İşte Leverkusen

Bundesliga'da geçtiğimiz sezonu 5. sırada bitirerek UEFA Kupası'na katılmaya hak kazanan Michael Skibbe'nin öğrencileri, UEFA Kupası 3. Tur’da temsilcimiz Galatasaray ile Ali Sami Yen Stadı'nda zorlu bir maça çıkacak. Bu aynı zamanda Türkiye’nin ‘Aslanı' ile Almanya’ın ‘Aslanı’nın kapışması olacak. Özellikle 13 Şubat 2008 tarihinde Ali Sami Yen Stadı’nda oynanacak ilk maç sarı-kırmızılı ekip açısından hayati değer taşıyor. Bu maçın rövanşı ise 21 Şubat 2008’de BayArena’da oynanacak. Bu kritik maçlar öncesinde, Bayer Leverkusen’i mercek altına almak istedik...


BİR ASIRLIK KULÜP

1 Temmuz 1904 yılında işçilerinin talebini değerlendiren ünlü ilaç firması Bayer tarafından kurulan Bayer Leverkusen, 31 Mayıs 1907 tarihinden itibaren futbol dalında faaliyet göstermeye başladı. Almanya'da 1963 yılında kurulan ve Bundesliga adı verilen 1. lige ilk kez 1968 yılında yükselmeyi başaran Bayer Leverkusen, daha sonraki yıllarda ikinci lige düştü. 1979 yılında yeniden 1. lige çıkan ve Bundesliga'da hiç şampiyonluğu bulunmayan Leverkusen; 1997, 1999, 2000 ve 2002 yıllarında 4 kez lig ikincisi oldu.

1993 yılında Alman Futbol Federasyonu (DFB) Kupası'nı kazanan Bayer, daha sonraki yıllarda kötü oyunuyla 1995/1996 yılı sezonunda küme düşmekten kurtulduktan sadece 1 yıl sonra şampiyonluğa çok yaklaştı. Fenerbahçe'nin ve Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Christoph Daum'un teknik direktörlüğünde zirve mücadelesi veren Leverkusen, Bayern Münih’in ardından ikincilikle yetinmek zorunda kaldı. Milli futbolcu Yıldıray Baştürk'ün de bir dönem oynadığı Leverkusen takımı, 2002 yılında da Almanya Kupası karşılaşmalarında ikinci oldu.

Ancak Bayer Leverkusen asıl başarısını Avrupa kupalarında yakaladı. Bayer, UEFA Kupası'nı 1987/1988 sezonunda İspanyol ekibi Espanyol’u finalde mağlup ederek kazandı. Şampiyonlar Ligi'nde ise 2001-2002 sezonunda İspanyol Deportivo de La Coruna, İngiliz Arsenal ve İtalyan ekibi Juventus’un bulunduğu D grubunu lider tamamladı. Çeyrek finalde İngilizlerin güçlü ekibi Liverpool ile karşılaştılar. İlk maçta 1-0 mağlup olan Leverkusen rövanş maçını 4-2’lik skorla kazandı ve yarı finale yükseldi. Yarı finalde ise başka bir İngiliz takımı Manchester United’ı eleyen Leverkusen finalde Real Madrid’in rakibi oldu. 52 bin seyircinin statta, milyonların ise ekran başında izlediği maçta Real Madrid Leverkusen’i 2-1’lik skorla mağlup etmiş ve kupayı müzesine götürmüştü.




Geçtiğimiz sezonu 5. sırada tamamlayarak UEFA Kupası’na katılmaya hak kazanan Leverkusen, sezon başında Vratislav Gresko’yu (Nürnberg), Ricardo Faty’yi (Roma), Manuel Friedrich’i (Mainz), Hans Sarpei’yi (Wolfsburg), Lukas Sinkiewicz’i (Köln), Arturo Vidal’i (Colo Colo) transfer etti.

