Ömer Onbaşı
Harp cephesinde Ömer Onbaşıdan köyden küçük kardaşına,
Benim nur-i ‘ aynım ve ciğer köşem birader-i can beraberim, efendim, mahsusen selam ve dualar olunub hatır-ı nazikaneleri istifsar kılınmakta ve gülden nazik demirden pek vüdud-ı nazeninleri daima sıhhat ve afiyet üzere olup Cenab-ı Hak Teala hazretleri cenabının bilcümle cismi latif ve ruh-i şerifinize sıhhat ve afiyet ihsan edip hak yüzü suyu hürmetine savn-ı samedaniyyesinde ileriye geriye gitmeyerek masumlar buyara amin. Duaları Hüdaya amma ba’d ile ithaf olunub eğer çi bu taraftan sual-i şerif ve erzani-i latif buyurulursa hafazanallah tarih-i şukkaya değin vücud-i behbudumuz afeyet üzere olup...
Benim bidancik kardeşim Muhammed.
Pek iyi bilinya Muhammed, onbaşı olduk da hala okuyup yazmak öğrenemedik! Başçavuşumuz Hüseyin Efendiden irica ettim, sana şu gözel mektubu yazmağa başladı. Hele bir kerecik dinleyim dedim; okudu, bişey anlamadım. Ama mektub böyle yazılırmış katibcesi bu imiş; hoca efendilerden böyle öğrenilirmiş; benim neyime gerek? Koca Başçavuşun eline ayağına sarıldım. Yarım saat ircalar ettim. Hele hele Allah’a bin şükür ağzımdan ne çıkarsa yazıvereceğine söz aldım. Ama pek de cahilce şeyler söylersem düzeltiverecek. Buna da ben ırazı oldum.
Ne yaparsın, cahil kalmanın sonu işte budur!
Ağabeyin Ömer Onbaşı
Makam-ı Küçük Biraderim Mehmet Efendi
Hatır-ı şeriflerinin istifsar idüb mahsus dide-i enverlerini bus edip ol tarafta bizi sual edenleri ferden ferden selam ve dualar eyleyüb hamd olsun tarih-i şukkaya değin vücudumuz sıhhat ve afiyet üzere olduğunu arz ile duanız berekati ile rahatta bulunduğumuzu ve selamet ile asude bal-ı bi-ibtihal kaldığımızı ba’de’I-beyan ciğer köşem makam-ı evladım ferzendimden ircam şudur ki ağan tarafından , laf aramızda , onun kendi ağzından çıktığı gibi siz efendime yazacağım şu şukka-ı hulusi çok irca ederim. Köyde kimseye okumayasın. Bizim Hüseyin Çavuş yeni cahil olmuş derler ve benimle zevklenirler. Sakın ha Mehmed oğlum sen sen olasın mektubu kimseye göstermeyesin. Sen efendim artık kıraat da imla da öğrendim şu mektubumu zahmet çekmeden kendin pek güzel kendine okursun. İhtiyar amcana sakın köyün aklı başında ağalarından fena sözler getirmeğe zinhar sebebiyet verme ki tasaddi etmeyesin. Mehmed Efendi sonra seni ferzend-i celilü’ş-şanıma istemeyerek beddualar okurum.
Şöyle bilüp ona göre davranmaya gayret eyle. Baki cümleye ve bütün köy ahalisine selamlarımla dualarımı edegör. Allah da seni feyzlendire. Evlatcağızım vesselam ve selavat efendim.
Bölük Emini ve Başçavuş Hüseyin
Benim tek kardeşçiğim Mehmed
Sen bensiz oralarda ne yapıyon? Ne iş tutuyon?Haber ver bakalım:Koca nine zahirelerimizi öğütdü mü? Köyün değirmeni işliyor mu?Şimdicik ben kalksam da köye geliversem bir dilim ekmek bulub verebilin mi? Küçük bınar daştı mı? Daşmadıysa susuzluk çekersiniz,vah vah.Bana bak oğlum:Şimdicik çocuklar delikanlı yerine geçtiler.Sen de davran Koca ninene,köyün ihtiyarlarına yardım et.Sana ne verirlerse yapıvir,anladın mı? Sen beş
vakit namazını kılıyon mu? Yoksa tenbel tenbel sokaklarda mı dolaşıyon? Aman Mehmedim beş vakit namazını sakın sakın terk idmeyesin.Namazını kılmazsan,orucunu tutmazsan Hak Te’ala Hazretleri seni sevmez;beş sene sonra asker olunca yüzünde nur-i pir görülmez.Sonra senin adını bölükte “yüzü şavksız Mehmed”koyarlar.
