Her birimizin hayatımızı idame ettirebilmek için yaptığımız, hayatımızın rutinine dönüşmüş belli davranışlarımız var. Uyuyoruz, yemek yiyoruz, tuvalete gidiyoruz, alışveriş yapıyoruz...ve bunlar gibi milyonlarca şey daha...


Yüce Mevla'nın hayatımızın devamını sağlayan bu yetileri bize bahşetmiş olması çok büyük bir nimet muhakkak. Peki, bir de Yaradanımız zaten yaptığımız bu işler yoluyla bize cennetin kapılarını açmayı vaad ediyorsa...



Allah (cc),günlük hayatta yaptığımız sıradan işlerimizi yaratılmış en harukulade insanın, yani Rasul-ü Zişan Efendimiz'in yaptığı şekliyle yaptığımızda ibadete dönüşeceği müjdesini veriyor! Biz de kadincakararinca.com ekibi olarak sizler için Rasul-ü Zişan Efendimiz'in gündelik hayatında izlediği yolu çizdik. İşte Resulullah'ın bir günü...



Uyumak arzu ettiği zaman sağ elini başının altına koyar. Kabe’ye yönelir, dizlerini karnına kadar çeker 33 sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahuekber tesbihlerini çeker. Nas ve Felak surelerini okur ve avucuna üfürüp tüm bedenini meshederdi.
Yeni elbise giyeceği zaman, Cuma günü giyinirdi.
Su içerken önce sağdakine uzatırdı.
Rahatsızlanınca kendine muavvizeteyni (nas ve felak) okur ve eliyle üzerini meshederdi.
Rahatsızlanınca bir avuç çörek otu alıp üzerine su ve bal döküp içerdi.
Unutmasından korktuğu bir iş için küçük parmağına yahut yüzüğüne bir iplik bağlardı.(yani işaret koyardı)
Sarık giydiği zaman omzundan sarkıtırdı.
Ashabından birini bir yere gönderdiği zaman şöyle buyururdu: “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın güçleştirmeyin”
Bir söz söylediğinde yavaş yavaş konuşurdu. 3’ten fazla tekrarlamazdı.
Birinden bir şey duyduğunda, isim verip falan niye böyle? Demezdi. İnsanlar neden böyle yapar derdi.
Abdest alırken yüzüğünü oynatırdı.
Yeni elbise giydiği zaman hamd eder 2 rekat namaz kılıp eskisini fakirlere verirdi.
Kahkaha ile gülmez, tebessüm ederdi.
Sevinçli bir işle karşılaştığı zaman şükür secdesi yapardı.
Bir yere oturup da oradan kalkacağı zaman en az 10 ile 15 defa istiğfar ederdi.
Kendisini bir şey üzdüğü zaman namaz kılar, ayaktaysa oturur, oturuyorsa yatardı.
Helaya girerken yüzüğünü çıkarır, “YA ZELCELAL” derdi. Çoraplarını çıkarır paçalarını yukarı doğru sıyırır, sol ayağıyla girer, sağ ayağıyla çıkardı. Yüzüğünü çıkarırdı. Başını örterek helaya girer, şerlilerin şerrinden Allah’a sığınırdı.
Evine girerken, evden çıkarken, gece uyandığında ve her abdestten sonra misvak kullanarak diş temizliğine önem verirdi.
Birine dua edeceği zaman önce kendi nefsinden başlardı. Duada bir şey isterken avuçlarının içini kendine doğru çevirir, bir şeyden sığındığı zaman da avuç içini dışarı doğru çevirirdi.
Rükuda sırtını dümdüz yapardı.(erkekler için)
Kendisine yabancı heyetler geldiğinde en yeni ve temiz elbiselerini giyer ve sahabeye de bunu emrederdi
Tekbir alırken parmaklarını tam açardı.
Herhangi bir kıyafet giyerken sağdan başlayarak giyerdi. Soldan çıkarırdı.
