Dilimde sabah keyfiyle yeni bir ümit türküsü
Kar yağmış dağlara , bozulmamış örtüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerlerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum ,geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur , beklemesen de
Ben bir gökkuruşum sırmalı kesende
Gecesi çok süren karlar buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa seni bana
Geleceğim diyorum,takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarımı aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri saracağım ben
Yeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalarda geleceğim sana
On iki ayın birisinde,kesin takvim sorma bana
ıhlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı ,ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmur arsız
Ey benim yeni alfabemdeki kadim elif
Ne güzellik ,ne tad var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum biraz mühlet tanı bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamur çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sadığım ,sadığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamurlar çiçek Açtığı Zaman - Bahattin Karakoç

Etiketler:
BER-FO BER-FO
Üyenin Yeni Konuları
Üyenin Populer Konuları
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 314
favori
like
share
BER-FO Tarih: 02.01.2008 23:06
ZANAM UZAKLAŞTIRIYORMU SENİ BENDEN
Zaman uzaklaştırıyor mu seni benden.
Her karşılaşmamızda bir adım daha uzağa atıyor seni.
Bir adım daha kaçıyorsun benden.
Neden uzaksın neden uzaklaştırıyor zaman seni
Anlamıyorum.
Korku var gözlerinde.
Korku var yüreğinde.
Ve zamanla bir olmuşsun.
Uzaklaştırıyorsun kendini benden.
Bense zamana düşman sana küs
Korkuyla yaşatıyorsun beni içinde.
Kaçıyorsun zamanla birlikte uzaklaşıyorsun
Anlamıyorum.
Zaman uzaklaştırıyor seni benden.
Sen yardım ediyorsun zamana uzaklaşmana
Kopuyorsun benden gidiyorsun.
Biliyorum dönmeyeceksin bir daha.
Gelmeyeceksin.
Zaman savuracak seni hazan rüzgârı gibi
Birden uzaklaşacaksın dalından.
Kopacaksın savrulacaksın esen rüzgârla.
Zamana yoldaş olacaksın farkında olacaksın
Benden uzaklaştığının.
Ve teslim olacaksın
Kendi kendini uzaklaştırıyorsun benden
Anlamıyorum.
Neden uzaksın neden uzaklaştırıyorsun kendini
Sevemez misin sevemez mi insan uzaktan anlıyorum.
Sevmek yasak sana sevmek ağır ceza.
Zaman uzaklaştırıyor seni benden sen kaçıyorsun zamanla.
Hazan rüzgârlarıyla kayboluyorsun.
Olduğun yerden bin mil öteye gidiyorsun uzaklaşıyorsun.
Anlıyorum.
Yasağız biz birbirimize
Anlıyorum imkansız bu sevgi gönlümüze.
alıntı
BER-FO Tarih: 30.12.2007 14:04
TAHİR İLE ZÜHRE

Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
yani yürekte....
Mesela bir barikatta döğüşerek
Mesela Kuzey Kutbu'nu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil..



Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istersen dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil...

Nazım Hikmet Ran
BER-FO Tarih: 30.12.2007 14:02
BEKLENEN


Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?


.....................
NECİP FAZIL KISAKÜREK
BER-FO Tarih: 30.12.2007 14:02
IHLAMURLAR çİçEK AçTIĞI ZAMAN II

Bilirsin ki burda değilim artık
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Gelir benim yüreğimde toplanır,
Dağların üstünden sıyrılan duman.
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.
Can evime bakışların saplanır;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
Senden gayrısına bakmam mümkün mü;
Gözlerimi esir alan dağlardan.
Kapımı üç defa çalan postacı
“Adresinde yok! ” Diye notlar düşer,
Eski adresimde bir hüzün eser;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Eski adresimse kurumuş bir gül,
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
Yaba yaba yelde savrulur gönül,
Firkatli turnalar geçer uzaktan.
Dalgınlığım debimetre tanımaz,
Başım çarpar bir gemi bordasına
Düşerim bir girdabın ortasına
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Birden bezeklenir sevda haritam,
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman…
Lâleler toplarım ben tutam tutam,
Bizim için çalar kıvrak bir keman.
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
Aşka ışık dokur kuşların sesi.
Seninle hep aynı yerde oluruz;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır alnıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burda değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Papatyada çiy damlası… Buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param parçayım.
Bir gün Emirgân’dayım, bir Kanlıca’da,
üsküdar’da, Beykoz’da, çamlıca’da.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu deli yürek?
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Bahattin KARAKOç