Yunanlılar - Şehir Planlama
Celal Erdoğdu / 2003
İTÜ - Mimarlık


İçindekiler:
DEVLET YÖNETİMİ
ŞEHİRCİLİĞİ VE MİMARİSİ
YUNAN FELSEFESİ
YUNAN’A AİT EK BİLGİLER
ATİNA
AGORA
AKROPOLİS
**********************


• Birçok imparatorluğa oranla çok küçük bir alanda kurulmuştur.
• Bu bölgenin sadece %25’ I ekilebilir nitelikteydi.
• Uygarlık doruk noktasında bile nüfusu 2 Milyon’u aşmamıştır.
• Denizle iç içe yaşayan Yunanlılar, çevre ülkelerde pek çok KOLONİ oluşturdular.
• Uygarlık M.Ö.400’de kültür yönünden en yüksek düzeye ulaşmıştır.
• Merkezi ATİNA’idi.
• Bu uygarlıkta, devlete yönetimi, felsefe ve mimarlık gibi pek çok alanda yeni buluşlar yapıldı.
• Her artık yılda bir yapılan OLİMPİYAT OYUNLARI 1200 yıl kadar önce Yunanistan’da başlamıştır.
• Uygarlık bir köle toplumun düzeni üzerinde kurulmuştu.
• Edinilen zenginlikleri sonucunda toprak ilhakı yerine ticari etkinlikleri tercih etmişlerdir.
• Yunanca konuşan halkların ve kültürlerinin Ege’de kesin egemenlik sağladığı dönem İ.Ö.1000 yıllarına isabet eder.


DEVLET YÖNETİMİ


• M.Ö.1000 yıllarında, DOR adlı ve Yunanca konuşan kavimler, Balkanlardan güneylere inerek YUNAN YARIMADASI'’a girerler. Buradaki site devletlerini M.Ö.600 yılına kadar egemenlikleri altına aldılar.
• Dorlar demirden yapılmış silah, alet ve araçlar kullanıyorlardı. Demir aletlerin kullanılmasıyla tarımda artık ürün arttı, nüfus çoğaldı. Dor soyluları en iyi toprakları (verimli) kendilerine ayırdılar. Bir OTOKRASİ kurarak kendi görüşlerine uygun adalet anlayışını getirdiler. Zamanla elde edilen ürünler artan nüfusa yetmeyince göçler çoğaldı.
• Birçok site devletlerinde halk ayaklandı Dorlar’ın yerine ünlü liderleri getirdi. Yunanlılar bu ünlü liderlerine TİRAN (EFENDİ) adını verdiler. Fakat daha sonra bu tiranlar kendi çıkarlarını gözetmeye başladılar. Tiran sözcüğü zamanla “ZALİM” anlamında kullanılmaya başlandı.
• M.Ö.5002de peşpeşe çıkan ayaklanmalar çıktı, site devletleri tiranları devirdi, kendilerine yeni yöneticiler buldu.
• Başkenti ATİNA olan (ATTİKA) sınırlı bir DEMOKRASİ kuruldu.
• M.Ö.450-320 yılları arasında Yunanistan, devlet biçimlerinin tartışıldığı bir dönemdi. PLATON “DEVLET” adlı kiatbında ideal saydığı devletin yapısını açıklamaya çalışmıştır.
• M.Ö.621’de DRAKON, Atina’da birtakım yasalar hazırladı. Bu kanunlar çok acımasız cezaları kapsıyordu. Bu yasalardan halk hoşlanmadı. Atinalı bir hukukçu olan SOLON’a yasa hazırlama yetkisi verildi. SOLON varlıklı ve yoksulları ayırmayan bir kanun hazırladı. YURTTAŞ denen (anne ve babası Atinalı olanlar) kesime oy hakkı tanıyarak Demokrasi’nin temelini attı. Atina’da demokrasi M.Ö.458-445 yıllarında PERİKLES’in önderliğinde “ALTIN ÇAĞI” ‘nı yaşadı.

• Atina’da iki siyasal kurum vardı:
1-Beşyüzler Meclisi
2-Eglezya
1. BEŞYÜZLER MECLİSİ:
30 yaşını bitirmiş ve halkın bir yıl için Kur’ a ile seçtiği yurttaşlar kuruluydu. Yürütme organı niteliğindeydi.
2. EGLEZYA:
Halk Meclisi. 20 yaşını doldurmuş yurttaşlardan oluşuyordu. Yüm yurttaşları kapsıyordu. Halk Meclisi, sitenin AGORA denilen alanda yılın her 35 veya 36 gününde bir kaz toplanır; savaş ilanı,barış akdi, iç ve dış politikanın belirlenmesi ve kanunların yapılması gibi temel egemenlik haklarını kullanırdı. Yasama meclisi niteliğindeydi.


