Turan Dursun


Yaşamı:

Turan Dursun, 1934’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya gelir. Dursun ailesinin 8 çocuğundan biridir. Daha 5 yaşındayken babasının arzusu ve kararıyla tüm ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesinde dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek umuduyla göç ederler. Babası aileyi geçindirmek üzere köylerde imamlık yapmaya başlar. Kıt kanaat geçinen babasının tek arzusu oğlunun Basra’da ve Küfe’de bulunmayacak derecede bir din alimi olmasıydı. Babası kendisini yatılı din okullarına, kuran kurslarına, ünlü hocalarının yanına eğitim için verir. 5 yaşından itibaren dini eğitim almaya başlayan Turan Dursun’un hocaları arasında şunlar vardır: Şeyh Ramazan, Molla Nadir, Molla Zahid, Çerkez Hoca, Tahir Efendi...

Bu hocalardan dini eğitimi alabilmek için ta Ağrı’dan Muş’a, Adana’ya ve ordandan Türkiye’nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gider. Biri hariç tüm hocalarýnda bedava eğitim görür. İşte bu hocadan ders alabilmek için kendisinden istenilen zamanın parasıyla 100 TL’yi ödeyebilmek için hem esans satmaya hem de hocalık yapmaya başlar ve ancak böylelikle o hocadan ders alır. Kendisinin hocalık yaptığı kişi ise daha sonraları Ankara Elmalıdağ Müftüsü olur. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe’yi, Çerkezce’yi, Arapça’yı öğrenir. Kendisi bir İslam hukukçusu, İslam kelamcısı, hadis bilimcisi, usulü hadisçisi, doğu ve din etnoloğu olur. Antropolojiyle de yakından ilgilenir.4 eylül 1990 yılında istanbul'da evinden çıkıp işe giderken uğradığı bir silahlı saldırı sonucu öldürülür. 4 eylül 1990 tarihinde işe gitmek üzere çıktığı İstanbul -Koşuyolu' ndaki evinin yakınlarında silahlı bir saldırıyla öldürülür. Ve kalemi ve kitapları dışında hiç bir silahı olmayan Turan Dursun’un ölüm haberi üzerine İran radyosundan sevinç çığlıkları yükselir.

Öldürüldüğünde yetişkin üç çocuk babası olan Turan Dursun'un Cinayet sonrasında evinin kütüphanesindeki bir çok şeyin kaybolduğu anlaşılır. Yatağının üzerine ise "Kutsal Terör Hizbullah" kitabının bırakılmış olduğu görülür. Kitabın Dursun'a ait olmadığı, eve giren kişiler tarafından bir "mesaj" olarak bırakıldığı söylenir.İstanbul Emniyet Müdürlüğü, evde polislerin arama yaptığını doğrular ancak "arama tutanağında" kitaplıktan alınanlar yer almaz.

Cinayetle ilgili operasyonda yakalanıp tutuklanarak DGM'ye çıkartılan 15 sanık ilk oturumda tahliye edilir. Ardından cinayetle ilgili İstanbul DGM'de iki ayrı dava görülmeye başlanır.

Davalardan birinde örgütün üst düzey yöneticileri Kudbettin Gök, Mehmet Ali Şeker, Mehmet Zeki Yıldırım, Ekrem Baytap'ın da aralarında bulunduğu 25 sanık yargılanır. Bu dava sürerken 1996 yılının Mart ayında İslami Hareket Örgütü lideri İrfan Çağırıcı yakalanır. Çağırıcı ve 12 arkadaşı da DGM'de yargılanır.

"Babam Turan Dursun" adında bir de kitap yazan oğlu Abit Dursun babasını anlatırken: "O, İslam dininin en derin kaynaklarına ulaşmış, eski Arapçayı bilen, Kuran dili Arapçasını da çok iyi bilen bir aydındı. Yıllarca araştırdı, sorup sorguladı. Bütün bunlar Türkiye'deki şeriatçıları ve Atatürk düşmanlarını elbette rahatsız. etti" diyor. Abit Dursun, Turan Dursun cinayeti soruşturmasında aksayan önemli noktaları özetlerken: "4 Eylül 1990'da Turan Dursun vurulduktan 40 -45 dakika sonra polis geliyor. Çok daha erken gelen siviller evi darmadağan ediyor. Bir çok eseri ve çalışması siyah poşetlere konuluyor, onlar çıkarken de resmi giysili polisler içeri giriyor. Biz sivil polislerin götürdüğü eserleri ve çalışmaları Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak istedik. Ama 9 yıldır bu girişimimizle ilgili hiç bir sonuç alamadık. Kuran ansiklopedisinin 2000 sayfası, 'Kulleteyn' isimli kitabın ikinci ve sonraki ciltleri yok. '. Her şeyi götürmüşler. Bir yaşam boyu büyük emekle ortaya çıkarılan her şeyi. Bütün bunlar sivillerin eve girmesinden sonra kayboldu. Devlet içindeki bazı güçler, yasadışı devlet odakları bu eşyaları alıp gitti." der.

