Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ece Böber, eskiden yılda 2-3 tane çocuk diyabet vakası görülürken, şimdi ise ayda 2-3 vaka görüldüğünü söyleyerek aileleri uyardı.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ece Böber, eskiden yılda 2-3 tane çocuk diyabet vakası görülürken, şimdi ise ayda 2-3 vaka görüldüğünü söyleyerek aileleri uyardı.
Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin bir buçuk ve 2 yaşındaki çocuklarda da görülebildiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ece Böber, rahatsızlığın 5 yaşın altında görülme sıklığının da giderek arttığını dile getirdi. Bağışıklık sisteminin yanlış yönde çalışması sonucunda rahatsızlığın görüldüğünü anlatan Prof. Dr. Ece Böber, "Çocukluk çağında görülen diyabetin, kiloyla, çok tatlı, şekerleme yemeyle bir ilgisi yok. Rahatsızlığın en önemli bulguları çok su içme, çok idrar çıkma, yediği halde zayıflama, kilo kaybı ve bitkinliktir. Anne, babasında ya da ailesinde herhangi bir şeker hastası olmadığı halde birçok çocukta bu rahatsızlığa rastlanır. Türkiye'de 2000 yılında yapılan bir araştırmada, 15 yaşın altında diyabet görülme sıklığının her 100 bin çocukta 2.5 olduğunu gösteriyordu. Bu rakam gün geçtikçe tırmanmaktadır. Bağışıklık sistemi hücreleri, pankreasın ürettiği insülini yabancı madde olarak algılıyor ve onları parçalıyor. Bağışıklık sisteminin yanlış çalışmasından dolayı diyabet oluşuyor. Mutlaka bu rahatsızlıkta çevresel faktörler, iklimsel faktörler var. Üçüncü dünya ülkelerinde diyabet görülme oranı çok seyrek. Ülke geliştikçe artıyor. Ekvator kuşağındaki ülkelerde diyabet çok az. Dünyada en sık diyabet görülen ülke Finlandiya. Bu ülkede 15 yaşın altındaki her 40 çocuktan birinde diyabet görülüyor" dedi.
Türkiye'de eskiden yılda 2-3 vaka olduğunu, şimdi ise ayda 2-3 vakanın yaşandığına işaret eden Ece Böber, diyabet görülme yaşının da aşağıya kaydığını vurguladı. Eskiden 12-14 yaş grubunda çok görüldüğünü sözlerine ekleyen Böber, "Şimdi 5 yaş altında görme sıklığı giderek artıyor. 1.5-2 yaşında hastalarımız var. 18 yaş altında yalnızca bizim hastanemizin 200-250 civarında kayıtlı hastası var. 18 yaş altında sürekli tedavi gerektiren kronik hastalıklar arasında astımdan sonra diyabet ikinci sırada yer alıyor. Diyabetin görülme sıklığı, lösemililerden çok daha fazla. Bu rahatsızlığın genetik bir yanı yok. Anne de ya da babada varsa çıkar gibi kaide yok. Hastalarımızın yüzde 95'ininin ailesinde diyabet yok" diye konuştu.
Diyabet hastalığına karşı insülinsiz bir tedavinin olmadığını söyleyen Böber, diyabetli çocukların hayatları boyunca tatlı, çikolata yiyemeyeceğini hatırlattı. Ailelerin, çocuklarının diyabet hastası olduğunu öğrenince büyük bir şok yaşadığını belirten Böber, "O süreci kolaylaştırmak ve hastalığı öğretmek bizim için çok önemli. Çünkü hastayla aile işbirliğinin önemi burada büyük önem taşıyor. Diyabet hastası çocuklar, artık hayatları boyunca tatlı, çikolata, şekerleme yiyemeyecek. Kan şekerini ani yükselten her türlü tatlı besinler, pasta, çikolata yiyemeyecek. Çocukluk çağı olduğu için bunlardan hiç yemeyeceksin diyemiyoruz. Doğum günü gibi çok özel durumlarda sınırlı miktarda ancak bunlardan yiyebilir. Çok özel durumlar haricinde belli saatlerde yemek zorunda. Çünkü insülin iğnelerinin etki süresine göre öğünlere ayarlıyoruz. Amacımız, çocuğun olabildiğince normale yakın bir hayat sürmesi, kendini diğer çocuklardan ayrı hissetmemesi, insülin iğnelerini kabul etmesidir" şeklinde konuştu.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 865
favori
like
share
-EFE- Tarih: 28.05.2008 17:02
paylaşımın için teşekkürler. iki tür şeker hastalığı unutmayalım. ileriki günlerde bu konuyla ilgili bir konuda belirtecem bende.
refik Tarih: 28.05.2008 15:51
Allah korusun çok kötü bir hastalık dikkat edilmesi gerekir