akşam yemeğini yalnız basına yerken birden anlatmak, paylasmak istediğin binlerce cümle olduğunu ve bu cümlelerin boğazına dizildigini anladığın an...

gözlerinizden yaş düşerken kendi mendilinizi kendiniz aldığınız an.

sevdiğin şarkıyı senin kadar sevebilecek hic kimsenin yanında olmadığı an.

evde saskın bi vaziyette salya sümük ağlarken uzun uzun kimi arasam diye düsündüğünüz ve isteginiz gibi bi isim bulamadığınız zamanlar

is dönüşü kapıyı anahtarla acıp karanlık eve girdiğinizde ben geldim diyecek kimse olmadıgında.

elektriklerin kesildiği gecelerde daha net hissedilir. ne tv ne de bilgisayar olduğundan minderle ya da kolonya şişesi ile konuşulan anlar

hastayken, nane-limon yapacak, atesinize bakacak, üzerinizi örtecek ve sefkat gösterecek kimsenin olmadığı anlar.

güzel bir yemek yaparsın tek basına yerken halıya bir parca dökülür egilip sorarsın nasıl guzel olmus mu? iste yalnızlığını anladığın an o andır

televizyondaki sipiker sunumunu bitirip iyi aksamlar dediğinde sanada diye karşılık verme ihtiyacı duyduğun an.

Hangimizin olmamıştır yalnızlığın içimizi acıttığı anları?

Bunlar sadece bir kaç tane örnek maalesef...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 285
favori
like
share
by_psiko Tarih: 06.02.2008 23:42
[COLOR="SlateGray"]süpersin emeğine sağlık paylaşım için tşk...
Sylar Tarih: 05.02.2008 15:47
"..sevdiğin şarkıyı senin kadar sevebilecek hic kimsenin yanında olmadığı an..."
duyduğunda aklına gelsen..

dediğin gibi uzar bu liste..
BiR-DOST Tarih: 05.02.2008 15:25
Teşekkür canım...:3:
MiSS-FENER Tarih: 05.02.2008 03:58
Emeqine SaqLık aBLam

:3: