Nuri Okutan, 1962 Eğirdir doğumlu. Ortaöğrenimini Gönen Öğretmen Lisesi'nde tamamladıktan sonra, 1985 yılında A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü'nü bitirdi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesinde, Yönetim-Organizasyon alanında Yüksek Lisans yaptı. İngiltere'de bir yıl süreyle, Margate'de İngilizce öğrendi. Canterbury Üniversitesi'nde de mesleki konularda öğrenim gördü. İçişleri Bakanlığınca açılan Planlama Yönetimi kurslarına katıldı.
İlk idarecilik görevi 1989'da Amasya - Taşova Kaymakam Vekilliği. Bu ilk görevinden başlayarak, öğretmen lisesinde edindiği "öğren ve öğret" yaklaşımını değerlendirdi. Bölgedeki basın mensupları, muhtar, öğretmen, din adamları, sanayici ve işadamlarıyla toplantılar yaparak ilçenin sorunlarını ve potansiyellerini öğrendi. Sektörler arası işbirliği oluşturdu. Halk Eğitim Merkezi ile yerleşim birimlerinde kurslar açtırdı. "Taşova'yı Yeşilova yapacağız" sloganıyla başlattığı ağaçlandırma çalışmalarıyla, çok kısa sürede 300 bin fidan diktirdi. Yeni bir ortaokul ve kız meslek lisesi inşaatı için kaynak temin etti. Temizlik ve sağlık kampanyası başlattı.
İkinci idarecilik görevi 1990'da Bursa - Harmancık Kaymakamlığı. Muhtarlarla görüşüp ilçenin sorunlarını öğrendikten sonra, bu sorunları, yine muhtarlarla birlikte Bursa Valisi'ne aktardı. İkinci faaliyeti ise, "halıcılık ve müteahhitlik hizmetleri" verecek bir birlik kurmak oldu. Hemen ardından, "Köye Hizmet Götüren Birlik"i kurdu ve "devlet-vatandaş işbirliği"ni başlattı. Kooperatiflere destek olarak süt toplama işini örgütledi, köy köy dolaşıp sorunlarla teker teker ilgilendi, çözüm getirdi.
Kısa süreli Van-Bahçesaray'da yaptığı görev sırasında yolun kardan 7 ay kapanması üzerine ilçeyi örgütleyerek yolun açılmasını sağladı. Bu çalışmalar sürerken yolların kapalı olmasına rağmen atla gezerek köylerdeki sorunların takipçisi oldu. Buradan, Erzurum - Narman Kaymakamlığı'na atandı.
Görev yaptığı diğer ilçeler gibi Narman halkı tarafından da çok sevilen Nuri OKUTAN mevcut mandrayı tekrar işletmeyi başardı, köy grup yolunu açarak, insanların ulaşımsızlık yüzünden ölmesini önledi. Narmanlılar da büyük bir kadirşinaslık örneği göstererek, bir caddeye adını verdiler ve bir beratla kendisini fahri hemşeri ilan ettiler.
Bu dönemde askere giden Okutan, askerlik hizmetini tamamladıktan sonra, 1993'te Gümüşhane - Kelkit Kaymakamlığı görevine atandı. Burada da ilk iş olarak yörenin sorunlarını öğrendi, olanaklarını değerlendirdi ve "Köylere Hizmet Götürme Birliği" ile buna bağlı "Yeşil Kelkit Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Şirketi"ni kurdu. Yurt dışından ucuz fiyatla getirttiği toplam 10.000 gebe inekle hayvancılığı canlandırdı. Atıl durumdaki Şiran süt fabrikasının % 55 hissesini birlik adına satın alarak faaliyete geçirdi. Hayvanların yem ihtiyacını karşılamak üzere 30 bin ton kapasiteli yem fabrikası kurdu. Zilli kilim projesiyle, yöreyi kilimcilik merkezi haline getirdi. Dönüşümlü kovan dağıtımı yöntemiyle arıcılığı canlandırdı. Kavakçılık ve ağaçlandırma projesi geliştirerek, milyonlarca kavak, akasya, ceviz, çam fidanı diktirdi. Sulama projesi ile yer altı sularını değerlendirmek üzere onlarca artezyen kuyusu açtırdı. Modern bir kömür tesisi kurdu, okul yaptırdı. Sonuç olarak, Devletle yurttaşı kucaklaştırdı. Okutan'ın Kelkit faaliyetleri, "Kalkınmada Kelkit Modeli" olarak literatüre geçmiştir. Nuri Okutan 1996'da "Yılın İdarecisi" seçildi.
Okutan Kelkit'ten ayrılırken, Kelkit halkı onun adını taşıyan bir okul inşa ediyordu.
2000 yılına kadar İçişleri Bakanlığı bünyesinde Şube Müdürlüğü, Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı gibi idari görevlerde bulunduktan sonra, 11.08.2000 tarihinde Siirt Valiliğine atandı. Bu görevi 10.09.2004 tarihine kadar sürdü.
