Diyet Uzmanı Selahattin Dönmez tarafından kaleme alınmıştır.

Vitaminler hakkında çok bilgiye en azından herkes sahiptir. Ancak mineral nedir? Besinlerin mineral kayıpları olabilir mi? Vitaminlerden farkları nelerdir? Uzmanlık sırasında çalıştığım hastanelerde vitamin ve mineral eksikliklerine sık rastladığım için bu konuya ayrı özen göstermekteyim. Gelin mineralleri tanıyalım.

Doğanın temel parçacıkları olan mineraller aynen vitaminler gibi vücudumuzda sayısız sürecin başlamasına veya düzenlenmesine yardımcıdır. Vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesi, kas kasılması ve sinir sisteminde uyarı iletiminde vb… işlevleri vardır. Mineraller vitaminlerden farklı olarak inorganik maddelerdir. Yani ısı veya besin işleme sırasında kayba uğramazlar. Eğer bir besini pişirme sıcaklığının üzerinde yakarsanız kül halinde kalıntı mineraldir. Minerallerin vücut için az veya fazla gereksinmesi olabilir ancak vücutta sentezlenmediği için mutlaka diyetle alınması gerekmektedir. Mineraller ‘makro’ ve ‘eser’ olmak üzere ikiye ayrılırlar. Makro mineraller: sodyum, potasyum, klor, kalsiyum, magnezyum ve fosfor’dur. Eser mineraller ise; krom, bakır, flor, iyot, demir, manganez, molibden, selenyum ve çinko’dur. Bunun dışında insan sağlığı ile ilgileri kanıtlanmamış olan diğer minerallerde bulunmaktadır. Bunlar; arsenik, silikon, nikel, boron ve vanadium…

Dünya beslenme biliminde ortak görüş minerallerin en güvenilir alım yolu beslenmedir. Sağlıklı beslenerek, yeterli ve dengeli seçilmiş diyetle, yeterli ve güvenilir düzeyde mineral almak hiç de zor değil…

Bütün mineraller ince bağırsaktan emilir, farklı yollarla taşınır ve depolanırlar. Bazıları gerekli hücrede kullanılır fazlası idrarla atılır. Minerallerin vücutta depolanabilme yeteneklerinden dolayı aşırı alımları zararlı etkilere neden olabilir.

Sağlıklı beslenme ilkelerine uyarak hangi besinden ne kadar yersek günlük mineral gereksinimimizi karşılarız.

Demir

Demirin beslenmedeki yeri. Hayat veren mineral de denilebilir, çünkü kanda oksijenin dokulara taşınmasını sağlar. Ayrıca vücutta oluşan karbondioksitin akciğerlere taşınıp solunumla atılmasının temel direğidir..

Kalsiyum

Kalsiyum: diyet ve beslenmedeki yeri. Kemiklerimizin yapısını oluşturan en önemli mineraldir. Bireylerin 25-30 yaşları kemik yoğunluğunun en fazla arttığı dönemdir..

Çinko

Çinkonun diyet ve beslenmedeki yeri. Yaklaşık 100 enzimin yapısına giren ve vücutta oluşan biyokimyasal reaksiyonların devamı için gerekli vazgeçilmez minerallerden biridir..

Bakır

Bakırın diyet ve beslenmedeki yeri. Hücrenin en önemli organellerinden biri olan mitokondride enerji oluşumu için gerekli bir mineraldir. İnsanlarda genelde bakır eksikliğine rastlanmaz..

Magnezyum

Magnezyumum diyet ve beslenmedeki yeri. Kemik ve diş yapısında kalsiyum ve fosfor ile birlikte değişmeyen mineral olarak bulunur. İnsan vücudunda yaklaşık 300’den fazla metabolik reaksiyona eşlik eder..

Fosfor

Fosforun diyet ve beslenmedeki yeri. Kemik ve diş yapımında görevli mineral olup, hücre zarının yapısında, yüksek enerji oluşumunda da rol oynar. D vitamini ve kalsiyumun emilimini kolaylaştırır..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 807
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 26.02.2008 09:25
Saglıklı beslenerek minerallerin alımına önem verilmeli.