ŞEHİRCİLİĞİ VE MİMARİSİ

• Mimarlıkta yeni bir stile öncülük ettiler. Bu yeni stilin en ilginç örneği Atina Akropolündeki PARTHENON’dur.
• Babillerden farkları, Yunanlılar yapılarında kemer kullanmazlardı.
• Yunan sanatçıları aynı zamanda iki boyutlu sanatta önemli gelişmeler sağlamışlardır. (özellikle vazo ve AMFORA’ larda görülür. Amfora: İki kulplu, karnı geniş testi)
• M.Ö.600 yıllarındaki Yunan mimarisine KLASİK adı verilir. Bu mimaride yivli sütunlar belirginleşir. Bu sütunlar üç şekildedir:
1. DOR NİZAMI: En eski ve en sade olanı. Bu nizamda sütunlar aşağı doğru kalınlaşır. Sütun başlıkları düzdür.
2. İYON NİZAMI: Sütunlar daha ince ve zariftir. Başlılar süslüdür.
3. KORİNT NİZAMI: İyon nizamının gelişmişidir. Sütunlar daha fazla işlemelidir.
• EV YAPISI: Çoğu taştan ya da güneşte kurutulmuş tuğlalardan yapılmış, penceresiz duvarlarla çevrili evlerdi.

Her odanın iç avluya açılan bir kapısı vardı.
Kırsal bölgelerde evler ve çiftlikler taş duvarlarla çevriliyordu.

Isınmak için odun kömürü kullanılıyordu.
• Mimarlıkta Ege’ nin doğu kıyılarında İON düzeninin, batı kıyılarında da DOR düzenin belirmesi, felsefede İonya’ nın, özellikle de Miletos’ un öne çıkarak ilk ilke aratışının önem kazanması oluşturur.
• Toplumsal açıdan en büyük gelişme kentsel yaşamın yaygınlaşması ve YUNAN KENT DEVLETİ’ nin temel siyasal birim olarak biçimlenmesidir.
• Dönemin hemen başında KİMON’ un ATİNA’ da giriştiği imar çalışmalarını yürüten mimarların adları, bugün bilinmemektedir, ama bu yapılar Yunan sanatında anıtsal resmin ilk örneklerini barındırır. Arkaik dönemde arkaik simetri önem kazanmıştır. (İ.Ö.750-500)
• Yunan sanatı mimarlıkta ve özellikle heykelde öylesine şaheserler yarattı ki, Batı’nın etkilenmemesi olanaksızdı. Özellikle Rönesans’ ta, Yunan sanatının etkisi kesindir. Bu Yunan sanatında, soyluluk, ahenk ve denge vardı.
• Yunanlılar çok büyük bayındırlık işleri yapmamışlardır. Bu en parlak dönemlerinde de böyleydi. Taş bir tapınak dikmek, onlar için devasa bir projeydi. 6.yy’ daki büyük tapınaklar, Yunanlılar için bize olduğundan daha da etkileyici geliyordu.
• Şehirler kötü zamanlarda yükseklerdeki kayalı sığınaklara, barış zamanında ise aşağıdaki, cazip ticaret konumu olan bölgelere birbiri ardından taşınmışlardır. Bu hareket daha çok GİRİT’ te görülürdü.
• Modern şehirlerin, antik şehirlerin üzerinde gelişmesi her zaman bir devamlılık veya rastlantı sorunu değildir.
• Şu anda üzerinde bir köy bile bulunmayan antik şehirler olduğu gibi, Eleia bölgesindeki Argos gibi hiç eski şehirlerin üzerlerine kurulmayanlar da vardır.
• Antik dönemde, MİKEN ve KLASİK YUNAN yerleşimleri arasında bazı hallerde benzer ilişkilerin varolduğu gözlenmektedir.
• Yunan yol yapısını aynı dönemdeki Britanya, Fransa, Roma gibi ülkelerin ihtişamına ulaşamadı.
• MEZAR YAPILARI:
Arı kovanı benzeri kubbeli kendi tipik mezarlarını geliştirmişlerdi. Duvarları kalındı. Biçimi kerpiç mimariyi anımsatıyordu. 13 metre genişlikleri ve uzun ön avlulu dairesel biçimleriyle, şüphsiz o zamanki evlerinin biçimine uygun taklitleriydi.


