Ameliyat Öncesi Tedbirleri


Ameliyat öncesinde gerekli ve uygun tedbirlerin alınmasıyla, ameliyat olacak bir hastanın başarılı operasyon ve ameliyat sonrası iyileşme şansları artmış olabilir mi?


Evet. Bir hasta ameliyattan önce operatörün işini kolaylaştıracak ve kendi rahatsızlığını azaltabilecek birçok şeyler yapabilir.

Bir hasta kendisine yardımcı olabilmek yolunda hastaneye girmeden önce neler yapabilir?


a. Sigara, içmek. Bir.hastanın ameliyattan birkaç gün önce sigara içmeyi mümkün olduğu kadar azaltmasında yarar vardır. Bu durum anesteziyi kolaylaştırır ve öksürme, soluk borusunun iltihaplanması, ciğer konjenstyonu vb. komplikasyon ihtimallerini azaltır.
b. Alkol. Yapılması gerekli bir ameliyattan birkaç gün önce fazla alkol alınmaması akıllıca bir davranış olur. Fazla alkol alma karaciğere olumsuz yolda tesir edebilir. Özellikle ciddi ameliyatlar süresince, karaciğerin tam olarak çalışması çok gerekli ve çok önemidir.
c. Uyku. Büyük bir ameliyat öncesinde, hastaların birkaç gece en. azından sekiz saat uyumaları gerekmektedir. Rahatlamış bir vücut ameliyat sarsıntısına (travma) daha iyi cevap verilebilecektir.
d. Eğer sallanmakta olan dişler varsa bunlar ameliyattan önce alınmalıdır. Planlanan operasyon, iltihabi (elective) bir ameli-yatsa çürük olan dişler ve enfekte olan diş etleri ameliyattan önce tedavi edilmelidir.

Hastanede rutin olarak yapılacak bazı işlemler hangileridir?

a. Bağırsak fonksiyonları. Bir ameliyattan sonra bağırsaklar birkaç gün süreyle çalışamayacağından, ameliyatların çoğunluğunda hastaya ameliyat öncesi lavman yapılmaktadır. Bağırsak sisteminde veya karında akut bir iltihaplanma olduğu takdirde lavman yoluna başvurulmaz.
b. Gıda alımı. Midesi boş olan bir hastaya ameliyat yapılması her zaman tercih edilir. Ameliyattan on ila on iki saat öncesinden sonra hiçbir gıda alınmaması rutin bir işlemdir.
c. Yatıştırıcı ilaçlar. Ameliyat öncesi gecede hastanın iyi uyuyabilmesini temin için büyük dozajda uyku ilacı genellikle verilir.
d. Narkotikler; Hastanın sakin, yarı bilinçli bir halde bulundurulmasını temin için, hasta ameliyat odasına getirilmeden bir veya iki saat öncesi bir demerol, morfin ve buna benzer uyuşturucu enjeksiyonlar yapılır.
e. Yara bölgesinin hazırlanması. Ameliyat yapılacak yer geniş bir alanda tıraş edilir. Bu yolda



Ameliyat Sonrası Tedbirleri


Ameliyattan sonra hemen alınan esas tedbirler hangileridir?