Ashabın elini tuttuğu zaman Ashap çekmeyince çekmezdi.
Ashapla karşılaşıp konuştuğunda ashap ayrılmadıkça O ayrılmazdı.
Sahabelerle karşılaşınca önce selam verirdi.
Korku veren ayetle karşılaştığında Allah’a sığınır, rahmet ayetiyle karşılaştığında Allah’tan onu isterdi
Ev halkından biri hastalandığında ona nas ve felak surelerini okurdu.
Yürürken sağına soluna bakmadan sert adımlarla yürürdü.
Mescide veya eve girerken sağla girer ve genelde önce sağdan başlardı.
Arkasında bir mazereti olmadan yüz üstü yatanı iter ve şöyle derdi: “Allah’ın en öfkelendiği yatış şeklidir bu”
Ayakkabılarını giyerken önce ters çevirir, eğer içinde bir şey varsa düşsün diye. Sonra sağdan giymeye başlardı, çıkarırken de solunu çıkarırdı.
En çok pazartesi, Perşembe oruç tutardı. Neden böyle yaptığı sorulunca: “Ameller he pazartesi ve Perşembe Allah’a sunulur. Oruçluyken amelimin Allah’a arz olunmasını severim” derdi.
Yemeğe oturmadan ellerini yıkayıp sağ ve sol elin baş parmağıyla gözlerini mesh ederdi. Yemeğe besmeleyle başlar sonunda şükrederdi. Yaslanarak yemek yemezdi.
Yüzüğü gümüş, taşı akikti. Yüzüğünü sağ eline takar ve abdest aldığında oynatırdı.
Genelde Cuma günü yıkanır ve boy abdesti alırdı.
Su içerken kıbleye doğru oturur, besmele çeker 3 yudumda bir nefes alarak içerdi. İçtikten sonra Elhamdülillah derdi. İçi görünen kaptan içer, içerken suyun dibine bakardı.
Banyodan çıkmadan önce de diz kapaklarından ayaklarına kadar bir tas soğuk su dökerdi.
Birisine bir şey vaat ettiği zaman yerine getirir, sözünden dönmezdi.
Hizmetçiye söylediklerinden biri de, bir ihtiyacın var mı? Derdi.
Kendisine melekler geldiği ve Cebrail ile konuşması sebebiyle, sarımsak, soğan gibi şeyler yemezdi.
Tebessüm etmeden konuşmazdı.
Ramazan bayramında tatlı bir şey yiyerek camiye giderdi.
Kurban bayramında kurban kesilmeden bir şey yemezdi.
İkram edilen kokuyu asla geri çevirmezdi. Kendilerinden bir şey istendiğinde verir, verecek bir şeyi yoksa susardı.
Biat esnasında bile kadınların elini tutmazdı.
Su 5 şeyi yanından ayırmazdı: Ayna, tarak, sürme, misvak, ustura.
Karanlık evde oturmaz, lamba vb. bir şeyle aydınlatmak isterdi.
Biryerden kalkarken “Sübhaneke Allahümme Rabbi ve bihamdike la ilahe illa ente estağfiruke ve etubu ileyke” der şöyle buyururdu: “Yerinden kalkarken kim bunu söylerse mutlaka günahları bağışlanır.”
Hiçbir şeye hayır demezdi hep evet derdi. Yapamayacak olursa sükut ederdi.
Abdest alırken kimseden yardım almazdı.
Dişlerini temizlemeden uyumazdı.
Sadakayı bizzat kendi eliyle verir ve bunu tavsiye ederdi.
Kahkaha ile gülmezdi. Gülerken ağzını kapatırdı.
Yemeğe ve suya üfürmezdi. Kabın içinde nefes almazdı.
Genelde buğday ekmeğiyle hurma yerdi. Üzüm yerken de ağzına tek tek koyardı. Hediye edileni yerdi.
