1.Arkadaş- Olmaz tabii!
2.Arkadaş- Olmaz tabii! (Gülerler!)
1.Arkadaş- İyi de yapışıyor baksana!
( Arkadaşlar dikkatle çocuğu takip ederek, onun peşinden yürürler ve ellerinde bulunan bazı şeyler atarlar arkasından hiç birisi yapışmaz!)
2.Arkadaş- Bence bunda garip bir iş var!
1.Arkadaş- Evet ben hiç bir şey anlamadım bu işten!
2.Arkadaş- Neden yapışmıyor ki? Bunlar demir! O da mıknatıssa?
1.Arkadaş- Demek ki değil!
2.Arkadaş- Ne dedin sen?
1.Arkadaş- Demek ki değil!
2.Arkadaş- Elbette! ( düşünceli pozu alır)
1.Arkadaş- Dedektifçilik mi oynayacağız?
2.Arkadaş- Evet!
1.Arkadaş- Tamam, hemen hazırlanalım!
2.Arkadaş- Hazırlanalım! (Backround’da hazırlanırlar! Çocuklar onları görebilmektedir. Pardösü ve şapka, ellerinde büyüteçle komik dedektifler olacaklardır.)
Mıknatıs Çocuk-
Şarkı-
Mıknatıslı kaldım
Televizyonda o filmi gördükten sonra
Ben de mıknatıslı kaldım
Yürüyemem, koşamam
Arkadaş bile olamam
Korkarlar benden…
Ben de korkarım sizlerden!
Paralar, kola kutuları yapışır her tarafıma!
Ama neden ama?
Ben mıknatısım
Ne yazık ki çok yalnızım
Kimsem yok
Uf of uf
Hadi kötü büyü
Yok ol Puf!
Emre- Hey, napıyorsun orada?
Mıknatıs Çocuk- Ben mi?
Emre- Başka kimse var mı burada?
Mıknatıs Çocuk-( etrafına bakınır) Yok! Yani yok gibi!
Emre- Emin misin?
Mıknatıs Çocuk- (Bir daha bakar!) Şu anda kimseyi göremiyorum.
Emre- (seyirciye) Vay canına, çok saf bir çocuk bu. Sahi mi? Kimse yok yani?
Mıknatıs Çocuk- Belki görünmez adam buradadır. Ama burada olsa da göremem onu. Adı üstünde görünmez adam görünmez ki! Hahah!
Emre- Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
Mıknatıs Çocuk- Hayır!
Emre- İyi o zaman! Peki gerçekte görünmez adam olmadığını bilmiyor musun sen?
Mıknatıs Çocuk- Yok mu? Olur mu canım, televizyonda seyrettim var!
Emre- Sen her şeye inanır mısın böyle?
Mıknatıs Çocuk- Neye?
Emre- Of, of yandık. Sen hiçbir şey bilmiyorsun, her şeye inanıyorsun.
Mıknatıs Çocuk- Hayır! Ben salak değilim!
Emre- Ben öyle demedim. Sadece öyle her gördüğüne her şeye inanıyorsun!
Mıknatıs Çocuk- Hayır!
Emre- Evet!( İter, Mıknatıs Çocuk- düşer )Emre- güler!! Kurbağanın üstüne düştün!
Mıknatıs Çocuk- (Korkar bakar!) Nerede? Ezildi mi?
Emre- (Güler) Burada göl yok ki! Kandırdım seni! Burada kurbağa olmaz! Hahah, ben demedim mi, her şeye inanıyorsun sen!
Mıknatıs Çocuk- Bana çok kızma! Zaten kimse benimle arkadaşlık yapmıyor. Of! (Ağlar)
Emre- Dursana sulugöz! Derdin ne?
Mıknatıs Çocuk- Ne mi? Derdim mi? Hiçbir şeyim yok benim!
Emre- Anladık sulugöz! Kim seninle arkadaşlık etmek ister ki!
Mıknatıs Çocuk- Neden?
Emre- Komik değilsin, çok sulugözlüsün, ilginç değilsin!
Mıknatıs Çocuk- Aslında çok ilgincim! Özel güçlerim var!
Emre- Sen çok televizyon seyrediyorsun galiba! Uzay savaşçısı filan mısın? Hahahaha! Aynaya bak sen önce!
Mıknatıs Çocuk- ( Çok kızar)Benim bir sırrım var!
Emre- Yaaa, neymiş o?
Mıknatıs Çocuk- Söylemem!
Emre- Hadi ama!
Mıknatıs Çocuk- Ben mıknatıslıyım!
Emre- Nerelisin? Ben de Ankaralıyım ne var yani?
Mıknatıs Çocuk- Of, sen de bilmiyorsun. Mıknatıs gibiyim, demire yapışıyorum.
Emre- Haaa! (Anlamaya çalışır!)
Mıknatıs Çocuk- Yaaaaa!
Emre- Anladım! Arada görünmez de olabiliyor musun? Ya da Süpermen gibi, uç uç yukarı deyince uçabiliyor musun?
Mıknatıs Çocuk- Hayır, ben sadece direklere yapışıyorum. Eldivenlerim olunca daha rahatım ama ( derken cebinde eldivenlerini bulur! )Yaşasın buldum!
Emre- Vah, vah! Beni kandırmaya çalışıyor. Ben şimdi gösteririm ona! Bak dostum, senin bu zor durumun için elimde harika bir ilaç var!
Mıknatıs Çocuk- Nedir o? Ver hadi? Ne istersen veririm?
