A.B. GERİ KAZANIM VE GERİ DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNİ YENİLİYOR.
Avrupa Komisyonu “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Direktifi 94/62/EC’nin” revize edilmesi amacı ile hazırlamış olduğu öneri metnini yayınladı. Komisyonun yeni önerisine göre Direktif önümüzdeki yeni beş yıllık dönem (2001-2006) için yeni hedefleri içeriyor. Öneri metni aynı zamanda Direktif metninde yer alan bazı tanımlara da açıklık getirmeyi amaçlıyor.
Mevcut direktif 30 Haziran 2001 itibarı ile tüm üye ülkelerde ambalaj atıklarının %50 – 65 oranında geri kazanımın ve %25-45 oranında geri dönüşümünü hedefliyordu.
Yeni öneri metni ise 30 Haziran 2006 için yeni hedefleri ve yeni tanımları içeriyor.
I- Yeni Geri Kazanım ve Geri Dönüşüm Hedefleri :
%60 - %75 / Geri Kazanım :
Mevcut direktifte tüm ambalajları kapsayan ve %50 – 65 olan geri kazanım (Recovery) hedefleri yenilenen direktifte minimum %60 - maksimum %75 olarak öneriliyor.
Öneri metni “malzeme geri dönüşümünü” çevre etkisi açısından “en faydalı” geri kazanım yöntemi olarak kabul ediyor. Bu neden ile yeni metne göre “Enerji geri kazanımı” oranı “geri dönüşüm oranından” çok yüksek olamayacak.
% 55 - % 70 Geri dönüşüm
Mevcut direktifte % 25 - % 45 olan malzeme geri dönüşüm hedefleri Avrupa Komisyonunun yeni öneri metninde %55 - % 70 aralığına yükseltiliyor.
Malzeme Bazında yeni hedefler :
Önceki metinde, herhangi bir malzeme için en düşük %15 olan geri dönüşüm hedefi yeni metin ile çok daha yukarılara çıkarılıyor. Malzeme bazında yeni geri dönüşüm hedefleri:
Cam %60 (yeşil cam tüketimi fazla olan ülkeler hariç)
Kağıt ve karton %55
Metal ambalajlar %50
Plastik ambalajlar %20 (Mekanik ve kimyasal geri dönüşüm yöntemleri dahil olmak üzere)
II- Önemli Ayrıcalıklar :
Mevcut direktifte AB üyesi ülkelere 2001 için verilen hedefler (%50 -65 geri kazanım)
Yunanistan, İrlanda ve Portekiz’in özel durumları nedeni ile bu ülkeler için 2005’in sonuna kadar ertelenmişti. Yeni öneri metnine göre Yunanistan, Portekiz ve İrlanda yenilenen hedefleri (%60-75 geri kazanım, %50 -%75 geri dönüşüm) ise 30 Haziran 2009’a kadar yerine getirmek durumunda. Ancak bu ülkeler için önerilen takvimin 31 Aralık 2011’e kadar uzatılması da gündeme alınmış durumda. Takvimin 31 Aralık 2011’e alınması halinde hedefler %50 - % 85 geri kazanım, %45 - %80 geri dönüşüm olarak belirlenecek. Malzeme bazında hedefler ise cam, kağıt ve karton %45, metal %35, plastikler%15 olarak kararlaştırılacak.
III- Tanımlar’da Yapılan Değişiklikler :
Mekanik Geri Dönüşüm (mechanical recycling) : Atık malzemeyi “Kimyasal yapısını bozmadan” ve “enerji kazanımı veya bertaraf” amacını içermeyecek şekilde tekrar kazanmak amacı ile işleme tabi tutmak
Kimyasal Geri Dönüşüm (chemical recycling) : Atık malzemenin “kimyasal yapısını değiştirmek” sureti ile ve “enerji kazanımı, organik geri dönüşüm veya bertaraf” amacını içermeyecek şekilde atık malzemenin kimyasal bileşkenlerinin orijinal bileşkenlerine geri dönüştürmek.
“Feedstock recycling” ; Katkılı Geri Dönüşüm : Atık malzemenin, organik geri dönüşüm, enerji geri kazanımı ve bertaraf amaçları dışında, orijinal kimyasal yapısının dışında bir başka kimyasal yapıya dönüştürerek geri kazanma işlemi olarak yeniden tanımlıyor.
IV- Aday Ülkelerin Konumu:
Aday ülkeler Avrupa Birliği kanunları çerçevesinde “atık mevzuatının” bütününe uyum sağlamayı taahhüt etmiş bulunuyorlar. Bu neden ile aday ülkeler ile Avrupa Komisyonu arasındaki “pazarlık” uyum yasalarının takvimi üzerinde odaklanmış durumda. Macaristan ve Çekoslovakya “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Direktifinin” ana hedeflerinin 2005 yılının sonuna kadar; Litvanya 2006, Polonya ve Slovenya ise 2007 yılının sonuna kadar uygulanması için anlaşma sağlamış durumdadır.
A.B. Ambalaj Direktifinin Önemi :
Ambalaj atıkları direktifinin uygulanması son 5 yılda tüm üye ülkelerde geri dönüşüm oranlarının “önemli miktarda artmasına” , yeni geri kazanım ve geri dönüşüm metotlarının, yeni toplama ve taşıma tekniklerinin geliştirilmesine ve Avrupa çapında uygulanmasına neden oldu.
SOFRES’in tamamlanmış olduğu ve dört üye ülkeyi (Fransa, Almanya, Belçika ve Hollanda’yı) kapsayan araştırmanın sonuçları tüm Avrupa’ya uyarlandığında bu düzenlemenin Avrupa Birliğine maliyeti:
Yılda 5-8 Milyar Euro
Avrupa GSMH %0.1’i
Toplam Çevre harcamalarının %5’i
Toplam atık yönetimi harcamalarının %15’i anlamına geliyor
ŞİŞLİ BELEDİYESİ İLE GERİ KAZANIM PROTOKOLÜ İMZALANDI.
5 Nisan 2002 tarihinde Şişli Belediyesi ile ÇEVKO Vakfı arasında imzalanan işbirliği protokolü ile Ayazağa bölgesinde belirlenen 250 büyük işyeri ve 90 okulu kapsayan bölgede geri kazanım uygulaması başlatılması amacıyla çalışmalara başlanmıştır. Proje bir yıl içinde iş merkezlerini kapsayacak, ve belirlenen program doğrultusunda site ve düzenli yerleşim birimlerini kapsayacaktır.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA DA SANAYİ VE İŞ DÜNYASININ ROLÜ:
“SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA, JOHANNESBURG ZİRVESİ” için ulusal raporun hazırlıklarına başlanıldı. Altı ana temadan oluşacak olan ulusal raporun “sürdürülebilir kalkınmada sanayi ve iş dünyası” bölümünün hazırlıkları Çevko Vakfı tarafından yürütülmektedir.


OKUL EĞİTİM ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR.
Pendik Belediyesi ile başlatılan çalışma ile Pendik bölgesinde belirlenen 12 ilköğretim okulunda katı atık ve geri kazanım konusunda Belediye ile işbirliği içinde eğitim çalışmaları devam etmektedir. Bu okullarda eğitimler tamamlandıktan sonra ayrı toplama çalışmaları başlatılacaktır.
KAYNAK: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]