Buna karşın sezon başında takımdan Juan (Roma), Athirson, Marko Babic, Hans- Jörg Butt, Ahmed Madouni (Serbest), Fredrik Stenman (Groningen), Andrej Voronin (Liverpool), Alexander Meyer (Duisburg), Pierre De Wit (Osnabrück) ayrıldı. Bayer Leverkusen maçlarını 22 bin 500 kişi kapasiteli BayArena Stadı’nda oynuyor. Taraftar takımını sürekli destekliyor ve müthiş bir baskı oluşturuyor.


Leverkusen-Duisburg maçının özeti için tıklayın

Hertha Berlin-Leverkusen maçının özeti için tıklayın

Leverkusen-Dortmund maçının özeti için tıklayın

TÜRK TAKIMLARI VE LEVERKUSEN

Bayer Leverkusen, Avrupa kupalarında bugüne kadar Türk takımlarıyla iki kez eşleşti. Alman ekip 2001-2002 sezonunda Mustafa Denizli'nin çalıştırdığı Fenerbahçe'yi 2-1'lik skorla mağlup etmişti. Bu maçta Leverkusen'e galibiyeti getiren goller Bernd Shcneider ve Ulf Kirsten'den gelmiş, sarı-lacivertlilerin tek golünü Oktay Derelioğlu kaydetmişti. Rövanş maçında ise yine aynı skorla gülen taraf Alman ekibi oldu. Leverkusen, geçtiğimiz sezon ise Jean Tigana yönetimindeki Beşiktaş'ı UEFA Kupası B grubu son maçında 2-1'lik skorla yenmiş ve siyah-beyazlı ekip UEFA Kupası’ndan elenmişti.

BOL GOL ATIYORLAR, BİR O KADAR DA YİYORLAR

Galatasaray ile 3. Tur’da eşleşen Bayer Leverkusen, eleme grubunda başarılı bir performans sergiledi. Alman ekibi, Spartak Moskova, Zurih, Sparta Prag ve Toulouse'un bulunduğu (E) grubunu 9 puanla lider olarak tamamlayıp tur atladı. (E) grubundaki ilk maçında Fransız temsilcisi Toulouse'u 1-0'lık skorla geçen Leverkusen, ikinci maçında ise Rus ekibi Spartak Moskova'ya 2-1 mağlup oldu.

Gruptaki üçüncü maçını ‘bay’ geçen 'Almanların Aslanı', 4. maçında Sparta Prag'ı 1-0'lık skorla yendi. Son maçında ise İsviçre temsilcisi Zurich'i deplasmanda 5-0 gibi farklı bir skorla mağlup eden Leverkusen, bir üst turda Galatasaray'ın rakibi oldu. Leverkusen, UEFA Kupası'nda oynadığı 4 maçta 8 gol atıp 2 gol yedi. Bundesliga'da ligin ilk yarısını 36 puanlı lider Bayern Münih'in 6 puan gerisinde 4. sırada tamamlayan Leverkusen, bol gol atan ve bir o kadar da yediği gollerle dikkat çeken bir ekip.

İŞTE LEVERKUSEN’İN KADROSU

Rene Adler (Kaleci)

Geçtiğimiz sezon Almanya Ümit Milli Takımı’nda kendini gösteren ve İngiltere'den Chelsea ile Liverpool, İtalya'dan ise Juventus'un transfer listesine giren bir file bekçisi... 25 Şubat 2007'de adeta kariyerinin kırılma noktasını yaşadı ve bir diğer kaleci Hans-Jörg Butt'un cezası nedeniyle Schalke karşısında forma giymediği maçta kaleyi devraldı. O maçtan bu yana gösterdiği muazzam performansla Leverkusen'in 1 numarası oldu. İyi bir reflekse sahip olan, gününde olduğu zaman devleşen ve en usta gol ayaklarına bile gol geçit vermeyen Adler bu sezon kalesinde 16 gol gördü.

Manuel Fredrich (Defans)

Savunmanın göbeğinde yaptığı kritik müdahalelerle güven veren, arkadaşlarının atağa çıktığı anda boşalttığı yerleri hemen dolduran ve ters kademeye iyi giren bir oyuncu. Bu sezon 16 maçta forma giydi ve bu maçlarda çoğunlukla hatasız oynadı. En büyük handikapı ise kendine fazla güvenmesi. Takımının ligde Karlsruher'yi 3-0, Bochum'u ise 2-0 mağlup ettiği karşılaşmalarda ise gol atmayı başarmış bir isim...