(Sahnenin arkasında dedektifler görülür)
1.Arkadaş- Sen misin?
2.Arkadaş- Sen misin?
1.Arkadaş- Parolayı söyle ben emin değilim, sen kimsin?
2.Arkadaş- Saçmalama! Benim işte, birlikte giyindik ya!
(Gözlükleri ve şapkayı çıkarır kendini gösterir.)
1.Arkadaş- Tamam, doğru! Vay canına, gerçekten tanınmaz olduk, ben bile seni tanıyamadım. Hahah
2.Arkadaş- Şşşşşt! Sessiz ol! Bütün salona şşşşşt, sessiz olun! (Aralara inerler)Sessiz olun! (Paranoyakça etrafa ve birbirlerine bakarlar, 1.Arkadaş-, sürekli bir yerlere takılıp düşecektir. Görürler.) Onlar! Aaa, mıknatıs çocuk ne yapıyor orada?
Emre- Bak, mıknatıslı olmaman için sana bir ilaç vereceğim.
Mıknatıs Çocuk- Yaa? Nasıl bir şey!
Emre- Böyle koruma gibi. (Cebinden bir gözlük çıkarır. Komik kocaman plastik bir gözlüktür bu) Bunu taktığın zaman dostum! Hiç bir yere yapışmazsın!
Mıknatıs Çocuk- Kurtuldum! Kurtuldum!
Emre- Ama karşılığında ne veriyorsun?
Mıknatıs Çocuk- Bilmem, ama her şeyi veririm.
Emre- Saf bir çocuk bu, her şeye inanıyor!

Emre--Şarkı
Saf bir çocuk bu, her şeye inanıyor!
İnsan onu görünce şaşıp kalıyor!
Yazık mı ettim bilmem
İnanmasaydı bana, kötülük edemem
Yaramaz biriyim ben..
Ay ondan ne istesem?
Kış da geliyor
Versin bir çift eldiven!
Emre- Eldivenlerini ver!
Mıknatıs Çocuk- Ama onlar olmazsa, ben her şeye yapışırım. Kalemler elime yapışır.
Emre- Bak dostum, bana güvenmiyorsun demek ki, sana kocaman bir gözlük verdim, üzerindeki sihirli güç kalkacak ortadan, o zaman eldiveni ne yapacaksın? Zaten hiç bir yere yapışmayacaksın ki?(seyirciye) Ben olsam hayatta inanmazdım!
Mıknatıs Çocuk- Peki, bana dostum dedin, sana güveniyorum!
( Gözlüğü takar, o da eldivenleri giyer!) Peki, işe yarayıp yaramadığını nereden bilicem!
Emre- Bak o gözlük demirden mesela, yapışıyor mu?

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2183
favori
like
share
Sari Menekse Tarih: 19.05.2008 01:57
Mıknatıs Çocuk- Meslek mi? Ne mesleği?
Şarkı
1.Arkadaş- ve 2.Arkadaş-
Biz iki arkadaşız
Oyunlar oynarız
Dedektifçilik yaparız
Herşeyi böyle anlarız
Ya-ya-ya, şa-şa-şa
Aslan arkadaşlar
Çok yaşa!
Mıknatıs Çocuk- Çok eğlencelisiniz, ama ben hiçbir şey anlamıyorum.
2.Arkadaş- Evet bu temel sorunun!
1.Arkadaş- Anlasan yapışmazdın zaten! İnanmasan yapışmıyormuşsun ki!
Mıknatıs Çocuk- Nee?
1.Arkadaş- Şimdi bak!
2.Arkadaş- Bir dakika ben anlatayım, dostum, izin verir misin?
1.Arkadaş- Elbette, buyrun!
Mıknatıs Çocuk- Hadi!
2.Arkadaş- Bak dostum, sen gerçek ne demek biliyor musun?
Mıknatıs Çocuk- Gerçek, neysek odur.
1.Arkadaş- Yani gerçek, gerçekten olandır.
2.Arkadaş- Bir dakika, her şey karıştı. Bak, gerçek hayatta, şu televizyonda olan süper kahramanlar yoktur.
1.Arkadaş- Yoktur tabii, görünmez adam, örümcek adam yoktur.
Mıknatıs Çocuk- Peki actionman, ya da Süpermen de mi yok?
1.Arkadaş- Yok!
Mıknatıs Çocuk- Redkit?
1.Arkadaş- Yok!
2.Arkadaş- Onların sadece çizgi filmlerini yapıyorlar. Onları birileri biz çocuklar eğlenelim diye uydurmuş. Hayal kahramanları onlar.
Mıknatıs Çocuk- Ama, gerçek değiller mi?
2.Arkadaş- Tabii ki hayır. Bizler o çizgi filmleri seyrederken, sadece buna inanıyoruz o kadar!
1.Arkadaş- O kadar! ( güler)
Mıknatıs Çocuk- O zaman ben çok yalnız bir süper kahramanım.
2.Arkadaş- Pek sayılmaz. Bizler senin dostunuz.
1.Arkadaş- Tabii ki arkadaşlarınız.
Mıknatıs Çocuk- Ne güzel, ama ben bunu bilmiyordum. Sizlerin süper güçleri de var mı? Sen neler yapabiliyorsun?
1.Arkadaş- Ben su adamım. Bak şimdi her yanımdan sular fışkıracak!
( Cebinden su şişesi çıkarır, ağzına su doldurur, püskürtür)
Mıknatıs Çocuk- Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
1.Arkadaş- Yooo! Beğenmediysen sana balon adam numaramı göstereyim!
