Lisans öğrenimimi ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ üzerine tamamladığım için bir çoğumuzun bilmediği bir bölüm olan ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ' ni sizlere biraz tanıtmak istedim...

Teknolojik ve endüstriyel gelişmeler, özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısında baş döndürücü bir hıza ulaşmış ve beraberinde çevresel değerlerin tahribi, çevre kirliliği ve yenilenemeyen kaynakların hızla azalmasını getirmiştir. Endüstrileşme ve yaşam biçimlerindeki değişmeye paralel olarak ortaya çıkan atıklar, zaman içinde büyük bir artış göstermiştir. Günümüzde, bölgesel bir problem olmaktan çıkıp küresel boyutlara ulaşan çevre kirliliği; fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısından dolayı birçok disiplinin bir arada toplandığı yeni bir mühendislik biliminin ortaya çıkmasına neden olmuştur: Çevre Mühendisliği.

Çevre Mühendisliği, ülkemizde yeni sayılabilecek bir meslek dalı olduğu için bir çok kişi tarafından bilinmemektedir ve en çok Şehir Planlama veya Peyzaj ve Çevre Düzenleme Mühendisliği ile karıştırılmaktadır. Bunun nedeni, mühendisliğin adını aldığı çevre olgusunun çok geniş bir anlama ve kapsama sahip olmasıdır.

Çevre mühendisliği ne değildir sorusuna, internet sözlüklerinde esprili bir yanıt yer almaktadır. Çevre Mühendisi;
· park , bahçe düzenleyici (bir doktor, avukat kadar bilir ancak)
· ağaç dikici
· çiçek sulayıcı (zevkten belki sular) değildir

Çevre mühendisine, çevreyi koruma misyonu yüklemek de tam anlamıyla doğru sayılmaz. Çünkü çevreyi korumak, doğayı ve insanları seven herkesin üstlenmesi gereken bir misyondur. Bu sebeple, çevre mühendislerini, çevre korumaya yönelik çalışmalarıyla öne çıkan derneklerin, Greenpeace gibi grupların potansiyel birer üyesi saymak yanıltıcıdır. Çevre mühendisi, her bilinçli insan gibi çevreyi korurken, çevre sorunları için teknolojik çözümler araştırmayı ve uygulanacak tedbirleri belirlemeyi amaçlar.

Yerküreyi oluşturan üç temel unsur olan su, hava ve toprakta hızla yayılan kirliliğin boyutlarının tespit edilmesi, durdurulması veya olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi açısından Çevre Mühendisliği Eğitiminin verilmesi ve Çevre Mühendislerinin yetiştirilmesi oldukça önemlidir. Amaç, doğal dengeyi koruyarak daha sağlıklı ve yaşanılabilir bir çevre yaratmak, gelişen teknolojiye ve sanayiye paralel olarak sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde çevre politikaları geliştirmektir.

Çevre mühendisinin görevleri bir kaç başlıkta özetlenebilir;

1) Su ve Atıksu Arıtma Tesislerinin Tasarımı ve İşletilmesi

Sanayide, tarımda ve yerleşim alanlarında kullanılacak suyun miktarının ve kalitesinin saptanması ve kullanıma uygun hale getirilmesi (su arıtımı), kullanım sonrası uzaklaştırılması, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde arıtılması (atıksu arıtımı), ve bu işlemler için gerekli tesislerin tasarımı ve işletilmesi çevre mühendisinin en öne çıkan görevleridir.

2) Katı Atık Kontrolü

Modern yaşamın ve sanayileşmenin sonucu olarak, katı atıkların miktarındaki artış doğayı tehdit etmektedir. Katı atıkların geri kazanılması ve yeniden kullanılması için gerekli çalışmalar çevre mühendisinin ilgi alanındadır. Geri kazanılamayan kısmının (özellikle sanayi kaynaklı tehlikeli katı atıklar, medikal atıklar) ise insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyecek şekilde uzaklaştırılması çevre mühendisinin bir başka görevidir.

3) Hava Kirliliği Kontrolü

Sanayileşmiş bölgelerde öne çıkan hava kirliliği kaynaklarının (fabrikalarda üretim amaçlı yakıt kullanımı, taşıma araçları vb.) ve hava kalitesinin belirlenmesi, hava kirliliğinin önlenmesi için bu kaynakların kontrol altına alınması ve hava kirliliği kontrolü için gerekli teknolojik tasarımların gerçekleştirilmesi, çevre mühendisinin görevlerinden biridir.

Bunların dışında, çevresel etkilerin değerlendirilmesi, tesis içi proses kontrolü ve temiz teknolojilerin araştırılması, doğal ortamların korunması, gürültü kirliliği yönetimi, çevresel etkinliklerin ekonomik ve hukuki boyutları da çevre mühendisliğinin faaliyet alanlarındandır. Yukarıda belirtilen konuların, bilimsel ve doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi doğrultusunda, son yirmi yılda, Mühendislik Fakülteleri çatısı altında eğitim ve öğretim veren pek çok Çevre Mühendisliği Bölümü açılmıştır.

Ülkemizde artan çevre mühendisliği eğitimi ile birlikte, atık azaltılması, kirlilik önleme, geri dönüştürme, yeniden kullanım, çevreye daha duyarlı tasarımlar, vb. konular üzerinde yapılan araştırmalar da hızla artmıştır. Çevre bilinci arttıkça ve çevre sorunlarına daha akılcı ve kökten çözüm aranmaya başlandıkça, bu konuda eğitim görmüş teknik insan gücüne de giderek daha çok gereksinim duyulacaktır.


Bu yazıdan dolayı Öğretim Görevlisi Sayın Orhan Gökyay' a teşekkürlerimi sunuyorum...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 674
favori
like
share