Karim Haggui (Defans)

Michael Skibbe'nin savunmadaki bir diğer vazgeçilmezi... Karim Haggui şu ana kadar 16 maçta forma giydi ve iyi bir performans sergiledi. 1984 doğumlu olmasına rağmen tecrübeli bir savunma oyuncusunun özellikleri onda mevcut. Tunuslu futbolcu, Fredrich ile birlikte iyi anlaşıyor. Hem genç, hem de çok koşuyor, rakip forvetlere boş alan bırakmıyor. Avantajı gençliği, dezavantajı ise çabuk demoralize olması.

Hans Sarpei (Defans)

Savunmanın solunda görev yapan Ganalı oyuncu... Daha önce 6 sezon Wolfsburg forması giyen Hans Sarpei, hem sağda hem de solda görev yapabiliyor. Skibbe'nin savunmanın sağında oynayacak oyuncusunun olmadığı durumlarda iyi bir alternatif olarak görünüyor. Bu sezon 15 maçta forma giyen Ganalı oyuncu, sol ayağını iyi kullanıyor ve hemen önündeki Barnetta ile uyum içinde.

Gonzalo Castro (Defans)

Leverkusen'in İspanyol asıllı savunma oyuncusu... 1999 yılında Wuppertal takımından transfer olan Gonzalo Castro, Almanya Ümit Milli Takımı’nda gösterdiği performansla gelecek vaat ettiğini herkese gösterdi. 2004-2005 sezonunda Klaus Augenthaler'in fazla forma şansı vermediği Castro, 2006-2007 sezonunda gösterdiği futbolla kendisini kanıtladı. Castro, Michael Skibbe'nin takımın başına geçmesinden sonra vazgeçilmezler arasına girdi. Sürati ve top tekniğiyle savunmanın sağını çok iyi kullanan Castro, geliştirilen ataklarda yaptığı iyi ortalarla da arkadaşlarını pozisyona sokabiliyor.

Simon Rolfes (Orta saha)

1982 doğumlu olan Simon Rolfes, Leverkusen'in orta sahadaki dinamosu. 2004-2005 sezonunda Alemannia Aachen'dan transfer olan Rolfes, Bernd Schneider ve Carsten Ramelow’un yokluğunda kaptanlık pazıbentini de taktı. Orta alanda rakip takımın ataklarını kesen, kontratakların başlamasında rol oynayan bir futbolcu. Ligin ilk yarısında oynanan 17 maçta da forma giyen ve 2 gol kaydeden Rolfes, güçlü fiziği ve top kontrolü ile dikkat çekiyor

Arturo Vidal (Orta saha)

Sezon başında Şili'nin Colo Colo takımından transfer oldu. Savunmanın hemen önünde görev yapan arturo Vidal, bu sezon 10 defa forma şansı buldu ve 1 de gol attı. Sol ayağını iyi kullanmasıyla bilinen Şilili futbolcu, atakların yönlendirilmesini sağlıyor ve aynı zamanda teknik kapasitesiyle de dikkat çekiyor.

Tranquillo Barnetta (Orta saha)



Takımın en etkili oyuncularından bir tanesi. Rakip yarı sahada topla buluştuğu anlarda adam eksilten, kontrataklardaki etkinliğiyle bilinen İsviçreli futbolcu. 1985 doğumlu olan Tranquillo Barnetta, 2002-2004 sezonları arasında Saint Gallen takımında oynadı ve Alman ekiplerinden Hannover 96'nın dikkatini çekti. 2004-2005 sezonunda Almanya serüveni başladı ancak yeni takımı Hannover'de sadece 7 defa forma şansı bulabildi. 2005 sezonunda Leverkusen'e transfer olan genç oyuncu, özellikle bu yıl sergilediği üstün performansla göz dolduruyor. Bu sezon oynadığı 17 maçta 4 gol kaydeden genç futbolcu yüksek teknik kapasitesi, etkili şutları ve en önemli özelliği olan adam eksiltme yönüyle ön planda.