2.Arkadaş- Neyi?
1.Arkadaş- ( eliyle susmasını işaret ederek, bir çubuktan maskaralıklar yaparak balonlar üfler!
Mıknatıs Çocuk- Ne kadar kötüsünüz! Benimle alay ediyorsunuz!
1.Arkadaş- (Gülerken)
2.Arkadaş- Hayır! Ama bak, böyle özel güçler ya da süper kahramanlar gerçek hayatta yoktur, dostum. Sadece oyunlar vardır, gerçek değildir ama eğlendirir.
Mıknatıs Çocuk- Ama ben mıknatıslı olduğum için hiç eğlenmiyorum ki?
2.Arkadaş- Hiç bizimle oyun oynamadın ki!
1.Arkadaş- Haydi o zaman!
2.Arkadaş- Sen şimdi balon adamsın!
Mıknatıs Çocuk- Ben de mıknatıslıyım.
1.Arkadaş- Sen de kötü adamsın!
2.Arkadaş- Neden ben kötü adamım?
Mıknatıs Çocuk- Ne var ki bu bir oyun dostum, biz senin gerçekte kötü olmadığını biliyoruz.
1.Arkadaş- Elbette!
2.Arkadaş- Peki o zaman! Şimdi ben kaçacağım, siz de özel güçlerinizle beni yakalayacaksınız!
(Çok kısa oynarlar, yakalanır.)
1.Arkadaş- Yakaladık! Biz kazandık!
2.Arkadaş- Neden hep kötüler kaybeder?
Mıknatıs Çocuk- Çünkü?
1.Arkadaş- Çünkü?
2.Arkadaş- Niye ama niye?
Mıknatıs Çocuk- Çünkü çünkü büyükler hep çocukların iyi olmasını ister. Bu yüzden de iyiler kazanır. Biz de iyi olunca kazanacağımızı düşünelim diye!
1.Arkadaş- Vay canına, sen çok akıllıymışsın!
2.Arkadaş- Evet! Peki, yine de ben kaybettim. Sen neden kötü adam olmadın?
Mıknatıs Çocuk- Olurum, şimdi de ben olurum. Ben kötü biri değilim ki! Oyunda ebe de olurum, gerçekte iyi biriyim. Oyun, gerçek değil ki!
1.Arkadaş- Peki televizyondakiler gerçek mi?
Mıknatıs Çocuk- Hayır!
2.Arkadaş- Peki çizgi filmler diziler, Herkül, Zeyna?
Mıknatıs Çocuk- Gerçek değil, tabii!
1.Arkadaş- O zaman Süpermen de yok!
Mıknatıs Çocuk- Yok o zaman!
2.Arkadaş- Tabii, dostum. Onlar gerçek değil!
Mıknatıs Çocuk- O zaman ben de mi, bir süper kahraman değilim.
1.Arkadaş- Hayır!
2.Arkadaş- Ama süper bir insansın.
1.Arkadaş- Tabii!
Mıknatıs Çocuk- Peki ben mıknatıslı sihirli güçlerimi kullanarak, insanları felaketlerden kurtaramaz mıyım?
2.Arkadaş- Şey pek sayılmaz.
1.Arkadaş- Ama üzülme, başka şeyler yaparsın. Yeter ki normal bir çocuk ol önce!
Mıknatıs Çocuk- Ama nasıl?
2.Arkadaş- Sadece düşünerek! Önce yapışmadığını düşün, bak o zaman yapışmayacaksın!
1.Arkadaş- Yapışmayacaksın!
Mıknatıs Çocuk- Ama siz bunu nereden biliyorsunuz?
2.Arkadaş- Biz sadece dikkat ettik, dostum. Sen mesela yürürken direğe yapıştın ama sonra bizi gördün, kendini unuttun, birden düşmedin mi?
1.Arkadaş- Evet! Düüüştüüüm!
Mıknatıs Çocuk- Evet!
2.Arkadaş- Demek ki, bundan kurtulmak için sadece düşünmelisin!
1.Arkadaş- Yapıştığını düşünme yeter!
(Denerler, başarılı olur.)
Şarkı
Mıknatıs Çocuk ve 2.Arkadaş ve 1.Arkadaş
Düşünme yeter!
İnandığın gerçekse
Gerçekler nerede?
Süper kahramanlar yoktur
Bizler normal çocuklarız
İstediğimizi yaparız
Tek gücümüz
İyi düşüncemiz!

Mıknatıs Çocuk- Sağolun dostlarım Benim ilk defa gerçek dostlarım olacak, hem de hayal kahramanı olmayan gerçek dostlarım.
2.Arkadaş- Evet ama kuklana haksızlık etme.
1.Arkadaş- Kuklan var! Kuklan var!
Mıknatıs Çocuk- Nereden biliyorsunuz?
1. ve 2.Arkadaş-lar Meslek sırrı! ( Birbirlerine çakarlar ve gülerler, sonra, Mıknatıs Çocuk’a da çakarlar, gülerler oynarlar!)
(Emre gelir)
Emre- Sizi gördüm. Annem eldivenleri görünce bana çok kızdı! Önce seninle kavga ederek onları aldığımı sandı! Bana kızdı, sonra seni kandırdığımı öğrenince daha çok bağırdı. Ben, hepinizden özür diliyorum.
1.Arkadaş- Sonunda bu da akıllandı!
