Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur. Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir.

GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK

(The children were sitting around, doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar, öylece oturuyorlardı.)

The witness finally broke down on the stand. (Tanık sonunda durumu değiştirdi)

GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK

Our boss called off the meeting. (Patronumuz toplantıyı erteledi)

She looked up her old boyfriend. (Eski erkek arkadaşını aradı.)


Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem, öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P.V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler.

Örneğin; To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek, Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir.

If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse)

Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P.V değildir. Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir.

if your neighbors unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio,
( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse)

Ayrıca P.V ‘ ü oluşturan fiil, edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar.

"Fill this out," (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da
"Fill out this form." diyebiliriz. Her ikisi de doğrudur.
Phrasal verblerin geniş listesini; ayrılabilir-ayrılamaz, geçişli-geçişsiz phrasal verbs’leri değişik kategorilerde görmek isterseniz Fiillerin listesi kısa tanımlarla ve örneklemelerle bir araya getirilmiştir. Liste basıldığı takdirde kullandığınız yazı tipi veya tarayıcınıza göre beş veya altı sayfadır. Öncelikle bu dili öğrenenlerin P.V konusunda başarılı olmak için yapmaları gereken şey, çok fazla okumak ve dinlemektir.Bir de iyi bir sözlük edinmek, oldukça yararlı olacaktır.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 7422
favori
like
share
Han Tarih: 30.03.2009 15:40
Ask … Out = Birini yemege, sinemaya… davet etmek
***Tom asked Jenny out. They went to theatre.

Bring… Up = Onermek, ileri surmek
*** Betty Brought up a good topic to discuss.

Bump into = Rastlamak
*** Where and when did Carol bump into Donald?

Call …in = Birini biryere cagirmak
*** The usher called in the two men who had witnessed the robbery.

Come in= Girmek
*** The dogs came in as soon as I opened the door.

Come over= Birinin evine, ofisine,,, gelmek
*** Why don’t you and your wife come over and have tea?

Draw near = Yaklasmak
*** The time drew near for the teacher to come in.

Drop in = Kisa ziyaret
*** My mother lives nearby. She often drops in any time she likes.

Drop out of = Okuldan, yaristan ayrilmak
*** Because they didn’t study hard, Tom and Bill dropped out of school and went to work.

They were ten runners in the group, but two of them dropped out of the competition.

Get along = Anlamsak, arkadas olmak
*** My wife and I get along better than other couples.

Get away = Kacmak, kurtulmak
*** The police were about to catch the robber, but he got away by swimming across the river.

Get out of = Kurtulmak, rahatlamak
*** I hope you’ll get out of that trouble.

Get together = Bulusmak
*** When did the two teachers get together?

Go Back = Geri donmek
*** Two years later he was glad to go back to his old firm.

Go Back On = Sozunu tutmamak, sozunden donmek
*** We must always do what we promise. We should never go back on our word.

Hold Up = Zorla durdurup soymak, soymak
*** They say two men held up a grocery shop in our street.

Line Up = Sira olmak, siraya girmek
*** I saw many people lining up in front of the cinema.

Look Back On = Hatirlamak, cagrisim yapmak
*** Old people usually look back on their lives.

Look in on = Bakmaya gitmek, ziyaret etmek
*** “Why don’t we look in on the Browns this Saturday?” Ellen suggested.

Meet With = Karsilasmak, bir araya gelmek
*** I met with my lawyer to discuss the problem.

Pass Away = Olmek.
*** My grandmother passed away last week.

Pick….Out = Tanimak, teshis etmek
*** Try to pick my grandmother out in this photograph.

Pull Together = Beraber calismak, isbirligi yapmak
*** In a happy married life the wife and the husband pull together.

Put up with = Katlanmak
*** Boarding students have to put up with roommates even if they don’t like.

Ring For = zil calarak cagirmak, zil calarak getirtmek
*** If you are in an unusual pain, you should ring for a nurse.

Run across = Karsilasmak, rastgelmek
*** I ran into an old friend of mine in the street this morning.

Settle down = duzenli hayata baslamak, yuva kurmak
*** Nowadays young people settle down in their twenties.

Show off = Ortaya koymak, gosteri yapmak
*** Some students like to show off during classes.

Sit Up With = (Hasta biriyle gece) kalmak, refakat etmek
*** When my father was in hospital, I sat up with him for four days.

Stop by = Gelip gitmek, kisa bir sure icin gelmek
*** Will your manager stop by again?

Take…away = calmak, yerini degistirmek
*** I’m afraid someone has taken the book away.

Take…out = Yemege… goturmek
*** Did you ever take your financee out?

Turn …down = Reddetmek, bir daveti kabul etmemek
*** Clive offered us tea, but we turned his offer down.