Bizim köyün mekteb hocası köy hocası olacak adam değildir,büyük ulemadır.Sen beni dinle,neyine lazım? Hoca efendinin eteğine yapışasın.Sen ondan daha yigirmi bin ilim kaparsın.Bizleri sorarsan,ah oğlum bilsen cenk de neler,ne babayiğitlikler gösteriyoruz.
Ağabeyin Emir Onbaşı
Ciğerköşem Mehmed Efendi,
Ağan şimdi de bizim askerliğimizi kaba lisanıyla yazdırmağa kalkışıb bu işe tahammül olunamayıp her ne kadar bura ahvalini kendim yazsam ve güzelce anlatan demiş isem de elime ayağıma sarılıp Allah (illa) benim istediğim gibi yazacaksın deyub pek çok ve aşırı derecede iricalarda bulunduğundan ve zamanımızın dahi ol mertebe müsaadesi kalmadığından her ne dedi ise aynen yazıb iş bu şukkayı bitirmeğe gayret eylediğin malum olub gözlerinizden bus eylediğin herhalde beyan olunur.Küçük biraderim canberaberim efendim hazretleri.
Bölük Emini ve Başçavuş Hüseyin
Bitanecik kardeşim,oğlum Mehmed,
Sen daha küçüksün aklın ermez amma Türk oğlu cenge girince aslan kesilir.Hey babam hey! Buraya geldik geleli öyle cenk ediyoruz ki yerlerden babalarımız,başlarını kaldırıyor,bize bakıyor.Göklerden melekler iniyor.Ne dersin Mehmed? Ben bir gece iki melek gördüm.Biri geldi,omzuma gondu; öbürüde gözümüzün önünde uçuşdu durdu.Ama nasıl? Düşman yaylım ateş ediyordu.Kurşunlar dolu tanesi gibi yağıyordu.Bu melekleri bizim büyük şefaatci peygamberimiz beni korumağa göndermişti.Dualar edem dedim kollarımı galdıramam ki...Gelsin yaylım ateş! mavzerime gurşun yetiştiremiyordum.Derken melekler uçuverdiler.Düşman da kaçtı,kaçtı teres! Hala ovalarda gölgelerini görüyorum be.Ama biz şehid vermedik mi,gazilerimiz yaralı düşmedi mi? Ne söylüyon?
Kıyamet gibi bir şey oldu.Yalnız bizim bölükden on iki yaralı saydılar.Dört tane şehidimiz vardı.Oh! Şimdicik ağlayacağım.O arkadaşlarımdan bir danesi benim gucağıma düştü.Hasangilin Kara Ali bilin ya,işte o aslan babayiğit birden bire yığılıverdi.Göğsünden bir gurşun yemişdi.Bana dediki “Bölük eminine yazdırıver arkadaş,ben ölüyorum,memlekete yazdır da bana ağlamasınlar.Ben öldüm amma donuz düşman da kaçtı”.O zaman demincek bana gelen melekleri yine gördüm.Şehid arkadaşımın etrafında nurlar saçarak dolaştılar,dolaştılar onun-Mevla rahmet eylesin-asker canını aldılar.Cennete ilettiler.Goca Kara Ali o zaman nede güzel gülüyordu,görsen!...Lakin inşallah göreceksin.Hele birkaç sene daha sabret! Hazırlan, silahını kullanmayı öğren.Kendine çelik gibi göğde yap.
O zaman inşallah bu düşmana gelirsen,benim geberttiğim kadar mel’un gebertirsin.İnanır mısın,Mehmed,bu harpde kendi elimle öldürdüğüm Moskof yirmiyi geçti be! İşte askerlik böyledir,yirmi kişi öldürürüm,bizim ilde yirmi bin kişi yaşar.Hangi birini söyleyeyim,dizim dibinde şehid olan Kara Ali’yi sakın unutma ha o melekler senin rüyana girsin.Mehmed! Düşmanı kırıyoruz,vuruyoruz,bitiriyoruz,orduya namazlarında dua et ağanıda ara
sıra hatırla sen daha ma’sumsun,orduya dua edersin,Allah kabul eder.Beni hatırlarsan vücudumdan kurşun geçmez.Ben şehit olmak isterim.Ama önce seni büyütmeliyim ellerimle askere vermeliyim,sonra beraber cenge gitmeliyiz.Ben de Kara Ali gibi senin dizinin dibinde şehid olayım,anladın mı oğlum?Daha ziyade yazdıramayacağım zira gözlerimden sıcak bir şey dökülüyor gibi oluyor.Beni soranların hepsine çok çok selamlar ederim.
Ağabeyin Ömer Onbaşı
Makam-ı küçük biraderim Mehmed Efendi,
Ağanın bu sözleri üzerine benimde gözlerim yaşarıb artık bir diyecek galmayub Hüda’nın birliğine emanet
olasın.
Bölük Emini ve Başçavuş Hüseyin

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 668
favori
like
share