Emre- Hey, bana bak!
2.Arkadaş- Hey hey hey, sakin olun! Dostum özür dileyen biri için fazla saldırgansın.
Mıknatıs Çocuk- Evet ama baksanıza, hatasını anlamış. Hem arkadaşsız olmak kötü bir şey bence daha fazla üzülmesin!
2.Arkadaş- Peki, hoş geldin aramıza!
1.Arkadaş- Hoş geldin!
Mıknatıs Çocuk- Hoş geldin!
Emre- Hoş bulduk!
Final şarkısı
Hep birlikte
Hahahah
Mutlu ol, iyi düşün!
İyi arkadaşlar iyi anlaşırlar!
Hahahah
Sen beni anlarsın
Ben seni…
İyi arkadaşlar iyi anlaşırlar!
Üzgünüm sanınca
Üzgün kalırsın
Mutluyum deyiince
Koşar çoşarsın!
Düşüün,düşüün
1,2
Kötülük ne ki?
3,4
İyilikle ört


SON
Sari Menekse Tarih: 19.05.2008 01:56
2.Arkadaş- Ne kalemi, ne kalemi?
1.Arkadaş- Hani resim dersinden sonra buradan eve dönerken, düşürmüştüm de bulamamıştık, aramıştık hani, o kalem mi?
2.Arkadaş- Ne kalemi, sen nasıl bir dedektif yardımcısısın?
1.Arkadaş- Tabii doğru! Ne yapayım, üstümüzde, pardösüler olmayınca havaya giremedim.
2.Arkadaş- Tabii, Süpermen de, kostümünü giymeyince uçamaz! Sıradan bir gazeteci olur.
1.Arkadaş- İşte tıpkı onun gibi. Ben de öyle!
( kola kutularını dizer, replikler, onları taşla vurmaya çalışırken oynarken söylenecektir.)
2.Arkadaş- Şşşt, planı buldum.
1.Arkadaş- Vay canına, gerçekten mi?
2.Arkadaş- Evet! Mıknatıslı çocuk tıpkı televizyondaki süper kahramanlar gibi.
1.Arkadaş- Öyle mi? Özel güçleri mi var?
2.Arkadaş- Hayır, ama o öyle sanıyor?
1.Arkadaş- Nasıl yani? Yok, ama var?
2.Arkadaş- Yani o sadece kendisini mıknatıslı zannediyor?
1.Arkadaş- Nereden anladın?
2.Arkadaş- Çünkü hep aklına mıknatıslı olduğu gelince bir yerlere yapışıyor, onun dışında unutuyor ve yapışmıyor.
1.Arkadaş- Ama kalemler yapışıyor her tarafına ben gördüm.
2.Arkadaş- Bence saçma! Sadece inandığı şey o, belki de bizim de inandığımız gibi.
1.Arkadaş- Yani ben ona inanmazsam, artık yapışmaz mı?
2.Arkadaş- Evet ve o da buna inanmazsa artık yapışmaz.
1.Arkadaş- Eyvah geldi! Ya bizi de kandırırsa?
2.Arkadaş- Aman dostum, sen neye inanacağını bilirsen, seni kimse kandıramaz.
(Emre- ayağıyla kola kutularını devirir, çok güler)
2.Arkadaş- İşte, dünyanın en afacan insanı Emre!
Emre- Naber?
1.Arkadaş- Sen çok kötü bir çocuksun! Hiç utanmıyor musun?
2.Arkadaş- Zavallı çocuğu kandırdın. Onun eldivenlerini aldın!
Emre- Ben sadece şaka yaptım. Hem o da o kadar saf olmasın! Büyüsün biraz!
1.Arkadaş- Hiç komik bir şaka değildi!
2.Arkadaş- Evet komik olsa gülerdik. Ama sen onun iyi niyetini kötüye kullandın.
Emre- Ne yapmışım ki? O da televizyondaki kahramanlardan biri sanıyor kendisini. Yok mıknatıslıymış. Sanki dünyayı kurtaracak.
1.Arkadaş- Olsun, bizler onun arkadaşı olarak, ona yardım edeceğiz. Bence sen de biraz daha iyi olsan ve ona yardım etsen çok iyi olurdu.
2.Arkadaş- Arkadaşım, ne güzel konuştun! Tıpkı filmlerdeki gibi!
1.Arkadaş- Teşekkürler arkadaşım. Sen de hep böyle konuşuyorsun! Çak o zaman!
Emre- Sizce bu çocuk gerçekten mıknatıslı ve özel güçleri olan biri mi?
2.Arkadaş- Hayır dostum. O öyle olmak istiyor. Ama dikkat ettik. Kahraman olduğunu unutunca, üzerine yapışanlar düşüyor.
1.Arkadaş- Kendi kendine oyun oynuyor. Evde insanın bebeklerini konuşturması gibi.
2.Arkadaş- Bebekler konuşmaz ama insan evcilik oynarken onlara gerçekten yemek yedirdiğini, uyuttuğunu ya da onların konuştuğunu zanneder.
Emre- Yani o da kendisini mıknatıs zannediyor.
1.Arkadaş- Evet!
2.Arkadaş- Evet!
Emre- Elbette!
1.Arkadaş ve 2.Arkadaş ve Emre
Şarkı
Üzgünüm sanınca
Üzgün kalırsın
Mutluyum deyince
Koşar çoşarsın!
Düşüün, düşüün
1,2
Kötülük ne ki?
