Kurban Bayramında beslenmek ayrı bir önem taşıyor. Özellikle de yüksek tansiyon, diyabet, karaciğer, böbrek veya sindirim sisteminde rahatsızlığı olanlar ile, 60 yaş üzerindeki insanlar için...

Kurban Bayramında beslenmek ayrı bir önem taşıyor. Özellikle de yüksek tansiyon, diyabet, karaciğer, böbrek veya sindirim sisteminde rahatsızlığı olanlar ile, 60 yaş üzerindeki insanlar için... Uz. Dyt. Canan Uysal kurban bayramında sağlıklı beslenmenin reçetesini ve kronik hastalığı olanların nasıl besleneceğini SAĞLIĞINSESİ ‘ne şöyle anlatıyor:

Et ve tatlı ağırlıklı beslenmenin artması nedeniyle Kurban Bayramı'nda özellikle kolesterolü ve trigliseridi yüksek olanlar, tansiyon hastaları ve diyabetliler sağlıkları açısından risk altında bulunuyor .

Ayrıca , günlük protein tüketimlerini kısıtlayıcı diyet alan, karaciğer ve böbrek fonksiyonları bozuk olanlar, gut hastaları, şeker hastaları, sindirim sistemlerinde sorun yaşayanlar, 55-60 yaşın üstündekiler ve hatta sağlıklı olanlar dahil risk grubundaki hastalar gibi bayram günlerinde vücutlarını özel koruma altına almaları gerekiyor.

Ete dayalı yüksek proteinli beslenme ayrıca çeşitli kanser türlerine zemin hazırlamakta, kemikleri zayıflatmakta, eklem iltihabı riskini artırabilmekte, bağışıklık sistemini zayıflatabilmekte, böbrek taşı ve gut gelişebilmekte, normal vücut işleyişi bozulmaktadır.

Kendilerine özel diyet uygulayan hastalar bayramda diyetlerini bozmamalıdırlar. Sağlıklı kişiler de daha fazla kilo almamak ve yukarıda sayılan hastalıklara zemin hazırlamamak için beslenmelerine ve daha aktif olmaya önem göstermelidirler.

Kurban Bayramı’nda özellikle ani tansiyon yükselmesi, beyin kanaması, kalp krizi, inme gibi rahatsızlıkların gözlenmemesi için bu dönem boyunca, bildiğimiz geleneksel sağlıklı beslenme prensiblerine devam edilmeli, bayrama özel bazı beslenme önerileri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Bayramda Kalbinizi Koruyun

Bayramda, özellikle kurban eti veya et tüketimi artıyorsa, diğer günlük besinsel kolesterol tüketimi ( tavuk, balık, organ etleri, yumurta sarısı, yağlı süt ve ürünleri, kabuklu deniz mahsulleri vb) sınırlanmalı ve günlük kolesterol tüketimi 200-300 mg'ı geçmemelidir.

Kırmızı ve beyaz etlerin , süt ürünlerinin porsiyonları aşağı yukarı aynı miktar kolesterol içerir. Önemli olan bu besinlerin doymuş yağ içeriklerinin fazla olmaması veya doymuş yağ içeren diğer bir besinle beraber tüketilmemeleri gerektiğidir. Bu amaçla, doymuş yağ tüketiminin özellikle azaltılması gerekmektedir.

Bayramda süt ve süt ürünlerini en az yağlı olanlarından kullanın, krema, dondurma, tereyağı, hayvan derileri ve yağlı etler, katı yağlı tatlılar, kakao yağından uzak durulmaktadır. Önerilen günlük total doymuş yağ miktarı günde maksimum 15-20 gr'dır.

100 gr Kuzu eti, 7gr, dana eti 4gr , tavuk derisiz 3gr, tavuk derili 5gr, hindi 3gr, derisiz hindi eti 1.5gr, 1dilim peynir 4gr, 1 dilim keçi peyniri 6gr, 1 dilim sert eski peynirler 7gr, 1 bardak yağlı süt 5gr, yağsız süt 0.5gr doymuş yağ içerir. Bu miktarlardaki yukarıdaki besinlerin kolesterol değerleri ise 50-115 arasında değişmektedir.

Bu nedenle günlük her türlü et tüketimi 180 gr'ın üzerine çıkmamalıdır. Kırmızı et ancak haftada 2 kere tüketilmeli, bayramda et yoğunlukta beslenme düşünülüyorsa beden, bayram öncesi ve sonrası birkaç gün az miktarda kümes hayvanları ve balık yiyerek, bol sebze ve kurubaklagil,yağsız yoğurt tüketerek dinlenmeye alınmalıdır.