a. Kendine gelme odaları. Yaklaşık bütün hastanelerde ameliyattan sonra hastanın kaldırılacağı kendine gelme odaları vardır Bu odalarda ameliyat sonrası hasta bakımında ihtisas görmüş personel görevlidir. Ameliyat sonrası baş gösterebilecek komplikasyonlarla mücadele etmek için gerekli bütün gereçler bu odalarda bulunmaktadır. Hasta odasına gönderilmeden birkaç saat ve gerektiği takdirde birkaç gün kendine gelme odasında tutulmaktadır.
b. Yatakta alınacak pozisyonlar. Operasyon odasından çıktıktan sonra ameliyatlı hastalar genellikle düz olarak yatırılmaktadır Çocuklar karın üstü, büyükler ise sırt üstü yatırılmaktadırlar Ameliyat sonucu hastanın kan basıncı düşmüşse, hazır vakalar da hastanın yatağının ayak kısmı bas seviyesinden daha yükseğe kaldırılır. Bu yolda başa kan akımı artırılır ve kan basınç: da yükseltilir. Boyun ve göğüs ameliyatlarından sonra hasta yarı oturur vaziyette yatağa yerleştirilir. Anestezi tesiri tam olarak geçtikten sonra hastanın yatakta devamlı pozisyon değiştirmesi, kollarını ve bacaklarını yatakta sürekli olarak oynatması ısrarla belirtilir. Bu şekilde uçlardaki damarlarda kan pıhtılaşması ihtimali önlenir.
c. Hava tüpleri. Anestezistler birçok ameliyatlarda hastanın ağzından boğazının derinliklerine kadar uzanacak ve bir hava yok görevi yapacak bir tüp yerleştirir. Bu şekilde hastanın dilini yutması önlenir veya dışarıdan ciğerlere serbest hava akımını başka bir şekilde engellemez. Bu tüp hasta kendine gelinceye kadar yerinde kalır. Hasta kendine gelince bu tüpü öksürmeyle veya eliyle çıkarabilir. Bu hava yolları tüpleri küçük siyah plastik tüplerdir ve ağız ile soluk borusundan kolay şekilde geçebilecek şekildedir.
d. Gezinme. Modern ameliyatlarda hastanın mümkün olduğu kadar çabuk yataktan kalkması ve gezinmesi öngörülmekte ve tavsiye edilmektedir. Bu yolda ciğer komplikasyonları ve kar dolaşımı rahatsızlıkları önlenebilinmektedir. Ameliyat olan çok hastalara ameliyattan hemen bir gün sonra yataktan kalkarak dolaşabilmektedirler. Başkaları ise ameliyat sonrası ikinci veya üçüncü gün kalkıp gezebilmektedirler. Bazı hallerde ise hastalar ameliyattan sonra bir hafta ve bazen de daha uzun süre yataktan kaldırılamamaktadırlar.
e. Mide tüpleri. Mide ameliyatlarından sonra midenin şişmesi çok kez vuku bulur ve hastayı fazlasıyla rahatsız eder ve sancı ya par. Bunu önlemek için burundan mideye bir tüp indirilir ve bir iki gün orada tutulur. Midenin havadan ve gazdan boş kalma sim temin için de bu lastik tüp bazen bir emme cihazına bağlanır.
f. Yiyecek ve içecek alınması. Özellikle ameliyat öncesi hastaların sulu şeyler almaları yasaklanmıştır. Bu hastalar ameliyat sonrası gayet susamış olurlar. Hastalar mideden veya bağırsaklar dan ameliyat olmamışlarsa ameliyattan birkaç saat sonra kendilerine az miktarda su veya çay verilebilir. (Mide veya bağır saklarından ameliyat olmuş hastalara iki veya üç gün yiyecek ve içecek verilmez. Bunlar enjektörle damar yolu ile verilen sıvılarla beslenirler.) Bu sistem tatbik edilmezse bu gibi hastalan ameliyattan bir gün sonra az miktarda hafif ve yumuşak gıdalar verilir. Ancak üç dört gün sonra normal rejime geçirilirler.
g. Sonda kullanılması. Ameliyattan sonra bir veya iki gün idrar edilememesi çok rastlanan bir olaydır. Bu genellikle kaburga kemiği anestezisi kullanıldığı zamanlarda ve alt karın, kadın organları ve makat ameliyatlarında olagelen bir durumdur. Şişkin ve boşaltılamayan bir mesanenin getireceği rahatsızlıkları önlemek için çok kez belirli sürelerle mesaneye kauçuk bir tüp takılır. Bazı durumlarda bu sonda birkaç gün yerinde bırakılır.
h. Narkotikler. Ameliyattan sonra her hastanın az veya çok sancı çekeceği kaçınılmaz olduğundan bu sancıların giderilmesi için narkotiklere baş vurulmaktadır. Acı dindirici narkotik veya yatıştırıcı ilaçlar, gerektiği takdirde, ameliyattan bir iki gün sonrasına kadar, her birkaç saatte bir verilebilir. Hastanın bu ilaçları fazla kullanmaması tavsiye edilir. Çünkü bunlar iyileşmeyi geciktirebilirler. Bu durumda narkotik alışkanlığı olabileceği korkusu yoktur. Nedenine gelince bu iptila bir hastanın iyileşeceği birkaç gün içerisinde meydana gelmemektedir.
i. Antibiyotikler. Doktor ameliyat sonrası iyileşmenin bir enfeksiyondan dolayı gecikmesi ihtimalini görürse enjeksiyon veya ağız yoluyla hastaya antibiyotiklerin verilmesini isteyebilir. Hastanın doktoruna antibiyotik ilaçların herhangi birine hassas veya allerjik olduğunu önceden bildirmesi çok önemlidir. Antibiyotik ilaçların çokluğu hastanın hassas olmadığı veya allerjik olmadığı bir ilacın bulunmasını sağlamaktadır.
j. Kan nakilleri. Her önemli ameliyatta bir miktar kan kaybı olur. Eğer kan kaybı fazla ise doktor kan verilmesini ister. Bir hastaya kan verilmesinden bu hastanın durumunun ciddi olduğu anlamına varılmamalıdır.
k. Lavmanlar. Karın ameliyatlarından sonra bağırsaklar ilk dört, beş veya altı gün iyi çalışmazlar. Dışarı çıkamamak telaşlandırmamalı. Bu durumu düzeltmek için ameliyat sonrası üçüncü, dördüncü veya beşinci günlerinde lavman yapılması tavsiye edilebilir.
l. Yara Pansumanları. Ameliyat yaraları ameliyat türüne göre değişik olur. İltihaplı drenaj yaralara ameliyattan sonra her gün veya iki günde bir pansuman yapılması gerekmektedir. Temiz, sımsıkı kapalı olan ameliyat yaralarına penslerin veya dikişlerin alınacağı altıncı, yedinci ya da sekizinci güne kadar pansuman yapılması gerekli değildir. Pansumanlar genellikle sancı yapmaz. Ancak pansumanlar sancı yapacak nitelikteyse, operatör bir müsekkin ilaç veya narkotik verilmesini tavsiye eder.
m. Dikişler ve pensler. Yukarıda da belirtildiği gibi dikişler ve pensler ameliyattan altı, yedi veya sekiz gün sonra çıkarılır. Dikiş ve penslerin çıkarılmasında çok az sancı ve rahatsızlık duyulur.
n. Kan testleri: Ciddi ameliyatlardan sonra hastanın kan kimyası dikkatli bir şekilde ölçülerek kaydedilmesi çok önem taşımaktadır. Kimyasal dengesizlikler hastanın ameliyat sonrası iyileşmesine engel olmaktadır. Böylece hastadan sık sık kan alınır ve tahlil edilmek üzere laboratuara gönderilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 16230
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 23.01.2008 01:33
ameliyat öncesinde ve sonrasında çok dikkat etmek gerekir.paylaşımın için teşekkürler cihanasran.