3,4
İyilikle ört
Kendini mıknatıs zannedersin
Aslında sen de bizdensin
Sadece düşünüyorsun
İnan yanılıyorsun!
2.Arkadaş- Pekâlâ bir planım var, dostlarım.
1.Arkadaş- Yaşasın!
Emre- Güzel o zaman!
2.Arkadaş- İyi de hemen sevinmeyin, hem ya işe yaramazsa?
1.Arkadaş- Olsun, dostum düşünmen yeter, hem ben sana güveniyorum.
Emre- Ben de!
2.Arkadaş- Teşekkür ederim, beni çok duygulandırdın!
1.Arkadaş- ( mutlu olur, şişinir)
2.Arkadaş- Tamam abartma!
1.Arkadaş- Tamam abartma, o kadar sevinebilirim.
2.Arkadaş- Haydi görev bizi bekler!
1.Arkadaş- Haydi yürüyelim o halde!
Emre- Beni de bekleyin!
2.Arkadaş- İleri!
Emre- Ne yapacağız?
2.Arkadaş- Yolda anlatırım.
1.Arkadaş- Nereye gidiyoruz?
2.Arkadaş- Çabuk saklan, şimdi anlatırım, mıknatıslı çocuk geliyor.
Emre- Ben kaçarım arkadaşlar, beni görürse size de kızar, benimle arkadaşlık ettiğiniz için! Ben daha sonra gelirim.
(Emre çıkar)
2.Arkadaş- Ama durumu anlatırdık!
1.Arkadaş- Eyvah, haydi!
(Mıknatıs Çocuk- sahneye girer. Diğerleri saklanırken 1.Arkadaş’ı görür.)
Mıknatıs Çocuk- Nereye?
1.Arkadaş- Oraya, buraya! O dedi ki, şey! Eyvah, beni gördün!
Mıknatıs Çocuk- Neler oluyor? Hiçbir şey anlamıyorum.
1.Arkadaş- Off! Arkadaş, çık istersen, ortaya! Hem herkes saklandığını gördü. (çocukları gösterir) Bir anlamı kalmadı.
2.Arkadaş- Şşşt! Ben saklandım.
Mıknatıs Çocuk- Orada işte, yerini anladık!
1.Arkadaş- Amaan, anladım sen saklambaç oynamak istiyorsun.
Mıknatıs Çocuk- Ne yapıyor bunlar?
1.Arkadaş- Hadi şimdi! Sen ebe ol! Sobe de, ben yakalandım. Ona da sobe de!
Mıknatıs Çocuk- So-beee!
2.Arkadaş- Of bu ne saçmalık! Dostum ne yapıyorduk, unuttun mu?
1.Arkadaş- Hayır ama konuşmak istiyorduk, bak kendiliğinden oldu.
Mıknatıs Çocuk- Merhaba!
BİRLİKTE Merhaba!
Mıknatıs Çocuk- Ne konuşmak istiyordunuz benimle? ( Kola kutularını görür) Aaa, oyun mu oynuyordunuz?
2.Arkadaş- Evet!
1.Arkadaş- Tabii, tabii. Ne oynuyordunuz? (2.Arkadaşa)
Mıknatıs Çocuk- Hey, ben de oynayabilir miyim?
1.Arkadaş- Tabii, biz de bunun için…
2.Arkadaş- (öksürür) Oyna tabii!
(Mıknatıs Çocuk- oynamaya başlar, ama kola kutuları her tarafına yapışır, gözlüğünü takar, ona gülümserler. Utanır, çıkarır, ağlar.)
2.Arkadaş- Biz neden ağladığını biliyoruz.
Mıknatıs Çocuk- Öyle mi?
1.Arkadaş- Evet, insan üzgün olunca ağlar.( böbürlenmeye başlar.)
2.Arkadaş- Of, hayır! Sırrını biliyoruz.
1.Arkadaş- Evet biliyoruz!
Mıknatıs Çocuk- Nasıl öğrendiniz?
1.Arkadaş- Biz seni takip…
2.Arkadaş- (dirsekler) meslek sırrı!
Sari Menekse Tarih: 19.05.2008 01:56
Mıknatıs Çocuk- Hayır, yaşasın!
2.Arkadaş- Aaa, kandırdı çocuğu, kandırdı! O gözlük plastik!
1.Arkadaş- İyi de gerçekten yapışmıyor!
2.Arkadaş- Of benim zeki dostum, mıknatıs plastiğe yapışmaz ki!
1.Arkadaş- Tabii ya, çocuk kandırıldı! İyi de dostum, biz her şeyi nasıl düzelteceğiz?
2.Arkadaş- Neden biz düzeltecekmişiz?
1.Arkadaş- Ama dedektifiz. Sonunda olayları çözebilmemiz gerekir. Katili bulacağız.
2.Arkadaş- Ne katili dostum, sen kafayı mı yedin?
1.Arkadaş- Yani tamam, katil değil de, olayı çözmek gerek. Biz iyilerin yanında olan dedektifleriz, değil mi?
2.Arkadaş- Elbette! Merak etme bir planım var!
1.Arkadaş- Harikasın, patron!
2.Arkadaş- Ne?
1.Arkadaş- Bilmem, filmlerde öyle olur ya? Plan nedir?
2.Arkadaş- Plan! Şey, eee şey yani… Tabii mesela,evet eee! Daha bilmiyorum, ama aklımda!
(İkisi de anlamaz, salona inip, seyirci arasından çıkarlar!)