23 temmuz 2000'de İstanbul 3 nolu DGM' de Turan Dursun ve Çetin Emeç davalarından yargılanan İrfan Çağırıcı önce 7.5 yıla daha sonra ise "Anayasal düzeni silah zoru ile değiştirmeye kalkışmak" suçundan idam cezasına çarptırılır. Sanıklardan Ekrem Baytap, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker ve Cengiz Sarıkaya hakkında aynı suçtan dolayı ömür boyu hapis cezası verilir. İrfan Çağırıcı'nın kardeşi Rıdvan Çağırıcı ve avukat Hüsnü Yazgan'ın da aralarında bulunduğu 12 sanık örgüt üyeliği suçundan 3 yıl 9 ay ila 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırılırlar. 6 mart 2002'de Yargıtay 9. Ceza Dairesi, İrfan Çağırıcı hakkındaki kararı onar.


Müftülük Yılları

Müftülük sınavını kazandıktan sonra ilkokul diploması olmadığı için tayini yapılamaz ve bu yüzden İstanbul Mahmutpaşa İlkokul’nu kısa sürede dışardan bitirir. Sivas müftüsü iken de ortaokulu dışardan bitirir ve en son liseyi tam bitirmek üzereyken (sadece dört dersi kalmışken) ölümcül bir silahlı saldırıya hedef olur. İlk imamlık deneyimlerini askere alınmadan önce Tarsus’a bağlı Baltalı köyünde yapar. Askerliğinden sonra İstanbul’da bulunan İsmailağa ve Üçbaş Medreselerinde hocalık yapar. Daha sonra müftülük yılları başlar. İlk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başlar. Ardından Gemerek’te, Altındağ’da, Sivas’ta ve son olarak da Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulunur. 1958 yıllında başlayan müftülük görevi 1966’ta son bulur. Bu yıllar arasında birçok şeye tanık olur, sürgün edilir.


Sivas’tan Sinop’a sürgün edilmesinin sebepleri:



- Çirkinlikleri gidermek.
- Sivas’a bağlı bütün köylere 50’şer ağaç diktirmek.
- Müftülük lojmanı yerine göğüs hastalıkları hastanesinin yapılmasına önayak olmak ve yaptırmak.
- Bu hastanenin yapılması için köylerden ve kasabalardan yardım olsun diye buğday toplamak.
- İmamların eğitimine önem vermek, onları sinemaya götürmek, imamlar için konferanslar vermek, Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak imamlara diploma verilmesini sağlamak. onlar için bu alanda ilk olan„ imamları yetiştirme kursları“ açmak, bu kurslara ordaki din adamlarının Atatürk büstüne çelenk koyması şartıyla askeriyeden karavana (yemek) dağıtmak. Bu olayla Atatürk büstüne çelenk koyan ilk müftü ve ilk din adamlarından biri olmakla tarihe geçer.
- Sivas’ın Hazar köyündeki su kaynağından yeterince yararlanmak için baraj yapılması için çalışmalar yürütmek.

Müftü iken İslam’ı, Hıristiyanlığı, Yahudiliği hem kendi kaynaklarından hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırıp, kökenlerini aramaya yönelik bilimsel çalışma yürütür. Bu çalışmanın yanında söylenceleri ve efsaneleri de okur. Bu yoğun çalışmalar dini inancında sarsıntılar yaratır ve ama o gerçek inancı ve allah aşkını hep içinde yaşamıştır.


Prodüktör ve Yazarlık Yılları

Üç çocuk babası Turan Dursun, inancındaki sarsıntı nedeniyle müftülükten istifa eder ve çöpçülüğe başvurur. Bir arkadaşının önerisiyle TRT’de Ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalışır. Bu tür işler onu tatmin etmez. Ardından prodüktör sınavlarına girer ve başarılı olur. Bundan sonra TRT’de Kültür Müdürlüğü’nde dinsel yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalışır. Birçok yapıma imzasını atar, bunlardan en çok yankı uyandıranlar ise şunlardır: "Tarihte Türkler", "Başlangıcından Bu Yana İnsanlık" ve "Akşama Doğru". Araştırmasını kendisinin yaptığı ama bir türlü yapımına izin verilmeyen "Birinci Büyük Millet Meclisi Öncesi Ve Sonrası" adlı yapıtı vardır. 16 yıllık TRT’deki görevinden 1982 yılında emekliye ayrılır.

1987 yılında Doğu Perinçek’le tanışır ve onun yardımıyla "2000’e Doğru" adlı dergide "Din Bilgisi" adında bir sayfada yazmaya başlar. Daha sonra Saçak, Teori, Yüzyıl gibi dergilerde de yazar. Yanı sıra birçok kitabı yayına hazırlar. İbn-i Haldun'un Mukaddime'sini Türkçeye çevirir.


Takvimler 4 Eylül 1990'ı gösterirken silahlı saldırıya uğrar ve ölür


Kitapları

Kur'an Ansiklopedisi (14 cilt)
Kutsal Kitapların Kaynakları (3 cilt) Kaynak Yayınları
Din Bu (4 Kitap) Kaynak Yayınları
Kulleteyn (otobiyografi) Kaynak Yayınları
Şeriat Böyle Kaynak Yayınları
Allah Kaynak Yayınları
Dua Kaynak Yayınları
Kur'an Kaynak Yayınları
Turan Dursun Hayatını Anlatıyor (söyleşi)
Müslümanlık ve Nurculuk Kaynak Yayınları
İlhan Arsel'e Mektuplar Kaynak Yayınları
Ünlülere Mektuplar Kaynak Yayınları

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 691
favori
like
share