[font=Georgia][color=#8b0000] Efe Sözcüğünün Kökeni


Efe sözcüğünün ise, yaklaşık bütün sözcüklerde genellikle yiğit, özellikle köy yiğidi, mert, korkusuz anlamlarına geldiği açıklanmaktadır. Bununla birlikte efeliğin kabadayılık, baş eğmemek, diklenmek, kafa tutmak anlamlarına geldiği de belirtilmektedir.

Efe sözcüğü ile ilgili kimi kavramlar türetilmiştir ki, bunlardan biri “efe yürüyüşü”, diğeri “efelik”tir. Efe yürüyüşü, diklenerek gösterişli bir biçimde yürümeye denir.

Efelik ise, karşı koyma, korkusuzluk, yiğitlik, mertlik sergileme durumudur.Bu sözcüğün kökeni konusunda kesin bir düşünce olmamasına karşın, biz büyük bir olasılıkla Türkçe kökenli olduğunu düşünüyoruz.Çünkü benzeri sözcükler bugün Anadolu’nun birçok yöresinde halk dilinde halen canlı bir şekilde yaşamaktadır. Bu, benzeri sözcüklerden sözgelimi bazıları şunlardır:

Aba: Abla, büyük kız kardeş

Ağa: Büyük erkek kardeş, varlıklı ve cömert kişi.

Apa, ape, abe: Büyük erkek kardeş, ağabey.

Ebe: Babaanne.

Ede: Ağabey.

Eke: Büyümüş, herşeyi bilen.

Eme: Hala, bibi.

Bu sözcüklerin yapılarına ve anlamlarına baktığımızda efe sözcüğü ile yakınlığı hemen göze çarpmaktadır. Ayrıca kimi yörelerde – özellike Batı Anadolu’da – ağabeye efe dendiği de bilinmektedir. Bazı kaynaklarda efe sözü yetişmiş genç anlamına gelen “efeb” sözünden türemiş olabilir, denilmektedir ki, bu durumda açıklamalarımızla uygunluk içindedir. Kimi araştırmacılar bu sözcüğün bugünkü Efes kentinin eski adı olan Epheus’tan geldiğini, kimi araştırmacılar ise bu sözcüğün eski Anadolu dillerinden Grekçeye, Grekçeden Türkçeye geçtiğini söylemektedirler.Bu savların varsayımdan öte bize göre sağlam bir kanıtı yoktur. Oysa yukarıda ki sözcüklerle benzerliğine baktığımızda yaygın olarak kullanılan yiğit, baş eğmeyen, mert, koruyu gibi anlamları da düşünülerek Türkçe kökenli olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1452
favori
like
share