Nuri Okutan'ın Siirt'teki faaliyetleri, 2004 Eylül ayı itibariyle, 3 ana başlık altında sıralanabilir.
1. Tarımsal Kalkınma Projeleri:
Halk, Siirt fıstığı üreticiliğine özendirildi, ortak ve özel bahçelerde 13 milyon fıstık fidanı ekimi gerçekleştirildi. Fıstığın 10 yıldan daha erken sürede ürün vermesi çalışmaları yapılırken, bu süre içinde ekonomik değer yaratılmak üzere, fidanların arasında üzüm yetiştirilmesine başlandı. Seracılık, arıcılık ve diğer meyvelerin üretimi alanında çok büyük adımlar atıldı. Bu arada Saanen ırkı damızlık süt keçileriyle hayvancılığa yeni bir yön verildi. Arıcılık teşvik edildi, yörenin ünlü Pervari balı tescillendi. Yem bitkileri projesiyle, bölge hayvancılığının gelişimi için yonca, fiğ, korunga üretimi desteklendi. 600 dönüm arazi üzerinde, Türkiye'nin en büyük fidanlığı kuruldu. En önemlisi, sağlanan huzur ortamıyla, boşalmış yüzlerce köyün halkı köylerine geri dönmeye başladı.
2. Eğitim Projeleri:
Bu dönem içinde, Siirt'te okulsuz köy kalmadı. Deprem bölgelerinden artık kullanılmayan 150 prefabrik yapı getirilerek, iki derslikli, iki lojmanlı okullara dönüştürüldü, bu okulların öğretmen ihtiyacı tümüyle karşılandı. Yeni bir uygulama olarak göçer çocukları için çadır okul uygulamasına geçildi. Bu arada kız öğrencilerin okullaşmasına büyük bir önem verilerek, okula giden kız çocuklarının oranı %54'ten %88'e çıkarıldı ve "Kızlar haydi okula" kampanyasının öncülüğü yapıldı. Ayrıca, kilim kursları, Halk Eğitim Merkezleri, Toplum Merkezleri aracılığıyla, okuma yazma bilmeyenlere yazı öğretildi, 4000 dolayında genç kıza meslek kazandırıldı. Bu sayede battaniye ve kilim üretiminde önemli aşamalar sağlandı. Musiki Derneği, Gençlik Merkezi, Sanat Merkezi ve Güreş Eğitim Merkezi'nin kurulması; yarı olimpik yüzme havuzunun onarılıp hizmete açılması ve "sokak basketbolu"nun başlatılması, binlerce genci sokaklardan, sanat, spor ve kültür etkinliklerine yöneltti. Okul öncesi öğrenimde, %60 oranıyla Siirt, Türkiye birincisi oldu. Üç kitap okuyup özetini çıkaran çocuklara çeyrek altın ödül gibi, okumayı özendirici etkinlikler düzenlendi. (2004'te toplam 250 altın dağıtıldı.) Bu arada Siirt tarihiyle ilgili araştırma ve arkeolojik çalışmalara da destek verildi.
3. Turizm Projeleri:
İlin din turizmi potansiyeli geliştirilip Veysel Karani ve İbrahim Hakkı gibi din ulularının tanıtımı yapılırken, turizm açısından yeni olanaklar araştırıldı. "Yamaç paraşütü" ve Batan Çayında "rafting" sporları, kurslarla gençlere öğretilirken, dünyaya açılan bir turizm kapısı olarak değerlendirildi. Nuri Okutan bu sporları bizzat uygulayıp öncülük yaparak yerel ve ulusal basında büyük yankılar uyandırdı. Terörün de son bulmasıyla otellerdeki doluluk oranı % 100'e ulaştı.
Nuri Okutan, 15.09.2004 tarihinde Sakarya Valiliğine atandı. "Öğrenme ve öğretme" ilkesini devletle halkı kucaklaştırmayı Sakarya'ya da taşıdı.
Sakarya'da geçmiş çalışmalarını daha da geliştirerek sürdürdü. Bunlara ilaveten 1999 depreminden sonra il halkının sosyal durgunluğunu dikkate alarak sosyal hayatın gelişmesine yönelik etkinliklere öncülük etti, ilin turizm potansiyelini öne çıkaracak doğa sporlarını bizzat yaparak özellikle gençlere örnek oluşturdu. Taraklı İlçesi'nde tarihi konakların projelendirilerek onarımını sağladı. Dokuma gibi kültürel objelerin yeniden gündeme gelmesine özel önem verdi. Sakarya'nın doğasına uygun "Dış mekan süs bitkiciliği projesi" başlatılarak yaklaşık 40 bin kişiye istihdam sağlanmasını hedefledi. "Süs bitkiciliğinde Sakarya marka olacak" sloganıyla çalışıldı.
