Çok heyecanlı olduğu telefondaki nefes alışından da belli oluyordu. Kendisine teminat verdim:
"Hiç çekinme, rahat anlat. Ben herşeye alışığım. Çok şey dinledim. Hiç garipsemem anlatacağın şeyi."

Rahatladığı belliydi. Başladı ezile büzüle anlatmaya.

"Evli, bir çocuk anası bir hanımım. Ne yalan söyleyeyim, evlenmeden önceki erkeği hâlâ unutamıyorum. Onunla bir fiili yakınlığım olmadı, ama olmasını istemiş, onunla evlenmeyi arzulamıştım. Şimdi evimde çocuklarımlayım. Ama bir türlü onu aklımdan çıkaramıyor, zihnimden silemiyorum. Ne tavsiye edersiniz? âhirette olsun karşılaşmam mümkün değil mi? Bu yönde dua etsem olmaz mı?

"Bak," dedim, "artık çocuk sahibi olmuşsun. Onu unutman, şimdiki hayatında huzur bulmaya çalışman

gerek. Aklından çıkar, hayaline sokma onu. Geçip gitmiştir o günler."

"Ben de" dedi "öyle düşünüyorum, ama bir türlü aklımdan çıkaramıyorum. Çok farklı biri gibi geliyor bana."

"Bunun sebebi, onun farklı bir insan, çok özel biri oluşu değildir. Belki senin hayaline ilk giren oluşudur. Onda farklı bir özellik var sanman yanlıştır. Belki onun şimdiki beyin kadar da başarısı olmayabilir aile hayatında. Aklından çıkarman gerek."

"Bu mümkün değil, çıkaramıyorum."

"Hayır," dedim "mümkün. Ama senin zihnini meşgul eden ciddi bir olayla karşı karşıya değilsin de ondan mümkün olmaz zannediyorsun."

İlave ettim:

"Bir rahatsızlığın olsa da doktora gitsen, sana şöyle acıyan gözle bakan doktor, 'Hanımefendi geç kalmışsın ne yapayım derdine çare yok, kötü tip kansere yakalanmışsın, çok büyük bir ameliyat gerekiyor, ama yine de kurtulma ümidi gözükmüyor' dese, aklında bu adam kalır mı, zihninde ona hâlâ yer verebilir misin?

Ürperdiği belliydi. Düşünmeye başladı. Sonra:

"Allah korusun" diyebildi. Kanser korkusu hemen sarmış gibiydi kendisini...

"Bak," dedim, "beyin sana huzurlu bir hayat hazırlamış, sıkıntısı olmayan bir aile hayatı yaşıyorsun. Düşünecek başka bir sıkıntınız yokmuş ki, hâlâ seneler öncesindeki bir evlilik ihtimaline kafa takıyor, onunla huzurunu bozabiliyorsun... Bela ve musibet, ekonomik sıkıntı gibi imtihanlar başınıza çullansaydı bunları düşünmeye fırsat bulabilir miydin? Şükretme yerine şekvaya imkân olur muydu?"

"Asmaî olayını düşünmeliyiz" dedim, ve anlattım.

Cazibeli görünüşe sahip bir hanım, aksi görünüşte olan bir beyle evlenmiş. Günün birinde münasebetsiz bir adam kadına demiş ki:

"Ne şanssız hanımmışsın. senin gibi güzel biri böylesine çirkin biriyle evlenir mi hiç?"

Hanımın cevabı şöyle olmuş:

"Asıl sen münasebetsiz ve çirkin herifin biri imişsin ki bana yanlış düşünce telkin ediyorsun. Ne biliyorsun beyimin iyi bir ameli olmadığını ki, benim gibi birini Rabbim ona nasip eylemiş. Ne biliyorsun benim bir hatamın olmadığını ki, onu da bana kısmet eylemiş. Şimdi bir Müslüman olarak bana düşen, kaderin bu yazısına sabretmek, beyime düşen de şükretmek. Böylece ben sabrımla, beyim de şükrüyle mesud yaşar, dünyamızdan başka âhiretimizi de kazanmış oluruz. Oradaki saadetimiz gölgelenmez."

Telefonun öbür ucunda bir sessizlik başlamıştı. Neden sonra kulağıma gelen değerlendirmeleri dinledim:

"Ben bunları hiç düşünmemiştim. İyi ki sizi dinledim, Şimdi kendimi rahatlamış hissediyorum. Keşke bunları yazsanız da benim gibilerin kulağına küpe olsa..."

Söz verdim. Bilmem sözümü yerine getirmiş oldum mu bu?

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 426
favori
like
share
eternity Tarih: 24.12.2007 14:21
ablacım ellerine sağlık çok güzel bir konuşma olmuş
BoNcuKK Tarih: 22.12.2007 14:15
emin ol sözünü yerine getirdiginin ablacım çok güzel bi örnek
verdigin ders akıllarda bilecek şekilde
allah razı olsun
KardeLen Tarih: 10.12.2007 20:35
ALLAH cc. Razi olsun iyi bir kissa alabilen herkese.

Ellerine saglik SAHABELER.
Asiyan Tarih: 10.12.2007 10:10
çok güzeldiii teşekkürler