YUNAN FELSEFESİ

• Yunan felsefesinin soruları neydi?
1-Doğanın nereden geldiği, varlıkların nereden ve nasıl türediği.
2-Sokrates’le beraber “insan nedir?” sorusu.
3-Stoacılık ve Epikürcülükle beraber “erdemli yaşam nedir?” “insanın mutluluğu nerededir?”
4-Yeni bir dinle “Hristiyanlıkla karşı karşıya olan felsefe”
• M.Ö. 450-320 yılları arasında Yunanistan, devlet biçimlerinin ve felsefenini her yönüyletartışıldığı bir yerdi. Filozoflar ve felsefe okulları bu dönemde çok önem kazandı. En önemli felsefe okulunu Sokrates yönetiyordu. Sokrates öğrencilerini açık havada topluyor; öğretimini hiçbir şey yazdırmadan, karşılıklı soru ve cevaplarla sürdürüyordu.
• Yazdığı DEVLET adlı kitapta, kendince ideal saydığı bir devletin yapısını açıklamaya çalışan PLATON’ du.
• SOKRATES’in öğrencisi PLATON’dur.
• PLATON’un öğrencisi ARİSTOTELES’tir.
• ARİSTOTELES’in öğrencisi BÜYÜK İSKENDER’dir.
• ARİSTOTELES yazdığı POLİTİKA adlı kitapta devlet yönetiminin bilimsel arştırmasını yapmıştır.
• Felsefe konuları çağın önemli sorunlarıyla doğrudan çok az ilgili olmakla beraber o dönem filozofları insan düşününe geniş ölçüde katkıda bulunmuşlardır.
• Filozofların düşünme yöntemleri onları bir ölçüde gerçeklerden uzaklaştıryordu. Atina siyasal hataları nedeniyle hızla çökerken filozoflar güzel konuşma sanatının örneklerini veriyordu.
• Yunan felsefesi, klasik sıralamaya göre İ.Ö.600 yıllarında ilk düşünür sayılan THALES’le başlar. (THALES, Miletli’dir.)
• ARİSTOTELES’e göre ilk filozof İ.Ö.X. yüzyılda yaşadığı sanılan HOMEROS’tur.
• Felsefe, insan aklıyla dinsel inançların kavgasından doğdu.
• THALES (Anadolu Yunanlıları okulunun ilk düşünürü), İ.Ö.600 yıllarında şu fikri savundu. Herşeyin temeli su idi. Herşey suda çıkmıştı, herşey suyun değişik biçimlerindeydi.
• Herakleitos’a göre varlık birşey değildir, oluş herşeydir. Evren yaratmayla yokolmanın sonsuza kadar birbirini kovalamasıdır.

• Akımlar:
1. Aristoculuk,
2. Sokratescilik,
3. Platonculuk,
4. Herakleitosculuk,
5. Pitagorasçılık,
6. Pironculuk,
7. Pilotinosçuluk,
8. Stoacılık,
9. Epikurosçuluk,
10. Hazcılık,
11. Bilgicilik,
12. Tropos Öğretisi,
13. Elea Okulu,
14. Milet Okulu,
en önemlileriydi.


YUNAN’A AİT EK BİLGİLER

ATİNA

M.Ö.1000’ de kurulmuş ve M.Ö.2000’ de en parlak dönemini yaşamıştır. Göçlerin sürekliliği, kanalların tıkanması, çöp sorunu, kuşların çevreyi kirlertmesi gibisorunların artması nedeniyle çözüm aranmaya başlamıştır. Sorunların tartışılması için toplanıldığında ATİNA’ nın en büyük meydanının sadece 5000 kişi aldığı farkedilmiştir. Bu sebeple nüfusun 5000 kişi olmasına karar verilmiştir.

AGORA

Şehrin merkezindedir. İnsanların toplandığı yerdir. Ticaret alanın oluşturur. Yükleme boşaltma işlemleri önemli olduğundan limana yakın bir yer seçilir.

AKROPOLİS

Çok tanrılı din ortamında tanrıların toplandığı yerdir. Şehri simgelemesi açısından herkesin görebileceği yüksek bir yere kurulur. Şehrin meclisi ve idari merkez bu binaların çevresindedir. Akropol genelde müstahkem tepelere kurulurdu. Bu tepelere kurulurdu. Bu tepelerde genellikle bir ana tapınak ve başka kutsal yapılar bulunurdu. En ünlü AKROPOL “PARTHENON” tapınağının bulunduğu Atina Akropolü’dür.
• Bunlardan hareketle böylece şehirde iki merkez oluyor. Bunların çevresinde de konutlar yer almaktadır. Halk sınıflara ayrılmıştır. Mahallelerin soylu ve halk olmak üzere iki ayrı tiptedir.
• Ulaşım insan gücüne dayalıdır. Taş döşemeli atlı araba yolları vardır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 2688
favori
like
share