Çeşit çeşit ağacın, tatlı akarsuların bulunduğu güzel bir ormanda aslan ile kaplan dostça beraber yaşıyorlardı. Birbirlerini o kadar seviyorlardı ki avlanmaya bile birlikte çıkıyor, birlikte avlanıp birlikte yiyorlardı. Bu yorucu avların ardından birlikte dostça ağaç gölgeliklerinde dinlenmekten büyük zevk alıyorlardı. Birbirlerine karşı son derece sevgi ve saygı duyuyorlar, birbirlerini kırmamaya çalışıyorlardı.

Ancak artık yavaş yavaş yaşlanıyorlardı. Av tutmak eskisi kadar kolay değildi. Avlanmakta, karınlarını doyurmakta artık zorlanıyorlardı. Bir gün beraberce gezerken büyükçe bir et parçası buldular. Önlerine böyle zahmetsizce bir av çıkınca çok sevindiler. Ancak aslan hemen etin üzerine atılarak tek başına yemek istedi. Aslanın yaptığı bu bencillik kaplanın hiç hoşuna gitmedi. Büyük bir sitemle aslana:

-Sevgili arkadaşım senelerdir ne güzel beraberce yaşıyoruz. Gel bu kez de eti kardeşçe paylaşalım, dostluğumuz bozulmasın. Biz birlik ve beraberlik içinde dostça yaşadığımız sürece bize kimse dokunamaz, zarar veremez, dedi. Ancak aslan çok acıkmıştı ve avlanmak da ona şu anda çok zor geliyordu onun için kaplanın sözlerine hiç kulak asmadı.

-Ben bu ormanların kralıyım. Bunu da tek başına yeme hakkına sahibim. Bu etten sana en ufak bir parça vermeyeceğim, dedi.

Aslanın bu cevabı da kaplanın hoşuna gitmedi ve kendisinin de en az aslan kadar bu etten yeme hakkına sahip olduğunu düşündüğünden aslanın bu tavrını kabullenmek istemedi. Ve aslan ile kaplan arasında büyük bir dövüş başladı. İki koca cüsseli ve güçlü hayvan öylesine boğuştular ki aldıkları yaralardan dolayı bir müddet sonra öldüler. Oradan geçen bir tilki aslan ile kaplanın paylaşamadığı etin başına oturup bir güzel yedi. Tilki karnını güzelce doyurduktan sonra şöyle diyordu:

-Keşke her gün dostlar böyle kavga etse de ben de bol bol et yesem.

Evet sevgili arkadaşlar, hikayemizde de gördüğümüz gibi dostların kavga ve düşmanlığı her zaman bu dostların düşmanlarını sevindirir ve onların işine yarar. Onun için sahip olduğumuz dostlukların kıymetini iyi bilmeli ve bu dostlukları zedelememeye çalışmalıyız.

Hatta bazen bu dostlukların zarar görmemesi için fedakarlıkları dahi göze alabilmeliyiz.

Çünkü insanları güçlü kılan onların kişisel güçleri değil sahip oldukları güçlü dostluklardır

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 498
favori
like
share
by_psiko Tarih: 07.02.2008 00:49
[COLOR="SlateGray"]paylaşım için tşk...