Zulümden Kaçınmayanlar

Zulüm ye başkasının hakkına tecavüz, isteklerin reddinin önemli sebeplerindendir. Hayatımızdaki küçük büyük tüm zulümleri yok etmezsek, reddediliriz.

Başımıza yönelebilecek en büyük belâlar, başkalarının haklarına yapacağımız saldırılardan kaynaklanır. Dünya asla haksızlıkların, adaletsizliklerin sahiplerine, hırsızlara ve tecavüzcülere huzur yüzü göstermeyecektir. Zalimlerin kalıcı başarıya ulaşmaları imkânsızdır. Zalimleri felâketler bekliyor; fakat zalimler, bunun farkında değiller ve uzun yaşayacaklarını sanıyorlar.
Yangınlarda, salgınlarda, kavgalarda, kan davalarında, öldürüp yaralamalarda, neredeyse zalimlerin ve zulümlerin parmak izlerini okuyacaksınız.
Çocuklarını dövüp duran bir babanın gecenin birinde evine cesedi geliyor. Gençliklerini zavallı kedilere işkence etmekle geçiren bazı gençler, sonunda aralanndan birini taptıkları şeytana kurban ediyor.
Sonra bir lise öğretmeninin hikâyesi... Ailesinden uzakta yatılı okuyan yalnız bir öğrenciye, asılsız bir iftiranın etkisinde kalarak haksız yere zayıf not veriyor. Altı ay sonra öğretmenin tayini ülkenin uzak illerinden birine çıkıyor.
Bir delikanlı beğendiği genç bayana aşkını iyi niyetle ifade ediyor. Delikanlıya önce ümit veren bayan, daha sonra anne babasının doğduğu şehri beğenmediğini ileri sürüyor. "Ben senin doğduğun ilçeye gelin gidemem." diyor; daha da kötüsü, delikanlının doğduğu şehirle alay ediyor.
Yıllar geçiyor; genç bayan okulundan mezun oluyor; küçüm-sediği ilçenin iline memur olarak tayin ediliyor. Bir süre sonra
tayinini oradan alıyor; birkaç yıl sonra bu kez delikanlının \^ doğduğu ilçeye tayin oluyor. Üstelik o ilçeden bir evlilik yapıyor ve artık oraya yerleşmek zorunda kalıyor.
Zulmetmek, musibetlerin kapısını açmaktır ve zulme uğramayı hak etmektir. Hangi inançtan olurlarsa ol-I şunlar, zulme uğrayan insanlarla Evrenin Sahibi arasında hiçbir perde yoktur.65 İnsan hakkı söz konusu olduğunda Evrenin Sahibi insanlar arasında inanç ayrımı yapmaz. Herkesin ve her canlının hakkı azizdir ve kimse hak gasp ederek huzur bulamayacaktır.
Huzursuz toplumların yaptıklarına bakar mısınız? Huzursuzlar; çünkü kendilerini zulümden arındırmıyorlar. İnsanlar görev ve sorumluluklarını yerine getirmiyorlar.
Bir çalışan, müdürlerinin aralarında adaletsizlik yaptığını, haksız yere ezildiğini söylüyor: Sonra kendisi müdür olunca em-rindekileri ezmeye başlıyor. Böyle insanların dualarına alacakları karşılık Peygamberin (asm) şu mesajında gizlidir: "Zulme uğradığı hâlde kendisi de başkasına zulmedenin duasını kabul etmemeye Allah kesin karar vermiştir." 66
Zulüm sadece insanların bedenlerine işkence yapmaktan ibaret değildir. Zulüm yalnızca bir ülkenin topraklarına tankla topla girme, çocuklarına siper olan annelerin vücutlarını havaya uçurmak değildir. Zulüm her türlü haksızlıktır.
İşlenen suçlara verilen cezaların mazlumların vicdanlarım tatmin edememesi de zulümdür. Adaletin geç tecelli etmesi zulümdür. Trafikte düzenli seyreden sürücüyü sıkıştırmak, kuralları hiçe sayarak başkalarını strese sokmak zulümdür. Başkasına ait bir hakkı siyasî taraftarlıklar yoluyla haksız yere elde etmek zulümdür.
