Siyam Kedisi

Uzakdoğulu bu kedi türü, doğunun kendisine has büyüsünü vücudunun tüm hatlarında ve renklerinde taşımaktadır. Bir rivayete göre, Eski Mısırlılar, uzak doğu ile ticaret yaparlarken, kedinin öz vatanı olarak bilinen Mısırdan, sfenkse benzeyen kedilerini , bugün Tayland olarak tanınan Siyama götürüp krala armağan etmişler. İklim değişikliği Mısır kedisini bugünkü Siyam kedisinin egzotik görümüne büründürmüş.

Siyam kedisinin sahip olduğu, kendine has renk yapısının dışında iki özelliği daha mevcut ki bunlardan biri, kuyruğunun, adeta bir ip gibi ince, uzun ve kıvrık görünümü, diğeri de gözlerinin şaşı olmasıdır. Uzak doğuda efsane bol.Bir efsaneye göre bu özellikler şöyle izah ediliyor:

Siyamın kutsal mabetlerinden birinde, bir rahip bir çift kedi besliyor ve bir zamanlar Büyük Buda tarafından kullanılmış olan altın bir kupayı onların muhafazasına emanet ediyor. Rahip birgün ortadan kayboluyor. Sorumluluğunun bilincinde olan erkek kedi, bir süre sonra , yeni bir rahip aramaya çıkıyor ve dişi kedi büyük bir sadakatle kutsal altın kupayı *****aya devam ediyor. Kedi, kupanın başına bir kötülük gelmemesi için gözlerini dört açıyor ve kuyruğunu da kupanın etrafına doluyor. Bu bitmez tükenmez dikkatli bakışlar nihayet kedinin gözlerini şaşı ediyor, kupaya sarılı kuyruk ta uzayıp kıvrık bir hal alıyor. Erkek kedi yeni bir rahip bulup döndüğünde dişisinin yanında beş tane şaşı gözlü, uzun kıvrık kuyruklu yavru ile karşılaşıyor. Ana kedi hala aynı şekilde kupayı *****aya devam etmektedir.

Efsane ve rivayetlerde, az da olsa , bazen gerçekçi yönler de bulunabilir. Kulaktan kulağa duyulan hikayelerden, batılılar uzun zaman, Siyam kedisinin sadece Siyam Kıraliyet Sarayında beslendiğine ve bu kedinin herhangibir şekilde çalınması halinde hırsızın ölümle cezalandırılacağına inandılar. Ancak gerçek şu idi ki, Siyam kedisinin Siyamda hakikaten özel bir statüsü mevcuttu. Onu saray dışında sadece asillerin evlerinde ve kutsal tapınaklarda görmek mümkündü. Asil efendisi öldüğünde, kedi de onunla birlikte gömülüyor ancak, mezarlarda dışa açılan bazı delikler bulunduğundan kedi bir süre sonra dışarı çıkıyor ve efendisinin ruhunu taşıdığına inaniliyordu . Böylece kedi, Siyam halkının nazarında kutsallaşmış ve insanların dinsel hayatında önemli bir rol sahibi olmuştu.

Siyam kedisinin batıya ilk gelişi 1880'li yıllara rastlamaktadır. Siyam kedisini, bu kadar geç tanımış olmayı, bazı batılı araştırmacılar Siyamda kediye atfedilen bu kutsal paye yüzünden yabancılara karşı *****aya alınmış olma sebebine bağlamaktadırlar. Ancak pekçok ciddi tarihçi bu iddiayı tamamen reddetmektedirler. Her ne sebeble olursa olsun Siyam kedisi, batıya 1880'lerde ulaşmıştır. Söylentiye göre, "The King and I" müzikalinde temsil edilen Kıral Chulalongkoru, o tarihlerde Bangkokta görevli bulunan İngiliz konsolosu Mr. Edward Blencowe Gould'a, İngiltere'ye dönerken, çok müstesna bir armağan olarak bir çift Siyam kedisi vermiştir.

