:40:JALUZİK TİP
Şizofreninin alt tipi...
Eşinin kendisini aldattığı sanısıyla kıskançlık krizlerine girer bu canavarlar!
"Klinik vaka"!..
Jaluzik Tip: Eşlerinin kendilerini aldattığını düşünürler. Kimyası bozuk beyine saplanmış olan bu durum çok ciddî akıl hastalığıdır. Patolojik bir durumdur. Tehlikelidir de... Aklından bir saniye çıkaramadığı bu akıl dışı düşünceleriyle, karısının kendisini aldattığı sanısıyla oluşturduğu bu sanal tablo içerisinde olan ve canavarlaşan akıl hastası; çekiş ile kafa kırarak, balta-bıçak ile kadını keser, biçer istediği gibi doğrar. Medyada sıklıkla rastlıyoruz. Zaman zaman şüphelerinin mantıksız ve manyakça olduğunu kendi kendine itiraf etse bile, bir süre sonra bu şüphelere kaldığı yerden devam ederler. Şüphelerinden şüphe duyarlar.
Yaşamı kendine ve ailesine cehennem yapan kişilerdir. Yok yere kavga çıkarırlar. Aşırı alıngan olan bu hastalar; reddedilmeye, dışlanmaya, aşağılanmaya karşı duyarlı ve antenlidirler!
Surat asma, küsme, gücenmeyi çok severler.
Sürekli "öküz altında buzağı ararlar"...
Kin güdenlerdir. Kuruntulu, tartışmacı, kavgacı, inatçı tutum içerisindedirler.
Olmayanlarla; sürekli yakınmayı adet haline getirirler. Sızlanıp dururlar. Sıradan söz ve davranışlardan anlam çıkarmada ustadırlar. İlle de sakat düşüncelerini karşı taraf üzerinde var etmek için çırpınırlar. Kendisine bir şeyler ima edildiğini sanarak huzurluk içerisinde yaşarlar her an...
Öfke bağımlısı durumuna gelen bu hastalar; için için kendini kemirenlerdir.
Savunma mekanizmaları ile "kendiliğin yeniden yapılanması"nı sağlarlar zor anlarında...
Örtmeye çalıştığı büyük korkularla didinip dururlar.
Gerçek duygularını kendine bile itiraf edemeyerek zıt yönde hareket ederler.
Kaygı oluşturan dürtülerin, duyguların yadsınarak-bastırılarak zıttının benimsenmesidir bu geçice kurtarıcı durum. Bilinçli inkâr değildir. Yapaydır. Önce yadsıyıp sonra yansıtırlar. Örneğin: 'Ben karşı cinsime bakmam. Karım karşı cinsine bakıyor!'
"Benim değilse, iyi değildir" gibi...
"Zincirleme suç" işleme potansiyelli bu hastalar tehlikelidir.
Paranoyaklık öne arkaya sağa sola bakmadan duramama halidir.
Sürekli olmayanı arama halidir.
Paranoyağın anlatımlarına hak verirsiniz. Kendisini anladığınızı zannedersiniz, ancak uzmanı gerçeği çözebilir.
Diğer şizofreni tiplerine göre oldukça sinsi ilerler. Fark edilmeden yıllarca durumlarını idare ederler. (Paranoid Şizofreni)
Düşüncelerinin kökeninde cinsellik yatmaktadır. (Sapkın)
En uç olamayacak şeyleri kesinlikle oluyormuş gibi düşünen ona göre durumları belirleyen akıl hastalığıdır.
Artık eş paranoyağın her an gözetim ve denetimindedir. Devamlı çevre taranır. İp ucu aranır. Karşı evin pencerelerini izler. Karısının her davranışı her olay bu doğrultuda yorumlanır. Karısının güler yüzü "yediği nanelerin ört bası" içindir.
Eşinin; suskunluğu suçlu olduğundandır. Suskunsuzluğu ise, suçunu bastırmaktan kaynaklanmaktadır.