Gizli bir kusuru açığa çıkarmak, bir iftira atmak veya bir dedikodunun yayılmasına neden olmak zulümdür. Zulmü durdurmayan bir toplumun içerisinde huzur bulamayız. Cinayetler cinayetleri kovalar ve insanlar topyekün ruh hastası olup çıkar.
Bakımlarından sorumlu olduklarımızı ihmal edemeyiz. "Bir kadın bir kediyi bağlayıp ölünceye kadar bir şey yedirmediği, yabanî canlılardan yemesine de izin vermediği için, cehenneme girmiştir." 67 Akvaryumumuzda aç unuttuğumuz balıklardan, salonumuzda sulamayı ihmal ettiğimiz çiçeklerden ve yükümlülüğünü üstlendiğimiz her şeyden sorumluyuz.
Dehşetli bir zulüm atmosferinde yaşamak zorundaysak, zulmetmekten kaçarak zulme uğramaktan kurtulamıyorsak, durumumuz gerçekten acıklı olacaktır. Bu yüzden Peygamberin şu duasını tekrarlayabiliriz: "Allah'ım, zulmetmekten ve zulme uğramaktan Sana sığınırım." 68
Zulmetmekten ve zulme uğramaktan kaçınmayanlar başaracaklarını sanarak boş hayaller kuruyorlardır. Neredeyse bütün banka soyguncuları ya gizlendikleri yerlerde adalet kurşunlarıyla teslim alındılar; ya da ömürlerini zindanlarda geçirmek zorunda kaldılar.
Bizim için asıl felâket, zulümlere duyarsız kaldığımızda doğacaktır. Zulümlere duyarsız insanlar da zulümlere ortaktırlar ve dualarının kabul edilmesini bekleyemezler. Mazlumlar köşelerinde kırılmış gönüllerle gözyaşları dökerken, ilgisiz insanların nefisleri için bir şeyler istemeye cür'et etmeleri de neyin nesi oluyor? Ölçümüz şu cümlede saklıdır: "Zulmedenlere en küçük bir eğilim dahi göstermeyin, yoksa ateş size de dokunur."69
Hakkını gasp ettiğimiz insanlar varsa tespit edebiliriz. Sonra da tek tek geçmişimizi temizlemenin plânlarını yapabiliriz.
Parçası olduğumuz toplumun zulmü hafife alması, bizim de hafife almamızı gerektirmiyor. Kimse bedel ödemekten muaf değildir. İstediğimiz başarı değil midir? Mazlumların tarafında olan Yaratıcının tarafına geçmeyecek miyiz? Hangi vicdan zulmü hoş karşılayan kalbe yardımcı olmak ister?
Üstün ve güçlü olmamız, gasp etmemizi meşrulaştır-maz. Gücümüz, eşimizin ezile korka bize hizmet etmesinin / sebebi olamaz. Başkalarına yaptıklarımız, sadece kendimiz için izin verebileceğimiz şeyler olmalıdır. Bizim için ayıp ve saygısızlık olan, çevremizdekiler için de ayıptır ve saygısızlıktır. Haksızlık yapmaktan kaçınmayı basarsa da, çoğunluğun hataları yüzünden haksızlığa uğrayabiliriz. Elbette haksızlığa uğramak acı vericidir. Fakat, haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan çok daha dehşetli sonuçlar doğuracaktır.
Bize düşen, zalimden de, zulümden de kaçarak Evrenin Sahibine yakınlaşmanın yollarını aramaktır. Böylece, dualarımızın ve isteklerimizin gerçekleştirilmesini dilemektir.

65 Bu tespit için Bkz. a.g.e., Hadis no: 150
66 A.g.e., Hadis no: 3675
67 A.g.e., Hadis no: 4191
68 A.g.e., Hadis no: 1546
69 Kur'an; 11: 113


Dr.Muhammed Bozdağ

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 455
favori
like
share
körfez-41 Tarih: 30.03.2008 05:13
güzel paylasim icin eline emegine saglik tesekkürler
by_KaRizMa Tarih: 20.03.2008 22:44
emegine salik saol