Ankara’da Doğan Ve ilk-Orta-Lise Eğitimini Ankara’da Tamamlayan Cezayirli, 1985 – 1994 Yılları Arasında, Sırasıyla; Yüzme, Basketbol, Artistik Buz Pateni Dallarında Lisanslı Sporcu Oldu. 1995 – 1996 Yılları Arasında Modern Dans Ve Jazz Dans Üzerine Dersler Aldı. 1996’da Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı Tiyatro Bölümü’nü Kazandı. 2000 Yılında Konservatuvardan Mezun Oldu. Aynı Yıl “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları” Sınavını Kazanarak Göreve Başladı. 2005 Yılında Şehir Tiyatroları Bünyesinde Geleneksel Türk Tiyatrosu Birimi’ni Kurarak; Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun Canlandırılması, Geliştirilmesi Ve Çağdaş Türk Tiyatrosu Kuramı Çalışmalarını Başlattı. 2006 Yılında Tiyatroya Ara Vererek Kod Adı Adlı Televizyon Dizisine Başladı. Devam Etmekte Olan Köprü Dizisinde Yüzbaşı Akın Zeybek Rolunde Oynamaktadır.

GÖREV ALDIĞI OYUNLARDAN BAZILARI

Karmakarışık
Kuvayi Milliye
Vişne Bahçesi
Nerede Kalmıştık
Resimli Osmanlı Tarihi
Pırtlatan Bal
Bir Şehnaz Oyun
Oidipus Üçlememsi
Keloğolanın Eşeği
Osmancık
Bir Şehnaz Oyun
Sırça Kümes - Dara Tan

YÖNETTİĞİ OYUNLAR

Aptal Hamdi
Sevgili Doktor
Kaç Baba Kaç
Gülme Komşuna

TELEVİZYON PROJELERİ

Kod Adı
Köprü








Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2540
favori
like
share
MiSS-FENER Tarih: 12.07.2010 02:00
Korel Cezayirli ile Röportaj

‘Köprü’ dizisinin ‘Zeybek Yüzbaşı’sı Korel Cezayirli,rolünün hakkını verebilmek için 3 ay eğitim almış,timle birlikte araziye çıkmış,dağdan iple inmeyi bile öğrenmiş.Cezayirli,savaş pilotu olmayı çok istemiş ama puanı tutmadığı için Hava Harp Okulu’na girememiş.Beste yapan,motosiklette hız yapmayı seven Korel Cezayirli,tehlike ve riski seviyor…

Önce ‘Kod Adı’ adlı dizideki ‘Semih Aladağ’ karakteriyle izledik Korel Cezayirli’yi.Şimdi de ‘Köprü’de ‘Zeybek Yüzbaşı’ olarak geliyorsunuz ekrana.’Zeybek Yüzbaşı’yı konuşalım.Nasıl birisi,bize anlatır mısınız?

-Öncelikle uzun bir araştırma dönemi yaşadığımı söyleyebilirim.Hepimiz askerliğimizi yapmamıza rağmen,’Zeybek Yüzbaşı’nın dahil olduğu Özel Kuvvetler farklı bir bölüm.

Siz askerliğinizi ne olarak yaptınız?

-Kısa dönem askerlikti benimkisi.Çavuştum.Bizim bildiğimiz ve gördüğümüz askerliğin dışında bir olay Özel Kuvvetler.Onların çok ciddi eğitimleri ve kursları var.İlk yardımdan halkı örgütleme kadar çok sayıda eğitim alanları var.O birime bağlı olmak orduda da saygınlık vesilesi oluyor.Çünkü,Özel Kuvvetler sadece Genelkurmay’ a bağlı.

Özel Kuvvetler’den görüştüğün kişiler oldu mu?

-Onlar dış dünyaya kapalılar.Zaten onlar her zaman üniformalı değil ki.Bazılarıyla görüşmelerim oldu,onlardan öğrendiğim ve rolüm içn çok faydalı olan ipuçları oldu.

Eğitim aldınız mı?

-Onların eğitimi çok geniş bir alanı kapsıyor.Üç ay gibi uzun bir eğitim aldım.12 kişilik bir timle birlikte araziye çıktım.Elimden geldiği kadar onlara ayak uydurdum.

Paralı askerlik yapanlar çok daha fazla,resmen askerlik yapar gibi rolünüze hazırlanmışsınız.

-Öyle oldu.Ama ‘Zeybek Yüzbaşı’ için değerdi buna.Dağdan iple inmeyi bile öğrendim.

’Zeybek Yüzbaşı’yla örtüşen yanlarınız var mı?

-Bende onun gibi sakinim.Aramızdaki fark,o adam öldürürken de sakin.O asla işlerinin içine duygularını katmıyor.

’Köprü’nün anlattıklarıyla ilgili misiniz,inceleyip araştırdığınız şeyler oldu mu?

-Elbette araştırdım.Vali Recep Yazıcıoğlu çok başka bir insandı,çok önemli bir yöneticiydi.Türkiye’de böyle insanların sayısı çok az.

Geçmişte,meslek seçimi sırasında bir askeri okula gitmeyi düşünmüş müydünüz?

