Hepimizin içinde bir parça var olan kıskançlığın miktarını artırtığımız taktirde mutsuz bir evlilikle karşı karşıya kalıyoruz. Aşırı kıskançlık çiftelerin paronayak bir hayat sürmelerine neden olabiliyor. Bu durum eşleri depresyona itebiliyor, boşanmalara kadar varan ciddi sorunlara neden olabiliyor...

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlarından Prof. Frank Dattillio kıskançlığa neden olan yetersizlik düşüncesi ile özgüven eksikliğinin kişiyi uzun süre depresyona ittiğini belirtiyor. Yaptıkları terapiler sırasında sorunu tam olarak kaldıramadıklarında en azından kişiye yaşadığı ruh hali ile başetmesini öğrettiklerini söyleyen Prof. Dattillio, 'sonradan öğrenilen bir şey' olarak nitelendirdiği kıskançlığın bir hastalık değil ama bir bozukluk olduğunu, kişilerin güvensizlikleri nedeniyle olaylarla başedemedikleri zaman kullandıkları bir savunma mekanizması olduğunu vurguluyor.



Kıskançlığın Temelinde Özgüven Eksikliği Yatıyor



Kıskançlığın temelinde özgüven eksikliği ve yetersizlik düşüncesinin yattığını, dışlanmışlık duygusunun da bunu körüklediğini anlatan Prof. Dattillio, herkesin hayatının bir döneminde bu tür duygular yaşadığına işaret ediyor. Kıskançlığın genel olarak evliliklerin ilk birkaç yılında görüldüğüne değinen Prof. Dattillio, şu bilgileri veriyor:

"Evliliklerin yüzde 50'sinde farklı şekillerde kıskançlık görülüyor. Kıskançlığın görüldüğü evliliklerin yüzde 10'unda, aşırı kıskançlık nedeniyle şiddete başvuruluyor. ABD'de kadın ve erkeklerde görülme oranı eşit ve aşırı kıskançlık genellikle evlilikleri bitiriyor."

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1320
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 25.01.2008 18:01
evliligi bitiren nedenlerin başında kıskançlık geliyor.kıskançlıkta dozunda olmalı fazlası zarar verir.