Karısı; kendisini değil, "sevgililerini düşünmekte ve istemektedir."
Herkese karşı "rezil oldum, benim godoşluğumu biliyorlar" der.
İnsanların her türlü konuşmalarını "kendi godoşluğuyla bağdaştırıcı" yorumlar yapar. Kendini yer bitirir.
Gece bekçinin öttürdüğü düdük, birinin öksürmesi karısına verilen işaretlerdir. Örneğin yarın 2'de gel gibi...
Telefon yanlış bir numara ise, karısının aşığı bir ileti sinyali vermiştir.
Sizi durup dururken sudan bir bahaneyle kurnazca konunun içine çekip kavgaya başlar. Sinsidirler.
Hezeyanlar bu akıl hastalığı olan"paranoyak"lıkta en yaygın olarak şizofrenler de görülür.
Ne zaman neye sinirlenip size çatacağı hiç belli olmaz.
Eşini devamlı sorgular. Baskıcıdır. İpucu arar. Metafizik ile ilgilidirler. ( Fal, rüyalar vs.)
Arkadaşı yoktur. Kolayca tanımayazsınız, gizlenirler, kurnazdırlar. Kafalarında 9 tilki dolanır. Aranmaktan yorulmazlar.
Onun sözü hep dinlenmelidir. Her dediği anında yapılmalıdır.
Saldırıları, 'neden ben otorite değilim' biçimindeki ruhsal çırpınışların dışavurumunun patolojik ifadesidir.
Bütünlüklü bir kişiliğe sahip değillerdir.
Olay çıkarmayı severler. Kıskanç canavardırlar.
Ona göre; en ufak bir yanlışınızdan dolayı sizi siler atar. Oyuncağısınızdır. İstediği gibi oynar. Kırılınca da kaldırıp atar. Çoktan hazır ettiği yenisini derhâl alır. Başka insanlar ile yaşadıkları problemleri kendi davranışlarının bir sonucu olarak düşünmezler, aksine dış etkenlerin ya da o insanların yanlışları sonucu olduğuna inanırlar. İlle de yanlış karşı tarafındır. Etiket, para, aşk, güç, konum çok öneldir, çünkü zor anlarında bu özelliklerinden yararlanırlar. Muaf olmada işe yarar!
Karşısındakini; sindirme, sinirlendirme, korkutma, kullanma, sömürme, yıldırma, yıpratma, yok etme isteği yol ve yöntemleri arasındadır. Komplo teorileri üretirler.
Herkese insan hakları dersi verir, öğütlerde bulunur, ancak, bakarsınız ki aslında kendisi kimseyi dinlemez. O sadece "sazını çalmaktadır ve sazından çıkan tınının en güzel tını oldugunu" düşünür. Öğretisi başkaları içindir, kendisi farklıdır bambaşkadır.
İnsanlara karşı sorumsuz ve kibirlidirler.
Öç almak isterler, alırlar da... Kin güderler. Hasetçidirler.
Kuşkuculuğu nedeniyle devamlı önlem alır ve güvenliği dikkate alır.
Paranoyakların beyinlerinde bir bölümün kimyası bozulmuştur. (Kıskançlığı yöneten hücrelerin)
Paranoyaklar gayet güzel görevlerini yürütürler. Paranoyak oldukları ancak iyi uzmanlarca saptanabilir.
Şüphe dünyalarını alt üst eder. Bu nedenle de kurbanlarını bunaltıp, yapmadıklarını bırakmazlar. Zalim-işkencecidirler.
Kurbanlarını yumurta üzerinde yürütürler.
Halüsinasyonlar görür. 35-40 yaşların da ortaya çıkar.
Paranoyakların izlediği 3 yol:
*Represyon (Bastırma) : Sanrılarını bilinç altına iter.
*Projeksiyon (Yansıtma) : Kendi söylem ve eylemlerini sizin üzerinize yıkar. Kendisini sıyırıp kurtarır.
