1-Allah'ın Rububiyyetini inkar.

Tevhidin üç türünden biri olan rububiyyet tevhidi; Allah'ın her şeyin yaratanı, rabbi ve sahibi olduğuna, yaratıklarını rızkıyla besleyip terbiye ettiğine, tasarruf yetkisinin yalnız O'na ait olduğuna, dilediği şeyin mutlaka olacağına, dilemediği şeyin mutlaka olmadığına, her şeyin O'nun ilminde yazılı olduğuna inanmaktır.

Herhangi bir inanç, söz ve amel bu imana aykırı düşüyor ve onu bozuyorsa bu küfür ve irtidattır. Örneğin Allah'tan başkasına yaratıcı sıfatını vermek (tabiatın yaratıcı olduğuna inanmak gibi) veya Allah'ın yaratıklarının sahibi olmadığına, rızkın Allah'tan değil başkasından geldiğine inanmak veya bu konularda Allah'a ortak koşmak veya Allah'ın mahlukatı yarattıktan sonra onları başıboş bıraktığına inanmak, Allah'ın bu kainatı yarattıktan sonra onları koruduğunu ve gözettiğine inkar ederse "Allah değil, ben rızık veririm", "Allah'ın izni olmadan mülk sahibi olurum" ine "O'nun izni olmadan tasarruf yetkisine sahibim" diye iddia etmek kişiyi kafir yapar.

2-Allah'ın isim ve sıfatlarını inkar:
Allah (c.c) kendisine has olan isim ve sıfatlarını Kur'an'da ve sahih sünnette bildirmiş ve O'na layık olamayan sıfat ve isimlerini belirtmiştir. Kim Allah'ın Kur'an ve sahih sünnette belirttiği sıfatlarını kabul etmez ve Allah'a layık olmayan sıfatları O'na isnad ederse kafir olmuş olur.

İsim ve sıfatların inkarı iki türlüdür:



a ) Allah'ın Kur'an ve sahih sünnette bildirdiği isim ve sıfatları reddetmek: Kemal ilmini, kudretini, hayatını, duymasını, görmesini, arşa olan istivasını, kelamını, rahmetini, büyüklüğünü inkar gibi Kur'an ve sahih sünnette sabit olan sıfatları inkar etmeyip eksiklik getirecek şekilde te'vil eden kişinin durumu da aynıdır. Mesela:"Allah'ın ilmi vardır fakat sınırlıdır, ufak tefek şeyleri bilmez, herşeyi detayıyla bilmez" veya "Bu sıfatları mahlukata benzer. İnsan gibi duyur, görür, konuşur" diyen de kafir olmuş olur.

b ) Allah'a layık olmayan sıfatları Allah'a isnad etmek:

Kur'an'da ve sahih sünnette Allah'a layık olmayan sıfatlar bildirilmiştir. Bunları Allah'a isnad eden kişi kafir olur. Mesela; İsa ve Uzeyr'in Allah'ın oğlu, meleklerinde O'nun kızları olduğunu, Allah'ın işi olduğunu, uyur, uyuklar olduğunu, gaflet ve ölüm gibi yaratıklarına ait sıfatları O'na isnad etmek küfürdür.

Allah'ın sıfatları gibi sıfatlara haiz olduğunu iddia eden veya başkasının o sıfatlara layık olduğunu söyleyen kişi de kafirdir. Mesela;"Yalnız Allah'ın bildiğini ben de biliyorum" , "Filan kişinin de Allah kadar ilmi vardır", "Ondan Allah kadar korkuyorum" gibi sözleri söyleyen ve bunlara inanan kişi de kafir olmuş olur.

3- Allah'ın uluhiyyetini inkar:

