ALLAH Azze ve Celle buyuruyor ki; “Yeminlerinizden dolayı ALLAH'ı (O'nun adını), iyilik etmenize, O'ndan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. ALLAH işitir ve bilir. ALLAH sizi kasıtsız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Lâkin kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar. ALLAH gafûrdur, halîmdir.”(Bakara 224-225)
İbnu Ömer radıyALLAHu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselâm'ın yaptığı yeminlerin çoğu şöyleydi: "Kalpleri çeviren zâta yemin olsun, hayır!"

ALLAH’TAN BAŞKASI ADINA YEMİN:
İbnu Ömer radıyALLAHu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissaIâtu vesselâm, Hz. Ömer radıyALLAHu anh'ın, babasını zikrederek yemin ettiğini işitmişti: "ALLAH Teâla hazretleri, sizleri babanızı zikrederek yemin etmekten nehyetti. Öyleyse kim yemin edecekse ALLAH'a yemin etsin veya sussun" buyurdu."
Rasulullah sallALLAHu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; “Kim ALLAH’tan başkası adına yemin ederse küfre düşmüştür.”

YALAN YERE YEMİN:
İbnu Mes'ud radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm: "Kim müslüman bir kimsenin malı hakkında yalan yere yemin ederse, (Kıyamet günü) ALLAH'la karşılaştığında O'nu kendisine karşı gadablanmış bulur!" buyurdular. Sonra Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bu sözlerini tasdik eden ayetleri ALLAH Teâla'nın kitabından okudular:
"(Ahir zaman peygamberine iman hususunda) ALLAH'a verdikleri ahdi ve ettikleri yemini, az bir dünya malı karşılığında değiştirenlere gelince, onların ahirette hiçbir nasîbi yoktur. Kıyamet gününde ALLAH onlara ne bir hitapta bulunur, ne rahmetiyle nazar eder ve ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı pek acı bir azabtır" (Âl-i İmrân 77).

YEMİNDE İSTİSNA
İbnu Ömer radıyALLAHu anhuma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim yemin eder ve "inşaALLAH!" derse istisna yapmış olur. Dilerse rücü eder, dilerse hânis olması mevzubahis olmadan terkeder."

YEMİNDEN DÖNMEK;
Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir şey hususunda yemin eder, sonra da hilafını daha hayırlı görürse, derhal kefâret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsın."

NİYYET
Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Yemin, yemin isteyenin niyetine göredir."
LAĞV
Aişe R.a. anlatıyor: "Şu ayet kişinin kullandığı "VALLAHi hayır!", "Billahi evet!" gibi sözler sebebiyle nazil olmuştur. (Meâlen): "ALLAH yeminlerinizde kasıtsız olarak yanılmanızdan dolayı sizi mes'ul tutmaz, fakat ettiğiniz yeminleri bozmanızdan dolayı sizi mesul tutar. Bozulan bir yeminin kefareti ise.."' (Maide 89).

GAMUS
İbni Ömer r.a.’dan; “Bir bedevi Peygamber sallALLAHu aleyhi ve sellem’e geldi ve; “Büyük günahlar nelerdir?” dedi. Rasulullah sallALLAHu aleyhi ve sellem’in saydıkları arasında “yemini gamus” da vardı. “Yemini gamus nedir?” diye sorunca şöyle buyurdu; “Müslüman bir kimsenin malını yalan sözle koparmaktır.”

SÖZÜN TUTULMASI
Ebuz Zahiriye’den; “Bir kadın Aişe r.a.’ya hurma hediye etmişti. Aişe r.a. bunun bir kısmını yedi, kalan kısmı için de; “Sana kasem ederim ki kalan kısmını da yiyeceğim.” Dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallALLAHu aleyhi ve selem buyurdu ki; “Sözünü tut, zira sözünden dönene günah vardır.”

