çoçuk yetiştirmede görev anne kadar babayada düşer

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 416
favori
like
share
BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 01:47

Aile İçi İletişim


Tüm ailelerin, hem aile bütünlüğünü korumak ve ailenin ve üyelerinin gereksinimlerini karşılamak, hem de toplum beklentilerini karşılamak üzere fiziksel (dengeli beslenme, barınma, giyinme, tehlikelere karşı korunma, sağlığın sürdürülmesi ve hastalıklardan korunma gibi); duygusal (duygusal gereksinimlerin karşılanması gibi) ve sosyal (sosyal birlikteliğin, üyelerin benlik saygısının, sağlanması, yaratıcılık ve insiyatifin desteklenmesi gibi) belli işlevleri vardır. Aile bireyin sosyalleştiği, kişilik ve otokontrolün geliştiği ilk sosyal sistemdir. Tüm aile yapılarında geçerli başlıca altı işlev şöyle sıralanabilir:
1-Sevgi temelli bir duygusal ortam oluşturma:

Eşlerarası ebeveynler - çocuklar arası, kardeşler arası ve diğer tüm aile bireyleri arasında
2-Bireysel güvenlik ve onaylanmanın sağlanması:

Aile üyelerinin kendi doğal gelişimleri içinde gelişmelerine izin veren dengeli bir ev ortamı oluşturma
3-Doyum ve amaç birliği sağlama:

Aile üyeleri doyumlu aktiviteler doğrultusunda birbirleri ile yaşamaktan hoşnut olur.
4-Sürekli bir birliktelik sağlama
5-Sosyal yer ve sosyalleşmeyi sağlama:

Aile, bir kuşaktan diğerine kültürün taşınmasını sağlar ve aile üyelerini sosyal hiyerarşi içindeki kendi yerlerine hazırlar.
6-Kontrol sağlama ve doğruları öğrenme:

Üyeler, önce aile içinde insan topluluklarındaki kuralları, hakları, yükümlülükleri ve sorumlulukları öğrenir.



Bu işlevlere ek olarak, ailenin diğer bir temel işlevi de aile üyelerinin sağlığını korumak ve hastalıklar sırasında destekleyici bakımı sağlamaktır. Aile, üyelerinin bireysel sağlığına; biyofiziksel ve psikososyal gelişimlerini destekleyerek katkıda bulunur. Sağlık kavramlarının gelişimi ve sağlık alışkanlıklarının kazanılması önce aile içinde olur. Sosyal bir birim olarak aile, üyelerinin sağlık - hastalık davranışları doğrultusunda gösterilen ve öğretilen, sağlık ve hastalıkla ilgili değerler, inançlar ve tutumları geliştirir. Aynı zamanda gelecek kuşaklara sağlıkla ilgili kültürel özelliklerin aktarılmasında başlıca kaynak olarak işlev görür. Aile yoluyla üyeler, genel toplumun sağlık - hastalıkla ilgili inanç ve uygulamalarını öğrenirler.
Ailenin sağlık bakımı sorumluluklarını nasıl yürüteceği ve bu konudaki becerileri, aile yapısı, sosyoekonomik statü, etnik grup gibi faktörlerden etkilenir.

Her ailede farklı düzeyde olmak üzere sağlıkla ilgili işlevler şunlardır:

Yeterli besin, barınma ve giyinme gereksinimini sağlamak
Sağlıklı bir fiziksel ev ortamı sağlamak
Sağlıklı bir psikososyal ev ortamı sağlamak
Kişisel hijyen için gerekli kaynakları sağlamak
Manevi gereksinimlerin karşılanmasını sağlamak
Sağlıklı eğitim
Sağlığın geliştirilmesi (beslenme, egzersiz gibi) olanaklarını sağlamak
Sağlık - hastalık konusunda kararlar verme
Gelişimsel aksaklıkları tanımlamak
Sağlıkta bozulmaları tanımlamak
Sağlığın korunması ve hastalıklar sırasında hizmetlerden yararlanma
İlk yardım
Önerilen ilaçların düzenli kullanımını sağlamak
Akut yada kronik hastalıklarda bakım
Rehabilitasyon (Esenlendirme)
Toplum sağlığına katılım
Aileleri bu işlevleri yürütmeleri için desteklenir, onları güçlendirerek yürütmelerinde katkı sağlar ve gerektiğinde kendisi doğrudan girişimlerde bulunulur.
BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 01:43

