Yaşlı sefil bir adam bir sabah yana yana
Ah eyledi sığındı Hazreti Süleyman'a

Hazan yaprağı gibi gül yüzü sararmıştı
Hortlak görmüşçesine dudağı morarmıştı

Süleyman dedi ona, bu halin nedir böyle?
Ne oldu, neden korktun? Şunu bana bir söyle

Adam dedi, Azrail tuhaf şekle büründü
Dün akşam bana geldi, gözlerime göründü

Hayra alamet değil, almasın bu canımı
Öyle kızgın baktı ki, dondurdu bak kanımı

Sanki başıma düştü dağdan koca bir kaya
Hevesimi almadım, doymadım yaşamaya

"Benden ne istiyorsun" dedi ona Süleyman
"Vaden gelip yetmişse uçar gider tatlı can

"Adam dedi, "şöyle bir emir versen rüzgâra
Alıp götürse beni çok uzak bir diyara"

Süleyman emir verdi hemen esen yellere
Götürün bu adamı Hint'te uzak bir yere

O günün akşamında toplandı yüce divan
Azrail'i görünce sordu Yüce Süleyman

Dedi,"o zavallıyı neden öyle korkuttun
Neden öfkeyle baktın, gözüne ayna tuttun

"Azrail der, "bu işe akıl sır edemedim
Bir kavşakta görünce bakmadan gidemedim

Birden onu görünce şaşkınlığa büründüm
Hiç farkına varmadan gözlerine göründüm

Çünkü Rabbim, Yaradan emir buyurdu bana
Dedi bunun canın al, yarın git Hindistan'a

Hindistan üç aylık yol, oysa adam burada
Bu gün onun canını almalıyım orada"

mesnevi

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 591
favori
like
share
by_KaRizMa Tarih: 20.03.2008 21:52
emegine salik allah razi olsun