(Mıknatıs Çocuk- garip gözlükle sahneye girer. Çok utanır ama kimseye birşey diyemez!)
Kukla-sı cebinden fırlar, düşer, onu eliyle okşarken:
Kukla- Ay??!!?? (Korkar)
Mıknatıs Çocuk- Ay??!!?? (Korkar)
Kukla- Ne garip görünüyorsun?
Mıknatıs Çocuk- Biliyorum, lütfen benimle dalga geçme!
Kukla- Komik çocuk, komik çocuk!
Mıknatıs Çocuk- Lütfen dalga geçme!
Kukla- Peki tamam sustum! Gene de komiksin, şu gözlüğü çıkarsana! Bu aralar bunlar moda değil!
Mıknatıs Çocuk- Ama artık oyun oynayabilirim çocuklarla, bu gözlük sayesinde her şey düzelecek!
Kukla- Bence bu sefer de, garip göründüğün için seninle oynamak istemeyecekler.
Mıknatıs Çocuk- Bakalım!
(Okulun bahçesi- ya da Öğretmenler odası fonda pe renkli tüller bulunur.-Öğretmenin elinde bir fincan çay vardır-)
Öğretmen- Hoşgeldin! (Saatine bakar) Ama daha teneffüs! Bir çay içmeye bile zaman bırakmıyorsunuz ama! Haydi, yavrum arkadaşlarınla birlikte gelin derse!
Mıknatıs Çocuk- Öğretmenim, utanıyorum.
Öğretmen- (Çayı masaya bırakır.) Neden?
Mıknatıs Çocuk- Herkes benimle bu gözlük yüzünden alay ediyor. Sizce de çok mu komik?
Öğretmen- (gözlüğünün üstünden dikkatlice bakar, gülümser) Herkes kendi modasını yaratabilir evlat! Sevdiğin bir şeyi giydiğin ya da taktığın için kimse seninle dalga geçemez!
Mıknatıs Çocuk- Ama, ama..
Öğretmen- Pekâlâ, bak şöyle söyleyeyim, mesela kimsenin cesaret edip, de takamadığı bir gözlük bulmuşsun. Bence göğsünü gere gere dolaşmalısın. Herkes senin kadar cesur olamaz!
Mıknatıs Çocuk- Nasıl yani?
Öğretmen- Herkes dalga geçecek diye sevdiği elbiseyi giyemeyen ne çok insan var. Düşünsene, sen o kadar cesursun ki, herkesin gülmesine aldırmıyorsun ve bu gözlüğü kullanıyorsun!
Mıknatıs Çocuk- Teşekkür ederim. Ama ben bunu, şeyden aldım…
Öğretmen- Sahiden, nereden buldun bu gözlüğü?
Mıknatıs Çocuk- Bir arkadaşım verdi.
Öğretmen- Hediye olduğu için mi takıyorsun? Sevdiğin için mi?
Mıknatıs Çocuk- Yani sevdim aslında ama bence de komik. Hem hediye değil ki?
Öğretmen- Hani arkadaşın vermişti?
Mıknatıs Çocuk- Verdi ama o da benim eldivenlerimi aldı?
Öğretmen- Aa? Sen eldivenlerini derste bile çıkarmazdın, hem komik bulduğun ve takmak istemediğin bu gözlüğe karşılık onları neden verdin ki?
(Dedektif kılığındaki arkadaşlar, sahneden görünür)
1.Arkadaş- Patron, bak burada!
2.Arkadaş- Dostum, tam 5 dakikadır onları dinliyoruz!
1.Arkadaş- Tabii doğru! Ama sahneye girdiğimizi görmeyen arkadaşların dikkatini çekmek istedim de!
2.Arkadaş- Şşşt! Biraz yavaş olsana, duyamıyorum. Ne söyleniyorsun kendi kendine?
1.Arkadaş- Neden bahsediyorlar?
2.Arkadaş- Öğretmen, eldivenleri neden verip de karşılığında bu komik gözlüğü aldığını sordu?
1.Arkadaş- İyi de, Emre onları gözlüğü verince, eldivenleri istedi.
2.Arkadaş- Tamam, biliyorum ama sevmediği bir gözlüğü neden aldığını soruyor Öğretmen- ona?
1.Arkadaş- Sahiden neden almış? Saf bu çocuk!
2.Arkadaş- Dostum biz neyi araştırıyoruz?
1.Arkadaş- Neyi?
2.Arkadaş- Şu çocuğun mıknatıslıyım deyip durduğunu biliyoruz, gerçekten öyle mi ona bakıyoruz?
1.Arkadaş- Doğru! Unutmamışsın patron!
2.Arkadaş- Of, sus! Bana da patron deme!
1.Arkadaş- Tamam ‘patron’ demicem, patron!
2.Arkadaş- Yeter!
1.Arkadaş- Ağzımdan kaçtı! Böyle zevkli oluyordu!
2.Arkadaş- Neyse, haydi gidip, normal elbiselerimizi giyelim!
1.Arkadaş- Neden?
2.Arkadaş- Artık, bu çocukla konuşup, gerçekte neler olduğunu öğrenelim.
1.Arkadaş- Öğrenelim!
( Çarpışır, düşerler, üstlerini toparlayıp, sahneden çıkarlar, 1.Arkadaş gözlüğünü sahnede unutmuştur, döner ve onu alır, tekrar sahne arkasına gider)
Mıknatıs Çocuk- Söyleyemem!
Öğretmen- Utanma! Zorla mı bu gözlüğü sana verdi?