Hücre hasarını önlemek için trans yağ tüketimini azaltmak gerekir. Bunun için kızarmış her türlü besinden, kraker, bisküvi, kurabiyeler, kekler, patates kızartması, donuts ve margarinlerden uzak durulmalıdır..

Tekli doymamış yağlardan özellikle zeytinyağı, kanola yağı, avokado kalp sağlığı ve kolesterol için önerilmektedir. Zeytinyağı yemekler piştikten sonra kullanılmalıdır. Çoklu doymamış yağlardan tuzsuz kuruyemişler, çekirdekler, ayçiçeği yağı, susam ,soyayağı da tüketilmeli ancak miktarlar daha az tutulmalıdır.

Tuz kullanımı azaltılmalı, etler, kurban kavurması çok az tuzla ve yağ ilavesiz pişirilmeli, içeriğinde sodyum olan yapay tatlandırıcılar, koruyucu katkı maddeleri içeren hazır besinler tüketmemelidir.

Bayramda Karaciğerinizi Yormayın

Beden kimyasını asit yapan proteini yoğun ve yüksek şekerli beslenmeye karşılık alkali besin tüketimi artılmaldır. Bunu yapmanın en pratik yolu her türlü sebzeyi çiğ ve pişmiş olarak her zamankinden daha bol ve her öğünde tüketmektir.

Her öğünde, hatta öğün aralarında badem, nar, kurutulmuş şeftali, kuru incir, muz, kuru üzüm, kırmızı greyfurt, mango, papaya, elma, salatalık, portakal, ananas, yaban mersini, ekşi üzüm, dondurulmuş çilek, avokado tüketerek alkali beslenebilir, ana yemeklerde bol soğan, maydanoz, taze fasulye, mantar, çiğ ıspanak salatası, brokoli, pancar tüketilebilir.

Özellikle kaçınılması gereken asit yapan besinler; kafein, alkol, tüm unlu besinler, yeşil mercimek, mısır, yerfıstığı, pirinç, makarna, yumurta sarısı, tütün, şekerli meyve suları, ceviz, tatlı üzüm, şekerli ürünler, çikolata, yapay tatlandırıcılar, homojenize sütler, gazlı içeceklerdir.

Bunun yanında organik besin tüketimi arttırılmalı, koruyucu madde içeren hazır besinlerden uzak durmalı, turp, lahana, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası gibi fitobesinler daha çok tüketilmelidir.

C vitamini(brokoli, yeşil ve kırmızı biber, karnabahar, çilek, ıspanak, limon, taze soğan, papaya, mango, maydanoz, portakal, mandalina vb),Magnezyum(avokado, havuç, kereviz, brokoli, karnabahar, ayçekirdeği vb)Çinko (badem, sarımsak, havuç, lahana, karnabahar, ıspanak, fındık vb),Folik asit (badem, brokoli, avokado, Brüksel lahanası, lahana vb), Glutation (papaya, avokado, lahana, brüksel lahanası, karnabahar, hardal, su teresi, brokoli, şalgam, kırmızı pancar) içeren besinlere yönelmelidir.

Ağır tatlılar, doymuş yağ içen kadayıf, baklava vb tüketmemeye, bunların yerine hafif sütlü tatlıları tüketmeye özen gösterilmelidir.Güne yayarak günde 2 litre su tüketilmelidir.

Sindirim Sisteminizi Zorlamayın

Ani mide gerginliğinin tansiyon yükselmesine neden olmaması, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına fırsat vermek için günde en az 3 ana öğün, 2 ara öğün beslenmeye, öğünlerdeki besinlerin çok yüklü ve çok karışık olmamasına, çok geç saatlerde yememeye özellikle dikkat edilmelidir.

Etlerin, özellikle kurban etinin sindirim süresi uzundur. Bu nedenle kurban eti veya diğer et grupları öğünlerde miktar olarak az tüketilmeli özellikle etin fazla miktarlarda akşam geç saatlerde yenmemesi gerekmektedir. Etteki besin ögelerini korumak ve kanserojen madde oluşumunu engellemek için etlerin az suyla haşlama olarak pişirilerek tüketilmesi daha uygundur.

Az pişmiş veya ızgara yapılırken içi çiğ kalmış etlerde ve özellikle sakatatlarda bir çok mikroorganizma ve parazitler bulunabilir.Özellikle hamilelerin tam pişmemiş kırmızı et; anne, bebek sağlığında sorun yaratabilir.

Kavurma yapılırken çok fazla kuyruk yağı, tereyağı, margarin kullanılmamalı, kurban eti mümkünse en az bir gün tercihen 3 gün bekletilmeli , sonra pişirilmeli. Bu yöntem mikroorganizma ve parazitlerin barsaklarımızı bozmasını, buna bağlı ishalleri önler ve etin sindirimini kolaylaştırır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 410
favori
like
share