-Savaş pilotu olmayı çok istiyordum,hâlâ da çok istiyorum.Bugün beni çağırsalar ve ‘Her şeyini bırak,gel savaş pilotu ol’deseler,her şeyimi bırakır pilot olmaya koşarım.

Neden?

-O makinelere olan sevgim,düşkünlüğüm çok fazla.

Sınavlara girmiş miydin?

-Benim puanım düşük olduğu için o sınavlara giremedim.

Bir pilotun hayatı mı daha zordur,yoksa oyuncunun mu?

-Her ikisi de zor.Ancak her iki tarafın en büyük zaafı bana kalırsa alkol.Uzak durmaları gerekiyor.

Alkol almaz mısınız hiç?

-Alırım da ama ölçü dahilinde.Aşırıya kaçmam hiç.

Pilotluk demek risk demek,tehlike demek.Tehlikeyi ve riski sever misiniz?

-Tehlikeyi ve riski severim,evet.

Bugüne kadar göze aldığınız tehlike ve riskler oldu mu?

-Benim en büyük zevkim motosiklettir.Çok güçlü bir motorum var:Yamaha.100 beygir gücünde.

Tiyatroya nasıl girdiniz,oyunculuğu nasıl seçtiniz?

-Oyunculuk hayatımda hep vardı.Konservatuara gitmeden önce de oyunculuğu düşünüyordum.İşletmeyi kazanmıştım ama onu elimin tersiyle itip konservatuarı hedefledim ve başardım.

Dedeniz Vedii Cezayirli,Türkiye’nin ilk sinemacılarından birisi.Kendisi sizi oyunculuğa teşvik etti mi?

-Hayır,dedem beni oyunculuğa hiç teşvik etmedi.Ama oyuncu olmak istiyorum dediğim zaman bana ilk dersi veren kişi kendisi oldu.

Sinemayı düşünüyor musunuz?

-Sinema çok başka.Sinema filminde oynamayı çok istiyorum.

Tiyatrodan dizilere geçiş sırasında zorlandınız mı?

-Çok zorlandım.

Hangi konularda?

-Tiyatrodan istifa etmem gündeme geldi önce.Sonra oyunculuk tarzları farklı.Televizyona adapte olmam zor oldu ama ısındım.Basamak basamak ilerliyorum.Her geçen gün daha da iyi olacak.

Oyunculukta zirveye çıkarsanız,tiyatro geri planda mı kalacak?

-Asla tiyatroyu bırakamam.Bir oyuncu için tiyatro er meydanı.Oyuncunun en büyük gıdası tiyatro sahnesi.Hayatım boyunca tiyatrodan kopmak istemiyorum.

Önce ‘Kod Adı’,simdi ‘Köprü’Bu iki diziyle de artık sizi hemen herkes tanıyor,biliyor.Popülerlik nasıl bir duygu,herkes sizi tanıdığı için rahatsızlık duyduğunuz anlar oluyor mu?

-İlgi görmek herkesin hoşuna gider,benim de hoşuma gidiyor.Ama belli bir noktaya kadar,ölçüsü ve dozunda olduğu süre içinde.Aşırı sevgi gösterisini ben sevmiyorum.Çizgi aşılmamalıdır.Bir tebessüm,iki güzel söz yeterli.Savcılıkta biten gösteriler sıkıntı yaratıyor.

Savcılığa intikal eden bir taşkınlık mı oldu?

-Telefon tacizi yaşadım.Sessiz telefonlar,çirkin konuşmalı telefonlar.Bunlar huzur kaçırıyor.

2000 yılından beri tanıdığınız ve son iki yıl da yanılmıyorsam nikâhlı olduğunu aynı zamanda da meslektaşın da olan Bilge Hanım,sizin dizi çalışmalarınızı nasıl değerlendiriyor,kıskanmıyor mu hiç?

-Eşim beni destekliyor.Aynı meslekten olduğumuz için zorlukları alıyor.Dizi temposu çok ağır oluyor.Eve zaman ayıramıyorum ama Bilge bu konu da çok anlayışlı.

Çocuk var mı?

-Henüz yok ama çok istiyoruz.

Eşinizle birlikte bir film ya da dizide rol almayı düşünür müsünüz?

-Gönlümüzden geçiyor ama ille de birlikte oynayalım demiyoruz.Zaten tiyatro da birlikte oynadığımız oyunlar oluyor.

Pek çok dizi var ve hepsini izlemek mümkün değil.Bu kadar çok sayıda dizinin olmasını nasıl karşılıyorsunuz ve sağlıklı buluyor musunuz?

-Bence dizi sayısının çok olması çok güzel.Kendini göstermek isteyen birçok insan bu fırsatı buluyor.Dizi sayısı çok olunca olay tekelcilikten çıkıyor.Rekabet oluyor ve rekabet de kaliteyi getiriyor.

Bundan sonraki hedeflerinizden söz eder misin?

-Tiyatroyu ve diziyi layıkıyla sürdürmeyi düşünüyorum.Gelecekte sinema filmi düşünüyorum.Hedef ya da hedeflerden ziyade,basamaktan tırmanmak önemli.Ne kadar çok oynayabilirsem o kadar iyi olacak kanısındayım.