3–4 nöbetindeydim nöbeti devrettikten sonra karargâhın önünde rastladım ona bir köşeye çökmüş efkârlı efkârlı sigarısını içiyordu. Bayram onbaşı derlerdi içine kapanıktı, kimseyi kırmazdı, herkesle konuşmazdı, açmazdı derdini, beni gördüğünde tebessüm ederdi bildiğim kadarıyla evliymiş de. Yanına sokuldum bir sigarada ben çıkardım paketimden malum asker sigarası samsun elinde yanmakta olan sigaranın ateşiyle tutturdum sigaramı.
—Evet dedim ne eveti dedi.
—Yarın bayram onbaşım ilk kez bu bayram ailemle beraber olamayacağım anamın, babamın ellerinden öpemeyeceğim o gün bizim ev dolar taşar ablamlar, ağabeyimler, yeğenler sıcacık bir bayramlaşma hepsi burnumda tütüyorlar name name.
Birden doldum bir iki damla gözyaşı aktı gözlerimden sigaramdan derin bir nefes daha çektim.
—Ya senin onbaşım senin bekleyenlerin yok mu? Dedim
—Olmaz mı? Elbet benimde sevenlerimde olduğu gibi sevdiklerimde var dedi gene tebessüm etti.
—Bayram günü evde olmak vardı ya dedi anlatmaktan kaçındı.
—Anlatsana dedim.
—ilk anamı özledim bilirim ki cennet anaların ayakları altındadır. Anamın yeri başka bende. Ben öksüz büyüdüm baba sevgisi nedir bilmedim anam hem analık hem babalık yaptı. Kapanmayan bir yaradır içimde 3 ay önce bir oğlum oldu fotoğrafını göndermişler sabaha kadar öptüm, kokladım tek derdim onu babasız koymamak.
Son bir nefes daha çekti sigarasından ve attı. Öyle derin çektikti anlamı büyüktü çekerken sigaranın isli dumanını içine özlemlerinide çekiyordu apaçık gözlerinden belliydi.
—Hadi kalk git dedi asker nöbet yorgunusun git yat dedi
Ertesi gün gece saat 02.30 suları koğuşta yatarken alel acele kalkıp giyinmemiz istedi anladım ki operasyon zamanıydı. Karargâhtan zırhlı ciplere bindik 30 dakikalık yolculuktan sonra bizi indirdi.
2 kişilik örgüt terör örgüt üyesi görülmüştü. Operasyona başlama emri verildi. Büyük bir dağa çıkıyorduk saatime en son baktığımda 03.45 di hava hayli soğuktu. Tırmanmaya başladık bir bir temkinli bir biçimde sarmaladık dağın çevresini
Bir süre sonra
Yanıma batığım da Bayram onbaşıyla bizim koğuştan Aliş vardı. Kafamı daha çevirmemiştim ki tek el silah sesi duyuldu çatışma başlamıştı mermiler yıldız gibi yağıyordu üstümüze ve soğuktu mermi sesleri. Bir an bir ah! Sesi işittim. Bayram onbaşının elini koynunda buldum yanına yaklaştım dayan dedim bayram onbaşı seni hastaneye yetiştireceğim dedim üşüyorum dedi sırtımdaki ceketi çıkardım üstüne örttüm böyle durumlarda yaralı konuşturulmaydı. Konuşmaya başladım o panikle:
—Sakın bırakma kendini dedim. Düşün birkaç saat kaldı biraz sonra bayram. Hatırladın mı dün gece konuştuklarımızı ben evliyim demiştin 3 aylık oğlum var dedin, sevdiklerim var, sevenler var, sakın bırakma babasız oğlunu, boynunu bükme sevenlerinin, biraz daha dayan gözlerim dayanamıyordu içten içe yiyordum kendimi ellerini sıkıca tuttum elimi sıkmasını istedim silahı hala elindeydi almak istedim vermedi. Göz göze geldik anlamıştım zaman ayrılık zamanıydı ağzından şu kelimeler döküldü.
—Bana bir şey olursa: cüzdanımda ailemin telefon numarası ve birde mektup var ailemi ara mektubu postaya ver ailem sana emanettir bu sana vasiyetimdir.
—Hayır, hayır ölmeyeceksin, daha çok günlerimiz olacak, oğluna kim balık tutmayı öğretecek kim başını okşayacak, kim elinden tutup lunaparka götürecek hayır hayır izin vermem onbaşım az daha sık dişini.

Etiketler:
emrecan59 emrecan59
Üyenin Yeni Konuları
Üyenin Populer Konuları
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 498
favori
like
share
chloe Tarih: 15.01.2008 13:36
paylaşım için sağ ol
@n@cond@_(srs) Tarih: 15.01.2008 12:07
ii ama ben bu bölümün fıkralar oldugunu zannediodum bu konuda gülünecek bişey bulamıyorum
GaNgSTeRs PaRaDiSe Tarih: 15.01.2008 11:58
Hocam çok dokunaklı geldi bana Yüreğine sağlık ...

Bu gerçek bir olaysa eğer devamınıda okumak isterdim !