Anadolu sığla ağacı




Anadolu sığla ağacı (Liquidambar orientalis ), Altingiaceae familyasından dünyada yalnızca Türkiye'de Fethiye ve Muğla civarında yetişen endemiksığla ağacı türü. Günlük ağacı ya da akamber olarak da bilinir.
Özellikleri

Ağaç, 20 metreye kadar boylanabilir, görünüş olarak çınara benzer. Uzun ömürlü bir ağaçtır.
Yaprakları açık yeşil renkli, kenarları tırtıklıdır, sonbaharda yapraklar sarı veya bakır rengine dönüner. Çiçekler küre şeklinde, üzerleri küçük kırmızımsı çiçeklerle bezenmiştir. Çiçek olgunlaşınca dikenli kozalağa dönüşür ve grimsi-yeşil renk alır.
Ağacın kabuğunun yaralanmasıyla, özünden elde edilen bir çeşit balzam olan "Sığla yağı" özellikle parfüm sanayinde kullanılan önemli bir hammaddedir. Ağacın önemi, elde edilen bu yağdan kaynaklanmaktadır.
Eskiden Türkiye'de 20 ton dolaylarında sığla yağı elde edilirken, günümüzde ormanların azalmasıyla yılda ancak 3-4 ton sığla yağı elde edilebilmektedir. Yağa, yurtiçinden ve yurtdışından yoğun talep olmakla berbaber, yeterli miktarda üretim olmadığı için bu talep karşılanamamaktadır. 2000'li yıllarla birlikte artık parfümeri sanayinde sentetik fiksatörler kullanıldığından eskiden olan talepler azalmış ve sığla yağı üretimi 1 tona kadar düşmüştür.

ABD'de bulunan bir sığla ağacı türü Liquidambar styraciflua



Sığla yağı

Sığla yağı iyi bir antiseptiktir. Eczacılıkta, parfümeride ve ayrıca buhur olarak kilise vb. yerlerde kullanılır. Kuru yongaları çeşitli ayinlerinde tütsü olarak kullanıldığından ağaca "günlük ağacı" denir.

Tarihte

sığla yağını gemilerinden çıkarılan içi sığla yağı dolu Geçmişte Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın "aşk iksiri" ve parfüm olarak kullandığı sığla yağı, Hipokrat döneminden beri ilaç olarak da kullanılmıştır. Eski Mısırlılarmumyalama işlemleri sırasında da kullanmışlardır. Batmış Fenikeamforalar geçmişte sığla yağının Akdeniz ticaretinde önemli bir yer tuttuğunu göstermektedirler.

Eldesi

Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığla yağı elde edilir.

Bileşimi

Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
Yağ, antiseptik özelliğe sahiptir. Parazitlere karşı etkilir. Ciltte yumuşatıcı, rahatlatıcı, iltihap giderici ve yara iyi edici etkileri bulunmaktadır. Halk tarafından özellikle mide rahatsızlıklarında ve yaraların iyileştirilmesinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda temizleyici ve ter kokularını giderici olarak da kullanılır.

Kullanımı

Bu yağ, parfümeride sabitleyici (fiksatör) olarak kullanılmaktadır. Yani parfüm içersindeki güzel kokuların uçmamasını sağlar. Bu nedenle sığla yağı parfüm sanayinde önemli bir hammaddedir. Bunun yanı sıra sığla yağıyla yapılan sabunlar cilt yumuşatıcı etkiye ve güzel kokuya sahiptir.

Sonbaharda Liquidambar styraciflua türü



Dağılımı

Liquidambar cinsinin dünya üzerinde yaşayan 4 türü vardır. Türkiye'de yaşayan Anadolu sığla ağacı, özellikle Marmaris çevresi,Fethiye, Köyceğiz ve Dalaman Çayı dolaylarında endemik olarak bulunur. Isparta ve Burdur arasında da dar bir yayılışı bulunmaktadır. Türkiye'de L. orientalis, Mill. türünün iki alt türü bulunmaktadır. Bu bölgelerde eskiden ormanlar oluşturan ağaçlar, günümüzde küçük korular halinde bulunmaktadır.

Morfolojisi

Ağacın tepesi genç fertlerle dar-sivri, yaşlı olanlarda yayvan ve geniştir. Kabuk gençken çatlaksız yaşlıyken çatlaklıdır. Kabuklar gençken rengi grimsi, yaşlanınca grimsi kahverengi veya kahverengiye döner.

Sürgünler

Genç sürgünler önce yeşilimtrak, sonra kırmızımsı-kahverengi olup, incedir. Çıplak ve parlak olan sürgünler üzerindeki lentiseller küçüktür ve çıplak gözle görülebilir. Yan tomurcuklar sürgünlere çok sıralı sarmal dizilmiştir ve sürgüne az çok yatıktır. Tepe tomurcuğu yan tomurcuklardan biraz daha büyüktür. Yumurta şeklinde, elipsoid ve sivri uçlu olan tomurcuklar parlak olup pulların kenarı hafif kirpikli, kahverengi sürmeli ve çıplaktır. Pulların rengi elma yeşili-kahverengidir. Ovuşturuldukları zaman aromatik olup, üzerinde 3 adet iletim demeti izi taşır.

Liquidambar styraciflua türünde yapraklar



Yapraklar

Beş loplu ve ışınsal damarlı olan yapraklarda her bir lop genellikle ikincil olarak loplara ayrılır. Ucu küt veya sivri olan lopların sayısı ender olarak 3 veya 7'dir. Yaprakların kenarı ince ve muntazam dişlidir. Yaprak ayasının tabanında, ana damarların birleştiği yerde tüy demetleri saplanmış olup, bazı yapraklarda söz konusu tüyler yok denecek kadar azdır. Üst yüzleri tamamen çıplak ve parlak yeşildir. Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur. Erkek çiçekler kurul şeklinde ve tomurcukların üst ekseninde bulunanlar sık ve sapsız, alt tarafında bulunanlar ise daha seyrek olarak yerleşmiştir.

