:230:Fransız İhtilali sırasında halk tarafından giyotine götürülen Kraliçe Marie-Antoinette’in özel eşyaları Paris’teki Grand Palais’de sergileniyor. Sergi bir anlamda Fransa’nın kraliçesinden dilediği bir özür olarak da kabul edilebilir.
Tarihin “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözüyle Fransız İhtilali’nin başlamasına sebep gösterdiği Fransa’nın en önemli kadınlarından Marie-Antoinette’in yaşamı ve özel eşyaları Paris’teki Grande Palais’de üç ay boyunca sergilenecek.
Dünya onu bu sözle tanısa da bu sözün Fransız kraliçesi ve Avusturya arşidüşesi Marie-Antoinette’in ağzından hiç çıkmadığını ve ihtilalin bambaşka sebepleri olduğunu artık biliyoruz. Zaten bu sergiyle Fransa,* ihtilalcilerin giyotine gönderdiği kraliçesinden özür diliyor. Sergi kraliçenin yaşamının tüm sırlarını açığa çıkarıyor.
Kutsal Roma İmparatoru I. Francis ve Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresa’nın kızı olan Marie-Antoinette, henüz 14 yaşındayken, Avusturya ve Fransa arasında imzalanan Ekslaşapel Anlaşması sonucunda, ittifakın sürekliliğini sağlamak amacıyla, XV. Louis’nin torunu veliaht Louis - Auguste ile evlendirildi. Düğüne Marie-Antoinette’in müstakbel eşi katılmadı, düğünde damadı kraliçenin kardeşi Maximilliam temsil etti. Bu gıyabi düğünün amacı Marie- Antoinette’in Fransa’ya Avusturya arşidüşesi değil, Fransa döfnesi olarak girmesini sağlamaktı. Böylece Fransız halkının onu benimsemesi daha kolay olacaktı. 16 Mayıs 1770 yılında kraliyet şapelinde yapılan bir düğüne Louis-Auguste’in de katılımıyla evlilikleri resmen gerçekleşti. Bazı kesimlerin itiraz ettiği, ama ihtilale kadar devam edecek olan bu evliliğin gerçek olduğuna ilişkin belgeler de Paris Grande Palais’teki sergide gün yüzüne çıkıyor.
Sergide ayrıca kraliçenin Viyana tarzında özel olarak boyattığı ve Çin’de verniklenen, mektuplarını yazdığı masası ve konsolunun da yer aldığı mobilyaları sergileniyor.
Renklere tutku ile bağlı olan kraliçenin Versay Sarayı’na çağırdığı 23 yaşındaki genç ressam Elisabeth Vigee-Le Brun’a yaptırdığı pek çok portresi de serginin görülmeye değer eserleri arasında. Zaten serginin en önemli parçası olarak gösterilen eser kraliçenin çocukları ile birlikte yer aldığı tablo.
1778 yılında ilk çocuğu Maria Therese Charlotte’u dünyaya getiren kraliçe kraliyet mensuplarının aksine kız çocuğunun olmasına oldukça sevinmişti.* “Erkek olsaydın devlete ait olacaktın, ama sen bana aitsin ve benim tüm alakama sahip olacaksın; mutluluklarımı paylaşacak, acılarımı azaltacaksın” diye kızına duyduğu sevinci dile getiren kraliçe, daha sonraki yıllarda, prens Louis Joseph, Louis Charles ve Sophie Beatrix’i de dünyaya getirerek böylece kraliyet ailesini de memnun etmeyi başardı.
Sergi Marie Antoinette’in bir başka yönünü; Asya ve Fransız porselen koleksiyonculuğunu da ortaya çıkarıyor. Kraliçenin bu porselen tutkusunu sergide yer alan vazoda görmek mümkün. Yeşil renkli ve üzerinde bezelye, enginar ve sarmısak motiflerinin yer aldığı bu değerli parça kraliçenin bu konudaki tutkusunu en iyi şekilde anlatıyor. Sergideki en önemli eşyalardan başlıcaları ise elbette ki mücevherler. Kraliçenin bir mücevher tutkunu olduğu herkes tarafından biliniyordu. Versay Sarayı’na gelin olarak geldiği gün geleneksel olarak Fransız döfnesine ait olan muhteşem bir mücevher koleksiyonu armağan edilmişti.* Takıların çoğu eski kraliçelere ait olup değeri toplam 2 milyon livre ediyordu. 625 kg ağırlığındaki bu servet de sergide yer alıyor.
18.03.2008
Nesrin Savaş Kantarcı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 467
favori
like
share