Sadakayı asla yemezdi.
Öğle vaktinde 1 saat uyurdu.
Sağ elinin üç parmağıyla yemek yerdi. Yemeden önce de iyice elini yıkardı. Dördüncü parmağını yardımcı olarak kullanırdı.
Gece 12.00 ile 02:00 arasını dinlenerek geçirir en verimsiz zaman olduğunu söylerdi.
Abdest aldıktan sonra kabeye yönelerek 3 yudum su içerdi.
İnsanların birbirini sevmeleri ve yakınlaşmaları için hediyeleşmelerini isterdi.
Güneş tutulmasında kılınan küsuf namazında köle azat edilmesini isterdi.
Nazar değmesinde hastalanınca Kalem suresi 51 – 52. ayetlerin okunmasını isterdi.
Sofrada otururken sağ dizini karnına doğru çekerek otururdu.
Yemeklerden kabağı severdi. Aç iken soğan yemeyi yasaklardı.
Misvakı dişlerine sürerken sağdan sola doğru sürerdi. Bıyıklarını da gayet kırpardı.
Tabaklanmış koyun postunda namaz kılmaktan hoşlanırdı.
Aksırırken elini veya elbisesini ağzına kapardı. Sessiz hapşırmaya çalışırdı.
Aksıranın “Elhamdülillah” demesini iter ve ona “yerhamükallah” derdi.
Yeşilliğe ve akan suya bakmaktan hoşlanırdı.
Cuma namazına gitmeden evvel bıyıklarını kırpar, tırnaklarını keserdi.
Namazda esnemekten hoşlanmazdı.
Sıcak yemekte bereket olmadığını, soğuk yemek yenilmesini söylerdi. Kendisi de soğuk yerdi.
Nübüvvet mührünün görülmesinden hoşlanmazdı.
Yemeğin ortasından yenilmesinden hoşlanmazdı.
Yemeğin buharı gitmeden yenilmesinden hoşlanmazdı.
Ümmeti hakkında en çok korktuğu: Çok uyumak, göbek büyütmek, tembellik ve iman zayıflığıdır.
“Ey insanlar selamlaşın, yemek verin, insanlar uyurken namaz kılın selametle cennete gidersiniz” derdi.
Yumurtayı kırmadan önce yıkardı.
Tuvaletten çıkmadan önce tuvalet kabını doldururdu.
Oturduğu sofrada muhakkak yeşillik bulundururdu.
Şalvar, pantolon gibi şeyleri oturarak giyinirdi ve böyle giyilmesini isterdi.(bayanlardan eteklerini)
Soğan, sarımsak kabuklarını yakmazdı, yakılmamasını isterdi.
Ekmek ufaklarını ezmemeyi emrederdi.
Üzerinde düğme, yırtık vb. şeyleri dikmeyi yasaklar ve bunun fakirliğe yol açtığını söylerdi.
Kirli bir kabı yıkamadan kullanmazdı.
Herhangi bir şeyi üfürerek yemeyi veya içmeyi yasaklardı, özellikle mum vb. şeyleri söndürürken elini ıslatıp bastırmayı emrederdi.
Ayakta bevl (küçük abdest) etmez ve bevl edilen yerde abdest alınmamasını söylerdi.
Evde örümcek barındırmanın fakirliğe yol açtığını ve doğru olmadığını söylerdi.
El ve yüzün yıkanmasından sonra etek vb. şeylere silinmemesini söylerdi.
Anne ve babaya ismiyle hitap etmeyi ve beddua etmeyi yasaklardı.
Diş diplerini süpürge çöpü, odun parçası vb. şeylerle karıştırmaya çok kızardı.
Artık suyun üzerine su doldurmayı uygun görmezdi.
Saçını tarardı, aynaya bakardı, kaşlarını düzeltirdi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 645
favori
like
share
Asiyan Tarih: 22.05.2008 11:45
güzel bilgiler için teşekkürler