Mıknatıs Çocuk- Hayır!
Öğretmen- Neden aldın? Haydi, yavrum çayım buz gibi oldu!
Mıknatıs Çocuk- Ben şey! (ders zili çalar! Mıknatıs Çocuk koşarak sahneden çıkar!)
Öğretmen- Şimdiki çocuklar bir harika! (sahneden çıkar) Eh artık dinleneyim, kendime sıcak bir çay alayım arkadaşlar, haydi siz de dinlenin, 10 dakika sonra görüşürüz.

2.perde
(Aynı Sokak)
(1.Arkadaş- ve 2.Arkadaş-, kola kutularını üst üste dizmiş onları elindeki taşları fırlatarak devirmeye çalışıyordur.)
1.Arkadaş- Of olmuyor!
2.Arkadaş- Aman bir daha dene!
1.Arkadaş- Neden sen de oynamıyorsun?
2.Arkadaş- Sıkıldım ben hep bu oyunu oynuyoruz!
1.Arkadaş- İyi de başka ne oyunları var ki?
2.Arkadaş- Bilmiyorum. Belki de televizyon seyredebiliriz.
1.Arkadaş- Annem, televizyondaki süper kahramanları seyretmemi istemiyor.
2.Arkadaş- Neden?
1.Arkadaş- Onlara özenirim diye korkuyormuş. Hem sonra vaktimi alırmış, hem ders yapamazmışım.
2.Arkadaş- Bu annelerin de aklında hep ders var! Ders, ders, ders! Ben ilginç bir şeyler yapmak istiyorum.
1.Arkadaş- Süpermencilik oynayalım ya da ben x-men olayım.
2.Arkadaş- Olmaz! Sonunda sen de bizim mıknatıslı çocuk gibi olacaksın!
1.Arkadaş- Neden ben bir yere yapışmıyorum ki?
2.Arkadaş- Sen de Süpermen’i izledikten sonra uçmaya başlarsın filan! Sonra seni nasıl yere indiririz?
1.Arkadaş- Aaa, sahi, ya inemezsem! Korkarım ben havada kalmaktan!
2.Arkadaş- Tabii, sonra ne yaparım sensiz?
1.Arkadaş- Ah, benim gerçek dostum, bensiz kalmayacaksın, ben uçmayacağım, hep yerde senin dostun olarak kalacağım.
2.Arkadaş- Duygulu, sevgi dolu dostum. Ben de seni bırakmayacağım.
(kucaklaşırlar)
2.Arkadaş- Buldum! Evet, buldum dostum!
1.Arkadaş- Ay sağol, bir haftadır onu arıyorum ben de, teşekkürler, nerede kalemim, burada mı düşürmüşüm?
Sari Menekse Tarih: 19.05.2008 01:55
1.Arkadaş- Olmaz tabii!
2.Arkadaş- Olmaz tabii! (Gülerler!)
1.Arkadaş- İyi de yapışıyor baksana!
( Arkadaşlar dikkatle çocuğu takip ederek, onun peşinden yürürler ve ellerinde bulunan bazı şeyler atarlar arkasından hiç birisi yapışmaz!)
2.Arkadaş- Bence bunda garip bir iş var!
1.Arkadaş- Evet ben hiç bir şey anlamadım bu işten!
2.Arkadaş- Neden yapışmıyor ki? Bunlar demir! O da mıknatıssa?
1.Arkadaş- Demek ki değil!
2.Arkadaş- Ne dedin sen?
1.Arkadaş- Demek ki değil!
2.Arkadaş- Elbette! ( düşünceli pozu alır)
1.Arkadaş- Dedektifçilik mi oynayacağız?
2.Arkadaş- Evet!
1.Arkadaş- Tamam, hemen hazırlanalım!
2.Arkadaş- Hazırlanalım! (Backround’da hazırlanırlar! Çocuklar onları görebilmektedir. Pardösü ve şapka, ellerinde büyüteçle komik dedektifler olacaklardır.)
Mıknatıs Çocuk-
Şarkı-
Mıknatıslı kaldım
Televizyonda o filmi gördükten sonra
Ben de mıknatıslı kaldım
Yürüyemem, koşamam
Arkadaş bile olamam
Korkarlar benden…
Ben de korkarım sizlerden!
Paralar, kola kutuları yapışır her tarafıma!
Ama neden ama?
Ben mıknatısım
Ne yazık ki çok yalnızım
Kimsem yok
Uf of uf
Hadi kötü büyü
Yok ol Puf!
Emre- Hey, napıyorsun orada?
Mıknatıs Çocuk- Ben mi?
Emre- Başka kimse var mı burada?
Mıknatıs Çocuk-( etrafına bakınır) Yok! Yani yok gibi!
Emre- Emin misin?
Mıknatıs Çocuk- (Bir daha bakar!) Şu anda kimseyi göremiyorum.
Emre- (seyirciye) Vay canına, çok saf bir çocuk bu. Sahi mi? Kimse yok yani?
Mıknatıs Çocuk- Belki görünmez adam buradadır. Ama burada olsa da göremem onu. Adı üstünde görünmez adam görünmez ki! Hahah!
Emre- Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
Mıknatıs Çocuk- Hayır!
Emre- İyi o zaman! Peki gerçekte görünmez adam olmadığını bilmiyor musun sen?
Mıknatıs Çocuk- Yok mu? Olur mu canım, televizyonda seyrettim var!
Emre- Sen her şeye inanır mısın böyle?