Türkiye' de ve Dünya’ da Geri Dönüşüm
Türkiye’deki kağıt-karton üretim miktarı 2000 yılı için 1.567.239 ton olup, bu miktar 1999 yılındaki imalatımız olan 1.354.000 ton üretimine göre % 16 artmıştır. Özel Sektör ve Kamu kuruluşları üretim kapasite toplamı 2.116.500 ton olup, bu üretim ile kapasitesinin %65’i kullanılmış, ithalatta ise 2000 yılında büyük artış gerçekleşmiştir. 1999 yılına göre ithalatımız % 44.2 oranında artarak, 2000 yılında 1.285.877 tona ulaşmış, kağıt-karton ihracatımız ise 1999 yılına göre %19.6 oranında gerileyerek 65.396 tona düşmüştür..
Kağıt-karton tüketimi ise; 1999 yılı tüketim miktarı 2.213.973 ton’a göre %23.4 artış gerçekleşerek, 2000 yılında 2.736.953 ton, kişi başı tüketim miktarı ise 1999 yılına göre 7,5 kg. artışla 41.9 kg.a yükselmiştir. Avrupa ortalaması ise 102 kg. civarındadır.
Atık kağıt yönünden baktığımızda ise, kullanım 1996 yılında 638.000 ton, 1997 yılında 797.000 ton, 1999 yılında 760.000 ton, 1999 yılında 847.000, 2000 yılında ise 1.050.000 ton’a yükseldiğini, bir başka ifade ile de atık kağıt tüketiminin arttığını görmekteyiz.
Kullanım miktarı gün geçtikçe artan atık kağıdın yurt içersinde toplanan miktarı ise 2000 yılında 987.518 ton olarak gerçekleşmiştir. Buda 2000 yılı için % 36’lık bir geri dönüş oranına tekabül etmektedir.
Görüldüğü gibi, atık kağıt ülkemiz için çok değerli bir hammadde kaynağı olup, toplama oranının da ihtiyaca paralel olarak ilk aşamada en azından % 45 seviyesine yükselmesi gerekmektedir. Üretilen kağıt-karton’un bir kısmının geri kazanılması mümkün olmadığı göz önüne alınırsa 2/3’lük geri dönüş oranı (%65) en yüksek verim olarak kabul edilmelidir. Genellikle %40-50 oranı oldukça iyi bir değerlendirme sayılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, 1999 yılı verilerine göre Avrupa Birliği ülkeleri içersinde Avusturya % 79.6, Hollanda %78.0, İsveç % 62.7 ortalama ile en yüksek geri dönüş oranına sahip ülkelerdir. Ancak, atık kağıt toplama oranının yüksekliği ile birlikte asıl önemli olan toplanan kağıdın kaliteli olmasıdır. Atık kağıt kalitesinin iyileştirilmesi ve kullanım alanlarının arttırılması, ülke ekonomisi bakımından kaçınılmazdır.
Dünya kağıt-karton üretimi 1999 yılı verilerine göre 315.712.000 ton ve selüloz üretimi ise 179.129.000 ton’dur. Aynı dönem Ülkemiz kağıt-karton üretimi 1.350.799 ton ve selüloz üretimi ise 333.540 ton’ dur.
Dünya sıralamasında;Kağıt-karton üretiminde 28., Selüloz üretiminde 32. Toplam kağıt-karton tüketiminde 28. Selüloz üretiminde 32., Toplam kağıt-karton tüketiminde ise 57. sıradayız.
Bu rakkamlar, Türkiyenin net kağıt-karton sanayiinin büyümesine açık bir ülke olduğu gibi, kağıt-karton ithal eden bir ülke konumunu ortaya koyuyor.
Atık Kağıt Toplama Sistemimiz

DÖNKASAN, çevre temizliğine ve düzenine azami titizliği gösterebilmek için toplama işlemini; Yurdumuzda ilk kez uygulanan " KONTEYNER " sistemini getirerek, atık kağıdın çıkabileceği her yere boş " Konteyner " ve " Kompaktör " ler yerleştirmekte, bu konteyner’ leri zahmetsiz ve sessizce taşıyabilmek için kancalı kaldırıcılı liftlerle teçhiz edilmiş, özel kamyonlar ile servis vermektedir.
DÖNKASAN; kağıt biriktirmek için kapalı mahalli olmayan, fakat yeterli alanı olan firma, market, fabrika gibi müteşebbislere

Yurdumuzda ilk kez Şirketimizin devreye aldığı 4,5 mt boyunda, 2,5 mt genişliğinde ve 2.2 mt yüksekliğinde saç “ Konteyner” ler ile hizmet vermektedir. Yurt dışında çeşitli örneklerini gördüğümüz bu sistem ile konteyner sadece şöförün kendi koltuğundan kullandığı düğmeler yardımı ile 3 dakika içersinde boş mahalle indirilmekte ve dolu olan alınmaktadır. Gerek yükleme ve gerekse indirme, zaman ve işçilik yönünden tasarruf sağlanmaktadır.
Şirketimiz kendi vasıtaları ve imkanları ile servis verdiği yerlere asgari 1 tonluk mal garantisi ile gitmektedir. Ancak, atık kağıdın tesislerimize teslimi halinde tonaj aranmaksızın kg. dahi olsa alınmaktadır.


Karışık ve dağınık vaziyette işletmemize gelen kağıtlar elemanlarımız tarafından seçilmek ve yabancı maddelerden arındırılmak üzere konveyörlere verilmekte, bilahere cinslerine göre ayrılmış olan kağıtlar, tozlarından arındırılmak üzere parçalayıcılara gönderilmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasını müteakip balya preslerinde otomatik olarak balyalanan atık kağıtlar cinslerine göre ayrı ayrı istiflere konularak fabrikalara gönderilmektedir. Özellikle %100 selülozdan yapılmış olan I.Hamur ve Kraft cinsi kağıtlar temizleme ünitesinde işleme tabi tutulmakta ve tozundan arıtılarak kağıt fabrikalarında selüloz hattında, selüloz yerine kullanılacak hale getirilmektedir.


Atık kağıtlar, tesislerimizde basınç gücü 100 ton olan hidrolik preslerle balyalanması neticesinde aşırı miktarda sıkışmakta ve bu nedenle de dış etkenlerden zarar görmediği gibi, içersinde hava bulunmaması nedeni ile yangın ihtimali ortadan kalkmaktadır. Bu sistem ile balyanan kağıtlar işletmelerimizde;
· Stok sahalarını rahatlatmakta,
· İşletme içi nakliye masraflarını azaltmakta,
· Dış etkenlerden (yağmur, kar, rüzgar gibi nedenlerden dağılıp çürümeleri) daha az etkilenmelerini sağlamakta,
· Yangın ihtimalini azaltmaktadır.
Balyalama neticesinde çıkan ürünler öncelikle tamamen selülozdan imal edilmiş (Poz A) ürünler ve atık kağıt ile birlikte selülozla karıştırılmış olarak elde edilmiş ürünler (Poz B) olmak üzere 2 ana gruba ayrılmaktadır. Gerek Poz-A, (Kraft ve I.Hamur) gerekse Poz-B ( Kromo, Gazete, Oluklu, Çimento ve diğerleri) türündeki ürünlerimiz, A.B.D. ve Avrupa’da uygulanan normlara göre üretilmektedir.
DÖNKASAN, 2000 yılında 100.000 ton/yıl tesislerde, 70.000 ton/yılı tesis dışında (Gazete ve matbaalardan direkt olarak alınıp, kağıt fabrikalarına gönderilen kağıtlar) olmak üzere 170.000 ton işlem gerçekleştirmiş olup, bu rakkam yurdumuzda toplanan kağıdın % 20sini teşkil etmektedir.
Çevre Bilinci
Atık kağıdın çevre bilincinin geliştirilerek, ÇÖPE ATILMASININ ÖNLENMESİ, öncelikle katı atıkları taşımak ve bertaraf etmek için yapılan masrafları azaltmakta ve bu bertaraf etme işleminin temininden önce çöplüklerde çalışan insanların sağlığı açısından önem taşımaktadır. Ayrıca, çöpleri bertaraf edecek sistemlerinde doğaya zarar verdiği ayrı bir gerçektir.

Türkiye’de kullanılan kağıdın ortalama olarak ancak %36’sı toplanabilmektedir. Ancak toplama işlemi modern bir sisteme dayanarak yapılmadığından toplanan kağıdın bir kısmı bazı kişilerce çöplerin ayıklanması suretiyle gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde toplanan kağıdın iki bakımdan mahzurları vardır. Birincisi çöpe karışan kağıdın evsafı kötüleşmekte, ikincisi bu kağıtların ayıklanması sırasında ortalığa saçılan çöplerin toplum sağlığı açısından tehdit oluşturması ve çevreyi kirletmesidir. Bu nedenlerden ilk olarak sistematik bir toplama sisteminin devreye sokulması gerekmektedir.
Ayrıca; Atık kağıdın geri dönüş yüzdesini arttırmak için bizce; halkın eğitimine önem verilmeli, İlkokul eğitim programı
içerisinde kağıt-orman - atık kağıt ilişkisi ders olarak konulmalı ve küçük yaştan itibaren bu terbiyenin verilmesine çalışılmalı, kullanıcıların bilinçlendirilerek kağıtların çöpe karıştırılmadan münferit olarak ayrı bir yerde biriktirmesini ve kağıt gibi geri dönüşebilen diğer atıklarında (cam, metal, tekstil, plastik) yine çöpe atılmadan ayrı olarak toplanma imkanlarının sağlanması gerekmektedir.
Geri Dönüşümünün Faydaları
Çevre açısından;
Yurdumuzda üretilen kağıt ve karton imalinde SEKA’nın bazı fabrikaları hariç olmak üzere, üretim tamamen hazır ithal selüloz , saman ve atık kağıttan yapılmaktadır. İyi organize edilmiş bir toplama sistemi belediyelerin katı atık toplama yüklerini hafifleteceği gibi, çöplüklerde bertaraf edilmesi işleminide önliyecektir. Ayrıca, üretimin atık kağıt kullanılarak yapılması halinde imalat için gerekli olan su ve kimyevi maddelerin daha az kullanılacak olması ÇEVRE KORUNMASI açısından son derece önemlidir.

