Tarih Boyunca Saç Kurtarma Arayışları

M.Ö. 1550: Ebers Papirüsü Kellik Formülü: Mısırlılara ait papirüslere yazılmış ilk tıp kitabında; demir, kurşun, soğan,kaymak taşı ve bal karışımının saç dökülmesini engellediği yazmaktadır.

Mısırlılar bu formule o kadar çok güvenip öylesine inanmışlar ki kullanırken görkemli ayinler yapmışlar.

1880: Dr. Scott’un Elektrikli Saç Fırçası: Bu manyetik bir saç fırçasıdır. Üstelik yalnızca saç dökülmesine karşı değil, aynı zamanda sıtma, romatizma, felç ve kabızlığın tedavisinde kullanılmaya da çalışılmıştır.

1922:Bowen’in Ham Petrolden Yapılan İlacı: Bowen’in formülü gizli tutulmuştur. Ancak kullanılan malzemelerden birinin ham petrol olduğu bilinilmektedir. Melbour üniversitesinden Dermatolog Rodney Sinclair bu ilacın son derece tehlikeli olduğunu açıklamıştır. Kaşıntılara yol açması bir yana, kansere de neden olduğu düşünülmektedir. Ayrıca saçları geri getirdiği de görülmemiştir.

1939 : Dr. Okuda’nın Saç Nakli: Saç nakline ilişkin olarak ilk bilinen ilk rapor Dr. Okuda diye bilinen bir Japon dermatolog tarafından yayınlanmıştır. Dr. Okuda’nın görüşleri batıda ancak 2. Dünya savaşından sonra dikkate alınmıştır.

1940: X-ER VAC: Kafaya sıkı sıkı oturtulan bir kask, boş bir kablo ile vakumlu bir diğer cihaza bağlanıyordu. Cihazın elektrik akımı veya basınç yoluyla kafa derisini uyarması bekleniyordu. Çeşitli şirketler çeşitli markalar altında benzer cihazlar ürettiler. Bazıları cihazın saç folikülleri içindeki saf olmayan maddeleri temizlediğini iddia ederken, bazıları da saç kılının hapis olduğu delikteki havayı emdiğini öne sürdü. Bugün konunun uzmanları bu cihazın kesinlikle kullanılmaması gerektiğini söylemektedirler.

1980:Yer Çekimi Bantları: Bir raya ters yönde asılan botları giyen insanlar yarasalar gibi yarım saat kadar baş aşağı sallanıyorlardı. Böylece kafa derisine giden kan miktarı artacağından folikül ömrünün uzayacağı öngörülüyordu. Ne var ki bu yöntemin yararına ilişkin bilimsel bir veri elde edilememiştir.

1990: elektro trico genesis: başa geçirilen bir başlık kafa derilerini pasif olarak elektriksel alan enerjisi ile yıkamaktaydı. International journal of dermatology adlı ünlü bir tıp dergisinde yer alan bir makaleye göre bu acı vermeyen ve sadece 2-3 dakika süren tedavi saçın büyümesini tetiklemekteydi. Elektriksel uyarının, kemik ve yumuşak doku yaralarının iyileşme sürecini hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak saç oluşumu tamamen farklı bir olay olduğu için bu tedavinin saçın çıkmasına fazla yararı olmamıştır.

1995:lazer terapisi: hastalar bir cihazın altına oturarak, kafalarını düşük enerjili lazer ışınları ile yıkıyorlardı. Bunun için bir haftalık seanslara 7000 dolar civarı bir ücret ödeniyordu. Amaç kafa derisini ısıtarak kan dolaşımını hızlandırmaktı.

1998:rogaine (minoxidil): amerikan gıda ve sağlık dairesinin (F.D.A.) onayladığı ilk saç dökülmesi ilacıdır. Esasında bu ilaç ta sorunu köklü olarak ortadan kaldırmaz ama gerçekten etkili bir buluştur. Kullanıldığı süre içinde saçın dökülmesini engeller. Geliştirilmiş formülüyle halen güvenilir bir tedavi olmaya devam etmektedir.


Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 455
favori
like
share
By_ergen Tarih: 18.12.2007 20:29
cok tesekkurler arkadasım
kaptan emre Tarih: 13.12.2007 14:48
tşkler