Tezhip Sanatı ve Tezhip Sergisi

M.NİHAT MALKOÇ

Geçenlerde Uzunsokak’tan geçerken gözüme Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi kapısında asılı bir afiş çarptı. Afişte Tezhip Sergisi’nden bahsediliyor, sanatseverler bu sergiyi gezmeye davet ediliyordu. Acele işim olmasına rağmen tezhip sergisi ilgimi çekti; alelacele merdivenlerden yukarı çıkıp sergiyi gezmeye başladım. Sergi salonuna girerken güleç yüzlü kursiyerler karşıladı beni. Kursiyerlerin tamamı kızlardan oluşuyordu. Bu durum ilgimi çekti ve kurs hocalarına sebebini sordum. Öncelikle Trabzon’da tezhip sanatına erkeklerin ilgi duymadığını söyledi. Bununla beraber tezhip kursunu verecek erkek öğretici de yoktu. Bu sebeplerle pek çok sanat dalı gibi tezhip de kızlarımızın ellerinde yaşama mücadelesi veriyor.

Bilindiği üzere tezhip geleneksel süsleme sanatlarından biridir. Bu kelime Arapçadan dilimize girmiştir. Kelime anlamı ‘altınlama, yaldızlama’ demektir. Fakat tezhip sadece altın suyuyla değil, boya ile de yapılır. Günümüzde ekseriyetle boyayla yapılmaktadır. Çünkü altınla yapılanlar çok pahalıya mal olmaktadır. Eskiden pahalı el yazması eserler altın yaldızlı olarak tezhip motifleriyle bezeniyordu. Zaten tezhip daha çok yazma kitapların sayfalarını, hat levhalarının kenarlarını süslemede kullanılmıştır. Günümüzde el yazması eserler tarihe karıştığı için tezhip sanatı da ölüm kalım mücadelesi vermektedir.

Türk kültüründe tezhip sanatı çok eskilere dayanmaktadır. Türkler’de tezhibin geçmişi Uygurlar’a kadar uzanır. İlgili kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre mani dininin Uygurlar arasında yayıldığı 9. yüzyılda tezhip sanatı da görülmeye başlanmıştır. Bu dönemde İslam ülkelerinde de tezhip yaygın bir sanattı. Anadolu’ya Selçuklular’ın getirdiği tezhip, en gelişkin dönemini Osmanlılar zamanında yaşamıştır. Yazma eserler tezhiple hayat bulmuştur.

Tezhip sanıldığı gibi masraflı bir sanat değildir. Herkes bu sanatla meşgul olabilir. Tezhipte temel malzeme altın ya da boyadır. Tezhip ustalarının verdiği bilgilere göre altın, dövülerek ince bir tabaka haline getirilmiş varak olarak kullanılır. Altın varak su içinde ezilip jelâtinle karıştırılarak belli bir kıvama getirilir. Boya ise genellikle toprak boyalardan seçilirdi. Sonraları sentetik boyalar da kullanılmıştır. Tezhip sanatıyla uğraşanlara ‘müzehhip’ denmektedir. Tezhip sanatçısı bir kâğıdın üstüne çizdiği motifi önce sert bir şimşir ya da çinko altlığın üstüne koyarak çizgileri noktalar halinde iğneyle deler. Sonra bu delikli kâğıdı uygulanacağı zeminin üstüne koyarak delikleri yapışkan bir siyah tozla doldurur. Delikli kâğıt kaldırıldığında motifin uygulanacak zemine çıktığı görülür. Bu motif iyice belirginleştirilip altınla ya da boyayla doldurularak tezhip meydana getirilir.

Trabzon Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından açılan tezhip kursuna 20 kursiyer katılmış, bunlardan bir kısmı devam etmiş, bir kısmı da bırakmıştır. Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi’nde 10 kursiyerin 150 civarındaki tezhip tablosu sergilenmiştir. Bu eserler ustaların eserlerinden kopya edilerek oluşturulmuştur. Kopya deyince olayı basite almayın. Tezhibin kopyası yeniden oluşturmak kadar zordur. Çünkü o çizgileri ve motifleri boyalarla ve çizgilerle birebir tutturmak son derece zahmetli bir iştir. Bu işle uğraşanların sabırlı olması gerekir. Zira tezhip sanatı aceleciliği asla kabul etmez; el emeği, göz nuru gerektirir.

Trabzon Halk Eğitim Merkezi sene içerisinde değişik kurslar açarak gençlerin bilgi ve beceri sahibi olmalarını sağlıyor. Bunlar arasında makine ve el nakışı, bilgisayar, muhasebe, ayakkabıcılık, trikotaj, resim-boyama, gümüş telkari, kalorifer ateşçiliği, hayvan yetiştiriciliği, giyim-mefruşat mesleki ve teknik kurslarını; okuma-yazma, avcılık, santral operatörlüğü, bağlama-org-gitar, halk oyunları, satranç, diksiyon, tiyatro, anne-çocuk eğitimi programı, yabancı dil sosyal ve kültürel kurslarını sayabiliriz. Bu kurslara katılmak son derece kolay… İsteyen ve şartları tutan herkes ücretsiz olarak bu kurslardan faydalanabiliyor.

Tezhip kursu da Trabzon Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen bir kurstu. Kurs sonunda çok hoş eserler çıktı ortaya… Demek ki istenince güzel şeyler üretilebiliyor. Kusa katılan öğrencileri, hocalarını ve onlara zemin hazırlayan Halk Eğitim Merkezi Müdürü Engin Nur’u kutluyorum. Trabzon bu gibi güzel faaliyetlerle anılmalıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1527
favori
like
share