Çocuk ve Deprem


Doğal felaketler beklenmedik bir anda oluşur, bu ani oluşum insanlarda tepki uyandırdığını, felaketle karşı karşıya kalan kişinin fiziksel olarak yaralanmasının da, olumsuz psikolojik etki yarattığını söylemek gerekir. Ancak her insan bu tip olaylar karşısında farklı tepkiler gösterir ve tepkilerin şiddeti de farklıdır. Bu çocuklar olaya hemen tepki gösterir, bazılarının tepkisi aylar, hatta yıllar sonra gecikmeli olarak ortaya çıkabilir.




Bebeklerin olayların çok farkında olmamakla birlikte, gündelik yaşamındaki değişimler nedeniyle olaylardan etkilenirler. 0-2 yaş arasındaki bebeklerin gereksinimleri ilgi, sevgi, beslenme ve temizliktir. Bu gereksinimlerin zamanında ve yeterince karşılanması, çocuğun hem fiziki hem de psikolojik gelişimini etkiler. Depremi yaşayan anne-babalar, bunu unutmamalı ve bebeğin temel gereksinimlerini karşılanmasına özen göstermelidirler.




Depremi yaşayan çocukların da , televizyondan izleyenlerin de korku içinde olduğu bir gerçek. Çocukların deprem sonunda vereceği tepkilerin ne olduğunu bilirsek kendimizi ve çocuğumuzu felaketin etkilerinden daha çabuk kurtarabiliriz. Okul öncesi dönem çocukları felakettten aynı yetişkinler gibi etkilenirler. Her şeyini yitirme, bir yere ait olma duygusunun zedelenmiş olması, tehdit altında olma, güvensizlik... Yetişkinlerin yaşadığı korku ve kaygıları yaşarlar. Bu yaş çocuğuna " seni anlıyorum, ben de seninle aynı duyguları yaşıyorum " mesajının verilmesi önemlidir. Ayrıca bu yaştaki çocuklar gelişimlerinin gereği tüm olumsuzluklarda kendilerini suçlu hissederler. Depremden veya yaşanılan kayıplardan kendilerini sorumlu tutabilirler. Dolayısıyla bunun doğan bir olay olduğunu ve nedeninin kendisi olmadığını açıklamanızda önem taşır.




Okul çağındaki çocukların yetişkinlerle ayrıntılı bir şekilde konuşmasına izin verilmesi, duygu ve düşüncelerini anlatmaları için desteklenmesi gerekir. Bu şekilde depremle ilgili kafalarındaki sorular çözüme ulaşır ve korkularıyla baş etmekte çocuğa yardımcı olur. Yaşamlarıyla ilgili belirsizliklerin mümkün olduğu kadar ortadan kaldırılmasına da çaba sarfedilmeli. Depremi sadece televizyonda izleyen çocuklarında etkilenmelerinin büyük bir olasılık olduğunu , dolayısıyla çocuklara ölüm ve acı görüntülerinin izlettirilmemesi gerektiğini özellikle bilmek gerekir.


Çocukların Tepkileri Neler Olabilir?


Aniden oluşan değişiklik ve kayıplara çocukların uyum sağlaması çok güç olur. Sessiz , uysal, uslu, bir çocuk hırçın ve agsresif olabilir. Dışa dönük olan çocuk, utangaç, korkak olabilir. Uyku sorunları, yeme sorunları, alt ıslatma, parmak emme gibi davranışlar gözlenebilir. Kolayca üzülme, ağlama, mızmızlanma görülür. Yetişkinlere olan güvenleri sarsılabilir. Gelecekle ve ailesi ile ilgili endişeler taşır.
CA-CHALLENGE Tarih: 26.06.2008 16:33
çoçuk yetiştirmede görev anne kadar babayada düşer
SU-PERISI Tarih: 30.01.2008 17:32
yararlı paylaşımın için saol cihanasran.çoçugun egitimi çok önemli bir konu.