Eğitim alanında okul öncesi eğitimde 2500 olan öğrenci sayısını 24 bine çıkararak bu defa Sakarya İli'ni okul öncesinde 1 numaraya yerleştirdi. Eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla "Eğitim için haydi Sakarya" kampanyasını başlattı ve Türkiye'de ilk olarak "okullarda her gün 20 dakika okuma saati" uygulamasını gündeme getirdi. Her gün 20 dakika tüm okullarda okul müdürü, öğretmen öğrenci, personel ve ziyaretçilerin dahi katıldığı, ders kitabı dışında edebi kitapların okunduğu bu uygulama çok başarılı oldu. Okul kütüphanelerini zenginleştirmeye yönelik çalışmalarda 1 milyon 200 adet yeni kitap temin edilerek, okullara dağıtıldı. Bu çalışmayla, okullarda öğrenci başına düşen 7 kitap hedefi aşıldı. Yine Türkiye'de ilk olarak "Okuyan Şehir Sakarya" kampanyası çerçevesinde 100'ü aşkın yazarın öğrencilerle yüz yüze buluşması sağlandı. Ülke genelinde hızla arttığı gözlemlenen şiddet olaylarına, şiddete karşı ilköğretim öğrencilerini bilinçlendirmek için 89 yazar ve çizerin gönüllü çalışmalarıyla hazırlanan "Hani Her Şey Okundu" kitabının 20.000 adet basılmasını sağlayarak, Sakarya'daki tüm ilköğretim okullarında öğrencilere parasız dağıtılmasını sağladı. Yazarların bu bağlamda öğrenci ve öğretmenlerle buluştuğu etkinlikler düzenledi. (Sakarya'daki bu örnek etkinlik, öteki illerimiz tarafından da kabul görmüştür. Halen 10 ilimizde bu konudaki çalışmalar sürdürülmektedir.)
Nuri Okutan 2006 yılında Vehbi Koç Ödülü'ne layık görülmüştür, bu kapsamda 100 bin dolarlık ödül ile de bir süre önce vefat eden annesi Fatmana Okutan adına Sakarya'da anaokulu yaptırmaktadır.
Okutan, 07.03.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Kararname ile Trabzon Valiliğine atandı. Göreve başladığı 16.03.2007 tarihinden itibaren ili tanıma ve tanıtma çalışmalarına da başladı. Kısa orta ve uzun vadede gerçekleştirilecek çalışmaların belirlenmesi amacıyla, ilgili ve yetkili kişilerin görüşlerini almak üzere yoğun toplantılar yapan Vali Okutan, halkın ve kamu personelinin çeşitli konulardaki görüşlerini öğrenmek amacıyla da vatandaş ve kamu personeli ile anket çalışması yaptı. Anketten çıkan sonuçlara göre Trabzon ilinde kısa, orta ve uzun vadeli projeler hazırlandı. Bu projelerden ilk olarak Gençlik Merkezleri ve Toplum Merkezleri kurulmasıyla ilgili çalışmalar başlatıldı. Gençlerin bedensel, zihinsel ve sanatsal faaliyetlerinin de organize edileceği Gençlik Merkezleri�nde, sportif faaliyetler de ön planda olacaktır. Kadınlarımızın hayatta daha sağlam duruşlarının sağlanması ve kültürel değerleri yeniden üreterek gelir elde etmelerinin amaçlandığı Toplum Merkezleri�nin yanı sıra, korunmaya muhtaç çocuklar için TOKİ işbirliği ile bir vadide Karadeniz�e özgü mimari yapıya uygun projelerle inşa edilecek olan "Sevgi Evleri" en kısa süre içerisinde tamamlanarak hayata geçirilecektir. Yaşlılar için de oluşturulacak ortam ile birlikte turizme yönelik ortamların da sağlanacağı projelerin hayata geçirilmesi için, çalışmalara başlanılmış bulunulmaktadır.
Çalışma ilkelerini "Benim çalışma sistemimde imece usulü vardır, yani herkes yapılan işlerin bir ucundan tutmalıdır. Görevlilerin ve bütün Trabzon halkının, önlerine koyacağımız projeleri yapıp bitirilmesi gereken birer iş değil sosyal birer sorumluluk olarak değerlendirmesini diliyorum" diye açıklayan Vali Okutan, Doğu Karadeniz Bölgesi Bölgesel Gelişme Planı'nın (DOKAP) da, daha aktif hale getirilmesi için proje çalışmalarına başladı.
Ramazan, Reyyan Sena ve Ahmet Alp adında üç çocuğu olan Nuri Okutan'ın eşi Demet Okutan halen, daha önce çeşitli zorunluluklar nedeniyle yarım bırakmak zorunda kaldığı Ankara Hukuk Fakültesi'ndeki öğrenimini, "Öğrenmenin yaşı yoktur." diyerek sürdürüyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 517
favori
like
share