Orman kaynakları açısından;
Türkiye’de orman kaynakları kağıt üretimine paralel olarak gelişmemekte, bu yüzden kağıt sanayii için hammadde sıkıntısı doğmaktadır. 1 ton kağıt üretimi için takriben 3 m³ ağaca ihtiyaç vardır ki, atık kağıdın değerlendirilebilmesi ile odun kullanımı sınırlandırılabilmektedir.
Enerji Tasarrufu;
Kağıt üretiminde odun yerine atık kağıt kullanılması durumunda üretim için lüzumlu enerji ihtiyacı daha azdır. Zira atık kağıt, hammadde olarak kullanılan odundan selüloz üretimine nazaran çok daha az enerji harcanarak hammadde haline getirilebilmektedir. Bu yüzden mühim ölçüde enerji tasarrufu sağlanmaktadır.
Hammadde Kaynağı ve Kimyevi Madde tasarrufu;
Atık kağıtların kullanımı, kullanıldığı ölçüde bir hammadde kaynağı oluşturmaktadır. Bu nedenle atık kağıt kullanımı halinde, kağıdın bünyesinde bulunan bazı kimyevi maddeler de geri kazanıldığından kimyevi madde tasarrufu gerçekleşmektedir.
Maddi tasarruf;
Atık kağıdın ülke içinde toplanıp kullanılması ile yurt dışından selüloz ve atık kağıt ithalinin azalması ile mühim ölçüde tasarruf temin edilecektir. Ayrıca, atık kağıdın toplanması, tasnifi ve nakliyesi dolayısıyla yeni istihdam sahaları ortaya çıkacaktır.
Kay: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]


1990’lı yıllarda Çevre Koruma ve Ambalaj Atıklarını Değerlendirme Vakfı; ÇEVKO’nun kurulmasıyla birlikte gelişim gösteren geri dönüşüm sanayi hammadde yetersizliği kıskacında.

Türkiye’de geri kazanımı mümkün hammaddelerin ekonomik değeri 40 trilyon lira.Ancak bunun sadece 15 trilyon liralık kısmı ekonomiye kazandırılabiliyor. Çünkü atıkların ancak bir kısmı geri dönüşüm tesislerine ulaştırılabiliyor. Geri dönüşüm amaçlı kurulan Sasa, Ecomelt, Şişecam Grubu ve Yekaş gibi milyonlarca dolar değerindeki yatırımları ayakta tutabilmenin şartı ise bu hammaddelerin çöpe gitmemesini sağlamaktan geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, kağıtların toplanması için oluşturduğu 167 geri dönüşüm merkezi ve pet geri kazanımında 8 bin 700 tonla Avrupa beşincisi olan Adanalı Sasa Şirketi’nin faaliyetleri, bu alandaki örnek çalışmalar.

Türkiye’de katı atık miktarı:
*Bir kişi günde yaklaşık 1 kilo çöp; yaratıyor.
*Yılda bir kişinin çıkardığı çöp 354 kg.
Bu rakam İrlanda’da 256 kg., Almanya’da 440 kg.
*Evsel atıkların % 64.2’si organik, % 11.9’u geri kazanılabilir, % 23’ü kül / cüruf.
*Değerlendirilebilir atık % 12.
*Evsel katı atıkların ekonomik değeri yaklaşık 40 trilyon.


Ne yapmalı?
Katı atıkların ayrıştırılarak toplanması yerel yönetimlerin sorumluluğunda. Ancak 3000 belediyenin bulunduğu Türkiye’de, ÇEVKO’nun da çabalarıyla yalnız 48 belediyede atık toplama merkezleri bulunuyor. Ayrıca 150 okulda cam, karton, pet ambalaj toplanıyor. 600 bin kişiyi kapsayan bu kampanyaların daha da yaygınlaşması için vatandaşların bağlı olduğu belediyeden böyle bir hizmet talep etmesi gerekiyor. Yine İstanbul’da Bahçelievler ve Beşiktaş ile Bursa’da kurulan çöp ayrıştırma tesislerinin tüm belediyelere yayılması öneriliyor. Eskişehir, İzmir, Çanakkale, Marmaris, Antalya’da da bu yıl geri dönüşüm için adım atıldı. Bu arada tüketicilerin de kullanılmış kağıt, karton, cam, pet, plastik gibi atıkları “mavi renkli” çöp torbalarında ayrı ayrı toplayarak kampanyalara destek vermeleri
isteniyor. İşbirliğinin üçüncü ayağını oluşturan sanayiciler ise örgütlenmeyi sürdürüyor.

Kay: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]


KATI ATIKLAR
Katı atıklar ve geri kazanım konusunda bunları biliyor musunuz?
· Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de özellkile büyük yerleşim birimlerinden insanların karşılaştığı en büyük çevre sorunu çöplerdir.
· Evsel katı atıkların % 68’ ini organik atıklar, kalan kısmını ise kâğıt, karton, tekstil, plastik, deri, metal, ağaç, cam ve kül gibi maddeler oluşturmaktadır.
· Ülkemizde günde yaklaşık 65 bin ton çöp üretilmektedir.
· Ülkemizde ve dünyadaki katı atıkların yönetiminin üç temel ilkesi vardır. Bunlar az atık üretilmesi, atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesidir.
· Çöplerin toplanmasından tutun da, depolanması veya bertaraf edilmesine kadar tüm hizmetlerin bir plan çerçevesinde ele alınması ve öncelikle bu atıkların değerlendirilmesi veya geri kazanılmasına çevre ile uyumlu atık yönetimi denilmektedir.
· Uygun şekilde depolanmamış çöpler yeraltı ve yüzeysel su kirliliğine, haşerelerin üremesine, çevreye kötü kokuların yayılmasına, görüntü kirliliğine ve çeşitli hayvanlar vasıtasıyla taşıyıcı mikropların yayılmasına neden olmaktadır.
· Çöpü kaynağında azaltmazsak, bir gün çöp dağları arasında nefes alamaz hale gelebilriz.
· Gelece kuşakların çöp dağları altında ezilmesini istemiyorsak, bilinçli tüketim yapıp az çöp çıkarmak zorundayız.
· Ülkemizde ilk çöp faciası 28.04.1993 tarihinde İstanbul’ un Ümraniye büyük ilçesinde meydana gelmiştir. Yaklaşık 20 yıldır çöp dökümü yapılan sahada usulüne uygun bir döküm yapılmadığı için kayma olmuştur.
· Ülkemizde bulunan 3215 belediyeden 11’ inde düzenli depolama yapılmaktadır.
· Ülkemizde faaliyette olan bir kompost tesisi bulunmaktadır.
· Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyenin katı atık toplama ile kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut iş yeri ve diğer şekillerde ( boş bulunanlar dahil ) kullanılan binalar Çevre Temizlik Vergisi’ ne tabidir.
· Denizlerimiz, göllerimiz, yollarımız, parklarımız çöplük değildir. Çöplerin yeri çöp kutularıdır. Her yere çöp atıp çevreyi kirletenleri mutlaka uyarın.
· Çöplerinize attığınız pillerin içindeki kimyasal maddeler toprağa ve suya karışarak sizlere zehir olarak geri dönecektir.
· İnsan sağlığına zararlı kimyasal maddeler içeren temizlik ürünleri yerine doğal bileşenlerden oluşmuş ve çevreye zararlı olmayan ürünleri tercih edelim.
· Kullan-at piller yerine yeniden doldurulabilir pilleri kullanalım.
· Aspest ısıya ve ateşe dayanıklı ve yalıtımlı bir malzemedir. Elektrik sanayinde, dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kontak yapabilecek bölümlerinde, buhar, gaz, su ve diğer sıvıların taşıma borularında vs. kullanılmaktadır.
· Aspest çeşitli solunum yolları ile ciğerlere gitmesi durumunda insan ve diğer canlılara zararlıdır. Özellikle kanserojen riski taşıdığı tespit edilmiştir.
Geri Kazanım Konusunda Bunları Biliyor musunuz?
· Geri dönüşüm ve tekrar kullanımın ötesinde, atıkların özelliklerinden yararlanılarak içindeki bileşenlerin fiziksel, kimyasal veya biyokimyasal yöntemlerle başka ürünlere veya enerjiye çevrilmesine geri kazanım denilmektedir.
· Geri kazanımla, doğal kaynaklarımız korunur, enerji tasarrufu sağlanır, ekonomiye katkı sağlanır, çöplüğe giden atık miktarı azalır ve geleceğe yatırım yapılır.
· Türkiye’ de atıkların geri kazanımı konusunda uzun yıllardır süre gelen çalışmalar vardır. Cam, kâğıt, karton, plastik ve metol gibi atıklar özellikle çöp dökme sahalarından ve sokak toplayıcıları kanalıyla sokaklardan toplanmakta ve ham madde kaynağı olarak çeşitli sektörlerde kullanılmaktadır.
· Kullanılmış ambalajların ve diğer değerlendirilebilir atıkların genel çöpten ayrı ve temiz olarak toplanması yöntemi geri kazanım sürecinin ilk aşamasını oluşturmaktadır. Ayrı toplanan geri kazanılabilir atıkların geri dönüşüm işlemine tabi tutulabilmesi için cinslerine göre de ayrılmaları gerekmektedir.
· Türkiye’ de çöp miktarının yaklaşık % 15-20’ sini geri kazanılabilir nitelikli atıklar oluşturmaktadır.
· Ambalaj çöp değil aynı zamanda bir ham maddedir. Yeniden kazanımı mümkün olan ambalajları evlerimizde ayrı toplayalım.
· Herhangi bir ürünü alırken geri dönüşümlü olmasına dikkat ederlim.
· Kâğıtlarımızı, defterlerimizi tutumlu kullanıp kullanılmış kağıtları geri kazanalım.
· Tükettiğimiz kağıtları çöpe atmak yerine toplayıp ekonomiye kazandırabilir ve çevre kirliliğini önleyebiliriz.
· Bir ton kullanışmış kağıt, geri kazanıldığında 16 adet çam ağacının, bir ton kullanılmış gazete kâğıdı kullanıldığında ise 8 adet çam ağacının kesilmesi önlenmiş olacaktır.
· İnsanların birbirlerine gönderdiği mektupların % 44’ ü okunmamaktadır.
· Yalnızca 100.000 aile gereksiz yazışmayı durdurursa, her yıl 150.000 ağaç kesilmekten kurtulacaktır.
· Bir insan, ömrünün 8 ayını, gereksiz yazışma zarflarını açarak geçirmektedir.
· Bir büro elemanı yılda, 81 kilo yüksek vasıflı kağıdı çöpe atmaktadır.
· Bir kere kullanıp atacağımız poşetler yerine, sürekli kullanabileceğimiz bez torba, seper ve fileleri tercih edelim.
· Plastikler doğada parçalanma süresi en uzun olan madde olduğu için yük edilmesi güçtür. Bu nedenle bu maddelerin mümkün olduğunca ayrı biriktirilip geri kazanılmaları sağlanmalıdır.
· Plastik ambalaj atıkları yıkanıp granül haline dönüştürülerek ikincil ürün üretiminde ham madde olarak kullanılmaktadır. Sera örtüsü, otomotiv sektöründe plastik torba, marley, pis su borusu, elyaf ve dolgu malzemesi, araba yedek parçası yapımında kullanılmaktadır.
· Yeni üretime kıyasla, matal ve plastikte % 95 enerji tasarrufu sağlarız.
· Geri dönen her bir ton cam için yaklaşık 100 litre petrol tasarruf edillmiş olacaktır.
· Bir cam şişe doğada 4000 yıl, plastik 1000 yıl, ciklet 5 yıl, bira kutusu 10-100 yıl, sigara filtresi 2 yıl süre ile yok olmamaktadır.
· Evsel atıklar arasında cam şişe ve kavanozların geri dönüşümü ülkemizde oldukça eski yıllara uzanmaktadır. Renklerine göre ayrılan cam şişe ve kavanozlar ve diğer cam atıklar krılarak cam tozu haline getirilir. Cam tozu, kum, kireç taşı ve soda külü ile karıştırılır veyüksek sıcaklıkta şekillendirilerek yeni ürünlere dönüştürülür.
Kay: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]

