__________________________________________________________________


ANEVRİZMA NEDİR?

Anevrizma, bir kan damarı duvarının tümsek veya balon şeklinde çıkıntılar oluşturmasıdır. Bir anevrizma çoğunlukla, yağ tortularının kan damarı duvarında birikmesi sonucu gerçekleşmekle beraber ayrıca kalıtım, travma veya kan damarı duvarını zayıflatan diğer hastalıklarla da ilişkili olabilir. Zaman geçtikçe, anevrizma içindeki bu kan damarı duvarı elastititesini kaybeder ve normal kan basıncı ile yırtılma sonucu patlar (bu ruptür olarak isimlendirilir). Eğer bir anevrizma formu aortanın (vücudun ana damarlarından biri) bir parçası ise bu kan doğruca karın boşluğuna (abdomen) doğru akar, bu abdominal aortik anevrizma(Şekil 1.) olarak adlandırılır. Bu terim genellikle “AAA” şeklinde kısaltılır.



Şekil 1. Anevrizma kan damarı duvarının tümsek veya balon şeklinde olmasıdır.


ABDOMİNAL AORTİK ANEVRİZMALARIN SEMPTOMLARI NELERDİR?

Çoğu insan abdominal aortik anevrizma geçirmekte olabileceğine dair herhangi bir semptom belirtisi yaşamamıştır. Doktor rutin bir fiziksel kontrol sırasında hastanın aşağı karın bölgesinde çarpıntı şeklinde yumuşak bir kitlenin farkına varabilir veya hissedebilir.

Buna rağmen, birçok anevrizma farklı amaçlar için çekilen diagnostik görüntü testleri ile (örneğin Röntgen) teşhis edilmektedir.



ABDOMİNAL AORTİK ANEVRİZMALARIN TEDAVİSİ İÇİN GÜNCEL YÖNTEM NEDİR?

Eğer doktor abdominal aortik anevrizmanın yırtılma (veya kopma) ile sonuçlanacağı riskini düşünürse anevrizma tedavi edilir. Günümüzde standart tedavi yöntemi klasik cerrahi yöntemdir.

Bu cerrahi girişim, anevrizmanın bulunduğu damarın kesilmesi ve anevrizmalı yerin sentetik greft ile değiştirilmesi ile gerçekleştirilir. Bu cerrahi işlem genel anestezi altında ve yaklaşık olarak üç saat içinde tamamlanır. Cerrah anevrizmaya hastanın karın bölgesini keserek ulaşır. Damarın anevrizmalı bölümü çıkarılırarak atılır(ana parçadan kesilmek suretiyle) veya bazen sentetik bir greftin dikilmesi suretiyle değiştirilir.

Hastalar tipik olarak bir gece yoğun bakım ünitesinde ardından da beş ila yedi gün boyunca hastanede kalırlar.



GELENEKSEL CERRAHİ DIŞINDA ALTERNATİF BİR TEDAVİ YÖNTEMİ VAR MI?

Evet, “Endovasküler Stent Greft” yöntemi olarak bilinen alternatif bir tedavi yöntemi vardır. Endovasküler Stent Greft yöntemi, etrafı tübüler metal bir ağla çevrili(stent), polyesterden yapılmış bir tüp(greft) şeklindeki bir stent greftin, anevrizmalı damarın içine, bu damarı çevreleyen dokularda cerrahi bir girişim olmadan yapılan bir işlemdir(Şekil 2). Stent greft kan akımı için yeni bir yol sağlayarak anevrizmadaki basıncı kontrol altına alır. Ancak, hastalanmış damar gerçek anlamda değişmediğinden, damarın yırtılması riski çok küçük de olsa önemli bir risktir.



Stent greft yerleştirilmesinin uzun dönem riski henüz bilinmemektedir, bu nedenle hastalar yaşamları boyunca, bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme araçları (CAT veya CT) ile yılda en az bir kez kontrolden geçmelidir. Doktor yerleştirilmiş stent greft de herhangi bir problem olduğunu düşünürse hastanın daha sık ara ile inceleme görüntülemeye ihtiyacı olabilir. Genellikle standart cerrahi yöntemi ile tedaviden sonra bu sıklık ve kontrole ihtiyaç duyulmamaktadır.

Klasik cerrahinin de riskleri ve yararları bulunmaktadır. Cehrahi işlem için uygun olmayan veya açık cerrahi altında tedavi olmayı tercih etmeyen bir kişi, stent greft yöntemi için uygun bir aday olabilir. Hasta, doktoru ile konuşarak, kendisi için hangi tedavi yönteminin en iyi olduğunu öğrenmelidir.