Liquidambar styraciflua türünde meyve



Çiçekler

Dişi çiçekler ilk oluştukları zaman renkleri yeşil olup daha sonraları kırmızımsı renk alır. Üzerleri hafif tüylü olup, meyve içinde dökülmeden kalırlar ve sertleşip odunsu bir yapı kazanırlar.

Meyveler

Meyve uzun bir sapın ucunda, aşağıya doğru sarkık olarak durur. Olgunlaştıkları zaman sertleşir, kapsüller açılır ve tohumlar dökülür. Çok küçük kanatlı olan tohumun rengi koyu kahverengidir, basık, dip tarafı yuvarlak, uç kısmı sivridir. Tohum kabuğu parlak, ince ve serttir.



kaynak:viki

Sığla (günlük) ağacı Dünya’da ender bulunan bitkilerden… Çok fazla özelliği ve yararı var. Konunun uzmanları bu özel bitkinin değerinin farkındalar. Peki ya halk? Eldeki veriler ne yazık ki doğaya karşı acımasızlığımızın bir örneğini de sığla ağacı üzerinde verdiğimizi ve bu doğa hazinesini hızlı bir şekilde yok ettiğimizi gösteriyor. Tek başına bir turizm değeri olarak da kabul edilen sığlayı Orman Yüksek Mühendisi Yavuz Ertoğlu anlattı;



“Sığla, ya da halk arasındaki söylenişiyle günlük ağacı (liquidamber orientalis) önemli bir orman ağacıdır. Bir yeşil, bir canlı, bir bitki olmanın ötesinde endemik bir tür olduğu için önemlidir (Çok dar, sadece belli bir alanda yetişen canlılara endemik canlılar diyoruz). Sığla ağacı endemik olduğu gibi relikt bir ağaçtır (Relikt: 3. zaman tersiyerden günümüze kadar kalmış, çok kıymetli artık tür).

Günümüzde sadece Anadolu, Amerika ve Çin’de doğal yayılış gösteren liquidamber cinsine ait tatksonlar, paleontik bulgulara göre jeolojik devirlerde Kuzey Amerika ve Eurasya’nın geniş bir kesiminde bulunmaktaydılar. Ancak buzul çağından sonra şimdiki yayılış yerlerine çekilmişlerdir. Bizim doğal türümüzün fosil yaprak izleri bol miktarda Ankara’nın kuzeyinde, Kızılcahamam’da tersiyer yataklarında toplanmışlardır.

Gövdesinde patolojik balzam kanalları olduğundan Latince liquidus ve Arapça amber terimlerinden yararlanılarak liquidamber adı verilmiştir.

Sığla ağacının yayılışına deniz seviyesinden en fazla 880 metre yükseklikte rastlanmıştır

Sığla ağaçları çok rutubetli yerlerde ve bataklıklarda sığ kök geliştirirler. Yamaçlarda ve kurak yerlerde ise kazık kök geliştirebilmektedirler. Gövdesi çoğunlukla

3-5 metreden sonra dallanmaya başlar. Kabuklar genç fertlerde çatlaksız, yaşlı olanlarda boyuna çatlaklıdır.

Sığla ağacının odunundan ziyade bitkide yaralanma sonucu meydana gelen ve sığla yağı denilen balzam (styrax liquidus) ve bunun tasfiye edilmesiyle elde edilen (styrax depuratus) çok kıymetlidir. Bugün haricen pomat veya yakı gibi deri hastalıklarına karşı kullanılmaktadır. Ayrıca kokuların tespitinde iyi bir fiksatördür. İyi bir antiseptik ve parazit öldürücüdür. Buhur denilen posası kiliselerde tütsü olarak yakılmaktadır.

Dünyada ve Türkiye’de sadece Güneybatı Anadolu’da bulunan (Muğla, Denizli, Isparta, Burdur, Antalya) sığla ağacı alanları 1940lı yıllarda 7 bin hektar iken son 30 yılda bin 300 hektara düşmüştür. Balzam elde etmek için ara vermeden birçok defalar yaralandığı için bozulmuş, deforme olmuş, tarla açmak için usulsüz kesimlerle alanı daraltılmış, hayvan otlamasına terk edilmiş, odunu meşeye benzediği için meşe odunlarının arasına katılarak satmak için tahrip edilmişlerdir. Sığla ağacının daha da azalıp yok olmaması için 1/25000 ölçekli amenajman planı haritalarında bırakmayıp, daha büyük ölçekli haritalar işlenmeli, mutlak koruma altına alınmalı, çeşitli popülasyonlarla alanı çoğaltılmalıdır. Çünkü iyi bir yangın emniyet şeridi vazifesi görür. Estetiktir. Dere kenarında ve şehir çıkışlarında güzel birer galeri ormanı olabilir. Bu kıymetli gözbebeği ağacımızın bir de turizm yatırımı için irtifak hakkına konu edilmemesi mutlaka sağlanmalıdır. Sığlanın kendisi doğal turizm alanıdır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 8442
favori
like
share
nuri deniz Tarih: 02.05.2010 15:10
teşekkürler
siglags Tarih: 15.05.2008 15:51
ağaç resimlerini görmek istiyorum.teşekkürler
3784751 Tarih: 13.05.2008 13:44
:79::72:GMGHSJFKS:72:
y_wuu Tarih: 29.02.2008 14:28
teşekkürler