YEMİNE ZORLANAN
ALLAH Azze ve Celle şöyle buyurur; “Kim iman ettikten sonra ALLAH'ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka- fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa, işte ALLAH'ın gazabı bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.”(Nahl 106)

YEMİNİN KEFFARETİ
ALLAH Azze ve Celle şöyle buyurur “ALLAH, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). ALLAH size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz!”(Maide 89)

ADAK
ALLAH Azze ve Celle buyurur ki; ”O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.”(İnsan 7)

NEZİRDEN (ADAK’TAN) NEHY
Saîd İbnu'I-Hâris anlatıyor: "İbnu Ömer radıyALLAHu anhümâ'yı şöyle söyler işittim: "Siz nezretmekten yasaklanmadınız mı? Resülullah aleyhissalâtu vesselâm demişti ki: "Nezir; olacak bir şeyi ne öne alır ne de geriye bıraktırır. Ancak onunla cimriden mal çıkarılmış olur."

İSYAN İÇEREN ADAK YERİNE GETİRİLMEZ
Aişe radıyALLAHu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söydediğini işittim: "Kim ALLAH'a itaat etmeye nezrederse hemen itaat etsin. Kim de ALLAH'a isyan etmeye nezrederse, sakın isyan etmesin."

ADAĞIN KEFFARETİ
Aişe radıyALLAHu anhâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ma'siyette (günah şeylerde) nezir yoktur. Bunun kefâreti de yemin kefâretidir."
Ukbe İbnu Âmir radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurmuştur ki: "Nezir keffâreti, başka bir şey zikredilmemişse yemin keffâretidir."

CAHİLİYEDE ADANAN ADAK
İbnu Ömer radıyALLAHu anhüma anlatıyor: "(Babam) Ömer radıyALLAHu anh (bir gün) dedi ki: "Ey ALLAH'ın Resulü! Ben cahiliye devrinde bir gün itikaf yapmayı nezretmiştim. -Bir rivayette Mescid-i Haram'da bir gece denmiştir.- (Bunu ifa etmem gerekir mi?)" Resülullah aleyhissalâtu vesselâm: "Nezrini yerine getir!" buyurdular."

ADAK BORCUYLA ÖLEN
Cabir İbnu Abdillah radıyALLAHu anhüma anlatıyor: "Bir kadın, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Annem öldü, üzerinde oruç nezri vardı, onu yerine getirmeden vefat etti" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Velisi ona bedel oruç tutsun!" buyurdular."


Buhari(6628) Muvatta(Nuzûr 14) Ebu Dâvud(3263) Tirmizi(1540) Nesai(7/2, 3)
Buhârî, Eymân 4; Müslim(1646) Ebu Dâvud(3250) Tirmizi(1534) Nesâî(7/4, 5)
Ebu Davud(3251) Tirmizi(1535) Ahmed(2/34,67,69,86,125)
Buhâri, Eymân 17; Müslim(138) Ebu Dâvud(3243) Tirmizî(2999)
Ahmed(2/309) Muvatta(2/477) Ebu Dâvud(3261, 3262) Tirmizî(1531-32) Nesâî(7/12, 25) İbnu Mâce(2104-2106)
Müslim(1650) Muvatta(2/478) Tirmizî(1530) Bkz.: Buhari(6622) Müslim(1652) Ebu Davud(3277)
Müslim(1653) Ebu Dâvud(3255) Tirmizi(1354)
Buhari(4613) Muvatta(2/477) Ebu Davud(3254)
Buhari(6675,6870,6920)
Ahmed(6/114)
Buhârî(6608) Müslim(1639) Ebu Dâvud(3287) Nesâî(7/15,16)
Buhârî(6696) Muvatta(2/476) Ebu Davud(3289) Tirmizi(1526) Nesâî(7/17) İbnu Mâce(2126)
Ahmed(6/247) Ebu Davud(3290) Tirmizi(1524) Nesai(3834) İbni Mace(2125)
Müslim(1645) Ebu Dâvud(3323) Tirmizî(1528)
Buhari(2032,2043,4320,6697) Müslim(1656) Ebu Dâvud(3325) Tirmizî(1539) Nesâî(7/21, 22)
Ebu Davud(3307) Nesai(3818)


alıntıdır

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 446
favori
like
share
körfez-41 Tarih: 30.03.2008 05:09
eline emegine saglik tesekkürler