Osmanlıda spor okçuluğu ise çok eskilere dayanmaktadır. Bugünkü anlamı ile spor, bedeni eğitmek ve moral yönden kişiliği geliştirmek amaçlı sistematik fiziki egzersizlere karşılık gelmektedir. Bu anlamı ile alındığında, okçuluk Osmanlılarda Yeniçağ'dan itibaren düzenli ve planlı bir spor faaliyeti olarak yapılmaktaydı.

İlk bakışta basit bir eğlence ve uğraş gibi görünen atışlarda, belli kurallara ve disipline bağlılıktan doğan ciddi bir hava hakimdi. Okçuluğa tahsis edilmiş tesisler ve bu tesislerin bakım, onarım ve devamlılığını sağlamaya yönelik vakıflar kurulmuştu. Sayılan bu özellikleri ile, Osmanlı Devleti Orta Doğu ülkeleri içinde sistematik spor faaliyetlerinin yapıldığı ilk devlet olma özelliğine de sahiptir. Okçuluk, ateşli silahlar savaş meydanlarında ön plana çıktıktan sonra bile, sözü edilen sportif kimliğini korumuştur. Hatta Kabak Okçuluğu, Puta Atışı, Darp Vurma gibi "savaşa yönelik" disiplinlerin yavaş yavaş önemini yitirmesi ile, Menzil Okçuluğu ağırlık kazanmıştır.



Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş yıllarında "gaza niyyetine" savaşan derviş savaşçı figürü, sınır boylarında hem kültür misyoneri hem din savaşçısı olarak görev yapmaktaydı. İmparatorluğun sağlam temellere oturmasıyla, düzenli ordu birlikleri bu askeri fraksiyonun yerini aldı. Anadolu'nun her yerinde örgütlenmiş olan ve İmparatorluğun kuruluşunda gerekli toplumsal yapılanmayı sağlamış olan tasavvuf liderleri, artık İmparatorluk için bir tehdit oluşturmaktaydı. Bu tasavvufi örgütlenme ile iç içe büyüyen Ahilik kurumu, yavaş yavaş "din savaşçısı" kimliğini kaybederek meslek loncaları haline geldi.

Okçuluk, Atıcılar Tekyeleri bünyesinde eğitimi verilen bir savaş sanatı ve spor dalıydı. Atıcılar Tekyesi de, Ahilik gibi kendi içinde teşkilatlanmış, varlığını sürdürmek ve okçuluk öğretisini gelecek nesillere aktarmak amacıyla konmuş kuralları olan bir kurumdu. Bu spora tahsis edilmiş Okmeydanları'ndaki tekyelerin bakım, onarım ve idamesi, vakıflar vasıtası ile sağlanmaktaydı.

Ok ve yayın savaş alanlarında önemini kaybetmesiyle, okçuluk tekyelerde sportif bir faaliyet olarak varlığını korumuştur. Bu tekyelerin yanı sıra halkın devam ettiği talimhanelerde para karşılığı ok atış talimi yapıldığı bilinmektedir.

Çizim: Menzil atışı yapan kemankeş (Klopsteg, P.E., "Turkish Archery and the Composite Bow", 1947).

kaynak : kemankes.com

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6448
favori
like
share
tugsat Tarih: 18.01.2010 12:16
OKÇULUK NEDİR ?





İnsanlığın varoluşuyla eş zamanlı olarak ok ve yay insanla birlikte gelişmiştir. Ok ve yay ; insanın silahı,arkadaşı,sırdaşı ve güvencesi olmuş, her uygarlık ok ve yayı biraz daha geliştirmiş, günümüze kadar

getirmişlerdir.Ama temelde çalışma prensibi değişmemiştir ; bir ağaç dalı iki ucundan bir sicimle gergin olarak bağlanıp ve daha ince ucu sivriltilmiş düz bir dalıda sicimin üstüne yerleştirip,dalın esneme gücü sayesinde sicimi çekerek dalı gerip sivri uçlu dal parçasını uzağa fırlatmak, ok atmaktır.Okçuluk; insan, yay ve oktan oluşur,amaç uzaktaki hedefi vurmaktır.Okçuluk günümüzde son derece modern malzemelerle ve kurallar çerçevesinde yapılan olimpik bir spor dalıdır.Ok atmanın en güzel tarafı uzaktaki bir cismi vurmanın hazzıdır.Okçuluk sporu yapılırken ilk önce emniyet tedbirleri
alınmalıdır,[hedefud1.jpg]



ikinci olarakta ok ve yayın güvenilirliğinin denenmesi gelir.



Dünya'ya okçuluğu öğreten Osmanlı'lar olmuştur.Avrupalı okçuların rekor ok atışları 300 m. iken, Osmanlılarda 600 m.ye ok atamayan okçu olamıyordu.Yıllarca Ok Meydanlarında talim yapılıp rekor ok atışları yapılmıştır.Osmanlılar zamanında kuralları konulup, bu günkü kulüp anlayışında dernekler kurulup,usta çırak ilişkisi esasına dayalı, hem sporcu anlamında hemde asker anlamında okçu yetiştirilmiştir.