Plastik Bakteriler
BİR VEYA BİRKAÇ değişik molekülün yüzlerce veya binlercesinin zincir gibi birleşerek oluşturdukları büyük moleküllere polimer; polimerlerin sentetik olanlarına, yani insan eliyle üretilenlerine ise plastik adı verilir.
Plastik, 1800’lü yıllarda keşfinden sonra, hızla artan kullanım alanlarıyla gündelik hayatın vazgeçilmezleri arasına katıldı. Ama öte yandan, işi bittiğinde hızla yok edilemediği için, çevre kirliliğinin artmasına sebep oldu.
Plastik atıkları yok etmenin bir yolu plastiklerin toplanarak yakılması ise de, bu hem pahalı bir işlemdir, hem de zehirli gazların açığa çıkmasına sebep olmaktadır. Geri dönüşüm projeleri ise, plastiklerin çok fazla çeşidinin olduğundan ve dönüştürme işlemi hepsinin tek tek ayırt edilerek kullanılmasını gerektirdiğinden, zordur. Ayrıca, plastik geri kazanılsa bile eski sağlamlıklarını yitirdiklerinden, geri dönüşüm ürünlerin kullanım alanları sınırlıdır. En ucuz ve basit olanı ise, plastiklerin diğer çöplerle birlikte belli bir alanda biriktirilmesidir. Ancak, diğer çöpler mikroorganizmalar tarafından parçalanır ve bir şekilde tüketilirken plastikler kimyasal ve fiziksel özellikleri sebebiyle mikroorganizmalar tarafından besin olarak kullanılamazlar. Bu yüzden de, her geçen gün artarak ekolojik dengeyi tahrip etmektedirler.
Kâinatta ism-i Kuddüs’ün tecellisi olarak öyle muhteşem bir temizlik mekanizması kurulmuştur ki; her sonbahar ağaçlardan düşen tonlarca yaprak, ölü hayvan ve bitki kalıntıları, görünmeyen temizlikçiler, yani mikroorganizmalar tarafından parçalanarak tekrar doğaya kazandırılır. Yani, atık olan bir maddenin doğada çözünebilmesi demek, mikroorganizmalar tarafından gıda olarak kullanılabilmesi demektir. Mikroorganizmaların ürettiği enzimler doğal olan polimerlerdeki karbon zincirlerini kırarlar ve daha sonra da nem, sıcaklık, oksijen miktarı gibi faktörlerin etkisiyle belli bir sürede tüketirler. Doğal polimerlerin (meselâ nişasta, selülöz) bu şekilde parçalanıp kullanılması sadece günler alırken, petrol bazlı sentetik polimerlerin yok edilmesi yıllar, hatta yüzyıllar sürebilmektedir. Bunun nedeni, kimyasal yapıları yüzünden plastiklerin mikroorganizmaların ürettiği enzimler tarafından parçalanamaması ve dolayısıyla gıda olarak tüketilememesidir.
Plastiklerin her geçen gün artarak tabiatı kirletmesini önlemenin bir yolu, doğada çözülebilen, tüketilebilen plastiklerin üretilebilmesi ile olur. Nitekim, doğada-çözünebilir özellikte başlıca üç tür plastik vardır:
• Güneş ışığına hassas plastikler: Bazı plastikler güneş ışığına maruz kaldıklarında molekülleri birbirine bağlayan kimyasal bağlar kopmakta ve küçülen parçalar daha sonra mikroplar tarafından kullanılabilmektedir. Ancak çöplerin biriktirildiği yerlerde üstüste yığılan plastiklerin hepsine güneş ışığının ulaşması mümkün olmadığından, bu yol her zaman işe yaramamaktadır.
• Nişasta gibi çabuk bozulan polimerlerin eklenmesiyle üretilen plastikler: Bu tür polimerlerde molekül dizileri nişasta kullanılarak birbirine bağlanırlar. Plastik çöpe atıldığında mikropların nişastayı kullanması ile polimer parçalanır. Ancak, yine çöp yığınları altında yeterli güneş ışığı ve oksijen olmaması nişastayı tüketen mikroorganizmaların iş görememesine neden olur. Ayrıca bu şekilde üretilen plastikler diğerlerine göre daha dayanıksızdırlar.
• Üçüncü tip ise, bakteriyal plastikler (biyo-plastikler)’dir.
CANLI PLASTİKLER
Petrol kaynaklı plastikleri mikroorganizmalar yiyemiyorsa, o zaman onların gıda olarak kullanabilecekleri—veya kullandıkları!—bir plastik üretilip kullanıldığında çevre kirliliği problemi ortadan kalkacak demektir. Bilim adamları tarafından bu yönde araştırmalar yapılırken, bazı tür bakterilerin fosfor ve azot azlığında PHB (poli-hidroksibütirat) isimli polimerler ürettikleri keşfedilmiştir. PHB binlerce hidroksibütirat molekülünün ardarda zincir gibi eklenmesiyle meydana gelir. Nasıl bizim vücudumuzda besinler yağ şeklinde depolanıyorsa, bu bakteriler de enerji kaynağı olarak PHB’yi depolamaktadırlar. Bakterilerde PHB, 100 ilâ 800 nanometre arasında değişen boyutlarda kürecikler hâlinde bulunur. Nanometrenin, metrenin milyarda birini ifade eden bir ölçü birimi olduğunu da sırası gelmişken belirtelim. Bazı bakteriler ağırlıklarının yüzde 70’i kadar bu plastiklerden üretebilirler. PHB üretiminde sadece doğal olarak bu plastiği kullanabilen bakterilerden yararlanılmamakta; gerektiğinde E. coli gibi bazı bakterilerde de rekombinant DNA teknikleri kullanılarak bu plastiklerin üretilmesi sağlanmaktadır. PHB üretiminden sorumlu olan enzimin genetik kodu E. coli bakterisine yerleştirilmekte ve böylece E. coli de PHB üretir hâle gelmektedir. Hatta, aynı işlem bitkiler üzerinde de yapılarak bitkilerin plastik üretir hâle gelmesi sağlanmıştır (ancak verim şimdilik azdır.)
ŞEKERDEN PLASTİK ÜRETEN FABRİKALAR!
PHB’nin çok miktarda üretilebilmesi için ilk önce bakterilerin biyoreaktörlerde bol miktarda glikoz (şeker) ve diğer gerekli maddeler verilerek çoğalmaları sağlanır. Daha sonra ortamdaki azot miktarı azaltıldığında bakteri bunu zor zamanların gelmesi olarak algılar ve glikozu kullanarak gıda stoklarını (PHB kürecikleri) hâlinde hazırlamaya başlar. Yani, bakteriler şekerden plastik üreten birer fabrikaya dönüşürler! Bakteriler yeteri kadar plastik ürettiklerinde ilk önce bakteri hücre zarları bir kimyasal yardımı ile parçalanır. Daha sonra değişik saflaştırma süreçlerinden geçen ve toz hâline getirilen plastik artık istenen şekle sokulmaya hazırdır. İster bir şampuan şişesi, isterse bir kimlik kartı olarak kullanıma sunulur. Şekerden üretilen bu plastik, işi bitip çöpe atıldığında ise, kısa sürede topraktaki diğer bakteriler onu gıda olarak kullanıp su ve karbondioksite dönüştürürler. Petrol bazlı plastiklerin doğada çözünmeleri yıllar alırken, bakterilerden üretilen biyo-plastiklerin tabiata karışmaları sadece günlerle ifade edilmektedir.
Dünyada Biopol ve Biofan markalarıyla PHB bazlı plastikler üretilmektedir. Meselâ Biofan (Japonya) markası ile üretilen plastikler kimlik kartı, banka kartı türü kartların üretiminde, çöp torbası ve alışveriş poşeti olarak, tarımda toprağı örtmede kullanılan plastik örtüler olarak kullanılmaktadır. Ancak biyo-plastiklerin yaygın olarak kullanılmalarına engel olan bir problem var ki, o da maliyetlerinin petrol bazlı kardeşlerine göre pahalı olmasıdır. Bu doğa dostu plastikleri ucuzlatabilmek için de tabiî ki çalışmalar devam ediyor.
Petrol bazlı plastiklerin tabiatta yol açtığı ekolojik problemler ve çevre kirlilikleri artık başka çözümlerin araştırılmasını gerektirmektedir. Tamamen doğada çözülebilen bir plastik arayışı sonunda gözümüzü yine tabiata yöneltmiş ve cevap da yine orada bulunmuştur. Böylece, bir kez daha görülmüştür ki, ne kadar ilerlerse ilerlesin, bilim O’nun yarattığı mükemmel nizamın takipçisi ve taklitçisi olmaktan öteye bir milim bile gidemez.