*Reaksiyon Formasyon (Zıt Tepki Kurma) : Aşağılık duygusunu, büyüklük duygusuna dönüştürme... Herşey elinin altından kayıp giderken paranoya sayesinde kendisini kurtarır, yeniden her şeyi denetimi altına alır. Kişilik bölünmesini yeniden yapılanmayla örter.
Shakespeare'in eserleri, insan ruhunun binbir rengini en iyi tanımlayan oyunlarıdır. İşte bu patolojik kıskançlıkta; "Othello Sendromu" ile örneklenmektedir!
Jaluzik tip'te içgörü yoktur. Kendisinin ne kadar iyi olduğunu bilememektedir. Kendi kendini anlayabilme yetisine sahip değillerdir. O nadenledir ki hasta olduklarını asla kabul etmezler. Etrafında olup bitenleri çıkarsamaya çalışırlar. Kendilerine güvenemediklerinden hekime de güven duyamazlar. Dolayısıyla psikiyatra gitmeyi hiç istemezler. Bir biçimde götürülseler bile; tedaviyi reddederler.
Yalancı toplum yaratırlar > sanal karakterler bulurlar, ya da kimilerini, aradıklarının yerine koyarlar. Koyarlar ki; bozuk düşünceler gerçekmiş gibi olsun. Aranarak buldukları bu günahsız kimselere her an kafayı takarlar. Sahte suçsuz insanlar; hastalığın tam odak noktasına iyice yerleştirilir. Ve artık yansıtma işine başlarlar, gerçeği inkâr etmeye bu durum ilaç gibi gelir kendilerce... Bulduğu bu kişiler ile sandığı düşünceleri buluşturmak daha kolaylaşır. Artık olgular bağdaştırılıp biçime gelmiştir. Sanal düşünceler ile gerçek ters-yüz edilir, yer değiştirilmesidir!Bu sakat düşünceleri yorumlama safhasına geçilir. Yorumlarını ekleyerek olayları zenginleştiren paranoyak hastalığının doyumunu sağlar. Gerçeklikten kopuş yaşanmaktadır! Ve hezeyanlar son noktasına ulaştığında halüsinasyonlar da yaşayarak; cinayete sıra gelir!!! Eşini keser/biçer/doğrar!
Taktik uygulayan bu hastalar "Nihilist" ler mi?
*Parafreni, konjual paranoya, paranoid, şizofreni, othello sendromu, kıskançlık cinneti bilgilerini buraya alıntılayacak olanlara teşekkürler.
Nesrin Savaş Kantarcı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1346
favori
like
share
ihsanturgut1 Tarih: 18.02.2011 16:27
sayın nesrin hanım ne yapmak gerekir. benim eşimdede aynı belirtier var 11 yıldır evliyiz nerdeyse yanımdan bir bayan geçse kavga eder duruma geldik olmayan şeyleri kafasında üretiyor işimi dahi yapamayacak duruma geldim hiçbir bayanla hiçbir konu hakkında görüşemiyorum o rahatsız olmasın diye görüşmüyorum artık bu da yetmiyor hasbel kadar bir firmadan bir e mail le bir bayan tarafından tanıtım amacı ile dahi olsa mesaj gelse kıyametler kopuyor tedaviyi kabul etmiyor hiç bir şekilde hasta olduğunu kabul etmiyor bazen çocuğuma zarar verecek kendine zarar verecek diye çok korkuyorum hiç bir şekilde doktora götüremiyorum görüştüğüm doktorlar kesinlikle gelmesi gerektiğini aksi takdirde tedavi öneremiyeceklerini söylüyorlar. bu konuda ailesi de bana yardımcı olmuyor tek başıma kaldım bir kızımla bir ilacı var mıdır bana lütfen yardımcı olunuz yardımcı olunuz ama erkek ismi ile mesaj gönderirseniz sevinirim
şenay kılıç Tarih: 03.06.2010 15:33
ne yapmam lazıım
SU-PERISI Tarih: 05.04.2008 18:59
paylaşımın için teşekkürler,çok ciddi bir akıl hastalıgı.