Günümüzde okçuluk sporu,açık hava okçuluğu ve salon okçuluğu olarak yaz kış yapılabiliyor.Açık hava okçuluk mesafeleri 90 m. ile 30 m. arasında değişmektedir.Salonda 18 m.den ok atışı yapılır.Tabii ki kurallara bağlı kalınarak yapılan okçuluk sporu olimpiyatlarda da yer almaktadır.Olimpik dalda Dünya'da en başarılı ülke Kore'dir.



Okçulukta yaş sınırı yoktur,60 yaşında Dünya şampiyonu olmuş sporcular vardır,bu nedenle her yaş kesimi tarafından tercih edilir.

Ok atmak istiyorum,ne yapmalıyım,nereye başvurmalıyım?... sorularına cevap vermek isterim.Okçuluk sporu günümüzde gelişmiş malzemelerle yapılmaktadır ve tekniğe dayalı bir spordur, bu nedenle ilk etepta tek başımıza ok atamayız bir antrenöre ihtiyacımız mutlaka olacaktır.İllerdeki gençlik ve spor il müdürlüklerine ilk önce başvurun,tüm illerde gsim'nin telefon numarası 444 3 444 'tür . Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün santralı : 0 312 3103960 ' tır,buradan Okçuluk Federasyonu'nun yanısıra diğer spor federasyonlarınada ulaşabilirsiniz ,GSGM'nin sitesi : [url]www.gsgm.gov.tr[/url] . Ayrıca sizlere okçuluk fedrasyonunun sitesini yazayım, gerekli bilgileri edinebilirsiniz. [url]www.turkisharchery.org[/url] .Diğer okçuluk sitelerinden bazıları : [url]http://okculukkocaeli.bravehost.com[/url] , [url]http://okculuk.blogspot.com[/url],

[url]www.hedefsport.com.tr[/url]

.Tabi ki arama



motorlarından okçuluk diye arattırabilirsiniz.



Okçuluk Türk'lerin Ata sporudur, sahip çıkalım,çocuklarımıza ok atmasını öğretelim, tabii ki ilk önce emniyet tedbirlerimizi alarak...










Okçuluk Tarihçesi :
Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı.

Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır.

Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir.

Kemankeşlik :
Kemankeşlik; Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan bir okçuluk sporudur. Kemankeşlik sporunun araçları olan ok ve yay için ise;

1- Ok :
Okun boyu "gez" olarak ölçülür. Bir gez yaklaşık olarak 65 - 70 cm. civarındadır, çeşitli ahşap malzemelerden (çam ağaçlarının kuzey rüzgarı alan kısımlarından) veya bambu kamışından yapılır.

Ok ucuna "demren" ya da "temren" adı verilir, kemik veya demirden yapılır.

Okun son kısmı olan tüy kısmına ise "yelek" adı verilir, genelde kuğu, kartal tüyleri kullanılır, ucunda temreni olan oklara işlevine göre gerektiğinde yelek takılmaz.

2- Yay :
Osmanlı yayı ise son derece işlevsel, aynı zamanda kısa, kullanımı kolay ve "pek", yani oldukça sert yaylardır.

Yay ipine Tirkeş veyahut Çile adı da verilir. Tirkeş, genelde koyun bağırsağından olabileceği gibi ibrişimden de imal edilir.

Yaylar genelde filmlerde görüldüğü gibi sürekli olarak gergin durumda değillerdir. Normal durumda tirkeş ve yay gerilimsiz ve gevşek bir şekilde durur, kullanılacağı zaman ise yay kurulur. Yay terse doğru kurulmaktadır ve oldukça güç gerektiren bir iştir.

Okçuluk Sporu :
Güç, koordinasyon ve sabır, işte iyi bir okçuda bulunması gereken üç ana özelliktir. Doğal ki her sporcudan beklenen çalışkanlık ve hırs da bunlara eklenince, iyi bir Okçuluk sporcusunu tanımlamış oluruz.

12-14 yaşları, okçuluğa başlamanın en uygun dönemidir. İyi bir ok atıcısı olmak için de 1,5 ya da 2 yıl gerekir. Başlangıç döneminden gençlere (16-18 yaş) geçtikten sonra 18 yaş üstü, yani büyükler klasmanına ulaşırsınız ki bu da 4-6 yıl gibi bir zamanı kapsar. Günde 3-4 saat, haftada en az 5 gün antreman gerekir.

Antreman Programı :

A) Yüzme Kondisyonu :
Pazartesi : Yarı-Olimpik havuz (25 metre), 30 tur; 750 metre
Çarşamba : Yarı-Olimpik havuz (25 metre), 40 tur, 1000 metre
B) Ağırlık Çalışması :
Salı : Dinlenme
Perşembe : Dinlenme
Cuma : Ağırlık Çalışması
Pazar : Antreman ve ağırlık çalışması

Ağırlık Çalışması :
1- Isınma esnetme
2- Üst Göğüs
3- Sırt
4- Bench-press
5- Sağ kol dumble
6- Sol kol dumble
7- Triceps: Sağ ve sol kol
8- Biceps

Kaynak : [url]http://www.tugsat.tr.gg/[/url]
tıryanna Tarih: 06.01.2010 07:38
ooooooooo
yekr Tarih: 21.04.2009 17:25
tşk