Ahmet Saner (1959, Trabzon - 25 Haziran, İstanbul 1981)

Trabzon, Akçaabat doğumlu olan Ahmet Saner, Devrimci mücadeleye THKP-C ye duyduğu sempati ile adımını atmıştır.

MLSPB örgütü üyesi olarak, 70'li yılların sonuna doğru İstanbul Devrimci Ortaöğrenim Derneği, İstanbul Ortaöğretim Derneği, İstanbul Yurtsever Devrimci Öğrenim Derneği, ve İstanbul Demokratik Gençlik Derneği gibi oluşumların kuruluşunda ve örgütlenmesinde aktif rol oynadı.

Türkiye'de görevli CIA ajanlarından Amerikalı subay Sam Novello ve onun Türkiye bağlantısı olan Ali Sabri Baytar'ın öldürülmesi eylemini gerçekleştirdi. 16 Nisan 1980' de Etiler' de gerçekleştirilen bu eylemden sonra diğer militan arkadaşları ile birlikte yakalandı.Yaralı ele geçirilen Hakkı Kolgu kaldırıldığı hastanede öldü. Ahmet Saner ise, diğer arkadaşı ile birlikte tutuklandı . 12 Eylül cuntasının askeri mahkemesinde idam cezasına çarptırıldılar. Öldürülen kişi CIA görevlisi olduğu için yargılanmaları ABD'nin baskısıyla MLSPB ana davasından ayrılarak hızlandırıldı ve kısa sürede idam cezası aldılar. Bir ABD üst düzey heyetinin Türkiye'ye yaptığı bir ziyaret sırasında, 25 Hazıran 1981' de idam edildiler.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 481
favori
like
share
ozgurluk_5643 Tarih: 27.03.2009 02:41


Yaptıklarımdan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Şunu bilin ki dünyaya gelirsem aynı mücadeleleri aynı şeyleri bir daha yaparım. Onun için kimsenin üzülmesini istemiyorum. Kimse üzülmesin. Ben pişman değilim. Amerikan emperyalizmine ve onun uşaklarına karşı mücadele verdim. Verdiğim mücadele doğru bir mücadeleydi. Bundan dolayı üzüntü duymuyorum."
"Demir kapı açıldı.
Ahmet Saner, gür sesiyle gerilla marşını okuyarak kürsüye doğru yürüdü. Ağzını asker tuttuğu sırada, askere bir kafa vurdu.
Hiç kimse mani olamadı.
Ağır, vakur adımlarla kürsüye yürüdü...
Geldi. Marşını bitirdi...
Savcı kendisine iddianameyi okudu. 'Bir diyeceğiniz var mı?'dedi.
Ahmet 'Bizi asanlar şunu bilsinler, kendileri de bir gün asılacaklardır. Pardon asılmayacaklar, hepsi teker teker gebertileceklerdir.' dedi." İçeriden gelen bağırtı ve marş sesini duyduğunda Ahmet'in dayısı olanları daha iyi anlayabilmek için, kapıya daha çok dayandı. Kalabalığın bir kısmını görebilmişti. Konuşma gürültüler ve bağrışmalar ilerleyerek bir noktada toplanmıştı.
"Ve sandalyeye çıktı.
Nebi sehpaya yakın vaziyetteydi.
Bir telaş başladı. İpi boynuna geçirdiler. Ahmet etrafa baktı.
Fakat o sırada bir aksilik var. Cellat kendi kendine söyleniyordu.
Cellat diyordu ki, 'Burada ipin bağlanacağı yer yokt.’
Ahmet bunları duyunca gülerek 'Dikkat edin! Bir yerlerinizi sakatlayacaksınız’ dedi.
Nebi, bunun üzerine büyük bir kahkaha kopardı. Herkes bembeyaz!.. Şaşkın vaziyetteler... EI ayak her şey çekildi...
Ahmet etrafa bakıyor, bütün herkesi izliyor en son Nebi'ye baktı.
Sonra döndü, gözlerimin içine baktı... Bir taraftan sandalyeyi tutuyorlar... Ahmet, gözlerimin içine bakıyor. O an, bir saniye meselesi. Gözlerimi 'evet' şeklinde salladım... Ve... Bir tekme!...
Sandalye, albayın suratında patladı.
Ahmet sandalyeye kendisi tekme vurdu ve cellat sandalyeyi çekecek fırsatı bile bulamadı...
"Ahmet, bir salıncakta eğlenen güzel bir çocuk gibi sallanıyordu. "Sallandı...
"Sallandı...
"Omzunu silkelercesine üç kere kaldırdı. Ve 'oh!' diye bir ses... 'oh!' dedi."

25.06.1981 İstanbul Gece