Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.

Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler.


Beraberlik - bir ömür boyu...

Yaşlı bey huzursuzlanmış; "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.

"Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş.

"Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince.

Yaşlı adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.

Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün

onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar.

Adam buruk bir sesle "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş.


Böylesi güzel bir yazı ve buna benzer bir çok yaşanmış olay hakkında yazılar okuduğunuza eminim ama bu sabah gezerken nette çok ilgimi çekti en azından bu bölümün yani derin duygular bölümünün sadece şiir bölümü olmadığı adı üstünde derin duygular adına ne varsa yazılacak bir bölüm olduğunu gösterme adına bu konuyu açtım..


Böylesi güzel duygular yaşamanız adına saygı ve sevgilerimle..


AsPeNDoS

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 498
favori
like
share
Sylar Tarih: 28.12.2007 09:09
"Ama ben onun kim olduğunu biliyorum"..

üstüne söylenecek söz kalmamış..

İnşaallah Aspendos..
kim istemez ki böylesine sevmek ve sevilmek..