Kay: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]



ENTEGRE ATIK YÖNETİMİ VE GERİ KAZANIM
ÖZET
Entegre atık yönetimi terimi son yıllarda oldukça sık kullnılan ancak tanımı yeterince yapılmamış bir yönetim şeklidir. Entegre atık yönetimi, atık yönetimini bir bütün olarak ele alır ve bu bütünün amaç ve hedeflerini belirler. Entegre atık yönetimi bu açıdan atık yönetiminin tüm unsurlarını bir bütün olarak değerlendirir ve atık yönetiminin amacını hem çevresel hemde ekonomik açıdan sürdürebilirliğin sağlanması olarak tanımlar.

Atık oluşumunu azaltarak atık kaynaklarının dikkatli bir şekilde yönetimini sağlamak etkin bir atık yönetiminin amacı olmalıdır. Hernekadar atık miktarının azaltılması sağlıklı bir atık yönetimi sisteminin önemli aşamalarından birini oluştursada daima ele alınması gereken konu atıklar ve cinsleri olmalıdır. Amaç ise bu atıkların çevre ve ekonomik yüklerin minimize edildiği bir sistem içinde yönetimi olmaıdır.

ENTEGRE ATIK YÖNETİMİNİN KAPSAMI :

Sürdürülebilir bir atık yönetimini sağlayabilmek için bu yönetim sisteminin her bir elemanının çevresel ve ekonomik yüklerini irdelemek ve bu mekanizmayı sürekli olarak işletmek gereklidir. En ekonomik ve çevreye yükü en az olan atık yönetimi sistemi tabiiki toplum yaşantısına engel olmadan en az atığın üretildiği sistemdir. Atık mktarını minimize etmek için ise gereksiz kullanım ve sarfın azaltılması ( yani son kullanıcının eğitimi), atıkların enerji ve veya materyal olarak geri kazanımının sağlanması gerekli olduğu aşikardır. En son nokta olan nihai bertarafın ise yine bu amaç ve hedefler içinde yönetilmesi şarttır. Bu çerçeve içerisinde entegre atık yönetimi

* Tüm katı atıkları kapsar : Spesifik bazı katı atık türlerine ( yanlızca geri kazanılabilir atıklar veya yanlızca organik atıklar) endekslenmiş bir atık yönetimi muhtemelen etkin olamıyacaktır.,

*Tüm katı atık kaynaklarını kapsar : Evsel, endüstriyel, ticari, tarımsal ve inşaat atıkları bir bütün halinde değerlendirilmelidir. Atığın yanlızca kaynağına yönelik bir yönetim yeterli etkinlikten uzak olacaktır.

* Toplama ve geri kazanılabilir atıkların ayrı toplanmasının yanında aşağıdaki opsiyonlardan bir veya birkaçını da kapsar :

* Geri kazanım : Değerlendirilebilir atıkların geri dönüşümü bu atıkların kaynağında ayrı toplanmasını ve cinslerine göre sınıflanmasını gerekli kilar.

* Organik atıkların biyolojik olarak işlenmesi: Bu yöntem organik atıklardan gübre üretilerek depolama sahalarına giden atık miktarını azaltacaktır.

*Yakma :Atıkların yakılması nihai atık mitarını en fazla oranda azaltan ve bununla birlikte enerji üretimi gibi önemli bir geri dönüşü sağlayan bir yöntemdir. Diğer alternatifler arasında en pahalı yöntem olarak bilinir.

* Düzenli Depolama : Atıkların çevreye en az zararı verecek şekilde ve kontrol edilebilir bir yöntem ile uzun süreler depolanmasıdır.


ENTEGRE ATIK YÖNETİMİNİN AMAÇ VE KRITERLERİ

Entegre atık yönetiminin, atık yöentimini bir bütün olarak değerlendirdiğini ve bu bütünün elemanlarını birer birer verimlilik ve etkinlik açısından irdelediğini bir kavram olarak kabul ettikten sonra amaç ve krıterlerini tanımlamak gereklidir.

Entegre atık yönetimi; atık yönetimi sistemi içinde oluşan atıkların bertaraf edilmesinde çevreye ve ekonomiye olan etkilerinin en aza indirilmesini amaçlar. Bu amaca ulaşmanın en kısa yolu ise doğal olarak atık miktarının azaltılmasıdır. Atık yönetimi sistemi atıkların nihai bertarafının çevreye bıraktığı zararı en aza indirgemek için enson teknik ve bilgiler kullanır. Ancak bu çalışmanın çerçevesi ekonomik gerçekler içinde çizilmelidir. O halde bu amacı sağlayacak etkenler yöntemin çevresel ve ekonomik yüklerinin değerlendirilmesinden geçer. Bu nedenle atık yönetiminin verimlilik analizi çevresel ve ekonomik etkinlik olmak üzere iki önemli değişken üzerinden yapılmalıdır.


Çevresel Etkinlik Krıteri:

Atık yönetiminin çevresel etkinlik değerlendirmesi üç ana konu üzerinden yapılır - kaynakların kullanımı; çevreye verilen emisyon ve atık bertafarı. Bu üç ana konu üzerindeki ilişki oldukça karmaşık olmakla birlikte Yaşam Döngüsü Stoğu (life cycle ınventory) adı ile bilinen yöntem bu konuda pratik çözümler üretebilmektedir. Her nekadar bu makalenin ana konusu olmamakla birlikte entegre atık yönetimi konusunun önemli bir parçası olması nedeni ile Yaşam Döngüsü Analizinden bir parça söz etmekte yarar görülmektedir. Yaşam döngüsü analizi yöntemi bir konunun çevre ile olan etkileşimini beşikten mezara kadar olan çevre ile olan tüm ilişkilerinin bir nevi bilançosudur.

Kısaca bir yöntemin çevresel etkinliği irdelenirken o yöntemin parçası olan unsurların beşiten mezara (örneğin doğal kaynakların kullanımından nihai berterafa kadar tüm elemanları irdelenmektedir). Bu olgunun bütün olarak irdelendiği bir tablo aşağıdaki şekilde atık yönetiminin girdi ve çıktıları olarak verilmiştir.







