anlatıyordu?" diye öğrenci bir kez daha paragrafı okuyacaktır. Bunun olmaması için ilk önce soruyu, daha sonra paragrafı okuyun.

9. Koyu yazıya dikkat: "Olmalıdır?" ya da "olmamalıdır?" gibi cümle sonundaki koyu renkle yazılan kelimelere dikkat edin. Sorunun sizden ne istediğini çok iyi anlayın.

10. Cevapları kontrol edin: Soruların yanıtlarını işaretlerken, kodlamalarınızda bir hata ve kaydırma olmadığından emin olunuz. Belirli periyodlarda kodlamalarınızı kontrol ediniz. Sorulan çok dikkatli okuyup, anladıktan sonra yanıtlayın. Sorulara kendinizden yorum katmayın, soruyu hazırlayan gibi düşünmeye çalışın.

Son haftanın konusu bile soru olabilir
Geçen yıl sınava yaklaşık 1 milyon 800 bin kişi girdi. Bu yıl 1 milyon 524 bin kişi girecek. Yani 300 bin kişi daha az. Çünkü geçen sene sadece lise 1'in sonuna kadar olan yerlerden sorumlulardı. Bu sene işin rengi değişti. Bütün müfredatı kapsayacak. Lise 2 ve lise 3'te konular da dahil oldu. Lise 3'te son hafta gördükleri konulardan bile soru gelebilir. Bu ister istemez öğrencileri geri çekilmeye zorladı. Önümüzdeki yıllarda sınava girenlerin sayısı daha da azalacak. Üniversite sınavına gerçekte giren kişi sayısı 600 bin dolayında olmalı. Çünkü 7 bin lise var. Liseden mezun olup da ilk kez sınava katılacak öğrenci sayısı 554 bin dolayındadır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 663
favori
like
share
tem68 Tarih: 02.10.2008 19:47
çok güzel olmuş