Bu tür inkar yalnız Allah'a yapılması gerekirken imanı bozucu herhangi bir söz, inanç veya amelde bulunmak gibi şekillerde ortaya çıkar. İnsanların çoğunun irtidatı bu türdendir. Geçmişte ve günümüzde insanların büyük bir kısmı Allah'ın varlığını, yaratıcılığını, rablik sıfatına sahip olduğunu (yaratan, öldüren, dirilten, rızık veren) kabul etmişler, bununla beraber ibadeti yalnız Allah'a has kılmamaları, O'ndan başka ibadeti edilenleri reddetmemeleri ister kalple, ister sözle, ister amelle Allah'a eş komaları onların küfre girmelerine neden olmuştur. Bunları yaparak küfre giren kişinin diğer konularda ki imanı da geçersiz olur. Çünkü, Allah'ın herşeyin yaratıcısı ve sahibi olduğuna inanan kişinin ibadeti yalnız O'na has kılması, başkalarının ibadet edilmeye layık olmadığını kabul etmesi gerekir.Kim ibadetlerden birini dahi Allah'tan başkasına yaparsa Allah'ın rububiyetine ve kemal isim ve sıfatlarına olan imanı da geçersiz olur. İste nebi ve resullerin gönderiliş gayesi bu tevhidi insanlara anlatmak içindir ve Allah insanları ve cinleri bu tevhid için yaratmıştır. Onları bu tevhidi yasayıp yasamamalarına göre cennete yada cehenneme koyacaktır.

"İnsanları ve cinleri sadece bana ibadet etsinler diye yarattım"[1]

Lailahe illallah'a yapılan şehadeti iki şey bozar :

1-Bütün ibadetlerin yalnızca Allah'a yapılmasının gerektiğine inanmamak.

2-Bu ibadetlerden birisini Allah'tan başkasına yapmak.

Herhangi bir inanç, söz veya amel bu iki maddenin kapsamına girerse sahibini İslam'dan çıkararak kafir yapar. Yalnız Allah'a yapılması gereken ibadetlerden bazıları şunlardır: Boyun eğmek, küçüklüğünü kabul etmek, sevmek, hükmünü kabul etmek, korkmak, yardım istemek yardımına çağırmak, dua etmek, tevekkül, kurban...vb...

Binaenaleyh inancıyla, sözüyle, ameliyle olsun bu ibadetlerin yalnız Allah'a yapılması gerektiğini reddeten kişi küfre girer. "Allah'a dua edilmemesi, O'ndan korkulmaması, O'na rüku edilmemesi gerekir" diyen veya Allah'a ibadet edenlerle alay eden, onları hafife alan kişi kafir olur. Çünkü onları hafife almak, inkara sevk eder.Aynı şekilde yalnız Allah'ın hükmüne itaat edilmesi ve onun uygulaması gerektiğine inanmayan kişi bunu ister inanç, ister söz, ister amelle bertsin kafirdir.

Allah'ın yasakladığı şeyler için "Bunların yasak olması gerekmez" veya 'Allah'ın emrettiği şeylerin yapılması şart değildir" veya "Bunların zamanımızda uygulanması uygun değildir" diyen kişi de yine kafir olur. Çünkü bu kişi uluhiyyetin en temel özelliği ve ibadetin en büyüğü olan hüküm koyma ve hakimiyet hakkını yalnız Allah'a tanımamıştır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:



"Hüküm vermek ancak Allah'a aittir. Kendisinden başkasına değil, yalnız O'na ibadet etmenizi emretmiştir. Bu, dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler."[2]

Bu ibadetlerden herhangi birisinin kendisine veya Allah'tan başkasına yapılmasını isteyen, insanları buna zorlayan kafir olur. Aynı şekilde bu kişileri tasdik eden veya onlara rıza gösteren veya emrettikleri bir ibadeti onlar için yapan kişi de kafir olmuş olur. Yine bu ibadet türlerinden birisinin kendisine yapılmasını isteyen, seven, arzulayan kişide kafir olur. Mesela: Allah'tan korkulduğu gibi kendisinden de korkulmasını istemek, Allah'a secde edildiği gibi kendisine de secde edilmesini istemek, Allah'ın izin vermediği hususlarda teşri (kanun koyma, helal haram belirleme) hakkına sahip olduğunu iddia etmek de kişiyi kafir yapar. Zina, faiz, mahrem yerleri açılması gibi yasaklarla Allah'ın suç işleyenlere verdiği el kesme, recm gibi cezaları değiştiren de kafirdir. Aynı şekilde zekat, miras ve keffarette ki ölçüleri kendi kafalarına göre değiştirenler de kafirdir. Bunları yapanlara itaat eden, onları destekleyen kişiler de kafir olur. Çünkü böylelikle yalnız Allah'a ait olan helal haram sınırlarını belirleme yetkisini onlara vermişlerdir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Muhakkak ki her topluluğa elçi gönderdik ve Allah'a ibadet etmelerini ve tağuttan sakınmalarını emrettik."[3]

"Tağutu reddedip Allah'a inanan kimse kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır."[4]