STENT GREFT NASIL ÇALIŞIR?

Stent greft anevrizmayı, kan dolaşımı dışında tutmak suretiyle devamlı basınç altında kalarak anevrizmanın olası kopmalarını önlemek için kullanılır. Stent greft anevrizmanın içine kateter(stent greftin, kan damarı içine yerleşimini sağlamak için kullanılan uzun boru şeklindeki araç) yardımı ile yerleştirilir.





STENT GREFT İŞLEMİ İÇİN TEMEL UYGUNLUK ŞARTLARI

Stent Greft İşlemi yaptırmayı düşünen herhangi bir kimse:

18 yaşında veya daha yaşlı olmalı,

Hamile olmamalı,

İki saatten Dört saate kadar sürebilen işlem için yeterince sağlıklı olmalı,

İşlemden sonra düzenli olarak doktor ziyaretlerini gerçekleştirebilmeli ve gerekli testleri yaptırabilmeli,

Stent greft işleminin, açık cerrahi tedavi yöntemi ile karşılaştırılarak, riskleri ve yararları hakkında tam olarak bilgilendirilmiş olmalıdır.

Geniş anevrizmalı ve/veya çok açılı anevrizmalı yada damarlarlı hastalar stent greft için iyi bir aday olmayabilir. Bu tür tedavi için, bütün hastaların iyi bir aday olmadığından, doktorunuzla en iyi tedavi yöntemi hakkında konuşmanız çok önemlidir.



STENT GREFT İŞLEMİ NASIL YAPILIR?

Stent greft işlemi genel veya lokal anestezi uygulanarak gerçekleştirilebilir. Bu işlemden önce bir kaç diagnostik test uygulanır. Bu diagnostik testler, doktorun anevrizma ve çevre bölgesini görmesini sağlar. Bu işleme hazırlık için, yukarı uyluk bölgesi az miktarda kesilir. Kateter, Floroskopi(X-ışınları) yardımıyla hastanın uyluğundaki geniş damar boyunca(iliak damarı) karındaki anevrizmalı bölgeye doğru ilerler(Şekil 3).



Kateter anevrizmanın içinde uygun pozisyonu aldığında, stent greft yavaşça kateterden ayırılır ve kendi boyutuna genişler. Stent grefti damar içinde bırakılarak kateter geri çekilir ve çıkarılır. Anevrizmanın şekline ve boyutuna bağlı olarak, anevrizmanın tamamen dışarıda kaldığına emin olmak için ilave stent greftler yerleştirilebilir. Röntgen ışınları ve/veya damariçi ultrason görüntüleme yöntemleri doktorun stent grefti anevrizma içine uygun olarak yerleştirildiğine emin olmasını sağlamak amacı ile uygulanır(Şekil 4). Bu işlemin tamamlanması genellikle iki ila dört saat arasında bir sürede olur.



HASTAYI STENT GREFT İŞLEMİNDEN SONRA NE BEKLER?

Stent greft işleminden hemen sonra doktor, hastanın bacağındaki yaralarının iyileşmesi için hastanın dört ila altı saat süre ile düz bir şekilde yatmasını isteyecektir. Hastalar işlemden sonra ilk bir kaç gün içinde kendilerini rahat hissetmeyeceklerdir. Hasta belki uyluk bölgesinde şişme, bacaklarda uyuşma, mide bulantısı, kusma, bacak ağrısı yada zonklama, kırgınlık, iştahsızlık, ateş ve/veya barsak hareketsizliği gibi yan etkilere bir günden üç güne kadar maruz kalabilir. Hastanın hastanede kalma süresi genellikle yaklaşık olarak iki ila dört gündür.



NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?

Eğer hasta aşağıdaki belirtileri yaşarsa zaman kaybetmeden doktoruna başvurmalıdır.

Ağrı, uyuşukluk, soğukluk veya bacaklarda yada kalçada zayıflık hissi,

Herhangi bir sırt, göğüs, karın veya kasık ağrısı,

Baş dönmesi, bayılma, kalp çarpıntısı yada aniden zayıflaması

Doktor, ayrıca hastanın herhangi bir nedenle, işlem sonrası takip amaçlı randevu günlerini yeniden düzenleme ihtiyacı nedeniyle tekrar aranabilir.







Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1205
favori
like
share
VULKAN Tarih: 15.04.2008 15:43
Yararlı paylaşımın için saol cihan abi
SU-PERISI Tarih: 14.04.2008 17:54
Yararlı paylaşımın için saol cihanasran.
by_KaRizMa Tarih: 14.04.2008 17:38
guzel paylasimlarin icin saol kardes