GİRDİLER SÜREÇLER ÇIKTILAR




BİYOLOJİK İŞLEMLER GERİ KAZANIM
Kompostlama
Atık Biogaz üretimi Hava
Emisyonu
TOPLAMA
AYIRMA
Enerji YAKMA Gaz
Emisyonu
Enerji geri kazanımı
Diğer Kütlesel yakma DÜZENLİ DEPOLAMA
Malzemeler Biogaz üretimi İnert
Depo alanı


ÜRÜNLER İkincil Kompost Kullanılabilir
Malzemeler Gübre Enerji


Şekil 1. Entegre atık yönetimi sisteminin girdi ve çıktıları.

Doğru ve sağlıklı bir atık yönetimi, atık yönetinin bütün elemanlarının (toplama, taşıma, değerlendirme ve nihai bertaraf) çevre ile olan etkileşimini değerlendiren atık yönetimidir. Bu etkinlik tabii ki ölçülen ve değerlendirilen etkiler olarak incelenmelidir. Örneğin atıkların taşınmasında çversel etkinin minimize edildiği yöntem minimu enerji tketimi ile maksimum oranda atığın taşınabildiği yöntemdir.


Ekonomik Etkinlik Krıteri:

En etkin ekonomik değerlendirme gerçek maliyetlerin ortaya konulduğu maliyetlerdir. Ekonomik analizlerde özellikle sistemin dışında gerçekleşen yani indirek maliyetler doğru bir ekonomik etüd yapılmasına engel olabilir. Bu amaçla mukayese edilebilir ve tüm ekonomik girdilerin değerlendirildiği bir metod ERRA (European Recovery & Recycling Association) tarafından geliştirilmiş ve dökümante edilmiştir.

Doğru ve etkin bir atık yönetimi ekonomik ve çevresel etkilerin en aza indirilmesini hedefleyen atık yönetimidir. Bu sistemi gerçekleştirmek ise doğru bir planin bulunmadığı otoriteler tarafından kabul edilmektedir. Doğru bir atık yönetimi sistemi birden fazla atık yönetimi sistemini birlikte değerlendiren bir sistemdir. Çünkü, atık miktarı ve biçimi bölgelere, sosyal ve kültürel alışkanlıklara göre önemli farklılıklar göstermekte ve bir bölge için doğru olan bir yönetim modeli bir başka bölge için aynı doğrulukta geçerli olamayabilir. Bu nedenle planlama bölgesel koşulları dikkate almalıdır.

Türkiye’de atık yönetimi konusu özellikle son beş yıl içinde artan nüfus ve göç ile birlikte çoğu kez şehir sınırlarının çok içine kadadr giren çöp dökme alanlarının yaratttığı orunla ile birlikte gündeme gelmiştir. Öncelikle düzensiz depolama sahalarının rehabilitasyonu ve yeni düzenli çöp depolama sahalarının açılması gündeme gelmiş ve daha sonra kompostlama ve geri kazanım konuları tartışılmaya başlanmıştır. Ülkemizin mevcut koşulları dikkate alındığında yakma yönteminden ziyade düzenli depolama sahalarının kurulması ve bu alanlara gidecek atık miktarının azaltılması için önlemler alınması (değerlendirilebilir atıkların ayrı toplanması ve geri kazanım bu aşamada önem kazanmaktadır) Türkiye için öncelikli seçenekler olarak görünmektedir.

Katı Atıkların Geri Kazanımı; Entegre Atık Yönetimi ilişkisi :

Ülkemizde nüfus artışına paralel olarak atık miktarı ve ambalajlı ürün kullanımı da artmış, geri kazanımı ekonomik bir değer haline getirmiştir. Bununla birlikte Çevre Bakanlığı tarafından 1991 yılında yayınlanan Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile geri kazanım yasal zorunluluk haline dönüşmüştür.
D.İ.E. tarafından 1993 yılında yapılan araştırmayla Türkiye’de yıllık evsel ve endüstriyel katı atık miktarları ile bu katı atıkların kompozisyonu belirlenmiştir. Bu araştırmaya göre günlük evsel atık miktarının mevsimlere, ülkenin bölgesel ve sosyo-ekonomik özelliklerine göre farklılıklar gösterdiği ortaya çıkmıştır. Ülkemizde yaz mevsiminde kişi başına günlük evsel atık miktarını 0,2 – 0,9 kg, kışın ise 0,18 – 0,8 kg arasında değişmektedir. Buradan hareketle ülkemizde kişi başına ortalama yıllık evsel atık miktarının 187 kg, toplam evsel atık miktarının ise yaklaşık 11 – 12 milyon ton olduğunu söylemek mümkündür. Belediye atığı olarak adlandırılan ve toplanıp bertaraf edilme sorumluluğu Belediyeler ait olan atıklara küçük işyerleri ve ticarethanelerden çıkan atıklar da dahil olduğundan küçük işletmeler ve ticarethanelerden çıkan yıllık 9 – 10 milyon ton atığı da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu durumda Belediye atıklarının yıllık toplamı 19 –20 milyon ton olmaktadır.
Evsel atıklar içindeki cam, metal, plastik, kağıt ve karton gibi geri kazanılabilir atıkların payı yaz aylarında % 8,5 – 22,9, kış aylarında ise % 3,7 – 15,6 arasında değişim göstermektedir. Bu rakamlar çerçevesinde ülkemizdeki cam, metal, plastik, kağıt ve karton gibigeri kazanılabilir atık miktarının yıllık 2 – 2,5 milyon ton olduğunu söyleyebiliriz.



Dönem Kişi Başı Çöp
Kg/gün Yaş Atık
% Kül, Cüruf
% Geri Kazanılabilir
Atık %
Yaz 0,6 80,25 3,9 15,84
Kış 0,47 50,31 41,06 8,64
Ortalama - 64,2 23 11,9

Tablo-1 D.İ.E Evsel Atıkların Kompozisyonu

Türkiye’de atıkların geri kazanımı konusundaki yasal zorunluluk 1991 yılında Çevre Bakanlığı tarafından yayınlanan Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile yürürlüğe girmiştir. Yıllık 2 –2,5 milyon ton geri kazanılabilir atığın yalnızca 300 bin tonu bu yönetmelik kapsamındadır.
Ülkemizde yılda yaklaşık 800 bin ile 1 milyon ton atık geri kazanılmaktadır. Bu miktarın büyük bir kısmı çöp dökme sahalarından ve sokaklardan ilkel ve sağlıksız koşullarda toplanmaktadır. Ancak bu şekilde toplanan atıkların bir kısmı yaş çöple karıştığı için değerlendirilememektedir. Daha sağlıklı ve verimli bir geri kazanım sistemi oluşturmanın temel koşulu geri kazanılabilir atıkların kaynağında yani konutlarda, işyerlerinde, okullarda, otel ve tatil köylerinde çöpten ayrı toplanmasıdır. Bu şekilde daha temiz ve fazla miktarda atık daha ekonomik bir şekilde toplanabilir. Bu sistemin oluşturulabilmesinin temel koşulu Belediye – Tüketici – Geri Dönüşüm Sanayinin aktif bir şekilde sistemin içinde yer alması ve sorumluluk üstlenmesidir. Doğru bir geri kazanım sisteminde tüketicinin sorumluluğu geri kazanılabilir atıkları kaynağında çöpten ayrı biriktirmektir. Belediye ise tüketicinin ayırdığı bu atıkları çöpten ayrı temiz bir şekilde toplamak ve cinslerine göre ayırmakla sorumludur. Sanayi sorumluluğu ise Belediyenin topladığı ve cinslerine göre ayırdığı bu atıkları alıp geri dönüştürmektir.



Çevko Vakfı – Belediye işbirliği ile çök sayıda proje uygulanmakta ve bu proje bilgileri düzenli olarak takip edilmektedir. Örneğin Bursa-Osmangazi bölgesinde bu değer 0,465 kg / konut-hafta iken İstanbul-Beşiktaş bölgesinde 1,570 kg / konut – hafta’dır. Halen devam eden belediye geri kazanım uygulamalarında ortalama 0,600 kg / konut-hafta’lık bir verimliliğe ulaşmış olup iki yıl boyunca haftalık toplama rakamlarının bir araya getirilmesi ile elde edilen sonuçtur.
Toplanan atıkların kompozisyonlarına bakıldığında ağırlıklı olarak cam, kağıt ve karton türü atıkların yer aldığı görülmektedir. Aşağıdaki tabloda geri kazanım uygulamalarını sürdüren bazı belediyelerin topladığı atıkların kompozisyonları verilmiştir.