Not: Ayeti Kerimede geçen 'sağlam kulp"tan kasıt "Lailahe illallah"tır.Bu nedenle iyice bilinmesi gerekir ki; bir hakim çıkar da Kur'an ve sünnet ki helal ve haram sınırlarını bırakıp istediği gibi yasak (haram) ve serbest (helal) gibi hükümler verirse bu hakim İslam dininden çıkar ve kafirlerden olur. Bu yalnız Allah'ın hakkı olan teşri (kanun koyma, helal haram belirleme) hakkını kendinde görmesinden dolayıdır. Kim bu hükme itaat ederse, desteklerse, severse, tekfir etmezse o da ona ibadet etmiş sayılır ve onun gibi kafir olur. Bu kanuna muhakeme olmak da, kanunu koymak gibi küfürdür.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Reddetmeleri emrolunmuşken tağuta muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor."[5] "Yoksa, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi onlara meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer kesin yargı bulunmayacak olsaydı,aralarında hemen hükmedilirdi. Doğrusu, zalimlere can yakıcı azab vardır." [6]

Ancak Allah'ın kanunlarına muhalif olmayan bazı kanunlar (trafik kanunları, şehir planlama ile ilgili kanunlar ve içtihadi kanunlar vb.) koyan kişi kafir olmaz. Bunlara itaat de küfür değildir.

4-Rasulullah'ın risaletini inkar ve şahsına hakaret:
Rasulullah (s.a.s)'in risaletini inkar veya şahsına karşı hakaret hükmüne giren herhangi bir inanç, söz veya amel işleyen kişi kafir olur. Çünkü bu kişi "Muhammedun Rasulullah" şehadetini bozmuştur.

Muhammed (s.a.s)'in Allah'ın rasulü olduğuna şehadet etmek demek; onun getirdiği şeyleri tasdik etmek, ve onlara uygun amel etmek, Allah'ın onu insanlar içinde en mükemmel sıfatlarına sahip olarak yarattığına inanmak ve Rasulullah'ın görev aldığı risaleti çok güzel mükemmel ve eksiksiz olarak insanlara aktardığına inanmak demektir.



"Muhammedun Rasulullah" a şehadeti iki şey bozar:

1 -Rasulullah'ın şahsına karşı yapılan hareket..

2- Rasulullah'ın haber verdiği şeyleri küçümseme ve red.

Bunlardan birincisinde Rasulullah'ın doğru söylemediğine, emanete hıyanet ettiğine inanmak onun ahlakına ve aklına sövmek herhangi bir nedenle hafife ve alaya almak; ikincisinde ise Rasulullah'ın haber verdiği namaz zekat, oruç, ba's, hesap, mizan, cennet ve gaybi şeyleri ve bu konuda verdiği sahih hadisleri inkar etmek vardır.

Rasulullah'ın Allah'tan getirdiği Kur'an'ın herhangi bir şeyini inkar eden, buna göre Kur'an ve sünnette hükmü sabit olan melekleri inkar eden kişi de kafir olur.

Namaz ve zekatın farzlığını, faiz, zina ve hırsızlığın haram olduğunu inkar eden veya namaza bir rekat eklendiğindi iddia eden veya 'abdestsiz namaz kılınır" diyen kişi kafir olmuş olur. Rasulullah'ı, Rasulullah'tan önce gelen nebiler ve rasulleri, bunların Kur'an'ı Kerimedeki kıssalarını inkar etmek, Kur'an'ı Kerimin mucize olup hiç kimsenin ona benzer bir ayet dahi meydana getiremeyeceğine inanmak veya şüphe etmek, dünyanın meydana gelişinin Allahu Teala'nın Kur'an'ı Kerimde bildirdiği gibi olduğuna inanmamak, meleklere, cinlere, şeytanlara, Allah'ın kürsüsüne, Allah'ın arşı, Levhi Mahfuz, kalem gibi şeylerin varlığına inanmamak küfürdür.

Rasulullah (s.a.s)'den sonra nebilik iddia eden kişi de kafirdir.


[1] (Zariyat :56)

[2] (Yusuf:40)

[3](Nahl:36)

[4] (Bakara:256)

[5] (Nisa:60)

[6] (Şura:21)

(kaynak: Seyfuddin el-Muvahhid / İman ve Onu Bozan Şeyler)


alıntıdır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 579
favori
like
share
salihbrs Tarih: 17.04.2008 20:56
tşk