Sergej Barbarez (Orta saha)



Takımın ağabeyi ve en tecrübeli futbolcusu. 36 yaşındaki Sergej Barbarez, Hannover 96, Union Berlin, Hansa Rostock, Borussia Dortmund, Hamburg’da forma giydi. Bayer Leverkusen ise Barbarez’in son durağı... Kariyerinin sonlarına gelmesine rağmen gittiği her takımda yaptığı iyi işlerle öne çıkan Boşnak futbolcu, bu sezon 11 maçta forma giydi ve 4 gol kaydetti. Verdiği derinlemesine paslarla, attığı klas gollerle, yaşlanmış bir futbolcu olduğunu düşünenlere yanıt veren Barbarez, en fazla dikkat edilmesi gereken bir başka futbolcu.



Thofannis Gekas (Forvet)



Yunanistan Milli Takımı'nın da vazgeçilmezlerinden biri olan Thofannis Gekas attığı 8 golle takımının en skorer oyuncusu durumunda... Savunmanın arkasına atılan toplarda kalecilerin korkulu rüyası olmayı başaran Gekas, aynı zamanda 20 golle geçen sezonun da gol kralı. Özellikle boş alanda hareketli, kıvrak ve son vuruşlarda çok başarılı.



Steffan Kiessling (Forvet)



1984 doğumlu bir başka futbolcu olan Steffan Kiessling, hem UEFA Kupası hem de ligde iyi işler yaptı. Şu ana kadar ligin ilk yarısında oynadığı 16 maçta 5 gol kaydetti. Rakip yarı sahada en fazla topla buluşan oyunculardan bir tanesi. Güçlü fiziğinin yanı sıra attığı kritik gollerle de takımına katkı sağlıyor. Çok süratli olmasa da hava hakimiyeti ve fırsatçılığıyla ön plana çıkan bir oyuncu.



TARAFTARIN EN ÇOK SEVDİĞİ FUTBOLCU: BERND SCHNEİDER


Bernd Schneider'in gerçekten de Bayer Leverkusen taraftarının gönlündeki yeri ayrı. Bu sezon sakatlıklarla boğuşan ve hazır olmadığı için sadece 5 maçta görev yapan yıldız oyuncu, taraftarların 'Yüzyılın Kadrosu'na aldığı bir futbolcu. Schneider, sakatlıktan kurtulduktan sonra oynadığı maçlarda eski performansına kısa sürede ulaşacağının sinyalini verdi. Özellikle Hertha Berlinle oynadığı maçta Leverkusen'in, iki usta ayağın (Barbarez ve Schneider) organizasyonunda neler yapılabileceğine bir kez daha tanık olduk...


BU FUTBOLCULARA DİKKAT!

Leverkusen takımınında dikkat edilmesi gereken oyuncular ise Gekas, Barnetta, Schneider, Barbarez, Kiessling. Bu beş oyuncu Leverkusen'in hücum gücü. Temsilcimiz Galatasaray'ın bu maçta boş alan bırakmamasında fayda var. İlk maçın Ali Sami Yen Stadı'nda oynanacak olması bir avantaj. Tabii tribünleri dolduracak olan taraftara da büyük iş düşüyor. Sarı-kırmızılı takım son dönemlerde çalkantılı günler geçirse de Bundesliga'nın dişli takımını mağlup edecek güçte. Özellikle temsilcimizin evinde oynayacağı maç çok önemli. Çünkü BayArena Stadı'nda oynanan maçlarda Leverkusen hem farklı oynuyor hem de o maçta Almanya'da Türk sporseverlere bilet satışı yapılmayacak.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 429
favori
like
share
okanoo28 Tarih: 21.01.2008 21:59
ellerine sağlık.. çok güzel bir paylaşım..
GS2004 Tarih: 21.01.2008 19:12
ellerine saglik Hakan
eskitoprak Tarih: 21.01.2008 17:51
guzel paylasimin icin tesekkurler