Malzeme
Cinsi Bakırköy
Bahçelievler Beşiktaş Eskişehir Marmaris
Kağıt-Karton % 38 % 52 % 38 % 37
Cam % 32 % 24 % 33 % 25
Metal % 9 % 6 % 12 % 5
Plastik % 21 % 18 % 17 % 33
TOPLAM % 100 % 100 % 100 % 100


Tablo-2 Değişik Bölgelerde Devam Eden Geri Kazanım Uygulamalarında Toplanan Malzemelerin Kompozisyonu (Çevko Vakfı 1998)

Yukarıdaki tabloda görülebileceği gibi toplanan malzemelerin kompozisyonunda bölgesel farklılıklar olabilmektedir. Bu farklar o bölgedeki sosyo – ekonomik durum ve tüketim alışkanlıklarının farklılıklarından oluşmaktadır. Halen devam eden belediye geri kazanım projelerinde toplanan atıkların kompozisyonun ortalaması yaklaşık olarak aşağıda verilmiştir.


MALZEME CİNSİ YÜZDESİ
Kağıt-Karton % 42
Cam % 28
Metal % 7
Plastik % 23
TOPLAM % 100

Tablo-4 15 Belediye Tarafından Devam Eden Geri Kazanım Uygulamalarında Toplanan Atıkların Ortalama Kompozisyonları Çevko Vakfı 1998


Geri Dönüşüm Sanayii :
Özellikle son yıllarda ülkemizde geri kazanılabilir atıkların ekonomik değer kazanması ve bu konudaki yasal zorunlulukların yürürlüğe girmesi bu tür malzemeleri toplayan veya geri dönüşümünü yapan işletmeler ve sanayi kuruluşları oluşmaya başlamıştır.
Halen Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon ton civarında kağıt-karton, cam, metal ve plastik toplanarak geri dönüştürülmektedir.


Pazara Sürülen
(ton/yıl) Geri Kazanılan
(ton/yıl) Geri Kazanım
%
Kağıt-Karton 1.800.000 590.000 33
Cam 330.000 75.000 23
Metal* 550.000 180.000 33
Plastik* 150.000 50.000 30
TOPLAM 2.830.000 895.000 32
· Tahmini rakamlardır.
Bu tablodaki rakamlar ve özellikle son yıllarda bu konuda yapılan yatırımlar ve de bunların kapasiteleri göz önüne alındığında mevcut geri dönüşüm endüstrisinin kapasitesinin Türkiye’de geri kazanılabilir atıkların % 40 – 50’sinin değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Bu oranlar özellikle Avrupa ülkelerindeki gelişmeler dikkate alındığında oldukça başarılıdır.
Son yıllarda geri dönüşümle ilgili yapılan yatırımlar aşağıda özetlenmiştir.


Malzeme Cinsi Yatırım Miktarı Kuruluş Tarihi Kapasite (ton/yıl)
Hurda PET 3 MİLYON $ 1994 12.000
Alüminyum 20 MİLYON $ 1996 50.000
Hurda Cam
(5 adet tesis) 800 MİLYAR TL 120.000
Yüksek Yoğunluklu PE 3 MİLYON $ 1995 7.000
Karton İçecek Kutusu 0,6 MİLYON $ 1995 4.000
Kağıt-Karton
(Çok sayıda tesis) 1.500.000
TOPLAM 1.693.000

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi 1994 yılından sonra geri dönüşüm ile ilgili sanayi tesislerinin kurulması hızlanmış ve bu tesislerin kapasiteleri yıllık toplam 1,7 milyon tona ulaşmıştır.

SONUÇ
· Entegre Atık Yönetimi atıkkların düzenli toplanması, taşınması, bertarafı ve geri kazanımı konularının çevre ve ekonomik değerler gözeterek optimizasyonu ilkelerini benimsetmektedir.
· Entegre Atık Yönetimi ilkeleri çerçevesinde bakıldığında, geri kazanım ve geri dönüşüm atık yönetiminin vaz geçilmez unsurlarından biri olmakla birlikte ekonomiklik ve çevre etkilerinin optimizasyonu gereği optimuym bir geri kazanım ve geri dönüşüm oranı oluşacaktır. Bu oran bölge, tüketim ve sosyal alışkanlıklar, coğrafi özellikler, geri dönüşüm sanayi ve kapasiteleri gibi özelliklere bağlı olarak değişkenlikler gösterecektir.


Kay: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]





Yeniden Dönüşüm ve Atık Yönetimi
Geri Kazanım Uygulamaları
SU
Arıtma
Arıtma teknisyeni tarafından arıtmanın genel kontrol, bakım ve temizliği günlük olarak yapılmaktadır. Arıtmanın senelik kontrolü imalatçı ENFA tarafından yapılmaktadır. Arıtma tesisi tasarlanırken "Su kirliliği kontrol yönetmeliği" tablosundaki değerler dikkate alınarak yapılmıştır. Arıtma tesisi atıksu kaynak miktarı ve kirlilik yükü aşağıdaki değerler baz alınarak yapılmıştır:
1. Proje Nüfus : 5000 kişi
2. Proje Debisi : 500 m3 /gün
3. Su Tüketimi : 100 l/kişi.gün
4. Kirlilik yükü : 300 kg BOI/gün
5. Evsel atıksu kaynakları : Duşlar, tuvaletler ve lavabolar
Arıtma tesisi girişindeki atıksu karekterizasyonu aşağıdaki şekildedir.
1. 1. Debi 500 M3 /gün
2. 2. BOI5 : 220 Mg/lt
3. 3. AKM : 220 Mg/lt
4. 4. PH : 6-8
Arıtma Tesisinin Temel Çalışma Prensipleri
1. Yaklaşım kanalı ve mekanik ızgara
2. Dengeleme terfi merkezi
3. Havalandırma havuzu
4. Çöktürme havuzu
5. Klor temas havuzu
6. Çamur yoğunlaştırma havuzu
7. Filtre pres susuzlaştırma sistemi
Bahçe Sulama Deposu
Bahçe sulama deposundan WILO COE 2 MV 2006 hidrofor kullanılmaktdır. Bahçe sulama deposunda arıtma tesisinde arıtılmış su ile yeraltı su kanallarında biriken sular bu depoda toplanmaktadır. Yangın hattına ve bahçe sulama hattına bu depodan su verilmektedir. Su seviyesi günlük ölçülmektedir. Temmuz 2001den itibaren arıtmadaki arıtılmış su bahçe sulama deposuna verilmeye başlanmış buradan da bahçenin sulanmasında kullanılmıştır.
KAĞIT
İstanbul Büyükşehir Belediyesi2nin "Ver kağıt al ağaç" kampanyası kapsamında 10.03 2001 tarihinden itibaren toplam 15.265 kg kullanılmış atık kağıt toplanmıştır. Yaklaşık 10 ton kağıt miktarı kadar ağaç okulumuza alınmıştır. Bu ağaçlar arıtma tesisinin çevresine dikilmiştir. Atık kağıt dönüşüm uygulamalarına halen devam edilmektedir.
PİL
Kampüste atık piller için muhtelif yerlerde özel konteynerler bulunmaktadır.
Kay: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.main-board üyesi olmak için tıklayınız]




GENEL BİLGİ

DESTEK HİZMETLER BİRİMİ
Bilkent Üniversitesi Destek Hizmetler Birimi, Bilkent Üniversitesi içindeki kağıt, cam vb. gibi tüm geri dönüştürülebilir maddelerin toplanması, muhafaza edilmesi ve geri dönüşüm merkezlerine teslim edilmesi görevlerini üstlenmektedir.
GERİ DÖNÜŞÜM - KAZANMA NEDİR ?
"Geri dönüşüm-Yeniden Kazanım" terim olarak, kullanım dışı kalan nesnenin yani çöpün ham madde olarak kullanılıp yeniden imalata katılmasıdır.
NEDEN GERİ DÖNÜŞÜM ?
Tükettiğimiz maddeleri yeniden dönüşüm halkası içine katabildiğimiz zaman öncelikle bunların tekrar ham madde olarak kullanılmasını sağlamış oluruz. Böylece insan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması doğadan aldıklarımızı tekrar doğaya vererek azda olsa engellenmis olur. Bununla birlikte yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar ham madde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. Bir örnek vermek gerekirse yeniden kazanılabilir alüminyumun kullanılması alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35'e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır.
Çöpteki nesneleri ham madde olarak kullandığımız vakit çevre kirliliğinin her geçen gün artmasını da önleyebiliriz. Hurda kağıdı tekrar kağıt imalatında kullandığımızda hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltıyoruz. Örneğin bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 20 ağacın kesilmesini engelleyebiliyoruz. Öyleyse, çevremize-doğaya, ülke ekonomisine ve de kendimize olan sorumluluğumuzdan dolayı günümüzde hepimizin yeniden dönüşüm projesi içinde yer alması gerekmektedir.

