Her yıl Mayıs ayının 20 'sinde, Aksu deresinin denize döküldüğü yerde, Mitolojik kökenli bir takım geleneksel törenler yapılır. Karagöl Dağlarından doğan Aksu Deresi ağzı ile tam karşısındaki Giresun Adası (Aretia) ve yöresi, tören geleneklerinin yerine getirildiği mitolojik alandır.

Dört bin yıllık geçmişin kültür mirası olarak gelen törenlerin temelinde, Hitit Tanrıçası Kybele ile Anadolu mitoloji tanrılarına Priados adına düzenlenen bahar, bereket ve döllenme törenleri yatar. Bu törenler ve eğlenceler aracılığı ile Hitit kültürünün zamanla Roma'ya geçtiği ve orada Bachüs şenliklerine esin kaynağı olduğu söylenir.

Düzenlenen törenlerin Amazonlarla da ilgili olduğu öne sürülmektedir. Efsaneye göre Amazonlar üst olarak kullandıkları Giresun Adasından ana erkilliğin savaşçı şeklini gerçekleştirerek kendi toplumlarında erkeğe yalnızca nesillerini sürdürmek için yer verirlerdi. Çiftleşmek için yılda bir kez erkeklerle bir araya gelirler, doğan çocuklar erkek olursa öldürülür yada babalarına gönderilirlerdi. Mayıs 7'si Amazonların Giresun Adasını terk edip yöre erkekleri ile bir araya geldikleri gündür. Kocalarının kendilerini aldatmalarına dayanamayan yöre kadınları Amazonları lanetler, denizi taşlar, Giresun Adasından gelen kötülükleri kovmaya çalışırlardı.

Festivalin, binlerce yıldan beri süre gelen bir geleneğin, bir inanışın, eski takvime göre 7 Mayıs Miladi takvime göre 20 Mayıs tarihinde tekrarlanmasıdır. Her yıl 20 Mayıs günü erken saatlerden itibaren özellikle Giresun'un kırsal kesiminden binlerce kişi Aksu Deresi ağzında bir araya gelirler, yer içer eğlenir ve çeşitli törenler düzenlenir.

"Mayıs Yedisi" adıyla sürdürülen törenler, 1977 yılında alınan bir kararla "Aksu Şenlikleri" olarak değiştirilip Ülke çapında Şenlik kervanlarına katılmamız sağlanmış oldu. 1984 yılında "Giresun Aksu Kültür ve Sanat Festivali" adıyla şenlikler evrensel bir anlam kazandı. 1992 yılından itibaren daha geniş kitlelerle sosyal ve kültürel İlişkilerin sağlanması ve sürdürülmesi amacıyla "Uluslar Arası Karadeniz Giresun Aksu Festivali" adıyla düzenlenmeye başlandı.
Festival sırasında uygulanan mitolojik törenler şunlardır:

Sacayaktan 3 kez geçmek, denize yedi çift bir tek taş atmak, aksu deresinin denizle birleştiği yerde denize girmek, Giresun adasının çevresini kayıkla dolaşmak, kötü ruhlardan uzaklaşma ile, hamza taşını 3 kez dolaşmada sağlığa kavuşma ve çoğalma ile ilgili törelerdir. Törenlerdeki amaç; ocak kutsallığını ve soyun sürdürülmesi, dertlerin belaların denize atılması mistik güç kazanmak arzusu, döllenmenin bu mevsimde başlaması ve toprağın bereketlenmesinin en belirgin şekilde mayıs ayında görülmesi ile yepyeni bir yaşama başlamanın mutluluğu, fark gözetmeksizin tüm insanlarla paylaşmaktır.


Her yıl Mayıs ayının 20'sinde (Miladi 7 Mayıs) kutlanır. 977 yılma kadar "MAYIS YEDİSİ" adıyla sürdürülen törenler bu tarihten sonra "AKSU ŞENLİKLERİ" adını almıştır, daha sonra 1992 yılı başında alınan yeni bir kararla daha geniş kitlelerle sosyal ve kültürel ilişkilerin sağlanması ve sürdürülmesi amaçlanarak adının "Uluslar Arası Karadeniz Aksu Festivali" olması kabul edilmiştir.

Her yıl 20 Mayıs günü Giresun'un doğusunda bulunan Aksu Deresi'nin deniz ile birleştiği yerde insanlar toplanırlar. Özellikle hastalar, dertliler, çocuğu olmayanlar, dilekleri anlar Aksu Deresi'nin kıyısına giderler bir dilek dileyip yedi çift bir tek taşı suya atarlar.

Aksu mahallinde yapılan bu törenler üç ana bölümden oluşur.

1-Sacayaktan Geçme Geleneği: Soyun sürdürülmesi kültürüne dayanır. Çocuğu olmayanlar dilekte bulunarak üç kez sacayaktan geçerler. Üç kutsal sayılan bir rakamdır. Sacayak ana rahminin simgesidir.

2-Dere Taşlama Geleneği: İlkbahar, doğanın hayat bulduğu mevsimdir. Doğanın getirdiği yaşama zevkiyle insanlar da bütün kötülüklerden arınmak gereğini duyarlar, Aksu Deresinin denize döküldüğü yerde toplanan insanlar "Derdim Belam Denize" diyerek yedi çift bir tek taş atarlar, Yedi kutsallığı olan bir rakamdır. Tek taş, dileğin yerini bulması için atılan sonuncu taştır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1298
favori
like
share