[COLOR="****"]

AİDS




AIDS kelimesi İngilizce Acquired immunodeficiency Syndrome diye anılır ve bunu Türkçe ye immün zafiyeti hastalığı diye de çevirebiliriz. immün zafiyeti olan kişide hastalığa karşı vücudun mücadele gücü düşer. Bu nedenle AİDS’Lİ çok çeşitli ve ağır hastalıklara yakalanır ve vücudun savunma sistemi mikroplarla mücadele edemediğinden kişi ölebilir, fakat tedbir alınırsa durum değişebilir ve de iyileşebilir.
AİDS’İN oluşmasına sebep olan virüse kısaca HIV denir ve buda Human immunodeficiency Virüs denir ve Türkçe ye immün zafiyeti Virüsü de denir. HIV-Enfeksiyonu birçok kategoride incelenir. immün zafiyeti (bağışıklık sistemi zafiyeti) nedeniyle enfeksiyon (bulaşıcı) hastalıklar ve urlar aşırı şekilde ilerler. AİDS tedavi edilebilir, fakat hastanın immün zafiyetini güçlendirmek şarttır.
Hık-Virüsü nereden gelmektedir?
Afrika'da yas. ayan bazı maymun türlerinde bu virüse benzer bir virüs olan SIV Simian immunodeficiency Virüs’ün olduğu ve AİDS’E sebep olan Hıv-Virüsünün bu virüsün değişmesi ile ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Bu SiV'in 1930'larda insanlara geçtiği, fakat yıllarca ne olduğu anlaşılmamış ve İlk defa 1983/84 yıllarında HIV-1 ve sonrada HIV-2 tespit edilmiştir.
HIV-Immün sistemini nasıl zayıflatır?
immün sisteminin görevi bakteri, virüs, mantar ve parazitleri zararsız hale getirmektir. HFV immün sistemini zayıflatır, çünkü yardımcı hücrelerin (CD4-Hücreleri) içine girerek onu yönlendirir ve içinde çoğalır. Böylece yardımcı hücreler devre dişi kalır ve immün sistemi zayıflar. HIV kana geçerse immün sistemi kandaki bu virüsleri yok etmek ister, fakat yardımcı hücrelerin içinde virüsler olduğundan virüsü tanıyamaz ve de hiç bir şey yapamaz. yardımcı hücreler
HIV tarafından ya tahrip edilir veya kontrol altına alınır. Böylece yardımcı hücreler azaldik5a başta kanser olmak üzere hastalık yapıcı virüs ve bakteriler harekete geçer. Normal olarak immün sistemi tarafından kontrol altında tutulan virüsler ve bakteriler kontrolden çıkarak vücuda yayılır ve saldırganlaşırlar.
HIV-Enfeksiyonu?
HIV-Enfeksiyonu insandan insana farklı şekilde ortaya çıkar. Bazen kişi HlV-Virüsü taşımasına rağmen immün sistemi güçlü olduğundan uzun süre problem çıkarmaz. HlV-Virüsü kanda ne kadar çoğaldığı, viral loadla, yani kandaki virüs sayısının milimetre oranında artışından beli olur. yardımcı hücrelerin (CD4-Hücreleri) kandaki oran da immün sisteminin ne durumda olduğunu gösterir. Enfeksiyonun İlk haftasında kişide grip benzeri rahatsızlıklar ortaya çıkar. Üç ay sonra ise kandaki yardımcı hücre ve HlV-Virüslerinden enfeksiyon duru-mu öğrenilir.
Belirtileri:
1-) Uzun bir süre lenf bezleri kendini belli etmeden işer.
2-) Geceleri aşırı terleme
3-) Sürekli ishal
Bu belirtiler başka bulaşıcı hastalıklarda da görülebilir. Bu nedenle de kan testi yapılarak kesin sonuç elde edilebilir.
immün sisteminin aşırı zafiyeti:
HIV tarafından immün sisteminin zayıflaması nedeniyle Akciğer iltihaplanması benzeri(pneumocystis- carnü-pneumonie) hastalığı, beyinde hastalık (toksoplazma), küf mantarının yayılması, herpes virüsü, zona hastalığı vb. ağır hastalıklar ortaya çıkar.
HIV-Testi
HI-Virüsü bulaştıktan sonra vücut buna karşı antikor salgılamaya başlar. Kandaki anti-korun oluşması3 ay sürer ve antikor bulunursa o zaman pozitif, bulunmazsa negatif diye anılır. HIV-Antikor testi için3 ay gedmesi gerekir. HIV-Antikor testi için çok duyarlı olan ,ELSA' testi uygulanır.
Test pozitifse
HIV-Enfeksiyon test sonucu pozitif bulunursa, günümüzde birçok ilaçla insanların eskisine göre daha uzun süre yaşamaları mümkün olmaktadır. Tabi ki testin , pozitif çıkması insanların hayatını altüst etmektedir. Bu nedenle hastanın aynı zamanda psikolojik tedaviye ihtiyacı olabilir. AİDS’Lİ insanin yakın çevresi hastayı yalnız bırakmamalıdır, çünkü AIDS insanlara seks, iğne, yani kan ve çok yakın ilişkilerle geçer.
Dünyadaki HlV'li ve AİDS’lilerin sayısı:
AIDS dünyanın her yerinde farklı yoğunlukta ortaya çıkmıştır. 2002 yılında 44 milyon HIV/AİDS’E yakalanmıştır. Bunlardan 20 milyonu kadın, 20 milyonu erkek ve 4 milyonu çocuktur. Yine bu yılda 5 milyon kişi AİDS’E yakalanmış ve daha önceden AİDS’E yakalanan 3 milyon kişi ölmüştür. 1994'de İsviçre’de 686 kişi AİDS’ten ölürken bu 2002'de alınan tedbirlerle 42'ye düşmüştür.