GERİ DÖNÜŞÜM MADDELERİ


· Cam
· Kağıt
· Alüminyum
· Plastik
· Yazıcı Tonerleri
· Piller
· Motor Yağı
· Otomobil Aküleri
CAM
Cam tamamiyle yeniden kullanılabilir bir materyaldir. Yeniden kullanılabilir camdan tekrar cam imal edilmesi sıfırdan cam edilmesine göre çok daha az enerji tüketir.
Genellikle renksiz camdan renksiz, renkli camdan renkli cam ürünleri üretilir. Bu nedenle renkli camları renkli cam dönüşüm kumbaralarına; renksizlere atmalıyız. Ayrıca cam şişe, kavanoz vb. gibi ürünleri yeniden dönüşüm kumbaralarına atarken kapaklarınıda çıkarmalıyız.
KAĞIT
Ülkemizde üretilen kağıt ve karton imalinde SEKA'nın bazı fabrikaları hariç olmak üzere, üretim tamamen hazır ithal eslüloz, saman ve atık kağıttan yapılmaktadır. İyi organize edilmiş bir toplama sistemi belediyelerin katı atık toplama yüklerini hafifleteceği gibi, katı atıkların çöplüklerde yığılması da önleyebilecektir. Ayrıca, üretimin atık kağıt kullanarak yapılması halinde imalat için gerekli olan su ve kimyasal maddelerin daha az kullanılacak olması çevre korunması açısından son derece önemlidir.
Türkiye’de orman kaynakları kağıt üretimine paralel olarak gelişememekte, bu yüzden kağıt sanayii için hammadde sıkıntısı doğmaktadır. 1 ton kağıt üretimi için takriben 3 m³ ağaca ihtiyaç vardır ki, atık kağıdın değerlendirilebilmesi ile odun kullanımı sınırlandırılabilmektedir.
Kağıt üretiminde odun yerine atık kağıt kullanılması durumunda üretim için gerekli enerji ihtiyacı daha azdır. Atık kağıt, hammadde olarak kullanılan odundan selüloz üretimine nazaran çok daha az enerji harcanarak hammadde haline getirilebilmektedir. Bu yüzden mühim ölçüde enerji tasarrufu sağlanmaktadır.
Atık kağıdın ülke içinde toplanıp kullanılması ile yurt dışından selüloz ve atık kağıt ithalinin azalması ile önemli ölçüde tasarruf elde edilecektir. Ayrıca, atık kağıdın toplanması, tasnifi ve nakliyesi dolayısıyla yeni iş alanları ortaya çıkacaktır.
ALÜMİNYUM
Alüminyum ev atık maddeleri en degerli yeniden kazanılabilir maddelerdir. Alüminyum kutuların geri dönüştürülmesi ile enerjiden tasarruf elde ederiz. Bir madeni kutunun alüminyum olup olmadığını anlamak için mıknatıs kullanabiliriz; eğer mıknatıs kutuya yapışmaz ise bu o kutunun alüminyum olduğunu gösterir. Alüminyum maddeleri yeniden dönüşüm kumbaralarına atmadan önce eğer böceklerin kumbaralara yerleşmesini istemiyorsak, çalkalamalı ve de yerden tasarruf edebilmek için de ezmeliyiz.
PLASTİK
Plastik Endüstrisinde plastiğin yeniden dönüşümünde kolaylık sağlanması için bir kodlama sistemi geliştirilmiştir. Kodlar pekçok plastik şişenin altında okunabilir. İki temel plastik çeşidi vardır:
Plastik Soda Şişeleri: Plastik soda-kola şişelerinin yapımında hammadde olarak poliethilen kullanılır ve bunlar PET şişe olarak adlandırılır. Bu şişelerden %30 oranında geri kananım mümkündür. Mutfaklarımızdaki plastik çöp konteyneri, uyku tulumu yalıtkanları, alet kutuları ve pekçok ürünün PET şişeden elde edilmektedir. Kullanılan şişeleri geri dönüşüm kumbaralarına atmadan kapaklarını ve klipslerini çıkarmalı ve de yerden tasarruf edebilmek için ezip düzleştirebiliriz.
Plastik Süt Kutuları: Bu kutuların yapımında hammadde olarak yüksek yoğunlukta poliethilen-HDPE kullanılır ve bunlar 2 rakamıyla ve de HDPE harfleriyle kodlanmaktadırlar.
YAZICI TONERLERİ
Boş yazıcı tonerleride gerek parçalarının tekrar kullanılabilmesi gerekse özel merkezlerde yeniden doldurulabilmeleri nedeniyle yeniden kazanılabilen maddelerdendir. Üniversitemizde boş tonerler Destek Hizmetler Birimi tarafından toplanmakta ve de TEMA vakfına verilmektedir.
MOTOR YAĞI
Eger motor-makina yağı kanalizasyona, toprağa veya derelere kontrolsüz bir şekilde bırakılırsa bu durum içtiğimiz suyun kirlenmesine neden olabilir. Fakat kullanılan ve işlevini yitiren motor yağı tekrar yeni motor yağına, yakıta ve makina yağına dönüştürülebilir. Bunun için yapmamız gereken şey, yalnızca işlevini yitiren motor yağını kapalı ve sağlam bir konteynere koyup kullanılmış yağ alan otomobil tamirhanelerinden herhangi birine teslim etmek.
OTOMOBİL AKÜLERİ
Otomobil aküsünü, akü satan herhangi bir firmadan yenisi ile değiştirerek veya yakınınızdaki bir geri dönüşüm merkezine teslim ederek yeniden kullanılabilir hale getirebilirsiniz.
PİLLER
Çeşitli cihazlarda kullandığımız pekçok pil çeşidinde yüksek miktarda ağır metal (civa, katminyum vb.) bulunmaktadır. Bunlar kontrolsüz bir şekilde doğaya atılırsa doğaya oldukça önemli zararlar verebilmektedirler. Bu nedenle evvela elektrik enerjisini veya civa, katminyum gibi ağır metal içermeyen pilleri seçmeliyiz. Biten pilleri pil torbasına biriktirip merkezi yerlerdeki pil kutularına atmalıyız. Bilkent Üniversitesi içinde, Destek Hizmetler Birimi pil toplanması görevini de yerine getirmektedir.
PROGRAMIN AMACI

Hızla büyüyen dünya nüfusu ile paralel olarak tüketim ve doğadaki tahribatta hızla artmaktadır. Eğer zaten elimizde olan ve çöp olarak nitelendirdiğimiz kullanım dışı kalan maddeleri tekrar kullanılabilir kılarak enerjiden, paradan ve zamandan tasarruf edebiliriz. En önemliside hızla yıpranan dünyamızı korumak için bireysel olarak bir adım atmış oluruz.
Türkiye, gelişmekte olan bir ülke olarak yeniden kullanım alanında henüz başlangıçtadır. Bilkent Üniversitesi kampüslerinde, yurtlara-lojmanlara, kütüphane ve kimi kafeteryalara kısacası tüm merkezi yerlere konulan geri dönüşüm kumbaraları ile başta atık kağıt olmak üzere pet şişe ve alüminyum kutuların yeniden kullanım projesi içine katılmaları hedef alınmaktadır.
Bu proje ile yalnızca doğanın korunması değil öğrencilerin sosyal birer birey olduklarını hissetmeleri ve bireysel sorumluluk duygusu sayesinde proje içinde yeralmaları hedef alınmıştır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1373
favori
like
share
sahra gül Tarih: 02.08.2008 15:18
Değerli arkadaşım, bu atık madde ve bunların geri dönüşümü konusu Çevre Dostu biri olarak beni de çok düşündürür. Buradan çevresiyle ilgilenenlere tavsiyem, tükettiklerinizin atıklarını, ambalajlarını (petşişe, metal,cam,kâğıt) gibi ayırarak farklı poşetlerle çöpe atarsak,bunları toplayanlardan çok kendimize iyilik yapmış oluruz. Çünkü bu ambalajlar kişilerce toplanarak, fabrikalarda işlemden geçerek tekrar kullanımımıza sunuluyor.

Bunların hepsi öğütülüp, eritilme işlemine tabi tıutulmayabilir, belki sadece yıkama işleminden geçiyordur.Biliyorsunuz ki, su sıkıntısı çekiyoruz, bu ambalajlar ne kadar az kirlenirse o kadar iyi kolay temizlenir diye düşünüyorum, bilmem yanılıyor muyum.

Ayrıca bir başka önerim de,tükettiklerinizin ambalajlarını ve etiketlerini, parçalayarak çöpe atınız. Çünkü her konuda olduğu gibi bu konuda da bir mafya oluşmuş olabilir, ve bazı markalı asitli ve ya asitsiz su meyve suyu gibi ambalajların birileri tarafından toplanıp çok farklı yerlerde baştan savma bir temizlikle, kapatılarak sofralarımıza gelmesi sağlanabilir, buna fırsat vermemek için, ambalajların etiketlerini çöpe atmadan önce parçalamanızı öneririm. Bilmiyorum çok mu takıntılı biriyim, ama teknoloji o kadar ilerledi ki, insanları kandırmakda çok kolaylaştı.

Hanımlardan, bebek bezlerini atmadan önce iyice derleyip toplamalarını rica ediyorum. Eskiden annelerimiz günde 30-40 tane bez yıkarmış, şimdikiler atmadan önce poşetlemeye bile üşeniyorlar.