Mıknatıs Çocuk- Neye?
Emre- Of, of yandık. Sen hiçbir şey bilmiyorsun, her şeye inanıyorsun.
Mıknatıs Çocuk- Hayır! Ben salak değilim!
Emre- Ben öyle demedim. Sadece öyle her gördüğüne her şeye inanıyorsun!
Mıknatıs Çocuk- Hayır!
Emre- Evet!( İter, Mıknatıs Çocuk- düşer )Emre- güler!! Kurbağanın üstüne düştün!
Mıknatıs Çocuk- (Korkar bakar!) Nerede? Ezildi mi?
Emre- (Güler) Burada göl yok ki! Kandırdım seni! Burada kurbağa olmaz! Hahah, ben demedim mi, her şeye inanıyorsun sen!
Mıknatıs Çocuk- Bana çok kızma! Zaten kimse benimle arkadaşlık yapmıyor. Of! (Ağlar)
Emre- Dursana sulugöz! Derdin ne?
Mıknatıs Çocuk- Ne mi? Derdim mi? Hiçbir şeyim yok benim!
Emre- Anladık sulugöz! Kim seninle arkadaşlık etmek ister ki!
Mıknatıs Çocuk- Neden?
Emre- Komik değilsin, çok sulugözlüsün, ilginç değilsin!
Mıknatıs Çocuk- Aslında çok ilgincim! Özel güçlerim var!
Emre- Sen çok televizyon seyrediyorsun galiba! Uzay savaşçısı filan mısın? Hahahaha! Aynaya bak sen önce!
Mıknatıs Çocuk- ( Çok kızar)Benim bir sırrım var!
Emre- Yaaa, neymiş o?
Mıknatıs Çocuk- Söylemem!
Emre- Hadi ama!
Mıknatıs Çocuk- Ben mıknatıslıyım!
Emre- Nerelisin? Ben de Ankaralıyım ne var yani?
Mıknatıs Çocuk- Of, sen de bilmiyorsun. Mıknatıs gibiyim, demire yapışıyorum.
Emre- Haaa! (Anlamaya çalışır!)
Mıknatıs Çocuk- Yaaaaa!
Emre- Anladım! Arada görünmez de olabiliyor musun? Ya da Süpermen gibi, uç uç yukarı deyince uçabiliyor musun?
Mıknatıs Çocuk- Hayır, ben sadece direklere yapışıyorum. Eldivenlerim olunca daha rahatım ama ( derken cebinde eldivenlerini bulur! )Yaşasın buldum!
Emre- Vah, vah! Beni kandırmaya çalışıyor. Ben şimdi gösteririm ona! Bak dostum, senin bu zor durumun için elimde harika bir ilaç var!
Mıknatıs Çocuk- Nedir o? Ver hadi? Ne istersen veririm?
(Sahnenin arkasında dedektifler görülür)
1.Arkadaş- Sen misin?
2.Arkadaş- Sen misin?
1.Arkadaş- Parolayı söyle ben emin değilim, sen kimsin?
2.Arkadaş- Saçmalama! Benim işte, birlikte giyindik ya!
(Gözlükleri ve şapkayı çıkarır kendini gösterir.)
1.Arkadaş- Tamam, doğru! Vay canına, gerçekten tanınmaz olduk, ben bile seni tanıyamadım. Hahah
2.Arkadaş- Şşşşşt! Sessiz ol! Bütün salona şşşşşt, sessiz olun! (Aralara inerler)Sessiz olun! (Paranoyakça etrafa ve birbirlerine bakarlar, 1.Arkadaş-, sürekli bir yerlere takılıp düşecektir. Görürler.) Onlar! Aaa, mıknatıs çocuk ne yapıyor orada?
Emre- Bak, mıknatıslı olmaman için sana bir ilaç vereceğim.
Mıknatıs Çocuk- Yaa? Nasıl bir şey!
Emre- Böyle koruma gibi. (Cebinden bir gözlük çıkarır. Komik kocaman plastik bir gözlüktür bu) Bunu taktığın zaman dostum! Hiç bir yere yapışmazsın!
Mıknatıs Çocuk- Kurtuldum! Kurtuldum!
Emre- Ama karşılığında ne veriyorsun?
Mıknatıs Çocuk- Bilmem, ama her şeyi veririm.
Emre- Saf bir çocuk bu, her şeye inanıyor!

Emre--Şarkı
Saf bir çocuk bu, her şeye inanıyor!
İnsan onu görünce şaşıp kalıyor!
Yazık mı ettim bilmem
İnanmasaydı bana, kötülük edemem
Yaramaz biriyim ben..
Ay ondan ne istesem?
Kış da geliyor
Versin bir çift eldiven!
Emre- Eldivenlerini ver!
Mıknatıs Çocuk- Ama onlar olmazsa, ben her şeye yapışırım. Kalemler elime yapışır.
Emre- Bak dostum, bana güvenmiyorsun demek ki, sana kocaman bir gözlük verdim, üzerindeki sihirli güç kalkacak ortadan, o zaman eldiveni ne yapacaksın? Zaten hiç bir yere yapışmayacaksın ki?(seyirciye) Ben olsam hayatta inanmazdım!
Mıknatıs Çocuk- Peki, bana dostum dedin, sana güveniyorum!
( Gözlüğü takar, o da eldivenleri giyer!) Peki, işe yarayıp yaramadığını nereden bilicem!
Emre- Bak o gözlük demirden mesela, yapışıyor mu?