Siyam kedisi eski Tayland (Siyam) edebiyatında da önemli bir yer tutmaktadır. Siyam tarihinde Ayuthia devri olarak anılan (1350 - 1767) yılları arasında, muhtemelen 1500 lü yıllarda kaleme alınmış "Kedi Şiirleri" adlı bir kitap Siyam kedisini ebedileştirmektedir. Ayuthia 1347'de Prens U Thomg tarafından kurulmuş bir şehirdir, 1350'de tahta çıkan bu prens, Ayuthiayı baş şehir yapmış ve şehir de bir tarih dönemine ismini vermiştir

Vücut Yapısı

Siyam kedisinin vücut yapısına ait birkaç özelliğe tarihçesinde bahsettik. Burada daha teknik olarak Siyam Kedisini tanımlayalım:

Kısa tüylü; genelde orta boyda ,kıvrak ince yapılı ; tüyleri sık ve parlak; kafası vücuduna oranla daha da orta büyüklükte, üçgen şeklinde,burun ucundan itibaren kulaklara doğru düz hatlarla tedricen iki yanda genişleyen ve fazla tüylü yanakları bulunmayan bir çehre; uzun, düz ve kıvrımı olmayan bir buruna sahip; burnunun ucu ile aynı hizada bulunan orta boy çeneli; gözleri badem şeklinde ve yüzünün üçgen şekline uygun olarak burnuna doğru hafifçe eğri konumda; kulakları büyük, alt kısımları geniş ve uçlara doğru sivrilen ve yüzünün üçgen yapısının iki tarafta yukarı doğru uzantısı görümünde; vücudu adeleli olmakla beraber çok narin ve zarif, omuzları kalçalarından daha dar, bacakları ince uzun, pençeleri küçük ve oval şekilde; Kuyruk çok uzun,ince ve sivri bir uca sahip.

Siyam kedisinin en önemli özelliği kürkünün renkleridir. Himalaya faktörü denilen bir doğal olayın etkisi ile ,kedinin gövde rengi genelde açık tonda iken, baş kulak, ağız, burun, bacak ve kuyruk bölgelerinin uçlarına gittikçe renk yapısı önemli ölçüde koyulaşmaktadır: Bu harikulade özellik kedinin vucut ısısının farklı şekilde dağılımından kaynaklanmaktadır. Kedinin tüylerine renk veren pigmentler, vücudun en sıcak olduğu gövde kısmında fazla gelişememekte ve bu bölgedeki tüyler açık renkte kalmaktadır. Buna mukabil bacaklar, yüz, kulak, kuyruk gibi bölgelerde vücut ısısı daha düşük olduğu için, pigmentlerin etkisi daha fazla olmakta ve renk de daha koyu bir şekil almaktadır. Yeni doğmuş bir Siyam kedisi yavrusu, ana karnının sıcağından daha yeni çıktığı için tamamen açık renkte olduğu halde bir müddet sonra bacak, yüz ve kuyruk bölgesindeki renk koyulaşmaktadır.

Genelde klasik bejimsi beyaz - kahverengi tonda olan Siyam kedisinin, mavimtrak, leylakımsı, çikolata renkli türleri de mevcuttur. Bazılarında kuyruk ve baş bölgelerinde bu renklerin tekir çizgileri haline dönüştüğü görülmektedir.

Karakter Özelliği

Genelde dışa dönük ve çevresindekilerle ilgilenen bir karaktere sahiptir. İnsanlara ve diğer ev hayvanlarına karşı çok naziktir. Sevecen, canlı ve zekidir. Ancak biraz sesli ve gürültücüdür. Uyanık olduğu sürece devamlı konuşur, miyavlar ve insanları kendisi ile meşgul olmaya zorlar. Sesi tiz ve yüksek tonludur. Bazı kimseler bu sesleri rahatsız edici bulabilirler, ama pek çok kişi de kedinin bu yüksek sesli konuşkan halinden hoşlanmaktadırlar. Kedileri inceleyen bazı uzmanlar, Siyam kedisini karakter itibariyle köpeğe benzetirler. Bu çok abartılı bir iddia olmakla beraber köpeğe şahsiyet olarak en yakın olan kedi türü Siyam kedisidir.

Bakımı

Çift olarak veya birkaç kedi ile birlikte beslenmesi onu mutlu eder. Kısa tüylü vücudu çıplak elle okşanarak veya ipekli bir kumaşla silinerek muntazam bir halde tutulur. Aslında titizlik derecesinde temiz bir kedidir. Uzun kulakları belirli aralıklarla temizlenmeli, tırnakları için bir tırmalama tahtası tedarik edilmeli ve kendisine bol oyuncak verilmelidir. Ev halkı için çok hoş bir arkadaştır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2728
favori
like
share
mefef Tarih: 29.08.2008 17:11
ben kedilerden korkarım yaklaşmam belki beni yerler onlardan herşey beklenir demi?
dnz35 Tarih: 17.05.2008 02:39
çok ilginç
ilekli Tarih: 30.04.2008 22:52
ilginç bir paylaşım teşekkürler