Afrika (sahranın güneyi) 30 milyon AİDS’li
Kuzey Amerika 1,0 milyon AİDS’li
Güney Amerika 1,5 milyon AİDS’li
Orta Amerika 0,5 milyon AİDS’li
Doğu ve güney Asya 6,0 milyon AİDS’li
Doğu Avrupa 1,5 milyon AİDS’li
Batı Avrupa 1,0 milyon AİDS’li
Kuzey Afrika ve Arap Ülkeleri 0,5 milyon AİDS’li
Enfeksiyona yakalanmanın yolları: İsviçre de böyle, Türk iyede ise genellikle Nataşalar'dan AİDS’E yakalanılmaktadır.
Erkeklerden Kadınlarla sex'den % 42
Translarla (ibnelerle) sex'den % 35
Eroinmanların kullandığı iğnelerden % 17
Bilinmeyen sebeplerden % 6
Kadınlarda Erkeklerle sex'den % 79
Eroinmanların kullandığı iğnelerden % 13

Dikkat edilmesi gereken hususlar:
1-) Yabancı erkekler ve kadınlarla yatılmamalı
2-) Yabancı erkek ve kadınlarla yatanlar prezervatif kullanmalı
3-) Kan alırken AİDS’siz olduğu kesinlikle bilinen kanlar alınmamalı
4-) Sapık cinsel ilişkilerden uzak durulmalı
AİDS’İN tedavisi:
Günümüzde çok kompleks ilaçlarla (NRTI, NNRTi, PI) hastanın durumu bu ilaçlarla hafifler, çünkü virüslerin yayılması yavaşlar. Bu ilaçlar çok pahalı,yani yılda 10.000 € olduğundan sadece ABD ve AB Ülkelerinde sigortalı insanların ilaç ihtiyacı karşılanmaktadır. Öncelikle uzman bir doktora gidilmelidir, kimyasal ilaçların yanında Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik kullanılırsa immün sistemini kuvvetlendirir ve Böylece kişinin direnci artar. Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kan dolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb. besleyici maddenin hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek iksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabi doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiyi iyıleştirir. Asla peynir yememeli, çünkü asi doza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve cola içmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını(absorbesini) önler. Et ve et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir, çünkü asi doza sebep olur, bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır. Akşam yemeği yerine çok az yoğurt, meyve veya salata yenebilir veya sebze çorbası içilebilir. Hayvansal besinler, tahıl, bakliyat ve hamurlu yiyecekler akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur. Ne kadar hamurlu besin o kadar yağ oluşur, Çünkü nişasta glikoza (şekere) d6nuşur, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.









Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 613
favori
like
share
CA-CHALLENGE Tarih: 15.04.2008 17:39
paylaşımın için teşekürler ALEXANDER (VULKAN)
SU-PERISI Tarih: 15.04.2008 17:26
paylaşım için teşekkürler.